banner519

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şahin:

- "CHP ve MHP, bu geçici hükümete üye vermeme konusunda bir tavır sergiledi. Ben bunu milli takım teknik direktörlerinin herhangi bir kulüpten milli takıma oyuncu davet ettiği halde, o oyuncunun 'Ben milli formayı giymeyeceğim, milli olmayacağım' diye direnmesine benzetiyorum" - "Türkeş'i gerçekten tebrik ediyorum. Babasının oğlu olduğunu gösterdi çünkü rahmetli Türkeş de hiçbir milli görevden hayatı boyunca kaçmamış olan bir insandır"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şahin:

- "CHP ve MHP, bu geçici hükümete üye vermeme konusunda bir tavır sergiledi. Ben bunu milli takım teknik direktörlerinin herhangi bir kulüpten milli takıma oyuncu davet ettiği halde, o oyuncunun 'Ben milli formayı giymeyeceğim, milli olmayacağım' diye direnmesine benzetiyorum" - "Türkeş'i gerçekten tebrik ediyorum. Babasının oğlu olduğunu gösterdi çünkü rahmetli Türkeş de hiçbir milli görevden hayatı boyunca kaçmamış olan bir insandır"

30 Ağustos 2015 Pazar 19:41
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şahin:
banner625

KARABÜK (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, CHP ve MHP'nin geçici hükümete üye vermeme konusunda tavır sergilediğini belirterek, "Ben bunu milli takım teknik direktörlerinin herhangi bir kulüpten milli takıma oyuncu davet ettiği halde, o oyuncunun 'Ben milli formayı giymeyeceğim, milli olmayacağım' diye direnmesine benzetiyorum" dedi.

Ovacık ilçesinin Ekincik köyündeki babaevinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şahin, 7 Haziran'daki seçimin ardından koalisyon hükümeti kurulamadığını, bunun üzerine ilk defa seçim hükümeti kurulduğunu anımsattı.

Seçim hükümetini milli takıma benzeten Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milli takımlar da muhtelif kulüplerden davet edilen oyunculardan oluşur. Anayasa da geçici hükümetin oluşumuyla ilgili, oranlarına göre siyasi partilerin üye bulundurabileceklerini, o partilere mensup üyelerin bakan olarak bu kabinede yer alacağı şeklinde düzenlenmiş. CHP ve MHP, bu geçici hükümete üye vermeme konusunda bir tavır sergiledi. Ben bunu milli takım teknik direktörlerinin herhangi bir kulüpten milli takıma oyuncu davet ettiği halde, o oyuncunun 'Ben milli formayı giymeyeceğim, milli olmayacağım' diye direnmesine benzetiyorum."

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın, A Milli Basketbol Takımı Başantrenörü Ergin Ataman'ın Galatasaray Kulübünün de antrenörü olması nedeniyle "Ben Basketbol Milli Takımı'na Fenerbahçe Basketbol Takımı'ndan oyuncu vermeyeceğim" dediğini anımsatan Şahin, Yıldırım'ın açıklamasını doğru bulmadığını söyledi.

Şahin, Fenerbahçeli ve diğer kulüplere mensup basketbolcuların milli takıma Ataman için gitmediklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Ay yıldızlı milli formayı giymek için davet ediliyorlar. Türkiye Devleti için gidiyorlar oraya. O nedenle Aziz Yıldırım, böyle bir açıklama yapmamalıydı. Eğer hala aynı görüştüyse bu görüşünü bir an önce değiştirmesini ve milli takımlar Fenerbahçe'den bir oyuncu talep ettiğinde 'Milli takımımız için canımız feda' diyebilmelidir.

Şimdi bunun gibi 'milli hükümet' diye değerlendirebileceğimiz seçim hükümetine de siyasi partilerimiz karşı çıkmamalıydı."

- Türkeş'in Geçici Bakanlar Kurulu'nda görev alması

Şahin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçim hükümetine destek vermemesini Aziz Yıldırım'ın tavrına benzettiğini anlattı.

Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şunu söylediler: 'Biz milli hükümete oyuncu vermeyeceğiz. Biz bu geçici hükümete milletvekillerimizi göndererek onları bakan yapmayacağız.' Bu, son derece yanlıştır ama Sayın Tuğrul Türkeş, bana göre milliyetçilik nedir, bunu tüm Türkiye'ye ve dünyaya göstere göstere, 'Bu, milli bir görevdir, bu milli forma reddedilmez' diyerek, siyasi geleceğini riske atarak geldi, bu milli formayı giydi. Herkese de milliyetçilik nedir, bunu gösterdi. O bakımdan Sayın Türkeş'i gerçekten tebrik ediyorum.

Babasının oğlu olduğunu gösterdi çünkü rahmetli Türkeş de hiçbir milli görevden hayatı boyunca kaçmamış olan bir insandır."

Çözüm Süreci'ni desteklediğini, bundan sonra da desteklemeye devam edeceğine dikkati çeken Şahin, Çözüm Süreci'nin silahların bırakılarak terör örgütü unsurlarının yurtdışına çıkmasını amaçlayan, Türkiye'nin huzuru ve sükunu için başlatılmış önemli bir proje olduğunu vurguladı.

Şahin, "Nitekim bu proje başladıktan sonra ciddi adımlar da atıldı. 2013 yılı nevruzunu hatırlayınız. 'Artık silahlı mücadele dönemi bitmiştir, silahlar bırakılacak, kim ne diyecekse artık siyaset yoluyla diyeceğini diyecek' denmiştir ama bundan sonra silahlar bırakılmamıştır" değerlendirmesinde bulundu.

- Terörle mücadele

Şahin, 7 Haziran seçimlerinden sonra terör örgütünün ülkenin muhtelif bölgelerinde eylemlerine yeniden başladığını anımsattı.

Devletin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da çokça görülen terör eylemlerini seyredecek durumda olmadığını belirten Şahin, şöyle konuştu:

"Vatandaşın güvenliğini sağlamak, ülkenin huzurunu temin etmek için görevi neyse onu yapacaktır. Şu anda da onu yapıyoruz. Ülkenin bekası bakımından mücadeleyle karşı karşıya kalsak, bu ülkenin evladı canını vermekten, şehit olmaktan çekinmez. 95 yıl önce büyüklerimiz, dedelerimiz ne yapmışlarsa, şimdi de Türkiye'yi bölmek, bu ülkenin birliğini ve bütünlüğünü ortadan kaldırmak için dış tezgahlı terör örgütünün bu oyunlarına, eylemlerine karşı güvenlik güçlerimiz üzerlerine düşeni yapacaklardır. 

95 yıl önce yaptığı gibi, şimdi de yapacaktır. 95 yıl önce şehit verdik, gerekirse şimdi de vereceğiz ama bu terör örgütü amacına ulaşamayacak." 

 

- Seçimlerin güvenliği

Seçimlerin güvenliği açısından bazı tereddütler olabileceğine işaret eden Şahin, güvenlik güçlerinin bu konuda her türlü tedbiri aldığını söyledi.

Şahin, 1 Kasım'da yapılacak seçimlerin seçim mevzuatımıza uygun şekilde gerçekleşeceğini, millet iradesini yine sağlıklı şekilde ortaya koyacağına işaret ederek, "Hiç kimse endişe etmesin. Bir taraftan demokratik sistemimiz yürüyecektir, bir taraftan da terörle mücadele devam edecektir. Ne zaman ki bunlar 'Türkiye Cumhuriyeti Devletini mağlup edemeyiz, bu ülkeyi bölemeyiz, bu işten vazgeçelim' diyene kadar" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin 13 yıl boyunca koalisyon yaşamadığını hatırlatan Şahin, 7 Haziran seçimlerinde ilk defa oy kullanan gençlerin koalisyon döneminde 2 yaşında olduklarını anımsattı.

Şahin, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Dolayısıyla koalisyon nedir, bilmiyorlar. Hatta 30 yaşına gelip oy kullanan insanlar da 11-12 yaşlarındaydı. Koalisyon nedir, onlar da bilmiyor. Seçimlerde bir koalisyonun doğmuş olması, Türkiye'ye neler getirir, neler götürür, kıyaslayabilecek, mukayese imkanına sahip değildiler ama şimdi sahip oldular. İnanıyorum ki 1 Kasım'da sandığa giden vatandaşlarımız bütün bunları değerlendirerek oy kullanacak.

AK Parti olarak yeniden tek başımıza iktidarı yakalayacağımızı düşünüyorum."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388