banner622
banner595

(Şanlıurfa'daki polise saldırı) Figen Yüksekdağ: "O saldırıları ve cinayetlerin doğru olmadığını, doğru bulmadığımızı ifade ettik"

Çağatay KENARLI/İSTANBUL, ()- HALKLARIN Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve beraberindeki bir heyet, Suruç'ta 32 kişinin öldüğü bombalı saldırıda ağır yaralanan ve tedavisi Çapa'daki İstanbul Tıp Fakültesi...

(Şanlıurfa'daki polise saldırı) Figen Yüksekdağ: "O saldırıları ve cinayetlerin doğru olmadığını, doğru bulmadığımızı ifade ettik"

Çağatay KENARLI/İSTANBUL, ()- HALKLARIN Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve beraberindeki bir heyet, Suruç'ta 32 kişinin öldüğü bombalı saldırıda ağır yaralanan ve tedavisi Çapa'daki İstanbul Tıp Fakültesi...

23 Temmuz 2015 Perşembe 18:12
(Şanlıurfa'daki polise saldırı) Figen Yüksekdağ: "O saldırıları ve cinayetlerin doğru olmadığını, doğru bulmadığımızı ifade ettik"
banner587
banner605

Çağatay KENARLI/İSTANBUL, ()- HALKLARIN Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve beraberindeki bir heyet, Suruç'ta 32 kişinin öldüğü bombalı saldırıda ağır yaralanan ve tedavisi Çapa'daki İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'nde devam eden Dr. Çağla Seven'i, ziyaret etti. 

Ziyaret sonrasında basın açıklaması yapan Yüksekdağ, Seven'in ailesi ve doktorlarıyla görüştüğünü belirterek,

"Çağla ciddi bir biçimde ağır yaralanan arkadaşlarımızdan birisiydi. Aldığımız son bilgiye göre tedaviye yanıt verdiğini öğrendik. Tedavi süreci olumlu bir seyir izliyor. Çağla kardeşimiz gibi diğer yaralı kardeşlerimizin de biran önce iyileşmesini istiyoruz. Çağla aynı zamanda burada öğrenciydi. Hem arkadaşları, hem de hocaları tarafından sahiplenildi tedavisi burada devam ediyor. Suruç patlamasında yaralanan diğer arkadaşlarımızın da tedavisi çeşitli hastanelerdeler, durum kritik olan 8 arkadaşımız vardı. Çağla kardeşimizi çok kısa bir süre görebilme şansım olabildi. Doktoru eşliğinde odasına girdim. Kendisi konuşabilecek durumda değildi. Kendisine bütün Türkiye'nin ve vicdan sahibi insanların yanında olduğunu söyledim. Ölüme karşı yaşam için nasıl yola çıktıysa yine direnmesini söyledim. Söyleyebilecek çok fazla sözümüz kalmadı ne yazık ki. Dayatılan karanlık bu insanlık dışı saldırılardan sonra… Diliyorum ki, tüm yaralı arkadaşlarımız en kısa sürede sağlıklarına kavuşsunlar, artık ölümlerin yaşanmasını istemiyoruz. Hiç kimsenin yaşamını kaybetmesini istemiyoruz. Hiçbir şey yitirdiğimiz ve şuan yaralı olan gençlerimizin yaşamından değerli değildir. Gerilim çatışma ve kutuplaştırma ve ölüm üzerinden siyaset yapmak asla ve asla hiçbir siyasi merkeze kazandırmaz. Bu gençler büyük insanlık değerleri için yola çıkmışlardı. Gerilim yapma siyasetinden bu iktidarın vazgeçmesi gerekiyor. Bu ülke ve memleket hepimizin ama her şeyden önce gençlerin çocukların. O nedenle siyasi iktidarda, bütün siyasi mekanizmalarda her şeyden önce toplumun gençlerine geleceğine karşı saygılı olmak zorundadır. Biz bugün bu gençlerin barış, demokrasi ve kardeşlik değerleri etrafında buluşmasını birleşmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bizi karanlık günlerden kurtaracak o değerlere sarılmaktır. Can simidimiz odur" dedi.



"BENİM CANIMI ALIP GENÇLERİN YAKASINDAN DÜŞECEKSENİZ ALIN"

Yüksekdağ daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

"Birilerini ya kötülük boğmuş, ya bir akıl tutulması yaşıyorlar. Başka bir açıklamasını başka bir izahını bulamıyoruz biz bunun. Siz niye ölmediniz diyerek, bizleri gençleri ölüme göndermekle itham ettiler. Gençlerin ölümünü engellemesi gereken merkezler, bizleri niye ölmediyseniz ? Ölmediyseniz katil sizsiniz diye itham ettiler. Bunun açıklanabilir izah edilebilir hiçbir gerekçesi olamaz. Aynı zamanda hedef gösteriliyoruz. Dün sosyal medya hesabımdan söyledim. Benim canımı bana da soruyorlar? Figen Yüksekdağ neden bir gün daha kalmadı? Neden ölmedi diyorlar, eğer benim canımı alıp gençlerin yakasından düşecekseniz alın gençlerin canını almaktan vazgeçin. Gençleri katletmekten, gençlerin katledilmesinden göz yummaktan vazgeçin. Alacaklarsa buyursunlar, bizim canımız ortada… Bunlar çok kötü çok akıl almaz şeylerdir. Türkiye'de siyaset ne zaman bu hale geldi. Türkiye'de siyasetçiler ne zaman bu hale geldi. Her şeyden önce bunun açıklamasını yapsınlar. Bir siyasi parti yetkilisi çıkıp, başka bir siyasi partinin eş genel başkanına vekillerine siz o patlamada ölmediniz o zaman sorumlu sizsiniz diyebiliyorsa bu artık her şeyin onlar cephesinden şirazeden çıktığını gösteriyor."



"İKTİDAR IŞİD'LE İLGİLİ YAPMASI GEREKENİ İYİ BİLİYOR"

IŞİD ile ilgili olarak iktidarın ciddi bir mücadele programı ortaya koymasını beklediklerini ifade eden Figen Yüksekdağ, "Hala bu siyasi iktidarın ciddi bir mücadele programı ortaya koymasını bekliyoruz. Çıkıp bize kel alaka hedef saptırmaya dönük, sorumluluk üstünden atmaya dönük çağrılar yapıyorlar. Ama ne yapmaları gerektiğini çok iyi biliyorlar. Bu terör yapılanmasına şiddet yapılanmasına siyasi iktidarın kapsamlı bir mücadele programı geliştirmesi gerekiyor. Her türlü bilgi, belge yönlendirici belge mevcut bunların peşinden gitmesi gerekiyor. Her şeyden önce o Suriye'nin kuzeyi diye tarif ettikleri hedef gösterdikleri topraklardaki halklarımızın Türkiye halklarının kardeşi olduğunu kabul etmeleri gerekiyor" diye konuştu.



"POLİSLERE YAPILAN SALDIRILARI DOĞRU BULMUYORUZ"

Gazetecilerin Şanlıurfa Ceylanpınar'da dün 2 polis memurunun şehit edildiği saldırıyla ilgili soruya, Yüksekdağ "O saldırıları ve cinayetlerin doğru olmadığını, doğru bulmadığımızı ifade ettik. Her şeyden önce hiçbir sorunun ölümle çözülmemesi gerektiğini belirttik. Biz hala aynı yerdeyiz. Ölümle insanların yaşamını hedef alarak insanların yaşamına kast ederek, siyaset yürütülemez bir gerçek kendisine yol açamaz. Bütün Türkiye toplumu olarak bu sorunu aşmak zorundayız. Biz bunun yolunu işaret ettik. Bu barış dilini kullanmakla olur, bu demokrasi ilini kullanmakla olur ölüm ve çatışmanın yerine veya karşısına barışçıl demokratik siyaseti koymakla olur. Yıllardan beri yapılamayan şey budur" yanıtını verdi.



"TÜRKİYE TOPLUMU DERİN BİR ACIYLA BOĞUŞURKEN MECLİSİN BUNA DUYARSIZ KALMASI DÜŞÜNÜLEMEZDİ"

CHP'nin TBMM'yi olağanüstü toplantıya çağırması ile ilgili gelen bir soruya ise Figen Yüksekdağ,

"Bizim teklife destek veriyorlar. İlk başta olumsuz yanıt vermişlerdi. Bizim teklifimiz verdiğimiz bu teklifin değerlendirilmesi ve meclisin olağanüstü toplanmasıydı. En hayırlısı ve güzeli olmuş bence Türkiye'de böyle bir olay yaşandıktan sonra hiçbir şey yaşanmamış gibi davranamazdık. Bu nedenle meclis yeterlik sayısına ulaşılması oldukça önemli. Meclis cephesinden bir sorumluluk üstlenildiği ve sorumluluk çağrısı yapıldığı anlamına geliyor. Türkiye toplumu halkı bu kadar derin bir acıyla boğuşurken meclisin buna duyarsız kalması düşünülemezdi. Bence en doğru olan şey yapılmış ve diliyorum ki hayırlı sonuçlara da vesile olur. Bu sorunun çözümünün de önü açılır" diye cevap verdi.

FOTOĞRAFLI

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388