banner519

Davutoğlu: Yahu bir kez de millete ‘evet’ deyin

BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, partisinin Bursa mitinginde yaptığı konuşmada MHP lideri Devlet Bahçeli’yi eleştirerek, “Sayın Bahçeli hep ‘hayır’ dedi. Dün dahi, ‘hayırda hayır var’ diyor. Yahu bir kez de millete...

Davutoğlu: Yahu bir kez de millete ‘evet’ deyin

BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, partisinin Bursa mitinginde yaptığı konuşmada MHP lideri Devlet Bahçeli’yi eleştirerek, “Sayın Bahçeli hep ‘hayır’ dedi. Dün dahi, ‘hayırda hayır var’ diyor. Yahu bir kez de millete...

16 Ekim 2015 Cuma 19:17
Davutoğlu: Yahu bir kez de millete ‘evet’ deyin
banner587
banner605
BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, partisinin Bursa mitinginde yaptığı konuşmada MHP lideri Devlet Bahçeli’yi eleştirerek, “Sayın Bahçeli hep ‘hayır’ dedi. Dün dahi, ‘hayırda hayır var’ diyor. Yahu bir kez de millete evet deyin. Bir kez de gelin şu sorumluluğu paylaşalım dediğimiz de ‘evet’ deyin. Bizim için hayırda hayır yok. Bizim için ‘evet’te hayır var” diye konuştu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara’dan uçakla Yenişehir Havalimanı'na, buradan da helikopterle Bursa’ya geldi. Bursa gezisine Ulucamii’nde Cuma namazı kılarak başlayan Davutoğlu, namaz sonrası 'musafaha' olarak adlandırılan tokalaşma merasimi nedeniyle camide iki saate yakın kaldı. Davutoğlu, camiye girerken “Evimi yıkan Müslüman” diye bağıran bir kişi polisler tarafından gözaltına alındı.
Başbakan Davutoğlu, daha sonra otobüsle Gökdere Meydanı’ndaki miting alanına geçti. Eşi Sare Davutoğlu ile birlikte tanıtım filminde oynayan yaşlı çiftin elini öptü.
Türk ve Ak Parti bayraklarıyla süslenen alanda toplanan yaklaşık 10 bin kişiye seslenen Davutoğlu, konuşmasının büyük bölümünü terör saldırısına ayırdı. Son bölümde, Bursa’ya yapılan ve yapılacak yatırımları anlatan Davutoğlu, bu sabah silahlı saldırıda yaralanan Kestel’in Ak Parti’li Belediye Başkanı Yener Acar ve geçen hafta işyerleri yanan Kapalı Çarşı mobilyacılar çarşısı esnafına geçmiş olsun dileklerini iletti. Mitinge Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün ve İçişleri eski Bakanı Efkan Ala ve Bursa Milletvekilleri katıldı.
“KEŞKE MEYDANLARDAN ÇEKİLMESELERDİ”
Teröristlerin günlük hayatımızın ritmini değiştirmeye çalıştığını kaydeden Başbakan Davutoğlu, “Bizi korkutmaya bizi yıldırmaya çalışıyorlar. Kim hangi şekilde gelirse gelsin. Bütün bu yıldırma çabalarına karşı biz, hayatımızın milletimizin, vatanımızın geleceği konusunda kimseye söz hakkı vermeyeceğiz. Günlük yaşamımızı olduğu gibi sürdürecek, teröristleri hiçbir zaman sevindirmeyeceğiz. Onun için bugün buradayım. Onun için yarın Kayseri’de ertesi gün Kocaeli’de daha sonra Trabzon’da, Diyarbakır’da, İstanbul’da, Ankara’da, Konya’da olacağım. Keşke diğer partiler de meydandan çekilmeselerdi, çalışmalarını sürdürebilselerdi. Biz burada sizinle olmaya devam edeceğiz” dedi.
“MEYDANI BOŞ BIRAKMAYACAĞIZ”
Davutoğlu, Türkiye’de bir takım tuzaklarla olağanüstü şartlar varmış intibaa vermek isteyenlere karşı her gün hep beraber günlük hayata devam edileceğini de kaydederek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Hem acımızı yaşayacağız, hem tedbirimizi alacağız. Hem de bu ülke için yılmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin istikrarını bozmaya çalışanlara ne bu meydanı ne de vatan sathında herhangi bir meydanı boş bırakmayacağız. 7 Haziran’da tek başına iktidar çıkmayınca terör odakları, fitne odakları hep beraber harekete geçti. 7 Haziran’dan bu yana oynanan oyunları görüyorsunuz değil mi? Ak Parti’nin yönetimde olmayacağı bir Türkiye hedefiyle eski Türkiye’nin bütün aktörleri bir arada, aynı anda sahneye çıktılar. Bunlar böyle puslu havalarda ortaya çıkar. Çakallar puslu havayı sever. Bursalı yiğitler aydınlık geleceğe yürürler. Yapılanı bozmak işleyeni durdurmak, Türkiye’nin ilerlemesine engel olmak için harekete geçerler.”
BU HEPİMİZİN ACISIDIR
7 Haziran’dan bu yana çok acılar yaşandığını ve hala yaşanmaya devam edildiğini ifade eden Davutoğlu, “Terör odaklarının vahşi yüzlerini bir kez daha gösterdiği bu dönemde, birçok insanımızı teröre kurban verdik. Milletçe yaralandık. Yüreğimiz dağlandı. Askerlerimiz, polislerimiz insana hizmet gayretiyle ülkemizin çeşitli bölgelerinde görev yapmakta olan insanlarımız alçakça şehit edildiler. Terör sokaktaki insanların işinde gücünde geçim derdinde olan evine ekmek götürmek için çalışan insanlarımızı canlarımızı bizden aldı. Yetmedi. Cumartesi günü Ankara’da yine 99 insanımızın canına kıydı. Büyük bir katliam yaptı. Buradan altını çizerek bir kez daha haykırıyorum. Bu taziye şu veya bu partinin, şu veya bu siyasi grubun taziyesi değildir. Hepimizin milletimizin taziyesidir. Bu acı şu veya bu kesimin değil, hepimizin acısıdır. Kimse bu kandan siyaset devşirmeye ve insanların acısından siyasi rant çıkarmaya kalkışmasın. Bugün vicdanlı olma erdemli olma, insan olma, ortak acıya sahip çıkma günüdür” dedi.
“ETİ TIRNAKTAN AYIRAMAZLAR”
Davutoğlu, bu vahşet kültürünün değerler dünyamızda yeri olmadığını da ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Onun için diyoruz ki 7 Haziran’dan itibaren (Kahrolsun PKK sloganları atılması üzerine) Evet PKK kahrolsun DEAŞ kahrolsun, DHKP-C ve bütün örgütleri kahrolsun. Canlarımızı bizden alan kim varsa hepsi kahrolsun. Bu terör örgütleri 7 Haziran’dan itibaren adeta bir yerden emir almışçasına harekete geçtiler ve Türkiye’ye hedef seçtiler. Cana kıyan, masumiyeti katleden insanın hakkını hukukunu çiğneyen bizden değildir. Biz hep beraber bu vahşetin bu katliamın karşısındayız. Biz bir cana kıyanın insanlığa kıymış gibi olduğunu, bir kişiyi öldürenin bütün insanlığı öldürmüş olduğunu söyleyen bir inanca mensubuz. Bizim için Allah’ın yarattığı her can azizdir.
Kendi menfaatleri için bu ülkeye kast edenleri dış güçlerin menfaati için bu ülkenin huzuruna istikrarına insanlarımızın kardeşliğine pusu kuranları lanetliyoruz. Kimden gelirse gelsin ne amaçla yapılıyor olursa olsun. Her türlü terör odağını lanetliyoruz. DEAŞ’ı, PKK’yı DHKP-C’yi, MLKP’yi alfabenin hangi harfini kullanıyor olursa olsunlar. Bütün bu cinayet odaklarını, tek tek ve topluca lanetliyoruz. Bütün bu terör odaklarının arkasındaki mihrakları lanetliyoruz. Terörü lanetlemekle kalmıyor. Terörün tam karşısında bütün farklılıklarımızla bütün renklerimizle birbirimize kenetleniyor. Bir oluyoruz. Eti tırnaktan ayıramazlar, Türkü Kürt’ten Kürdü Türk’ten, sünniyi aleviden aleviyi sunniden ayıramadılar. Ayıramayacaklar. Biz kim terör yapıyorsa ona karşı durduk. Senin teröristin kötü benim ki iyi diyen anlayışları asla kabul etmiyoruz. Terör terördür. İyisi kötüsü olmaz. Kim aksini söylüyorsa bu yaptığı iki yüzlülüktür. Teröre alet olmak teröriste destek vermektir. Duyuyorsunuz, birileri ‘DEAŞ kötüdür, PKK iyidir’ diyor. Birileri birini lanetlerken diğerine sessiz kalıyor. Biz hepsine birlikte karşı çıkıyoruz. Bütün terör odaklarını tek tek ve topluca lanetliyoruz. Milletimiz terörle mücadele edenleri de teröre gizli ya da açık destek verenleri de bütün açıklığıyla görüyor. (Dik dur eğilme bu millet seninle sloganları atılması üzerine) Bursalılar Uludağ eğilir mi? Ulu Camii eğilir mi? Ulu şehir eğilir mi? Biz Uludağ’a sırtımızı vermişiz. Bize boyun eğdirebilirler mi Bursalılılar bunların tuzaklarına karşı Uludağ gibi dimdik duracağız.”
Davutoğlu, terör eylemleri yaparak bu milletin kardeşliğine ihanet ederek hiç kimsenin bu ülkeyi teslim alamayacağını da kaydederek, “Türkiye Ak Parti hükümetleriyle bu ülkenin geçmişten gelen bütün yanlışlarını düzeltmek kanayan bütün yaraları sarmak en güçlü iradeyi göstermiştir. Biz bu ülkenin toplumsal barışı ve insanlarımızın kardeşliği için bedeli ne olursa olsun dedik ve milli birlik kardeşlik projemizi çözüm irademizi ortaya koyduk. Kardeşi kardeşe kırdıran düşmanlıkların sona ermesi için büyük bir kararlılıkla yola devam ettik. Biz bu iradeyi ortaya koyduk. Ve bu irademizde de asla ve asla bir adım dahi geri gitmeyeceğiz. Terörü temizleyerek toplumsal barışı bir daha geri alınamaz bizimde tesis etmek için de gece gündüz mücadalemizi sürdürüyoruz” dedi.
“KIYAMETE KADAR KARDEŞ KALACAĞIZ”
Ezan okunması dolayısıyla konuşmasına ara veren Başbakan Davutoğlu, “Allah bu ezanı bu semalardan eksik etmesin” dedi. Davutoğlu şöyle devam etti:
“Terör, hepimizi kardeşliğimizi ve bu ezanı Muhammediyede birleşen ortak dünyamızı ortak ruhumuzu yok etmeye çalışıyor. Ama biz bu ezanı muhammediye bu ülkenin semalarında, böyle aziz şekilde yükseldikçe hep kardeş kalacağız, hep kardeş olacağız. Kıyamete kadar kardeş kalacağız.”
Teröre karşı ortak bir bilinç oluşturmaya çalıştıklarını ve dünyanın her yerindeki teröre karşı çıktıklarını bildiren Davutoğlu, “Şu acı bir gerçek ki bugün işine geldiğinde terörü görmezden gelen, hatta kendi menfaatleri doğrultusunda teröre destek veren yönetimler var. Türkiye’de yapılan terörist saldırıların arkasında da bölge üzerinde hesabı olan bir takım güçlerin desteği himayesi var. Aziz Bursalılar biz bu destek ve hikameyelere karşı dimdik duracak mıyız? Teröre karşı onu destekleyen odaklara karşı inadına birlik, inadına kardeşlik diyecek miyiz. Çevre ülkelerdeki yangını Türkiye’ye sıçratmaya çalışanlara karşı yüreğimizdeki aşk ateşini yakmaya devam edecek miyiz. İşte budur” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN İÇİNDEN DE TERÖRE DESTEK VERENLER VAR”
Türkiye’nin bölgedeki bütün sıkıntılara rağmen istikrarını koruması, bölge üzerinde hesabı olan bazı güçleri rahatsız ettiğine dikkate çeken Davutoğlu, “Sadece dışarıdan değil üzülerek ifade ediyorum. Son yaşadıklarımızda da gördüm ki hal ve hareketleriyle Türkiye’nin içinden de teröre destek verenler var. Bu pisliği, bu cinayetleri, bu katliamları devlete hükümete bu ülkenin güvenlik güçlerine bulaştırmak gayreti içinde olanlar var. Elinde hiçbir mesnedi, dayanağı olmadan iftira üstüne iftira atanlar, yalan söyleyenler provokasyon yapanlar var. Bir kere daha açık ve net olarak söylüyorum bunu Bursalılar, terör yaslandığı fikir veya düşünce nedeniyle asla hoşgörülemez. (Katil Demirtaş sloganları atılması üzerine) o milletin birliğine ve beraberliğini katletmek isteyen kim olursa olsun ona karşı duracağız. Daha ortada hiçbir delil yokken, daha yüreğimiz o yaralılarla o hayatını kaybedenlerle çarpıyorken ‘Katil devlet’ diye devleti suçlayan milletin bir kesimini diğerine karşı tahrik etmek isteyenlere bu millet cevabını verir. Yüreğinde insan sevgisi olan hiç kimse bir terör örgütüne bir organize suç şebekesine bir cinayet örgütüne sempati duyamaz. Terör örgütleri arasında da asla fark gözetilemez. A terör örgütü, B kötü, C, D terör örgütü şununla bununla savaşıyor diye onlar iyi örgüt denmez. Bugün Suriye’de PYD’ye, PKK ile işbirliği yapan PYD’ye yardım gönderenlere buradan sesleniyorum. Bizim için DEAŞ, ne kadar adi ve alçak bir terör örgütüyse PKK ve onun bağlantıları da aynı ölçüde adi aynı ölçüde cani aynı ölçüde katildir. (Kahrolsun PKK sloganları atılıyor) Nereden gelirse gelsin Türkiye’nin birliğine Türkiye’nin kardeşliğine saldırı nereden gelirse gelsin. O saldırıyı yapanları bulundukları yerde gerektiğinde cezalandırır ve milletimizin kanının hesabını sorarız. İster DEEŞ, ister PKK veya başka bir örgüt olsun.”
“BİZLERİ HATTA SERİ KATİL ETME ALÇAKLIĞINA TEVESSÜL EDİYORLAR”
Davutoğlu, Türkiye’nin hiçbir zaman, herhangi bir terör örgütünün, terör anlayışının destekçisi olmadığını vurgulayarak şöyle devam etti:
“Hepsinin karşısında olmuştur. Hepsiyle mücadele etmiştir. Fakat bakıyorsunuz, bir terör örgütünün söylemlerini kullanan siyasi parti liderleri, Türkiye’yi terör örgütüne destek vermekle suçlayabiliyor. Barıştan kardeşlikten birlikten candan bahsedenler, saldırılar olur olmaz, hiçbir şey netlik kazanmamışken, henüz cankurtaranlar olay mahalline koşma telaşındayken saldırı birkaç dakika önce gerçekleşmişken halkı galeyana getirecek şekilde beyanatlar veriyor. Cumhurbaşkanımızı katil, hükümeti katil, bizleri hatta seri katil etme alçaklığına tevessül ediyorlar. Seri katil Diyarbakır’da bir çorbacıda çorba içen Osman beyi ona hizmet eden Şeyhmus’u katledenlerdir, seri katiller.”
ORTAK BİR DİLLE KONUŞALIM
Davutoğlu, parti liderlerini konuşurken sorumlu davranmaya davet ederek, “Herhangi bir suçlamayla ilgili olarak elinde delil olan varsa delilini ortaya koysun. Gereğini yapalım ama ne olur. Asla spekülasyon yapılmasın. Spekülasyonlarla ülkenin huzuru bozulmasın. Buradan bir kez daha çağrı yapıyorum. ‘Gelin teröre karşı hep birlikte hareket edelim. Hep birlikte teröre karşı deklarasyon yapalım’ dedik gelmediler, ‘görüşelim’ dedik gelmediler. Ama bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Hep beraber birlik ve beraberlik konusunda ortak bir dille konuşalım. Ve terörü mahkum edelim bu çağrıları ilk defa yapmıyoruz. Bizim en baştan beri duruşumuz belli. Kimden gelirse gelsin her türlü terörü lanetledik. Her türlü teröre kanlı bir cinayettir. İnsanlığa ihanettir dedik ve demeye devam ediyoruz. Teröre göz kırpanlar, teröristi hoş görenler, insanların vicdanın da mutlaka mahkum olacaktır. Cana kasteden her terörist, odak veya mihrak er veya geç adalete hesap verecektir.”
BAHÇELİ’YE YANIT VERDİ
Davutoğlu, milletin verdiği görevden kaçmadıklarını ve kaçmayacaklarını kaydederek, “Mesele memleket meselesidir. Parti meselesi değil” dedi. Bütün güçlükleri aşmak için hazır olduklarını da ifade eden Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Asla bir tereddüt içinde olmadık olmayacağız. Biz milletin verdiği görevden hiç bir zaman kaçmadık kaçmayacağız. Son dört gün içinde yine siyasi partiler sorumluluktan kaçarken biz milleti bu zor günlerde, bu darboğazlardan çıkarma görevini üstümüze aldık. Hem koalisyon çalışmaları sırasında hem geçici hükümetin oluştuğu kuruluş aşamasında hem de teröre karşı verdiğimiz mücadelede ortak bir tavır istediğimizde, bütün çağrılara olumsuz cevap aldık. Biz bu çabaları gösterirken diğer partiler hepsi bize bizim çabalarımıza destek vermek ,terörle mücadelede bizimle işbirliği yapmak yerine ‘hayır’ demeyi tercih ettiler. Sayın Bahçeli hep ‘hayır’ dedi. Yuhalamayın. Bu birlik günüdür. Ama bilinmesi için söylüyoruz. Hep ‘hayır’ dedi. Dün dahi, ‘hayırda hayır var’ diyor. Yahu bir kez de millete evet deyin. Bir kez de gelin şu sorumluluğu Paylaşalım dediğimiz de ‘evet’ deyin. Bizim için hayırda hayır yok. Bizim için ‘evet’te hayır var. Milli iradeye ‘evet’ demekte kardeşliğe ‘evet’ demekte beraberliğe, birliğe ‘evet’ demekte hayır vardır.
Sayın Kılıçdaroğlu çağrılarımıza cevap verdi. Ama hem uzlaşmaya yanaşmadı, hem de geçici hükümete bakan göndermeyi reddetti. Bugün bu hükümette bütün partilerin olması lazımdı. Gelmediler. Sorumluluk paylaşmaya gelmediler. Terörle mücadeleyi beraber vermeye gelmediler."

FOTOĞRAFLI

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388