banner595

Sualtından gökyüzüne macera peşinde

Çocukluğunda yüzmeye duyduğu aşkla spora başlayan Okan Demir, sporcu kişiliğiyle birçok insana hem ilham kaynağı hem de örnek olabilecek bir kişilik, deniz altından yüce dağlara ve hatta gökyüzünde yapılan birçok sporla yakından ilgileniyor.

Sualtından gökyüzüne macera peşinde

Çocukluğunda yüzmeye duyduğu aşkla spora başlayan Okan Demir, sporcu kişiliğiyle birçok insana hem ilham kaynağı hem de örnek olabilecek bir kişilik, deniz altından yüce dağlara ve hatta gökyüzünde yapılan birçok sporla yakından ilgileniyor.

29 Nisan 2016 Cuma 09:33
Sualtından gökyüzüne macera peşinde
banner625
banner605

 Spor aşığı ve hayatını spora adamış yüzme antrenörü Okan Demir ile KuzeyNews Dergisi olarak keyifli bir söyleşi yaptık. Demir, Küçük yaştan bu yana spor tutkusunu hiç bırakmamış ve su altından gökyüzüne kadar birçok sporlarla ilgilenmiş. Çoğu kişinin yapmaya cesaret bile edemeyeceği birçok sporla yakından ilgilenen ve yaptığı sporlarda derece kazanan Demir, sporla ilgilenecek olanlara da tavsiyeler vererek, spor eğitiminin küçük yaşta alınması gerektiğinin vurgusunu yapıyor. Birçok aykırı spor dalıyla uğraşan Okan Demir, sualtından gökyüzüne kadar olan serüveni şöyle özetliyor:



- Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Okan Demir. 1979 Samsun doğumluyum. İlk, orta ve liseyi Samsun’da okudum. Üniversiteyi de Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’nde bitirdim. Onun dışında birçok işle meşgul oldum. Ama bu işlerin yanında spor vardı. Profesyonel olarak dalgıçlık, yüzme antrenörlüğü ve tandem pilotluğu yapıyorum. Bunun yanında hobi olarak kaya tırmanışı, tenis, binicilik, off roadla ilgileniyorum.
- Denizin dibinden, gökyüzünde kadar bütün spor dallarıyla ilgileniyorsunuz görünüşe göre.
Evet aynen. Arada çok kalmadım yani. Ya yukarıdayım ya aşağıdayım.
- Bunların dışında aynı zamanda yüzme antrenörlüğü de yapıyorsunuz. Peki nasıl başladınız? Ne sizi bu kadar çok fazla spor dalına ilgilenmeye teşvik etti.

Ben ufaklığımda bir kalıba sığmayan bir çocuktum. Hep böyle değişik şeyler yapardım. Farklı olarak nitelendirirlerdi beni. İlkokul 5’teyken yüzmeye başladım. Kuzenlerimizle bir grubumuz vardı. Onlarla birlikte yüzme havuzunda ders almaya başladık. Benim kuzenlerle başlayan serüvenim daha sonra tek olarak devam etti. Ben ilerlettim olayı. Daha sonra yarışmalara katıldım yüzücü oldum. Samsun bölge yüzme takımındaydım. Daha sonra DSİ’de yüzdüm bir süre.

- Profesyonel olarak da yüzücülük yaptınız yani.
Tabi tabi bölge derecelerim vardı birincilik, ikincilik, üçüncülük.
- Bu derecelerinizden bahseder misiniz bize?
Samsun’da ve Trabzon’da yapılan bölge yarışlarında yüzme dalında derecelerim vardı. Daha sonra monopalet yaptım sualtında. Monopalet takımına girdim. Orada biraz sporculuk yaptım. Yaş geçtikten sonra performans düşünce antrenörlüğe ihtiyaç vardı. Bizim hocalarımız sağ olsun bizi kursa gönderdiler antrenör yaptılar. Sonra Samsun’da antrenörlük yapmaya başladım.
- Kaç yıldır Samsun’da antrenörlük yapıyorsunuz?
9-10 sene olmuştur.
- Peki suyun altından gökyüzüne çıkışınız nasıl oldu?
Ben kendimi bildim bileli hep uçacağım diyordum. Ufakken soruyorlardı sen büyüyünce ne olacaksın diye ben hep pilot olacağım diyordum. Bir şekilde Türk Hava Kuvvetlerine giremedim, olmadı.
- Denediniz ama değil mi?
Çokta denedim sayılmaz aslında. O an ki koşullar yani yüzme vardı başka şeyler de vardı. Gitar çalıyordum. Yurt dışına çıkma olayım vardı. Ondan dolayı öyle çokta denemedim. Üst üste birkaç şeyi deneyince kaldı öyle. Askerden sonra döndüğümde uçmakla alakalı şeyleri araştırdım. Uçakları, helikopterleri falan. Helikopter aşığıyımdır bu arada. Ondan sonra yamaç paraşütünü gördüm, paramotor aslında daha çok dikkatimi çekti. Onla ilgili araştırmalara girdim. Ankara’da bir uçuş okuluyla anlaştım. Bankadan kredi çekip ekipmanımı aldım. Her hafta sonu buradan eğitimlere gittim. Eğitimlerimi tamamladım. Burada aktif olarak uçmaya başladım. Ben burada 2007 senesinde başladığımda iki kişi vardı. Üçümüz uçmaya başladık. Daha sonra bu ekip kalabalıklaştı. Daha sonra profesyonel olarak tandem uçmaya başladım. Tandem dediğimiz iki kişilik yolcu uçuşu şeklinde. Antalya’da tandem pilotluğu yaptım. Halen daha devam ediyor bu süreç.



- Bu saydığınız sporların hangilerini Samsun’da çok rahat yapabiliyorsunuz?
Hepsini çok rahat yapabiliyorum. Yamaç paraşütü de dalış da rahatlıkla yapabiliyorum. Scuba dalış çok yapılmıyor burada. Zıpkınla dalış yapıyoruz da scuba dalış için çok uygun bir yer değil. Çünkü sualtı yapısı ve balık popülâsyonu çok uygun değil.
- Bu kadar çok sporla ilgileniyorsunuz. Gençleri de yetiştiriyorsunuz bir yandan. Bu yapılan sporların hepsinin belli bir maliyeti var. Bunları maddi olarak karşılamakta zorlanmıyor musunuz?
Tamamen planlamayla alakalı oluyor. Gelir gider dengesini hesaplamakla alakalı. Ben işletme mezunu olduğum için zamanında mali müşavirlik de yaptım burada. Gelirinizi düzenli bölebilirseniz planlı bir şekilde hem zamanınızı hem zamanınızı ayırabilirseniz hepsini rahatlıkla yapabilirsiniz.
- En maliyetli spor hangisi sizce?
En maliyetlisi yamaç paraşütü. Gerçekten pahalı bir spor.
- Baktığınız zaman yamaç paraşütünde gökyüzüne çıkıyorsunuz. Tehlikeli bir durumu var mı? Yamaç paraşütü yapmak isteyenlere ne anlatabilirsiniz?
Bir klişe laf vardır. Uçak yolculuğu tren ve arabalara göre daha güvenlidir. Yamaç paraşütü de aynı o şekilde. Kuralına göre yaparsanız çoğu spordan daha güvenli. Hata affetmeyen bir spor. Ufak dahi bir hata yapsanız hayatınızla ödeyebilirsiniz. O yüzden A’dan Z’ye ne gerekiyorsa yapmak lazım. A’dan Y’ye yaptığınız kadar olmuyor. Yüzde bir ihtimal bile hata payı olsa onu ortadan kaldırmanız lazım ki sonucunu hayatınızla ödemeyin.
- Spor yapmak isteyen gençlere neler tavsiye ediyorsunuz. Çok yönlü bir sporcusunuz ama belli bir branşa mı yönelmeli. Özellikle sporla belli yerlere yönelmek isteyenlere neler tavsiye edersiniz?
Gerçekten Türkiye’de sporla bir yerlere gelmek, bir gelecek düşünmek sporla zor. Hem devlet gerektiği kadar karşılamıyor hem de bununla alakalı alt yapı yok maalesef Amerika veya Avrupa’ya, diğer kıtalara göre çok zayıfız bu konuda. Hem mental hem tesis olarak. Yeni yeni yapılanmalar var ama gerçekten zayıf. Bir de spor kişiden kişiye değişen bir şey. Herkes kendi yeteneğini keşfetmeli. Bir çocuk belki yüzmede başarılı olabilir. Ama diğer sporlarda başarılı olamaz. Diğer çocuk yüzmede başarısızdır fakat basketbolda başarılı olabilir. Benim için en önemlisi küçük yaşta başlamaları. Küçük yaşta spora başlasınlar.
- Yaş sınırlaması sizce ne olmalıdır?
Yüzmeden bahsedeyim. 6 aylık bir çocuğu alıp yüzdürebiliyorum. 6 aydan 3 yaşa kadar olan süreçte çocukların bağışıklık sistemi zayıf oluyor. Bunu için hijyenik, temiz havuzlar lazım. Bunlar tabi Türkiye’de yok. O yüzden ben 3 yaşında başlıyorum. Suya adaptasyon oluyor. Çocuklar yutağını kullanmayı su yutmamayı öğreniyor. Çoğu spora 4 yaşında başlayabiliyorlar. Özellikle jimnastik ve yüzme bu yaşlarda başlanması gereken sporlar.
- Yüzme sporuna başlamak isteyenlerin ilk adımı ne olmalı
Spor olarak yapacaklar için kesinlikle havuzda eğitim almaları lazım. Bir profesyonel tarafından eğilmeleri lazım.
- Paramotordan bahsettik. Siz bu işi profesyonel olarak yapıyorsunuz. Bir meslek olarak da yapıyorsunuz. Biraz bundan bahseder misiniz?
Bu benim için bir tutku olarak başladı. Ama artık profesyonellik olarak ta görüyorum. Genellikle reklam uçuşları yapıyorum. Özellikle seçim dönemlerinde, belediye seçimlerinde kanatlarının altına yazı yazıyoruz. Ya da evlenme teklifi etmek isteyenler oluyor. Bir markayı lanse etmek isteyenler oluyor. Hem gelir elde ediyoruz hem de sevdiğimiz işi yapıyoruz.

KuzeyNews Dergisi/ Nisan Sayısı


Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388