banner622
banner595

Genç Yaşta Başarıyı Yakalayan Samsunlu İş Adamı Orhan Sever!

Samsun’da genç yaşta hem ticaret hayatındaki hem de cemiyet hayatındaki başarılılarıyla adından söz ettiren, işadamı Orhan Sever, Genç yaştaki başarısının sırlarını Samsunhaber.TC Dergisi okurlarıyla paylaştı.

Genç Yaşta Başarıyı Yakalayan Samsunlu İş Adamı Orhan Sever!

Samsun’da genç yaşta hem ticaret hayatındaki hem de cemiyet hayatındaki başarılılarıyla adından söz ettiren, işadamı Orhan Sever, Genç yaştaki başarısının sırlarını Samsunhaber.TC Dergisi okurlarıyla paylaştı.

15 Mart 2016 Salı 09:42
banner556

Ailesinde ticaretle uğraşan kimse olamamasına rağmen Samsun’un en başarılı Genç işadamları arasına giren hatta Samsun Genç İşadamları Derneği (SAMGİAD) ve Karadeniz Genç İşadamları Federasyonu Başkanlığı yapan Orhan Sever, aynı zaman oldukça duygusal bir insan.
Sosyal hayatta oldukça etkin bir isim olan Sever’in sosyal hayatın içinde daha çok yer almaya karar verdiği olay sizleri de hayrete düşürecek.
Sizleri şimdi Samsunlu Genç İş adamı Orhan Sever’in Samsunhaber.TC Dergisi’ne özel verdiği röportajla baş başa bırakıyoruz.



Bize biraz kendinizden, çocukluğunuzdan ve gençliğinizden bahseder misiniz?

13 Nisan 1973 yılında Taflan’a bağlı Kurugökçe köyünde doğdum. Babam o köyün imamı olduğundan dolayı oradaydık. Ben doğduktan bir ay sonra samsun’ a zeytinlik mahallesine geldik. Ama halen daha zaman zaman gittiğim olur o köye. Sonra babam yurtdışına gitti.
Yaramaz bir çocuk olmadım. Okul takımlarında oldum kaptanlık yaptım. Okul birinciliklerim vardı, takdir teşekkür getiren bir öğrenciydim. Derste çok iyi ders dinlerdim.
İlkokulu Kazım Orbay İlköğretim okulunda okudum. Orta Okulu 100. Yıl Lisesi’nin orta kısmında okudum. Liseyi de Atakum Teknik ve Meslek Lisesinde bilgisayar bölümünde okudum. Üniversite’yi İzmir 9 Eylül Üniversitesi’nde Bilgisayar programcılığı eğitimi aldım.

Çocukluk hayalleriniz var mıydı? Varsa nelerdir?

Küçük yaşta her şeyi tattım ben. Ticarete atılmak hep idealimdi onu da gerçekleştirdim.



İzmir 9 Eylül Üniversitesi’nde bilgisayar eğitimi aldınız bu bölüm üzerinde neden devam etmediniz?

Üniversite’yi İzmir 9 Eylül Üniversitesi’nde Bilgisayar programcılığı ve aynı zaman da işletme bölümü de okuyordum ancak 2 üniversiteyi de yarı da bırakıp Samsun’a geri döndüm. Ticarete atılmak hep idealimdi, şuan çok hayıflanıyorum veya gaflete düştüğümü anlıyorum aslında okul konusunda ama. 3 yıl kaldım İzmir’de. Daha sonra hemen Samsun’a gelir gelmez babamdan aldığım 10 bin mark sermayeyle o zaman hiç unutmuyorum. Hazır mutfak ve banyo üzerine bir sektörde Ankara’dan bir bayilik olarak başlamıştık. Sonrasında tekstil sektöründe girmeye karar verdim ama. 1 yıl sonra imalatını kurduk. İmalatını da montajını da kendimiz yapıyorduk. Tabi ben o yıllarda 21 yaşındaydım. Yanımızda çalışan bütün ustaların ve ekibin yaşları benden büyük olduğu için nasıl hitap edeceğim noktasında çok zorlandığımı biliyorum. Ticarete başladığımda çekin senedin nasıl yazıldığını bilmiyordum. Bunları deneme yanılma yöntemiyle öğrendim. Her nesil bir öncekinden daha iyi olması gerektiğine inanıyorum. Ben belki sülalesinde hiç iş adamı olmayan bir mensubuna aittim. İş hayatına ben atılmak için cesaretim vardı. Şükrolsun ki sonrasında ailesinde hatta sülalesinde iş dünyasında hiç kimsenin olmadığı bir yapının içerisinde büyüyüp daha sonrasında Samsun Genç İş Adamları Derneği başkanlığı, Karadeniz Genç İş adamları Federasyonu başkanlığı, Türkiye Genç İş Adamları Federasyonu’nda Yüksek İstişare Kurulu üyeliği gibi Devlet Opera ve Balesinin Genel Sekreterliğini yaptım. Samsunspor yönetim kurulunda görev aldım. Ama ben hayatım boyunca hiç kendi isteğimle hiç aday olmadım. Hep aday gösterildim, layık görüldüm. Anavatan partisinde 1990’lı yıllarda Gençlik Kolları İl Başkanıydım Samsun’da. O da benim tercihim değildi mesela. Orada da yaklaşık 4, 5 sene başkanlık yaptım. Daha birçok görevlerde bulundum.

“ARKADAŞIMA KIZ KAÇIRDIK”
1992 yılında yanılmıyorsam biz bir arkadaşımıza kız kaçırdık benim arabamla. Tabi kız da istekli, arkadaşımda öyle. Biz sadece yardım ve yataklık yaptık. Biz onları belirli bir yerden aldık başka bir yere götürdük. Ama birkaç gün sonra Jandarma beni aldı yardım etmekten dolayı. Hayatımda ilk defa bir savcının karşısına çıktım. Onlar evlilik belgelerini ibraz edene kadar bir akşam beni nezarete almadılar sağ olsunlar Jandarmanın koğuşunda askerle beraber yatırdılar beni. O gece düşündüm mesela. Arayıp bana yardım edebilecek, derdimi anlatabileceğim etrafımda hiç kimse olmadığını düşündüm. O zamanlarda babam Almanya’da annem ve ablam var evde. İlk defa öyle bir şeyin içine düştüm ve o zaman sosyal bir insan olamaya karar verdim. O gecenin sabahı da beni saldılar zaten ve o sabah bir karar aldım. Ben cemiyet insanı olacağım dedim o zamanlarda da 18 yaşındaydım. Yeni ehliyet almıştım. Ben 15’li yaşlarda motosiklet diye tutturmuştum ama babam sen üniversiteyi kazan ben sana araba alacağım motosiklet isteme benden demişti ve 18’ e girdikten sonra da ehliyetimi aldım sonra arabamı aldı. Aldıktan 3 ay sonra da böyle bir olaya karışmıştım.
Üniversite döneminde arabam vardı ama hiç tavsiye etmiyorum. Üniversite döneminde oğullarına araba almasınlar, ben almayacağım mesela. Çünkü arkadaşın çok oluyor, biraz daha hareketli bir hayatın oluyor. Belki de okulu bırakmamda ki etkenlerden biri de olabilir bu durum. O dönemde o diplomaların çok önemli olabileceğini düşünmedim yapacağım işlerle ilgili, ama şuan ki aklım olsa kesinlikle bitirirdim.
Şu anda 43 yaşına girmek üzereyim bundan sonra daha mütevazı daha sade bir hayatı tercih ediyorum. Böyle bir kararım var kendimle ilgili bir yorgunluk bir yıpranmışlık hissediyorum. Çocuklarım, eşim, ailem ve yakınımdan arkadaş ve dostlardan seçtiğim insanlarla hayatımı sürdürmek istiyorum. Yani işinden evine, evinden işine giden ufak tefek sosyal etkinliklerin içinde bulunmak.

Amatör olarak futbolla uğraştığınızı biliyoruz bu işe neden devam etmediniz?

Lisanslı basketbol, voleybol futbol oynadım. Samsun’da amatör karmasına seçildim futbolda. Ama sonra üniversite mi futbol mu onuşunda ikisini bir arada yürütemeyeceğimi düşündüm ve Üniversiteyi tercih ettim.



İş hayatınızın dışında Orhan Sever neler yapar, hobileri nelerdir?

Yüzmeyi çok severim. Her kış ailemle birlikte kayağa gitmeyi çok severim. Bir ağabeyim bana şöyle demişti; ‘Paranız varsa da yoksa da her sene ailenizle birlikte tatile gidin, o da bir iştir.’ Demişti. Benim paramın olmadığı zamanlarda bile kredi kartından borçlanarak tatile gittiğim çok olmuştur mesela.



Bu mesleği neden tercih ettiniz?

Benim babam imam ama ‘Rızkın yüzde 19’u ticarettedir’ der. Ben özgür ruhlu bir insanım. Birine bağlı kalmak bana göre değil. Birinin emri altı çalışmak hep bana ters geldi. Ama uçları olan sivri bir insan da değilim. O yüzden tercihim böyle oldu.
Ben inşallah beş vakit namazlı olmayı gerçekten çok isterim. İnşallah bir gün o da olacaktır ben inanıyorum. Ama her şeyden birazcık var bende. Yani o imparatorluk geni dediğim, hiçbir şeyden tam yok bende mesela her şeyden azıcık var ortaya karışık. Ortaokulda bir matematik hocam; ‘Avrupalı hiçbir şeyden anlamaz tek bir şeyden anlar ama uzmandır işinde ama bizim Türkler her şeyden anlar ama hiçbir şeyden tam anlamaz’ derdi. Dolayısıyla öyle bir şey bende de var. Bana Sivil Toplum Örgütlerinde uğraşmak siyasetten daha marjinal, daha sıcak geliyor. Benim herkese sevilmek sevdirmek gibi kendimi bir derdim var. Dolayısıyla siyasette bu biraz zor. Dışarıda da siyasetle uğraşıyor bir menfaat için buradadır falan diyen insanda çok sivil toplum buna göre daha sofistike daha şey sempatik gözüken bir şey ve ben sivil toplumdaki arkadaşlarıma da diyordum en azından ülkenin geleceği veya şehrimizin meselelerinin müdahile oluyoruz hiçbir para almadan ve hatta cebimizden ciddi para vererek ve daha önemlisi ciddi bir servet değerinde zaman harcayarak bunu yapıyoruz yani.

Başarınızı neye borçlusunuz? Çalışma hayatınızda olmazsa olmaz nedir?

Ben personelimle mağaza müdürleriyle hafta da bir, personelle de ayda bir toplantı yaparım. Her zaman dediğim gibi bizim en büyük silahımız dürüstlüğümüz. Parası çok olmayan bir insanın dürüstlükten başka hiçbir silahı yoktur. Ne kadar sıkıntı yaşamışsak hep dürüstlüğümüz sayesinde o sıkıntıların içerisinden sıyrılacak bir açığı Allah bize gösterdi. Çalıştığımız firmalar bize destek oldu. Olmazsa olmazım hep dürüstlük, samimiyet ve dürüstlük benim için olmazsa olmazlık noktasında.
Bir de ortak akıla çok güvenirim ben. Bir laf vardır; Kendi doğrunla doğru olmaktansa istişareyle yanılmayı tercih ederim.

Ticaret dışında başka bir iş yapmak zorunda kalsaydınız, bu iş ne olurdu?

Yardım etmeyi gerçekten çok seven bir insanım. Doğayı ve hayvanları inanılmaz severim. Evimizde bir kedi besliyorduk onu 1 hafta önce kaybettik. 2 gün gözlerim tamamen şiş sabahtan akşama kadar ağladım hiç işe gelmedim. 6-7 aylıktı daha 12 saatte hastalandı ve 12 saat sonra da kaybettik. Çok yufka yürekliyim, duygusalım halen daha Türk filmi izlerken ağladığım olur. Yani doğayla ve hayvanlarla ilgili bir şey olabilir ya da insanlara yardım ile ilgili bir şey olabilirdi.

Ticaret hayatınızda veya özel hayatınızda yapmak isteyip de yapamadığınız bir şey var mı?

Çok şey var. Çok hırslı olan bir adam değilim tevekküle çok inanırım. Elinden geleni yap kalanı Allaha bırak noktasında sabırlı bir insanımdır. Çok daha faydalı işler yapabilirdim, ticarette daha çok ivmeli işler de yapabilirdim ama dediğim gibi çok hırslı biri değilim tevekküle de sahibim dolayısıyla çok daha iyi şeyler yapabilirdik tabi hem ticaretten hem sosyal hayatta çok daha farklı her zaman güneşi hedef al ki ıskalarsın yıldızı vurursun derler hani hedeflerim ideallerim her zaman büyüktü. Hayali büyük olunca da insan hani o hangi yolda kendinizi adapte ederseniz o hayaller noktasında ona ulaşamazsanız da onun az yakınlarında az aşağılarında yani yine de bir hedefe doğru yürümüş oluyorsunuz. Dolayısıyla hedeflerin yüksek olması hayalleri yüksek olmalı insanın ona göre yaşamalı şey hani çok isteyip de yapamadığım çok şey var ama öyle özel şu olacak deyip de hayatım boyunca felsefe edindiğim bir şey yok. Sadece sevilen iyi anılan bir insan olabilmek gibi bir derdim vardı yani en azından %99 oranında başardığımı düşünüyorum. Çünkü yani kendini herkes bilir de benim çevremden aldığım telkinler hep o yönde, samimiyet ve dürüstlük benim hayatım da olmazsa olmazlarımdan.



Samsun dışında başka bir şehirde yaşamak zorunda kalsaydınız bu şehir neresi olurdu?

Sanırım İzmir olurdu. Üniversiteden dolayı ama ben şunu diyorum Türkiye’nin şuan belki 50 vilayetine gitmişimdir şuana kadar iyi bir Türkiye analizi yaptım veya çok bölgesini veya ilini bildiğimi düşünürüm. Türkiye’de yaşanabilecek en iyi 10 ilden bir tanesi Samsun’dur. Samsun’un yine Türkiye de diğer illere baktığım zaman yaşanılabilir çok keyifli bir şehir olduğunu düşünüyorum yaşanılabilirlik noktasında. Ama Samsun olmazsa İzmir olurdu çünkü Üniversitede de orda 3 yıl kaldım İzmir’i sevdim yani ama emekli olunca belki yaşlanınca ufak bir kasaba egede yaşamayı düşünebilir miyim bunu bazen sorguluyorum. Samsun’da çok sevdiğim ve beni seven insan çok olduğunu düşünüyorum.

Sizce Samsun’da dünden bugüne sektörünüzle ilgili ne gibi değişiklikler oldu?


Bulunduğu coğrafi konumu gereği çok büyümeye açık bir şehir ve büyüyecek. Çünkü ulaşım ağları yıllar öncesinden çözülmüş bir şehir ve doğuyla batı arasında ana toplardamar noktasında. Samsun’un büyümesinin önüne hiç kimse geçemez. Samsun sürekli gelişiyor ve çağdaş bir şehir oluyor dışarıdan şehrin çok şirin olduğunu veya çok değiştiğini geliştiğini söylüyorlar. Samsun insanı giyime özen gösteriyor yani giyime çok değer veriyor yani Türkiye’de çok hızlı gelişen şehirlerden birisi ve ben mesela Samsun insanının da diğer ileride Anadolu şehirlere de baktığım zaman çok daha medeni daha vizyonel görüyorum diğer şehir insanlarına göre daha dünya insanıyız yani ama tabi ilkel yapımızda var o işte neticede bir Anadolu ilisiniz.

Samsun ekonomisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sivil toplum başkanlıkları da yaptığımız için şunu diyebilirim. Samsun Türkiye’nin 16 büyük şehrinden bir tanesiydi. Türkiye en büyük 16 şehirlerinden bir tanesi. Baktığın zaman ismi büyük ben ona doğan görünümlü şahin demiştim. Üretim ve ihracat noktasında çok zayıf yani samsun ekonomisi ticaretten çok büyük başarılara imza atmış bir şehir değil. Samsun’un önü açık ciddi olarak her zaman büyüyecek bir şehir ve çok seviyorum. Samsun’u diğer illere göre daha huzurlu daha güvenli buluyorum kendi gözümden.

Karadeniz Genç İş Adamları Federasyonu ve Samsun Genç İş Adamları Derneği gibi Sivil Toplum Kuruluşlarında başkanlık yapmış bir genç iş adamısınız. Gençlere ne gibi önerilerde bulunuyorsunuz?

Bir kere gerçekten hayalleri çok yüksek tutmak önemli. İnsanların ticaret hayatında dürüstlük çok önemli bir silah. Hızlı bir yol almak isteyebilirler hızlı para kazanmak isteyebilirler, o hızda tehlikeli. Sindire sindire yol almak gerekiyor hayatta ama dediğim gibi hedefleri yüksek hiç bir şeyden korkmamaları gerekiyor ve başarmak istedikten sonra inandıktan sonra kendine inandıktan sonra kendini inandırabiliyorsan, önünde pek engel kalmıyor. İşinde başarılı olan insanlarla gençlerin iyi olup onlarla zaman geçirip hayatı onların ağzından öğrenebilirler.
 

SAMSUNHABER.TC DERGİSİ / ŞUBAT SAYISI

Son Güncelleme: 15.03.2016 10:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388