banner595

Sedir ağacının gölgesinde 'yeşil yol' sempozyumu: Yeşil yolla piknik turizmi gelişir

Muhammet KAÇAR/ ÇAMLIHEMŞİN, (Rize), () – KARADENİZ bölgesinde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak olan Yeşil Yol projesi, Fırtına İnsiyatifi grubunun düzenlediği sempozyumda ele alındı. Grubun avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu,...

Sedir ağacının gölgesinde 'yeşil yol' sempozyumu: Yeşil yolla piknik turizmi gelişir

Muhammet KAÇAR/ ÇAMLIHEMŞİN, (Rize), () – KARADENİZ bölgesinde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak olan Yeşil Yol projesi, Fırtına İnsiyatifi grubunun düzenlediği sempozyumda ele alındı. Grubun avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu,...

08 Ağustos 2015 Cumartesi 18:50
Sedir ağacının gölgesinde 'yeşil yol' sempozyumu: Yeşil yolla piknik turizmi gelişir
banner587
banner605

Muhammet KAÇAR/ ÇAMLIHEMŞİN, (Rize), () – KARADENİZ bölgesinde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak olan Yeşil Yol projesi, Fırtına İnsiyatifi grubunun düzenlediği sempozyumda ele alındı. Grubun avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu, Yeşil Yol ile turizmin gelişeceğinin savunulduğunu hatırlattı, “Bu yolla turizm değil sadece mangalcı gelir, piknik turizmi gelişir” dedi.
Şenyuva Köyü’ndeki Fırtına pansiyonun bahçesinde, sedir ağacının gölgesinde doğal bir ortamda gerçekleştirilen Yeşil Yol Sempozyumuna konuşmacı olarak KTÜ Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, Biyolog Prof. Dr. Mecit Vural, Biyolog Prof. Dr. Adil Güner ile Fırtına İnsiyatifi avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu katıldı.
“YEŞİL YOLLA MANGALCI GELİR, PİKNİK TURİZMİ GELİŞİR”
Bölge sakinlerinin ilgiyle izlediği sempozyumda konuşan Fırtına İnsiyatifi avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu, 8 ilin yaylalarını birbirine bağlamayı hedefleyen idarenin hangi yaylada hangi yolların birbirine bağlanacağını somut olarak ortaya koymadığını belirterek, adeta saklanan ve gizlenen bir projenin ortada olduğunu söyledi. Bölgenin artan turizm potansiyelini öne sürerek diğer yaylalarında turizme açılması amacıyla Yeşil Yol’un dayatıldığını öne süren Okumuşoğlu, “Bu sadece bir yol değil, bütün dağların yapılaşmaya açılmasına sebebiyet verecek bir yol olarak planlandı. Yukarı Kavron ve Samistal için 6 kilometrelik yol bağlantı yolu değildir. Bu yol bağlandığı taktirde Yeşil Yol transit bir yol haline gelecek ve bizim yaylalarımız, doğal yapısını kaybeden yaylalara dönüşecek. Ayder yaylasında, yapı ve araç yoğunluğu başta olmak üzere neler yaşandığını biliyoruz. Yaylaların başka Ayder’lere dönüşmesini istemediğimiz için bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Bu yol yapıldığında turizmin gelişeceğini söylüyorlar. Bu yol ile o alanlarda yıkım gelir, turizm azalır. Bu yolla sadece mangalcı gelir, piknik turizmi gelişir” dedi.
“DUVAR YAPARSANIZ DOĞAL YAŞAM ALANINI KESKİN BİR CİZGİ İLE BÖLERSİNİZ”
Eski bakanlardan Faruk Nafiz Ozak’ın, yeşi yol projesi ile ilgili olarak, “Dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir yol yapacağız” dediğini anlatan Okumuşoğlu, şunları söyledi:
“ABD’liler Mars’a uydu gönderiyorlar fakat böyle bir yol yapmayı düşünememişler. Yeşil Yol maalesef sadece ranta dayalı, yöredeki insanların hiçbir ihtiyacına yaramayan, yaylaları ortadan kaldıracak ve bölge insanını yıllardır yaşadıkları yaylalarda işgalci olarak gösterecek bir projedir. Yaylalarda duvarlar örülmeye başlandı, 10-12 metre yol genişletmeleri yapılıyor. ‘Yaylaya duvar yapılırsa ne olur?’ diyebilirsiniz. Merada duvar yaparsanız, doğal yaşam alanını keskin bir çizgi ile bölersiniz. Yaban hayatı dereye inemez. Aşağıdaki yaban hayatı yukarıya çıkamaz. Bu duvarlarla hayvancılık da yapılamayacak. Doğal yaşamın parçalanması anlamında çok ciddi zararlar başladı."
YOL GENİŞLETME SONRASI DAĞLARIN KENDİNİ ONARMASI YÜZYILLAR ALIR
Biyolog Prof. Dr. Adil Güner ise, Yeşil Yol ile birlikte bölgede ekolojik olarak bir felaketin ortaya çıkacağını belirterek, “Yollar genişletilecek. Dağların kendini onarması yıllar sürüyor. Bitki büyüme mevsimi yukarı kodlarda çok kısa. Dağlarda organik madde olmayınca toprakların kendini onarma şansı daha zayıf. Bu yollarda yapılacak her türlü kazıntının kendini onarması ve eski meraya dönüşmesi yüzyıllar alıyor” dedi.
KURDOĞLU: “DOĞA ONLAR İÇİN KULLANILMASI GEREKEN BİR YEŞİL”
KTÜ Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu da, “10 metrelik bir yolun çevreye etkisi yaklaşık 300’er metrelik bir alanı kapsıyor. Egzoz, vibrasyon ve gürültü. Bu yolu planlayanlar bunları düşünmüyorlar. Doğa onlar için kullanılması ve paraya çevrilmesi gereken yeşildir. Onlar için doğa, insan ruhunun gereksinimi olan bir doğal varlık değildir. Dağ yollarının yapım, işletme ve bakım maliyeti çok iyi para getiren bir iştir. Doğa tahrip olmuş, bir önemi yok ki. Onun için de bir restorasyon projesi yapılır, orada da büyük paralar var” diye konuştu.
HİÇ KİMSE BU AĞAÇLARIN KIYMETİ HARBİYESİ YOKTUR DEMEZ
Yeşil Yol için kesilen ağaçlarla ilgili olarak Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun, ‘O ağaçların kıymeti harbiyesi yoktur’ dediğini hatırlatan Yrd. Doç. Dr.Kurdoğlu, şöyle devam etti:
“Korumasından sorumlu olduğu kaynaklar için dünyada hiçbir Bakan, bırakın Bakanı hiç kimse, ‘Bu ağaçların kıymeti harbiyesi yoktur’ demez. Orman Bakanı, ‘Türkiye’nin yıllık 500 milyon ton erozyonla kaybedilen toprağı var’ dedi. Sanki ölçmüş gibi. Ne dedi bakan biliyor musunuz: ‘500 milyon tonluk bu rusubat akışını 3’de 1’e indirdik’. Dünyada en çok buna şaşırıyor. Bu hesabı yapabilen bir mühendis olsa olsa Türkiye’de Bakan olabilir. Bakanın Twitter hesabına ben de üyeydim. Bir konuşmamdan sonra üyelikten atıldım. Bakan sürekli olarak, ‘Ormanları koruyalım, sularımıza iyi bakalım’ diyor. Milli Park sitesine girdiğimiz zaman, ‘Milli Parkları da iyi koruyun’ yazıyor. Kamu spotu diye televizyonlarda, ‘Tarım alanlarına bina yapmayın’ diyen kimler? Yine bunlar. İyi de siz tarım alanına bina yapmak isterseniz kırk yerden izin almanız lazım. Yasaları değiştirip buralara her türlü yatırıma açan bunlar. Web sitelerinde ise, ‘Siz bunları korumakla yükümlüsünüz’ diyorlar. Anayasa’nın 56’ıncı maddesi vatandaşlara çevreyi koruma hak ve yükümlülüğü veriyor. Peki yönetenlere neden vermiyor? “
“ YEŞİL YOL HES’LERE RAHMET OKUTUR”
Yeşil Yol güzergahında 38 turizm merkezi yapılacağının anlatıldığını ifade ederek konuşmasını sürdüren Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, ”Bu 38 yeni Ayder Yaylası demek. Yani oteller, restoranlar, petrol istasyonları, fırınlar, aklınıza gelen her şey. Bunları yaparken oluşacak çevresel yükü nasıl bertaraf edeceksiniz? Sahillerdeki ilçe ve illerin çöpü ve kanalizasyonunu ne yapıyoruz? Şimdi 2 bin 500 rakımlara çıkıyorsunuz. Oraları da mahvedeceğiz. İçme sularımızda yok olup gidecek. Yukarıdaki alanlarda çok sayıda çığ oluyor. Niye ölümlü olay olmuyor. Çünkü oralarda kış mevsiminde insanlar yok. Şimdi buralarda yaşanmaya başlanacak. Yaban hayvanları bu alanlardan çekilecek. Oluşacak çöp alanları her yeri mahvedecek. Siz şehirlerdeki çöpleri ne yaptınız da buradakileri ne yapacaksınız? Yeşil Yol, HES’ler rahmet okutur” diyerek sözlerini noktaladı.
Son olarak söz alan Biyolog Prof. Dr. Mecit Vural da, habitat bütünlüğünü bozacak Yeşil Yol projesinin mutlaka yeniden gözden geçirilmesini istedi, daha fazla tahribat oluşturulmadan projede değişiklik yapılması gerektiğini savundu.

FOTOĞRAFLI

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388