banner622
banner595

Cezaevi duvarlarını neşelendiren proje

Hüküm giyen anneleriyle birlikte cezaevinde büyüyen hatta bir kısmı hapiste doğan çocuklar için başlatılan “Neşeli Duvarlar” projesi büyük ilgi gördü.

Cezaevi duvarlarını neşelendiren proje

Hüküm giyen anneleriyle birlikte cezaevinde büyüyen hatta bir kısmı hapiste doğan çocuklar için başlatılan “Neşeli Duvarlar” projesi büyük ilgi gördü.

30 Temmuz 2016 Cumartesi 08:57
Cezaevi duvarlarını neşelendiren proje
banner625

Samsun, Canik Belediye Evleri Anaokulu Öğretmeni Saniye Bozkurt Açıkalın’ın başlattığı “Neşeli Duvarlar” projesi ile cezaevinde annelerinin yanında kalan çocuklar eğitimden mahrum kalmıyor.
Samsun'un Canik İlçesinde, cezaevi koşullarında yetişen çocukların bulundukları ortam itibariyle mahrum kaldıkları okul öncesi eğitim imkanlarından yararlanmaları için okul öncesi öğretmenleri tarafından eğitim veriliyor.
Samsun E Tipi Kapalı Cezaevi'nde uygulanan projeye birçok farklı ilçe ve okuldan destek geldi. Öğretmenler ders saatleri dışında cezaevine giderek oradaki çocuklar için gönüllü öğretmenlik yapıyor. Projeye; Terme, Bafra, Havza, Çarşamba, Canik, İlkadım ve Atakum ilçelerinden toplam 43 öğretmen katıldı.
Projenin fikir sahibi ve bu işe gerçekten gönül vermiş olan Canik Belediye Evleri Anaokulu Öğretmeni Saniye Bozkurt Açıkalın projeyi ve yaşadıklarını KuzeyNews dergisine anlattı.

'İZLEDİĞİM DİZİLERDEN ETKİLENDİM'
'Neşeli Duvalar' projesinin mimarı Canik Belediye Evleri Anaokulu Öğretmeni Saniye Bozkurt Açıkalın "Dizilerde cezaevinde annelerinin yanında kalan çocuklar oluyor. Anneleri vermek istemiyor. Neşeli Duvarlar projesi de dizi izlerken  bunlardan etkilenerek aklıma geldi. Cezaevinde de çocuklar varmış dedim kendi kendime ve eşimle konuştum. Okuldaki arkadaşlarıma anlattım ve fikir hoşuna gitti herkesin. Aslında kimse farkında değildi orada çocuk olduğunun. Böyle bir sınıf açalım dedik. Ama orada bir sınıf açtığımızda sadece farkında biz olacaktık kimsenin haberi olmayacaktı. Sonra herkese yayalım herkesin haberi olsun dedik. Samsun genelinde okul öncesi öğretmenlere duyuralımak istedik. Başta sayı baya fazlaydı. 60-70 öğretmen başvurdu. Ders saatleri dışında gidileceği için sonradan sayı 43'e düştü. Sınıfı kurarken ilk başta malzeme alımı konusunda biraz zorlandık. Ama veliler aileler çok destek oldu. Okul çalışanları hizmetliler dahi herkes 10 lira olsun katkıda bulundu." dedi.


Saniye Bozkurt Açıkalın​

ANNELERİNİN YANI MI YOKSA DIŞARISI MI?
Kendini oradakilerin yerinde koyduğunu belirten  Açıkalın "Oraya girdiğinizde farklı duygular yaşıyorsunuz. Kendini orada düşünüyorsun. Benim de çocuğum burada olabilirdi, onlar neden burada diyorsun. Ama bir taraftan şöyle bir şey de var. Çocuk burada annesinin yanında olsa mı daha mutlu olur yoksa dışarda kalsa mı?" ifadelerini kullandı.

'GİTTİM Mİ DİYE KONTROL ETTİ'
Çocukların onlara çok alıştığını söyleyen Açıkalın "Oraya girip o demir kapıları aşıp orada kalıyorsunuz ya ancak o zaman anlıyorsunuz o duyguları. Ama üzülüyor tabi insan. Mesela oraya bir etkinliğe gittim. Çocuğun eli yapıştırıcı olmuştu. Hadi elini yıka da gel dedim. 'Ama gitmeyeceksin değil mi ben dönene kadar?' dedi. Giderken bir de dönüp geriye baktı. Acaba gitti mi diye. O kadar üzüldüm ki. Sonra dedim gerçekten çok doğru bir şey yapmışız biz burada. "dedi.

SAMSUN'UN HER YERİNDEN DESTEK
Uzak yakın Samsun'un birçok yerindeki öğretmenlerden destek gördüklerini ifade eden Açıkalın "Normalde anaokulu 3-6 yaş grubuna eğitim verir. Orada bir tane 2 yaşında çocuk vardı. Terme'den bir arkadaş gelecekti. Ama sadece bir tane çocuk var dedim. Hiç sorun değil bir tane bile olsa geleyim dedi. Uzak yollardan Havza'dan Bafra'dan gelen öğretmenler oldu. Birçok okuldan destek verdiler. Bu da Belediye Evleri Anaokulu'nun projesiymiş biz neden katılalım demedi kimse. Gelenler de çocuklara hediyeler getirdi. 4 öğrenciyle başladık. Şu an bir tane kaldı. Çocuklar bazen akrabalarının yanına veriliyor. Annesi özlediği zaman tekrar geri çağırıyor. Ya da kimisini cezası bitip gidiyor. Sayı sürekli değişiyor. Severek geliyorlar, anneleri severek gönderiyor. Cuma günleri eğitim yapamıyoruz görüş günü olduğu için. Çocuk ben buranın kapalı olduğu gün çok üzülüyorum diyor."ifadelerini kullandı.



'EĞİTİME GÖNÜL VERMİŞ İYİ İNSANLAR DA VAR'
Cezaevinin taşınması nedeniyle eğitime devam edemeyebilecekleri belirten Saniye Açıkalın "Cezaevi projeye önümüzdeki yıl da devam etmemizi istiyor ama taşınacakları için gidip gelecek öğretmenler için zorluk olur. Yoksa devam edebilirdik güzeldi. Öğretmenler için ne kadar kötü haberler de yapılsa eğitime gönül vermiş çok iyi insalar da olduğunu gördük burada. Seneye böyle bir proje daha yapacak olsak ben biliyorum ki destek olacak bir sürü öğretmen var. Sınıfı kurarken çok bunaldığımız yerler oldu. Belki normal şartlarda bir sınıf açardık ama her şey daha iyi olsun istiyorsunuz. Mesela  belki asgari ücret alan bir velidir ama yapbozları alıp getirmiş. Hizmetlimizin bir tanesi oyuncak alırım dedi. Veliler toplanıp halıyı aldılar. Gerçekten insanlar bir şeyler yapmak istiyor." dedi.

ANNELERİNİ MAHKUM OLARAK GÖRMÜYORLAR
Unutamadığı bir anısını anlatan Açıkalın "Sınıfımız bahçenin yanında olduğu için dışarıda olan mahkumların sesi geliyor. Bazen bağarıyor mahkumlar. Biz tabi tedirgin oluyoruz ama çocuklar alışmış anlıyorlar tedirginliğimizi. 'Of hep bağırıyor zaten o. Bakma sen ona bakma' diyor. Kim bağarıyor diyorum. Mahkum diyor. Mahkum kim diyorum. Bir isim söylüyor. 'Hani şu vardı ya o mahkum işte diyor. O kötüydü zaten iyiki gitti fiyor. Çocuk annesinin mahkum olduğunu düşünmüyor bile."dedi.

'BEN HİÇ DONDURMA YEMEDİM!'
Arkadaşının anlattığı bir olaydan çok etkilendiğini ifade eden Saniye Açıkalın "Çocuğun bir tanesi bir arkadaşımıza 'Ben hiç dondurma yemedim. Televizyonda görüyorum tadını çok merak ediyorum' demiş. Çok üzüldük. Ertesi gün gittim görüştüm dondurma getirebilir miyiz diye.  Çünkü dışarıdan yiyeceğe izin vermiyorlar. Kantin açılsın biz alırız onlara dediler. O bana çok üzücü gelmişti. İstedikleri şeyler oluyor bazen. Mesela balon istiyorlar. Ertesi gün gidecek olan arkadaşlar götürüyor."dedi.

Çocukların sevgi dolu öğretmenlere ihtiyacı olduğunu belirten Açıkalın "O kadar çok şey var ki şu da yapılabilir diyeceğimiz. Buna da gönül verecek yardım edecek bi sürü insan var. Okul müdürümüz öğretmenlerimiz çok destek verdi. Sınıfları en lüks malzemelerle donatsanız da sevgi dolu öğretmen olmadan hiçbir anlam ifade etmez." ifadelerini kullandı.
Giden arkadaşlarının ilk girişten itibaren her şeyden çok etkilendiğini  belirten Canik Belediye Evleri Anaokulu Öğretmeni  Gülşah Gümüş "Biz ilk aşamasından beri orada olduğumuz ve neyle karşılaşacağımızı bildiğimiz için sonradan giden arkadaşlar daha büyük duygular yaşadı. Oradaki arkadaşlara ne hissettiklerini sordum. Direk girişten bahsettiler.Girerken aranmaları ve yaptıkları prosedür onları o kadar etkilemiş ki çocukları görünce çok büyük şeyler hissetmişler."dedi.
Bir başka gönüllü öğretmen Nevin Özder 'Daha öne hiç girmedik tabi cezaevi ortamına. Tuhafımıza gitti. İlk geldiklerinde çocuklar çok tedirgin oldular fakat daha sonra öğretmenim gitmek istemiyoruz dediler. Onları ikna etmeye çalıştım. Benim okula gitmem gerekiyor, sizinde annelerinizin yanına gitmeniz gerekiyor dedim." ifadelerini kullandı.

HEYECAN, STREST HEPSİ BİRARADA
Çocukların o sıcak ortamdan çıkıp soğuk ortama gitmek istemediklerini söyleyen Sultan Gündüz 'İlk gittiğim gün heyecandan strestten uyku uyuyamadım. Oraya gidip onları görünce bütün heyecan ve strest gidiyor. Onların bize ne kadar ihtiyacı olduğunun farkına varıyoruz. O sınıftan çıkmak istemediler. Tam çıkış saati hadi çocuklar çıkıyoruz dediğimde. Çocuk biraz daha vakit geçirmek için bilinçli olarak oyuncakları yere döktü." dedi.

TEK ERKEK ÖĞRETMEN
Canik Belediye Evleri Anaokulu Öğretmeni   Özgür Gümüş "Ben tek erkek öğretmenim. Bir gün derse gittiğimde bir çocuk geldi ve heyecanla kapıyı açtı. Hiç erkek öğretmen görmediği için 'Sen nereden çıktın?' diye geldi sarıldı. O zaman dedim ki iyiki öğretmen olmuşum ve iyiki böyle bir projeye katılmışım." dedi.

'AÇIĞIMIZI  SİZ KAPATIN'
Canik Belediye Evleri Anaokulu Müdürü Özlem Boz Kozal "İlk başta arkdaşlarla beraber gidip bakalım çocuk var mı dedik. Cezaevi müdürü de  çok vizyonu geniş bir insan. Bana  çeşitli yaş grupları için yaptıkları kurslardan bahsetti. Bu yaş grubuyla ilgili hiçbir çalışmaları olmadığını  ve imkanlarının da olmadığını söyledi. Bizim açığımızı siz kapatacaksınız dedi. Oraya gidip herkesin o ortamı görmesi ve hissetmesi gerekiyor. Çocukların oradaki izlenimleri çok kötü. Küfür edeni, katili, hırsızı o koğuşta o çocukların içinde maalesef."dedi

KuzeyNews Dergisi

 
 
 
 
 
 
 
 
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388