banner595

Safra Kesesi Hastalıkları Ve Cerrahisi

Samsun Büyük Anadolu Meydan Hastanesi doktorlarından Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, safra kesesi hastalıkları ve cerrahisi hakkında bilinmeyenleri A’dan Z’ye anlattı.Safranın görevinin yağların emilimini sağlamak...

Safra Kesesi Hastalıkları Ve Cerrahisi

Samsun Büyük Anadolu Meydan Hastanesi doktorlarından Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, safra kesesi hastalıkları ve cerrahisi hakkında bilinmeyenleri A’dan Z’ye anlattı.Safranın görevinin yağların emilimini sağlamak...

22 Haziran 2015 Pazartesi 12:20
Safra Kesesi Hastalıkları Ve Cerrahisi
banner566
Samsun Büyük Anadolu Meydan Hastanesi doktorlarından Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, safra kesesi hastalıkları ve cerrahisi hakkında bilinmeyenleri A’dan Z’ye anlattı.
Safranın görevinin yağların emilimini sağlamak olduğunu belirten Prof. Dr. Serdar Yol, 20 - 60 yaş kadınlarda safra taşı görülme sıklığının, erkeklere göre 3 misli fazla olduğunu söyledi. Yol, “Çok doğum yapmış kadınlarda daha sıktır. Yaş ve şişmanlık görülme sıklığını artırır. 60 yaş üstü insanların yaklaşık yüzde 10 -20’sinde safra taşı bulunur” dedi.
Safra taşı olanların büyük çoğunluğunda (yüzde 70-80) şikayet olmadığını ifade eden Prof. Dr. Serdar Yol, “Bunlar tesadüfen, başka tetkikler sırasında saptanırlar. Bunlara ‘sessiz taş’ denir. Sebep oldukları en önemli şikayet ise karın sağ üst kısmında, sırta da vurabilen ağrıdır. Bazen değişik komplikasyonlara (istenmeyen yan etkiler) neden olabilirler. Küçük taşlar safra kanalına düşüp burada tıkanıklığa yol açarak sarılık meydana getirebilirler. Bazıları pankreas ile ilgili şikayetlere neden olabilir. Bazen şişkinlik, hazımsızlık, özellikle yağlı gıdalara tahammülsüzlük gibi şikayetlere neden olabilirler. Safra taşı tanısı günümüzde en kolay ve zahmetsiz olarak ultrasonografi ile konur. Ya da tesadüfen başka tetkikler sırasında saptanır” diye konuştu.
Safra kesesi taşının tedavisi hakkında bilgi veren Dr. Serdar Yol, “Safra kesesi taşı oluşumunda esas neden, kesenin konsantrasyon yeteneğindeki bozukluk olduğundan, hasta olan kesedir. Bu neden ile esas tedavi safra kesesinin ameliyatla çıkarılması yani kolesistektomidir. Böylece hem safra kesesi taşı çıkarılmış hem de tekrar taş oluşturabilecek kese ortadan kaldırılmış olur. Açık kolesistektomi, ya da halk arasındaki adı ile açık ameliyat, genel anestezi altında, karın duvarına yapılan cerrahi bir kesi ile karın boşluğuna girilmesi ve safra kesesinin çıkarılması işlemidir. Hastanın iyileşip taburcu olması için 3 - 4 günlük bir süreye ihtiyaç vardır. Kapalı kolesistektomi, kapalı ameliyat, ya da tıbbi adı ile ‘laparoskopik kolesistektomi’ 1990’larda ortaya atılan bir yöntemdir. Bunda da işlem safra kesesinin çıkarılmasıdır. Ancak, karın duvarında genişçe bir kesi yapmaya gerek yoktur. Tüm ameliyat 3 ila 4 kadar delikten karın içine sokulan aletler ve bir kamera yardımı ile ameliyat bir televizyon ekranından izlenerek gerçekleştirilir. Bu işlem de genel anestezi (bayıltılarak) ile yapılmakla birlikte, karın duvarında büyükçe bir kesi olmadığından hastanın konforu ve iyileşmesi çok daha iyidir. Hasta ertesi gün evine gidebilir. Günümüzde kapalı ameliyat (laparoskopik) standart yöntemdir. Emniyetli bir kapalı ameliyat birinci tercih olmalıdır. Hatta, genellikle bu hastanın tercihi bile olmamalıdır. Birinci görevi hastasına ziyan vermemek olan doktor, doğal olarak karnın kesilmesi yerine birkaç delikten ameliyatı hastaya daha az zarar verici bulup onu tercih eder. Herkes kapalı ameliyat olamaz. Daha önce üst karın bölgesi ameliyatı geçirmiş olanlarda (ör.: mide, karaciğer.) karın içerisinde yapışıklıklar olabilir ve bu yöntemin uygulanmasını zorlaştırabilir. Karın içi basıncın artmasının (gazla şişirildiği için) zararlı olduğu durumlarda (bazı kalp hastalıkları) bu ameliyat yapılamayabilir. Bazen ameliyata kapalı olarak başlansa bile ameliyat sırasında açığa dönülebilir” şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Serdar Yol açıklamasını şöyle tamamladı: “Safra taşlarının da böbrek taşları gibi kırılabilmesi teorik olarak bu mümkündür. Ancak ortaya çıkabilecek yan etkiler nedeniyle tercih edilmemelidir. Safra taşlarının günümüzde kabul edilen tek tedavi şekli, safra kesesinin taşlarla birlikte çıkarılmasıdır. Ancak, ameliyatın çok riskli olduğu hastalarda, ameliyat dışı yöntemlerle çare aranabilir. Taşları eritmek için uzun süre ursodeoksikolik asit içeren ilaçlar kullanılabilir. Yüksek riskli (çok yaşlı, ciddi yandaş hastalığı olanlar...), ancak ameliyatın zorunlu olduğu durumlarda ameliyatı bir an önce sonlandırmak gerekçesi ile sadece taşların alınması ile yetinilebilir.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591