banner622
banner519

Turhan, Yeni Türkiye Yolunda Ekonomi’yi İnsanın Pazu Gücüne Benzetti

7 Haziran’da yapılacak genel seçimlere İzmir’den AK Parti 2’nci bölge milletvekili aday adayı olan eski İstanbul Borsa’sı Başkanı İbrahim Turhan, İzmir’de STK temsilcileriyle bir araya geldi.AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet...

Turhan, Yeni Türkiye Yolunda Ekonomi’yi İnsanın Pazu Gücüne Benzetti

7 Haziran’da yapılacak genel seçimlere İzmir’den AK Parti 2’nci bölge milletvekili aday adayı olan eski İstanbul Borsa’sı Başkanı İbrahim Turhan, İzmir’de STK temsilcileriyle bir araya geldi.AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet...

21 Mart 2015 Cumartesi 10:20
Turhan, Yeni Türkiye Yolunda Ekonomi’yi İnsanın Pazu Gücüne Benzetti
banner587
banner605
7 Haziran’da yapılacak genel seçimlere İzmir’den AK Parti 2’nci bölge milletvekili aday adayı olan eski İstanbul Borsa’sı Başkanı İbrahim Turhan, İzmir’de STK temsilcileriyle bir araya geldi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun öğrencisi olan, İstanbul Borsası eski Başkanı İbrahim Turhan, aday adayı olduğu İzmir’de Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) temsilcileriyle İkiçeşmelik öğretmen evinde bir araya geldi. STK temsilcileriyle bir araya gelen Turhan, STK’ların önemine, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile nasıl tanıştığına ve AK Parti’nin yeni sloganı olan ‘Yeni Türkiye’ sloganının nedenini anlattı. Turhan, “Öyle ya AK Parti 12 seneyi aşkın bir süredir iktidarda. Dolayısıyla böyle bir yenilenmeye neden ihtiyaç duyulmuş olabilir. AK Parti iktidara geldiğinde, ülke tarihinin en büyük krizinden çıkmıştı. Mustafa Özer hocamızın Başkanlığında rahmetli Adanan Büyükdeniz, Ömer Bolat, Melikşah Utkubey ve ben bir ekip oluşturduk ve bir çalışma yaptık. O çalışma daha sonra MÜSİAD tarafından basıldı, 1994 senesinde. Çalışmanın başlığı şu ‘İflas 1999’. Söylediğimiz şuydu; Ekonomi politikaları bu şekilde devam ettirilirse; 1999’da Türk Maliyesi iflas eder. Hatırlayın nitekim etti. 1999’da ekonomimiz iflas ve büyük bir kriz yaşadık. Sonra ne yaptık İMF’ye gittik dedik ki aman gelin bizi kurtarın. 9 Aralık 1999’da İMF’yle bir stant-bayy kredi anlaşması yaptık. Bize borç verdiler ama dediler ki; size bu parayı veriyorum ama, bu parayla ne yapacağına, ne yiyeceğine, ne içeceğine, nereye oturacağına, ne diyeceğine, neye bakacağına biz karar vereceğiz. Ondan sonra biz o çerçevede, koalisyon hükümetinin getirmiş olduğu istikrarsızlık sebebiyle bu İMF programı içerisinde 2001 yılında daha derin bir kriz yaşadık. Bugün o geçen zaman zarfında AK Parti iktidara geldi ve Türkiye’de çok önemli bir yeniden yapılanma, bir tamir dönemi yaşadık. AK Partinin ilk dönemi olan 2002 ile 2007 yılları arası bir imar dönemidir. Biz o zaman o yıkıntı haline gelmiş ülkeyi iyileştirdik. Tabi ekonomi böyle olduğu gibi siyasette böyleydi ve diğer alanlarda da böyleydi. İflas biliyorsunuz bir alanda olmaz. 2007’den sonra biz tam, belki bu günlerde gerçekleştirdiğimiz hamleyi gerçekleştirecek durumdayken Amerika Birleşik Devletleri’nden başlayıp bütün dünyaya hızla yayılan küresel ekonomik ve finansal bir kriz yaşandı. Bu bir insanın hayatı boyunca görebileceği en büyük krizlerden birisiydi. Bunu bir tek 1929-30’da yaşanan krizle mukayese edebiliyorduk. Tabi bu sefer hemen rotayı kriz yöntemine çevirmek zorunda kaldık. Sayın cumhurbaşkanımız ve o günü Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan çıkıp dedi ki; kriz bizi teğet geçecek. İnanın çok kimse inanmadı. Ekonomi öyle bir şey ki insanın pazu gücü gibidir. İmdi pazu gücünüz yoksa karnınız açsa üç gündür bir şey yememişseniz, yük taşıyamazsınız. Allah korusun bir yerde bir zorluk olsa o zorlukla başa çıkamazsınız. İşte ekonominin sağlam olması, sağlıklı olması bu kadar önemli. Çünkü size bakanlar, size karşı düşmanlık besleyenler de sizin gücünüzü tartıyorlar. Bu karşımdaki bana ne yapar ne eder? Ben bunu alt edebilir miyim" diye konuşarak Yeni Türkiye Yolunda 2023’e gelmenin ekonomik kalkınma ile olacağının altını çizdi.
“AHMET DAVUTOĞLU İLE SOHBETTE TANIŞTIM”
Üniversite yıllarında katıldığı bir sohbet programında Başbakan Ahmet Davutoğlu ile tanıştığını aktaran Tarhan, “Üniversitenin hazırlık sınıfındaydım. Daha üniversiteye başlayalı çok az olmuş ve dersler daha yeni yeni başlamış. Bir akşam bir arkadaşım dedi ki ya İbrahim bir sohbet var gidelim mi? Dedim kim konuşuyormuş? Ahmet Davutoğlu dedi. Bende Ahmet Davutoğlu deyince, biliyorsunuzdur bu tefsir ve meali vardır Ahmet Davutoğlu hocanın aklıma o geldi. Düşünüyorum Ahmet Davutoğlu hoca ne sohbeti yapacak. Bizde ne dinlemeye gideceğiz oraya? Arkadaşım yok yok dedi, bu o Ahmet Davutoğlu Hoca değil bu genç bizim üniversitede Doktora yapıyor. İyi gidelim nasıl olsa yapacak işimiz yok. Kalktık gittik ve hakikaten genç bir abimiz (o zaman) bizimle beraber oturdu” diye konuştu.
“İŞİN ÖZÜ SİVİL TOPUMDAN GELİYOR"
İşin özünün sivil toplumdan geldiğini söyleyen Turhan, “Biz ne yaparsak yapalım siyaset, bürokrasi ne üretirse üretsin bunu toplumsal tabanda karşılık bulması toplumun siyasete karar mekanizmalarına sağlıklı bir şekilde katılımının garanti altına alınması ve gerçekten iyi yönetişim diye tanımlanan dünyada yaygınlık kazanmış ve geçerlilik kazanmış bu modelin hayata geçmesi sivil toplum kuruluşlarıyla, karar alıcıların daha yakın bir ilişki kurmasına bağlıdır” şeklinde konuştu.
Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591