banner622
banner519

Türk Polis Teşkilatının 170. Kuruluş Yıl Dönümü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emniyet teşkilatının bölünmesiyle birlikte milletin, devletin bölüneceğini ve vatanın elden gideceğini belirterek, “Ülkesine ve milletine ihanet edecek kadar şuurunu kaybetmiş bir takım densizler yüzünden...

Türk Polis Teşkilatının 170. Kuruluş Yıl Dönümü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emniyet teşkilatının bölünmesiyle birlikte milletin, devletin bölüneceğini ve vatanın elden gideceğini belirterek, “Ülkesine ve milletine ihanet edecek kadar şuurunu kaybetmiş bir takım densizler yüzünden...

10 Nisan 2015 Cuma 16:27
Türk Polis Teşkilatının 170. Kuruluş Yıl Dönümü
banner566
banner605
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emniyet teşkilatının bölünmesiyle birlikte milletin, devletin bölüneceğini ve vatanın elden gideceğini belirterek, “Ülkesine ve milletine ihanet edecek kadar şuurunu kaybetmiş bir takım densizler yüzünden hiçbir polisimizin haksız yere rencide edilmesine asla razı olamam. Ama gel gör ki, maalesef kurunun yanında yaşta yanıyor. Çünkü öyle bir şüphe mekanizması geliyor ki ister istemez bazı kararları almak durumunda kalıyorsunuz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 170. yıl dönümü vesilesiyle Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda 81 ilde görev yapan 400 polis memurunu kabul etti.
Emniyet teşkilatı mensuplarına hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına görevi başında hayatını kaybeden tüm şehit ve polislere Cenab-ı Allah’tan rahmet dileğinde bulunduğunu belirterek başladı.
Görevleri sırasında gazi olan emniyet teşkilatı mensuplarını şükranla andığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Polis teşkilatımızın 170. Kuruluş yıl dönümü tebrik ediyorum, kutluyorum. 10 Nisan Polis Günü’nün tüm polislerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Milletimizin emniyetini, güvenliğini, huzurunu sağlamak için gece gündüz çalışan yaklaşık 270 bin polisimizin her birini ayrı ayrı tebrik ediyor, kendilerine şükranlarımı sunuyorum” dedi.
Kabule davet edilen en yaşlı polis memuru 1928 doğumlu Ahmet Çakmak ve 1929 doğumlu Müfide Şerefkarahan’ın rahatsızlıkları sebebiyle programa katılamadıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, görevleri sırasında gösterdikleri üstün gayretle kamuoyunda takdir toplamış olan üç polisin de bugün törene katıldıklarını söyledi.
Karaman’da su ve çamur dolu bir çukura düşen 8 yaşındaki bir çocuğu tereddüt etmeden oraya girerek kurtaran Alper Arıcan’a, Karabük’te caddede yürüyen bayanları rahatsız eden bir şahsı linçten kurtararak adliyeye teslim eden Abdullah Kaplankıran’a, Zonguldak’ta Filyos Çayı’na atlayan genç kızı ayağının kırılması pahasına kurtaran Serkan Arslan’a teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye genelinde yapılan teşkilat mensupları arası atış şampiyonasında dereceye giren üç polisi de bugün kendileriyle birlikte olduğunu ve kendilerini tebrik ettiğini dile getirdi.
“POLİSİN SERÜVENİ BİR BAKIMA TÜRKİYE’NİN DE SERÜVENİDİR”
İnsanı diğer yaradılmışlardan farklı kılanın nefsi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Kabil’i ilk katil, Habil’i ilk maktul yapanda işte bu nefistir. İki kardeş ama Kabil katil, Habil ise maktul olmuştur. Düşüne biliyor musunuz, kardeş kardeşi öldürüyor ve bu ilk insanlığın suçudur. İlahi takdiri değiştiremiyeceğimize insan nefsini öldüremiyeceğimize göre suçla, suçluyla mücadele edecek huzurun teminatı olacak bir mekanizmaya ihtiyacımız hep bulanacak demektir. Aslında veciz şekilde ifade edildiği gibi herkesin polisi kendi vicdanıdır. Vicdanların işlemez hale geldiği yerde sizler yani polis devreye girer. Suçluyu tespit edip yakalayacak olan emniyet teşkilatı ile buna hak ettiği cezayı verecek olan adliye teşkilatı bu bakımdan daima önemli olmuştur. Bizim tarihimizde de Yargan’dan Subaşı’na ve Ases’e kadar farklı isimlerle ifade edilen bugünkü polis teşkilatımızın fonksiyonuna sahip güvenlik teşkilatların hep bulunduğunu görürüz. 1845 yılında ilk defa polis adını alan bu teşkilat 1937 yılında bugünkü yapısına ve işleyişine kavuştu. Cumhuriyet tarihimizde yaşadığımız buhranlı dönemlerin hepsinde de maruz kaldığı tüm tahribata rağmen milletimizin huzur ve güven kaynağı daima polisimiz olmuştur. Çünkü polis bu milletin sadece öz evladı değil aynı zamanda günlük hayatının da ayrılmaz bir parçasıdır. Hep millet içinde olan polisimizin ne yapılırsa yapılsın milletle arasındaki güçlü bağ kopartılamadı. Polisin serüveni bir bakıma Türkiye’nin de serüvenidir.”
“BU TEŞKİLAT BÖLÜNDÜĞÜ ANDA VATAN ALLAH GÖSTERMESİN ELDEN GİDER”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye üzerinde oynanan oyunların hedefindeki kurumlardan birisinin de daima polisin ve emniyet teşkilatı olduğunu vurguladı.
Her dönemde bir başka fitne ateşi yakılarak polislerde kendi içlerde bölünmeye, çekişmenin tarafı yapılmaya çalışıldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu teşkilat bir bütündür. Bu teşkilat bölündüğü anda millet bölünür, bu teşkilat bölündüğü anda devlet bölünür, bu teşkilat bölündüğü anda vatan Allah göstermesin elden gider. Bu teşkilatın önemi bu denli ileridir. Aynı şekilde Türk Silahlı Kuvvetlerimiz… Buradaki hassasiyetlerimiz çok çok önemlidir. İşte bunu bölmeye yönelik en son örnek ‘Paralel Devlet Yapılanmasıdır.’ Bu örgütün her yerde olduğu gibi polis içinde de ne yazık ki mensupları çıktı. Ama bu asla emniyet teşkilatımızın tamamının üzerine gölge düşürmek tamamı itham altında bırakmak için bir bahane olarak kullanılamaz. Biz bir defa kendi muhasebemizi kendimiz yapmak zorundayız. Kendi içimizde eğer bu muhasebeyi yapamazsak Allah göstermesin geleceğimiz hiçte iyi olmaz. İşte onun için böyle bir anlayışın karşısına herkesten önce birlikte biz çıkmalıyız. Ülkesine ve milletine ihanet edecek kadar şuurunu kaybetmiş bir takım densizler yüzünden hiçbir polisimizin haksız yere rencide edilmesine asla razı olamam. Ama gel gör ki, maalesef kurunun yanında yaşta yanıyor. Çünkü öyle bir şüphe mekanizması geliyor ki ister istemez bazı kararları almak durumunda kalıyorsunuz. Düşününki bir başbakan olarak şahsım, yanımda her şeyimi teslim ettiğim insan veya insanlar kalkar da benim ofisimi dinlerse, benim ofisimde yaptığım görüşmeleri takip eder, izlerse peki ben nasıl onlara güveneyim. Nasıl onlarla beraber hareket edeyim. Ben sırtımı ona yaslayarak adımlarımı atıyorum. Ben dilimi onun yanında rahat konuşuyorum. Çünkü aynı aracın içerisinde önde o oturuyor arkada ben görüşmelerimi yapıyorum. Yeri geliyor devlet meselesini konuşuyorum, yeri geliyor ailevi meselelerimi yanında eşim var onunla konuşuyorum. Yani mahremimde böyle bir yerde eğer bizimle beraber olan polis teşkilatımızın mensubu birileri böyle bir maalesef yanlışı işliyorsa işte bu bir güven noktasında bunalımı meydana getiriyor, bunların tabii ki tasviyesini hep birlikte yapmak durumundayız” diye konuştu.
“SİZİN ARKANIZDA CUMHURBAŞKANI VAR, RAHAT OLUN”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargıda, askeriyede, üniversitede, bürokraside, iş dünyasında bu çerçevede ne sorun yaşanmışsa maalesef poliste de aynı sorun yaşandığına dikkat çekti.
Tüm polislere seslendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Müsterih olun sizin arkanızda bir defa millet var, devlet var. Bundan hiç endişeniz olmasın. Sizin arkanızda hükümet var. Sizin arkanızda Cumhurbaşkanı var, rahat olun. Hakka, hukuka, vicdana, ahlaka uygun şekilde görev yapan her polisimiz benim kardeşimdir, benim evladımdır, canımdan bir parçadır. Bunu farklı bir yerde düşünemem.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591