banner622
banner595

Öncü: 'Piyasada Ciddi Durgunluk Var!'

İnşaat sektörünün sorunlarını ve çözüm önerilerini İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Cevat Öncü ile konuştuk. Öncü, Samsun’da inşaat sektörünün diğer Karadeniz illerine göre daha avantajlı oluğunu söylese de piyasadaki ciddi durgunluktan fazlasıyla şikayetçi.

Öncü: 'Piyasada Ciddi Durgunluk Var!'

İnşaat sektörünün sorunlarını ve çözüm önerilerini İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Cevat Öncü ile konuştuk. Öncü, Samsun’da inşaat sektörünün diğer Karadeniz illerine göre daha avantajlı oluğunu söylese de piyasadaki ciddi durgunluktan fazlasıyla şikayetçi.

04 Şubat 2016 Perşembe 09:50
Öncü: 'Piyasada Ciddi Durgunluk Var!'
banner625

Samsunhaber.TC Dergisi/ Ocak Sayısı

İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Cevat Öncü, Samsun’da inşaat sektöründe bir arz fazlası olduğunu doğrularken, ama kentsel dönüşüme ihtiyacı olan ekonomik ömrünü tamamlamış insanlara güvenli yaşam sunmayan güvenli yapı diyeceğimiz çok fazla yapının olduğuna dikkat çekiyor.

İşte İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Cevat Öncü’nün sektöre ilişkin sorduğumuz sorulara verdiği cevaplar:

İnşaat sektörünün sorunları nelerdir?

Hepimizin bildiği gibi inşaat sektörü dolaylı ve direkt etkileriyle birlikte Türkiye ekonomisinin aşağı yukarı yüzde 15’lerine etkileyen ve çeviren bir sektör. Bu da çok büyük bir rakam Türkiye bütçesi içerisinde.  İnşaat sektörü büyük ölçüde gerek malzeme gerekse işçilik bakımından yerli sermaye ile yerli güç ile dönen yerli istihdamı sağlayan bir sektör olması bakımından da gerek çalışma hayatı gerekse sanayi hayatında çok önemli yer tutuyor. Günümüze özel baktığımızda genel sorunların dışında en temel sorun Türkiye maalesef depremleri yaşadığı zaman röntgeni ortaya çıkıyor. Bunun yakın tarihte örneğini gördük. 1999 Marmara depremi, Van’da yaşanan deprem, Düzce depremi. Türkiye’nin sektörel açıdan geçmişte yapılanların çok da arzu edilen sağlıklı bir durumda olmadığını ortaya çıkardı. Marmara depreminde yaklaşık 30 bin küsur insanımızı kaybettik. Bunun bir kısmı kayıtlara geçmiş bir kısmı kayıtlarda yoktur. Önemli ölçüde maddi ve manevi kayıplar yaşandı. Türkiye o dönemde biraz silkindi ve bu konuda ciddiyeti kavramaya çalıştı. Birtakım yapı denetimine, yapı üretimine yönelik düzenlemeler yapıldı,hala daha bir kısmı devam ediyor. En büyük test aracı depremlerdir. Binaları deprem değil insanlar öldürür, yapılar öldürür. İnsanların güzelliğine estetiğine önem veren buna dikkat eden, bay olsun bayan olsun bir kuaför salonu açmanın herhangi biri için mümkün olmadığını, bunun için gerekli eğitimler kurslar sertifikalar vs. geçtikten sonra bunu yapabiliyor ama Türkiye’de yapı üretimi alanında, müteahhit olabilmek için berber olmaktan kuaför olmaktan çok daha kolay yollar vardır. İki tane dilekçe ile eğitiminize bakmadan, birikiminize bakmadan belediyeyemüteahhit olmak istiyorum diye bir dilekçe verdikten sonra kimse size maalesef bir şey sormuyor ve müteahhitlik yapabiliyorsunuz. Bizim ülkemizde müteahhit enflasyonu yaşanıyor. Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinde müteahhit sayısı toplam da 5 binlerle 10 binlerle ifade edilirken bizde 600 binleri gösteriyor. Bu da gösteriyor ki bu alan yeterince kontrol edilememiş, denetimsiz bir alan. Bunun temelinde Türkiye’nin çok ivedilikle müteahhitlik yasasını o alanı düzenlemesi lazım. Kimlerin müteahhit olabileceğini, kimlerin bu işi layığı ile yapabileceği konusunda o alanda düzenlemeler yapılması gerekiyor. Müteahhitlik yasasını doğru düzgün tüm taraflarıyla tartışarak, görüşler alınarak Türkiye’nin sağlıklı bir şekilde oturtması gerekiyor. Demiyoruz ki tüm müteahhitler teknik elemanlar olsun hiç kimse yapmasın, tabiki yapsınlar ama gerekli donanımı, fiziki şartları, ekonomik şartları ve gerekli eğitimi birikimi olan insanlar daha çok yönelmeli. Artık farklı meslek alanlarındaki insanlar, aynı zamanda inşaat sektörüne girdiler. Daha sonra dalgalanan ekonomi faizlerin yükselip alçalması talebi aynı ölçüde geliştirmeyince de Samsun’da dahil olmak üzere bugün yapılmış ve yapılmakta olan, yapılmış satılmayı bekleyen çok sayıda özellikle Atakum bölgesinde olmak üzere çok sayıda konut var. Bu da ciddi bir sorundur.

Çözüm önerileriniz nelerdir?

Ağırlıklı olarak, kesinlikle yapılması gereken bir müteahhitlik yasasını çıkarıp bu alanda ki boşluğun, başıboşluğun giderilmesi lazım. Müteahhitliği hak edenler yapmalı. Herkes yapmamalı. Teknik elemanlarda ki arkadaşlarımızın daha çok sorumluluk almasına yönelik şeyler yapılmalı.

İnşaat yapmak diğer illere kıyasla Samsun’da nasıl, kıyaslar mısınız?

Ankara’da diğer illerin başkanlarıyla bir araya geliyoruz. Her ilden başkanlar, yöneticiler geliyor. Türkiye’nin nabzını tutuyoruz. Bu saydığımız sıkıntılar aşağı yukarı diğer illerimizde de paralellik gösteriyor. Bazı illerin avantajları var, örneğin İstanbul’da bir şey yapıyorsanız başka ülkelerden Türkiye’ye müşteriniz olabiliyor. Büyük illerin avantajları bu yönde iyi. Arazi yapısı olarak özellikle Karadeniz bölgesinde Trabzon,Ordu,Giresun gibi illerimizin arazi yapısı sıkıntılı olan ve kısıtlı olan yerlere göre Samsun’un bir avantajı elbette var. Samsun’da inşaatta çalıştırabileceğiniz usta,kalfa, düz işçi alanında sıkıntı çekmiyoruz. İnşaatçılığa yatkın insanlarız. Büyüye bilme şansına sahip bir il bu bakımdan da avantajları oldukça fazla.

Samsun’da Konut satışları nasıl?

Durgun. Ciddi bir şekilde. Sadece bizde değil sektörde çok ciddi durgunluk var. Tabiki ekonomideki durgunluk yansıyor. Biraz da daha önce söylediğim nedenlerce arz fazlası var. Samsun’da nüfusu bir tarafa koyup kapı numarasına göre kaç daire var derseniz belki çok fazla bir ihtiyaç göremiyor olabiliriz ama kentsel dönüşüme ihtiyacı olan ekonomik ömrünü tamamlamış insanlara güvenli yaşam sunmayan güvenli yapı diyeceğimiz nitelikte çok yapı var. Bunların yenilenmesi gerekiyor dolayısıyla yeni konuta ihtiyaç var. Ama gerçek ihtiyaç sahiplerinin de alım gücüyle ilgili çok sıkıntıları var. Onu tetikleyen olumlu etki eden, en önemli faktör ise, konut kredi faiz oranlarının düşük olması, o dönemlerde hareketler oldu.

Samsun’a yabancı yatırımcılar geliyor mu? Samsun’a olan ilgileri nasıl?

Son dönemler öyle kıpırtılar var. Samsun üreten bir şehir ve ekonomik olarak da çok güç bulan bir şehir. Geçmişte de çok önemli ticari bir şehirdi. Son dönemlerde gördüğümüz şu, Samsun’undan Karadeniz bölgesinde ki illere göre nispeten konut edinmeye yönelik bir talep var. Tabi artışın fazla olabilmesi içinde oralara gidip tanıtmak gerekli belki. Ama herşey genel olarak ekonomiyle paralel. Yalnız ben 30 yıldır bu işin içerisindeyim şahsen kendimle ilgili öyle bir talep almadım. Bir dönem konuşuldu Arap turistler gelecek mülk edinecek diye ama bana kısa vadeli olacaktır diye düşünüyorum. Keşke gelsinler tabi yabancı yatırımcılar, ülkemize kazandırsın.

İnşaat sektörüne girecek olan genç girişimci arkadaşlara tavsiyeleriniz nelerdir?

İnşaat sektörü çok geniş bir sektör. Proje üretiminden tutun da su yapıları, karayolu, demiryolu, kafanızı kaldırıp nereye baksanız bir mühendislik hizmeti gerekiyor. Yürüdüğünüz yoldan, kaldırımdan, uçtuğunuz hava alanından kadar. İnşaat mühendisliğinin, teknik elemanının olmadığı bir alan zor yaşam alanı içerisinde. Dolayısıyla bize ihtiyaç var mı hat safhada var. Ama bana göre çok fazla inşaat mühendisi de var. Çok sıradan okullardan inşaat mühendisi olarak mezun olanların şansının az olduğunu düşünüyorum. Yani iyi eğitim iyi donanım ve iyi staj süresi ile bu dönemlerini geçirmeleri gerekiyor. Odalarımızla ilişkilerinisıcak tutsunlar, ince eleyip sık dokumaları gerekiyor. Birileri ofis açıyor bende açayım, birileri inşaat yapıyor bende yapayım mantığı yerine, donanımlarını üst seviyeye çıkararak stajlarını iyi firmalarda layıkıyla yaparak donanımlarını üst seviyeye taşıyarak bu sektöre girsinler. En önemli tavsiyem mezun olduklarında, kısa süre içinde benim yaptığım gibi meslek odalarına kayıtlarını yaptırsınlar ve gerekli deneyim ve bilgiye ulaşmadan macera aramamalarını öneririm.

 

Son Güncelleme: 04.02.2016 09:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599