banner519

Jeoloji Mühendisleri Odası : Doğayı gözardı etmek, her zaman zarar verir

KAYSERİ, () - JEOLOJİ Mühendisleri Odası (JMO) Kayseri İl Temsilcisi Bülent Üzeltürk, Türkiye'nin, bulunduğu coğrafya ve topografyası nedeniyle doğal afetlerle iç içe olduğunu belirterek, ''Doğayı göz ardı ederek yaşamaya çalışmak,...

Jeoloji Mühendisleri Odası : Doğayı gözardı etmek, her zaman zarar verir

KAYSERİ, () - JEOLOJİ Mühendisleri Odası (JMO) Kayseri İl Temsilcisi Bülent Üzeltürk, Türkiye'nin, bulunduğu coğrafya ve topografyası nedeniyle doğal afetlerle iç içe olduğunu belirterek, ''Doğayı göz ardı ederek yaşamaya çalışmak,...

14 Ağustos 2015 Cuma 13:28
Jeoloji Mühendisleri Odası : Doğayı gözardı etmek, her zaman zarar verir
banner556
banner605

KAYSERİ, () - JEOLOJİ Mühendisleri Odası (JMO) Kayseri İl Temsilcisi Bülent Üzeltürk, Türkiye'nin, bulunduğu coğrafya ve topografyası nedeniyle doğal afetlerle iç içe olduğunu belirterek, ''Doğayı göz ardı ederek yaşamaya çalışmak, o yöredeki insanlara her zaman zarar vermiştir. Bu nedenle, doğayı gözleyerek, onun kurallarına uyarak yerleşim alanları seçmek ve seçilen alanlarda güvenli yerleşimi sağlamak için, gerekli tedbirleri almak önemlidir'' dedi.
17 Ağustos Marmara depreminin yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yapan JMO Kayseri İl Temsilcisi Bülent Üzeltürk, depremin her an, her yerde karşılaşabilecek, yıkıcı etkisi çok fazla olabilen ve geniş alanları etkileme özelliğine sahip bir afet türü olduğunu belirterek, ''16 yıl önce, 17 Ağustos 1999 günü meydana gelen deprem, Marmara Bölgesinden, İzmir’e ve Ankara’ya kadar olan alanda hissedilmiş bir yer sarsıntısıdır. Resmi raporlara göre, 17 bin 480 ölüm, 23 bin 781 yaralı oldu. 505 kişi sakat kaldı. 285 bin 211 ev, 42 bin 902 iş yeri hasar gördü. Resmi olmayan bilgilere göre ise yaklaşık 50 bin ölüm, ağır-hafif 100 bine yakın yaralı olmuştur. Ayrıca 133 bin 683 çöken bina ile yaklaşık 600 bin kişiyi evsiz bırakmıştır. Yaklaşık 16 milyon insan, depremden değişik düzeylerde etkilenmiştir. İzmit depremi, ekonomik ve sosyal alanda bir enkaz oluşmasına neden olmuştur. Bunun sonuçları ile başa çıkmak hiçte kolay olmamıştır'' ifadelerine yer verdi.
Türkiye'nin, bulunduğu coğrafya ve topografyası nedeniyle doğal afetlerle iç içe olduğunu kaydeden Üzeltürk, şöyle dedi:
''Ülkemizi etkisi altına alan başlıca doğal afetler; deprem, sel, heyelan, çığ, fırtına gibi afetlerdir. Marmara ve Van depremlerinde yıkımın en fazla olduğu bölgeler, Kumlu, Çakıllı, killi (alüvyon) karaktere sahip ve yer altı su seviyesi yüzeye yakın olduğu alanlardır. Hep şuna dikkat çekmekteyim; sağlam bina yapmak sadece betonu, demiri hakkıyla kullanmaktan (yasal şartlara uygun olarak) ibaret değildir. Yapıyı oturttuğunuz zeminin, iyi tanınması ve bina zemin ilişkisinin iyi kurulması, sağlam bina yapmak tanımında ilk sırada yer almak zorundadır. Doğayı göz ardı ederek yaşamaya çalışmak, o yöredeki insanlara her zaman zarar vermiştir. Bu nedenle, doğayı gözleyerek, onun kurallarına uyarak yerleşim alanları seçmek ve seçilen alanlarda güvenli yerleşimi sağlamak için, gerekli önlemleri almak önemlidir.''

FOTOĞRAFLI

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388