banner595

OMÜ'lü Doçent'ten Güneş Uyarısı!

Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Müge Güler Özden, ultraviyole ışınlarının etkilerine karşı korunmada en etkili yöntemin güneş koruyucu kremlerin kullanılması olduğunu söyledi.

OMÜ'lü Doçent'ten Güneş Uyarısı!

Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Müge Güler Özden, ultraviyole ışınlarının etkilerine karşı korunmada en etkili yöntemin güneş koruyucu kremlerin kullanılması olduğunu söyledi.

25 Haziran 2015 Perşembe 10:48
OMÜ'lü Doçent'ten Güneş Uyarısı!
banner587
Deri ve foto yaşlanmasına karşı vatandaşlara uyarılarda bulunan Doç. Dr. Müge Güler Özden, ultraviyole ışınlardan korunmak için önerilerde bulundu.


Deri yaşlanması zamana bağlı olarak oluşan değişikliklerin yanı sıra bu değişimi hızlandıran dış faktörlerden de etkilendiğini söyleyen Özden, “Bunların başında rüzgar, sıcak, sigara içimi, oksijen, çevre kirliliği, kimyasal maddelere maruziyet ve foto yaşlanmadan sorumlu olan güneş ışınları gelir. Gerçek yaşlanma genetik olarak programlanmıştır ve kişiden kişiye farklılık gösterir. Kuruluk, kırışıklıklar ve çeşitli iyi huylu tümörler yaşlanmanın temel bazı bulgularıdır” dedi.



FOTO YAŞLANMA

Ultraviyole ışınları yaşlanma değişikliklerini hızlandırıp kişiyi kronolojik yaşından daha yaşlı gösterdiğini ifade eden Özden, “Foto hasarın en şiddetli sonucu ise deri kanserleridir. Amerika’da 1960 ve 1986 yılları arasında cilt kanseri sıklığında yüzde 400’e varan artış mevcuttur. İnsanların yaşam standartlarının değişmesiyle, daha fazla ultraviyoleye maruz kalmaları, bu inanılmaz artışta oldukça önemli bir etkendir. Ultraviyole ışınları, mutasyonlara neden olur; başka tetikleyici ajana ihtiyaç olmadan deri kanseri geliştirebilir ve bu nedenle tam bir karsinojen olarak tanımlanmıştır. Melanoma olarak bilinen en tehlikeli cilt kanserinin gelişiminde etkili olduğu gösterilmiş tek çevresel risk faktörü güneş ışınlarıdır. Çocukluk çağında güneş yanığına yol açacak kadar çok güneş ışınlarına temas öyküsü, yıllar sonra melanoma gelişmesi için özellikle önemlidir” şeklinde konuştu.



“FOTO YAŞLANMAYI ÖNLEYİCİ YÖNTEMLER”

Ultraviyole ışınlarının etkilerine karşı korunmada en etkili yöntem güneş koruyucu kremlerin kullanılması olduğunu belirten Özden, “Güneş koruma faktörü (SPF), deride kızarıklık oluşturacak en düşük ultraviyole dozuna ulaşılması için gerekli olan süreyi kaç kat uzattığını ifade eder. Kullanım sırasında cm2’ye 2mg ürün kullanılması önemlidir. Ancak pratikte kullanılan ürün miktarı, bu miktarın oldukça altındadır. Yapılan çalışmalar, SPF değeri 25 olan bir ürün 2mg/cm2 yerine 1.3mg/cm2 olarak uygulandığında SPF değerinin 9.6’ya düştüğünü göstermiştir. 30 SPF’nin üzerindeki ürünlerde koruyuculuktaki artışın ihmal edilebilir düzeyde olduğu ve bunun hastalara daha güvenli korunduklarına dair yanlış bir izlenim verdiği ileri sürülmüştür. Bu bilgiler doğrultusunda, SPF üst limiti, SPF30 olarak kabul edilmiş ve 30’dan yüksek SPF’ ye sahip ürünlerin SPF30+ olarak kullanıma sunulması önerilmiştir. Ultraviyole-A radyasyonu, dermal tabakalara ulaşma ve DNA kırıklarına yol açma özelliği nedeniyle foto yaşlanma ve tümör tetiklenmesinin temel etkenidir. ultraviyole-B ise yalnızca epidermisde absorbe olmaktadır. Doğal güneş ışığının yüzde 95’ini oluşturan ultraviyole, standart camlar tarafından filtre edilmediğinden ev içi korunma gereksinimi doğmuş, bu amaçla günlük bakım kremlerine de güneş koruyucular eklenmiştir. Güneş koruyuculardaki tüm bu gelişmelere ve deriyi korumalarına rağmen beklenenden çok daha az koruma sağladıkları düşünülmektedir. Güneş koruyucuların sahip olduğu bildirilen ve biyolojik aktivitelerinin ölçüsü olan SPF; uygulamadan sonraki emilim oranı, kimyasal yapıda termal hasara bağlı değişim, güneş kreminin buharlaşması ve epidermisin kuruması gibi pek çok faktörden etkilenmektedir. Güneş koruyucular ultraviyole-B ışınlarına karşı iyi koruma sağlamalarına karşı ultraviyole-A’ya özellikle de ultraviyole-A1’e karşı koruma özellikleri iyi olmayabilir. SPF değeri yüksek olan ürünler kişinin güneş altında yanmadan uzun süre kalmasına yardımcı olurken, hayat boyu maruz kalınan toplam güneş maruziyet dozunu arttırabilirler. Bu nedenle güneş koruyucu alırken yüksek ultraviyole-A koruması da olmasına dikkat edilmelidir. Ve tabii güneşin yoğun olduğu saatlerde (ülkemizde 10.00 ve 16.00 arası) güneşe maruziyetten kaçınılmalıdır” diye konuştu.



GÜNEŞTEN KORUYUCU KIYAFETLER

Kıyafetlerde en önemli güneşten koruyucu faktörlerin dokuma sıkılığı ve kumaş cinsi olduğunu vurgulayan Özden, şunları söyledi: “Naylon, polyester gibi sentetik giysiler ultraviyole ışınları pamuklu giysilerden daha az geçirirler. Likra, gergin olmadığı zaman ultraviyoleden yüzde 100 koruyucu özelliğe sahiptir. Kumaşların ıslatılması güneşten koruyucu özelliklerinin azalmasına neden olur. Ayrıca kumaşın rengi de koruma özelliğini arttıran bir diğer özelliktir. Koyu renkler daha iyi koruyucudurlar. Şapka ve gözlük kullanımı da baş-boyun bölgesinin korunmasında önemlidir. Dünya Sağlık örgütü tarafından ultraviyole hasarından korunmak üzere; her gün en az 15 güneş koruma faktörüne sahip güneş koruyucular kullanılması, güneş koruyucuların dışarı çıkılmadan 15-30 dakika önce sürülmesi ve 2 saatte bir tekrarlanması, güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması, güneş altında geçirilecek süre uzun ise, geniş kenarlı şapkalar, uzun kollu tişört ve pantolonlardan oluşan koruyucu kıyafetler giyilmesi önerilmektedir.” 
Son Güncelleme: 25.06.2015 10:50
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591