banner622
banner519

"Hayata Dönüş Davası"nda iki dosya birleşti sanık sayısı 196'ya çıktı

Yüksel KOÇ/İSTANBUL, () BAYRAMPAŞA Cezaevi’nde 19 Aralık 2000 tarihinde gerçekleşen ve 12 kişinin ölümü 29 kişinin de yaralanması ile sonuçlanan 39 sanıklı “Hayata Dönüş” davasına devam edildi. Mahkeme, 39 sanıklı...

"Hayata Dönüş Davası"nda iki dosya birleşti sanık sayısı 196'ya çıktı

Yüksel KOÇ/İSTANBUL, () BAYRAMPAŞA Cezaevi’nde 19 Aralık 2000 tarihinde gerçekleşen ve 12 kişinin ölümü 29 kişinin de yaralanması ile sonuçlanan 39 sanıklı “Hayata Dönüş” davasına devam edildi. Mahkeme, 39 sanıklı...

14 Ekim 2015 Çarşamba 14:47
"Hayata Dönüş Davası"nda iki dosya birleşti sanık sayısı 196'ya çıktı
banner587
banner605

Yüksel KOÇ/İSTANBUL, () BAYRAMPAŞA Cezaevi’nde 19 Aralık 2000 tarihinde gerçekleşen ve 12 kişinin ölümü 29 kişinin de yaralanması ile sonuçlanan 39 sanıklı “Hayata Dönüş” davasına devam edildi.
Mahkeme, 39 sanıklı bu davayı, Yargıtay’ın kararı doğrultusunda geçen yıl İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 157 sanıklı yeni dava ile birleştirildi.
Müştekilerden Hülya Bilik, 15 yıl sonra ilk kez operasyon gecesi yaşadıklarını anlattı.
Mahkeme, adli emanette bulunan materyallerin Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek, bu materyallerin üzerinde gaz, silah ve kimyasal madde kullanılıp kullanılmadığının tespitine karar verdi.

Birleşme sonrası sanık sayısı 196’ya çıkan davanın Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 17. duruşmasına tutuksuz sanıklar Vedat Ceylan, Halil Akgül ile müştekiler Hülya Bilik, Mete Bilik ile avukatları katıldı. Birleşen dosyanın sanıkları ve avukatları ise duruşmaya katılmadı.
Mahkeme, 15 yıl önce yaşanan operasyon sırasında Bayrampaşa Cezaevi C-1 koğuşunda kalan Hülya Bilik’in ifadesini müşteki sıfatı ile aldı. Hülya Bilik olay gecesini şöyle anlattı:
‘SAÇLARIMIZ VE VÜCUDUMUZ YANIYORDU ANCAK ALEV YOKTU’
“Ben olay tarihinde Bayrampaşa Cezaevi’nde C-1 koğuşundaydım. Gece 03.30 sıralarında patlama sesiyle uyandım. Yoğun sis bombası ve silah sesleri vardı. Üzerimize gaz bombası, sis bombası atıldı. Koğuşumuz tarandı. Koğuşumuzun tavan kısmı delinerek sinir gazı olduğunu tahmin ettiğim siyah renkli gaz sıkıldı. Hepimiz bilincimizi kaybettik, bir süre kendimize gelemedik. Bize sıktıkları gaz sonucunda alev olmaksızın vücudumuzun yandığını hissettik. Saçlarımız ve vücudumuz yanıyordu, ancak alev yoktu, kimyasal gaz kullanıldığını düşünüyorum. Bu olay sırasında yaralandım, iki ay kadar hastanede kaldım. Üzerimizde silah olduğu iddia edildi ancak bizim kendimizi koruyabilecek sadece havlularımız vardı. Tavandan açılan delikten attıkları bir madde ile koğuşumuzda yangın çıktı, 6 arkadaşımız yanarak can verdi. Çok ağır yaralı arkadaşlarımız vardı, onlara müdahale edilmedi. Erken müdahale yapılsaydı belki kurtulabilirlerdi. Biz havalandırmaya çıktıktan sonra iki saate yakın yaralılarla birlikte bekledik. Ağır yaralı olan Hacer Arıkan, Birsen Kars, Gamze Bayram, Songül İnce, Ebru Dinçer, Özgül Dede, Gülperi Özen, Alev Yıldız’a herhangi bir müdahalede bulunulmadı.”
SANIK SAYISI 196 OLDU
Mahkeme Başkanı Mehtap Yılmaz, Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan ve İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 157 jandarma görevlisiyle ilgili iddianamenin bu dosya ile birleştirme kararı verdiğini belirtti. Duruşmaya gelmeyen müştekilere davetiye çıkarılmasına karar veren mahkeme, aralarında Zeki Bingöl’ün de bulunduğu 7 sanık hakkında çağrı kağıdı çıkarılmasına karar verdi.
Birleşen dosyadaki diğer sanıkların savunmalarının SEGBİS sistemi ile alınmasına karar veren mahkeme, Jandarma Genel Komutanlığı’na, operasyonun yapılmasına dair emri ve operasyon sonuç raporlarının gönderilmesi için yazı yazılmasına hükmetti.
ADLİ TIP MATERYALLER ÜZERİNDE KİMYASAL GAZ VE KURŞUN İZİ ARAYACAK
Mahkeme, adli emanete bulunan materyallerin Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek, bu materyallerin üzerinde gaz, silah ve kimyasal madde kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili rapor alınmasına karar vererek duruşmayı erteledi.
İDDİANAMEDEN
Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2010 yılında hazırlanan iddianamede, 19 Aralık 2000 tarihinde gerçekleşen operasyonda Bayrampaşa Cezaevi’nde 12 kişinin öldüğü 29 kişinin de yaralandığı hatırlatıldı.
39 jandarma er hakkında iddianame hazırlayan Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı, 39 şüphelinin, “Görev sınırını aşarak gayrimuayyen şekilde birden çok adamı öldürmek” suçundan 12 kez müebbet ve 29 kişiyi de öldürmeye teşebbüsten 29 kez 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmalarını talep etmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da geçen yıl aynı suçlamalarla ilgili olarak 157 jandarma hakkında hazırladığı iddianameyi İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, görevsizlikle bu iddianameyi 39 sanıklı davanın görüldüğü Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Mayıs ayında görülen duruşmada 157 sanıklı iddianame ile ilgili davanın dosyasını Yargıtay’a göndererek, davaya bakmakla görevli yetkili mahkemenin belirlenmesini istedi. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ni yetkilendirince, mahkeme her iki iddianameyi birleştirdi.

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591