banner519

Diyanet İşleri Başkanı Görmez:

- "Bizim asli görevimiz, mihrap görevidir, bizim asli görevimiz minber görevidir, bizim asli görevimiz, milletin manevi, dini ve ahlaki hayatını ayakta tutma çabası ve gayretidir" - "Asli görevimizi yerine getirmiş olduğumuz zaman Allah'a ve millete karşı görevlerimizi yerine getirmiş oluruz" - "Cami açık olmalı. Bizim camiyi, Allah'ın evi olan camiyi namaz vakitlerinde açılıp kapanan bir devlet dairesine dönüştürme hakkımız ve haddimiz olamaz, olmamalı"

Diyanet İşleri Başkanı Görmez:

- "Bizim asli görevimiz, mihrap görevidir, bizim asli görevimiz minber görevidir, bizim asli görevimiz, milletin manevi, dini ve ahlaki hayatını ayakta tutma çabası ve gayretidir" - "Asli görevimizi yerine getirmiş olduğumuz zaman Allah'a ve millete karşı görevlerimizi yerine getirmiş oluruz" - "Cami açık olmalı. Bizim camiyi, Allah'ın evi olan camiyi namaz vakitlerinde açılıp kapanan bir devlet dairesine dönüştürme hakkımız ve haddimiz olamaz, olmamalı"

05 Kasım 2015 Perşembe 16:40
Diyanet İşleri Başkanı Görmez:
banner587

KASTAMONU (AA) - Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Bizim asli görevimiz, mihrap görevidir, bizim asli görevimiz minber görevidir, bizim asli görevimiz, milletin manevi, dini ve ahlaki hayatını ayakta tutma çabası ve gayretidir. Asli görevimizi yerine getirmiş olduğumuz zaman Allah'a ve millete karşı görevlerimizi yerine getirmiş oluruz" dedi. 

Görmez, Kastamonu Belediyesi Nikah ve Konferans Salonu'nda din görevlileriyle bir araya geldi. Görmez, burada yaptığı konuşmada, dünyanın, İslam dininin, Müslümanların ve İslam coğrafyasının tarihin en zor dönemlerini yaşadığını söyledi. 

Din görevlilerinin böyle bir dünyada insanlığın umudu haline geldiğini ifade eden Görmez, milletin dini ve manevi hayatına hizmet ettiklerini vurguladı.

Diyanet İşleri Teşkilatının 1924'den günümüze kadar çok önemli süreçlerden geçtiğini, milletin dini ve manevi hayatını daima ayakta tutmak için çaba sarf ettiğini dile getiren Görmez, kurumda çalışan herkese bu sorumluluk kapsamında çok büyük görevler düştüğünü vurguladı.

Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığındaki bütün görevlerin ikiye ayrıldığını, bunların asli ve tali görevler olduğunu, tali görevlerin masabaşı görev niteliği taşıdığını aktararak, "İdarecilik ve unvanlı görevlerin tamamı masabaşı görevlerdir. Bizim asli görevimiz, mihrap görevidir, bizim asli görevimiz minber görevidir, bizim asli görevimiz milletin manevi, dini ve ahlaki hayatını ayakta tutma çabası ve gayretidir. Asli görevimizi yerine getirmiş olduğumuz zaman Allah'a ve millete karşı görevlerimizi yerine getirmiş oluruz" değerlendirmesinde bulundu.

- İmamın görev tanımı 

Asli görevin yerine getirilmesi için öncelikle yeni dönemde görev tanımlarının tamamının gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Görmez, bundan 10 yıl önceki imamlık tanımıyla bugünkü imamlık tanımının değiştiğine dikkati çekerek şunları söyledi:

"On sene önceki müftülük çerçevesinde kalan bir müftüyle bugün benim de çalışmam mümkün değildir, bu ülkenin de çalışması mümkün değildir. On sene önceki vaizlik tanımıyla bugünkü vaizlik tanımı değişmiştir. Hangi açılardan neden değişmesi lazım. Çünkü hayat değişiyor, toplum değişiyor. On sene önceki gençlik bugünkü gençlik değildir. Görev tanımlarımızı değiştirmediğimiz zaman yolumuza devam etmemiz mümkün değildir."

-  "İmam" ve "imam hatip" kavramları

Görmez, "imam" ve "imam hatip" kavramlarının önemine işaret ederek,  imamın artık günde 5 vakit ezan okunduğunda milletin önüne geçerek namaz kıldıran insan olmadığına vurgu yaptı. Görmez, Kur'an öğretmeninin, mahalledeki sınıfı dolduran 3-5 kişiye Kur'an öğretmekten ibaret olmadığını belirtti.

Bu tanımlarla yola devam etmenin mümkün olmadığını söyleyen Görmez, şöyle dedi:

"İmam, köy imamı dediğimiz zaman asıl vazife alanı nedir? Zaten günde 5 defa namaz kılmak dinen farz değil midir, farzdır. Bu namazı camide kılmak müekked bir sünnet değil midir, müekked bir sünnettir. Biz, imam olmasak da o camiye gidip o namazı kılmak zorunda değil miyiz? Dolayısıyla, bizim asli vazifemiz bu değildir. Biz elbette kendi minaremizden o ezanı hiçbir zaman eksiltmemek, milletin ibadet hayatına rehberlik yapmakla elbette mükellefiz. Ama onun ötesinde bir imam hatibin yapacağı en önemli şey şudur, mahallesinin bütün sakinlerinin haritası önündedir. Bir köy imamı, bir mahallede imamlık yapan bir hocamızın yapacağı en önemli şey, öncelikle mahallesinde kendi hinterlandında, etrafında kaç aile yaşıyor? Bunların hepsinden haberdar olacak. 500 aile mi yaşıyor, bu 500 aileden kendisine haftada, günde, ayda veya yılda uğrayan kaç kişi var? Onların yaşları nelerdir, o mahallede kaç tane genç var. O gençlerden kaç kişiyle irtibatı var? Bu mahallede kaç tane ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencisi var? Bunlardan haberi olmayan bir imam hatip yoluna devam edemez."

- İmamlık mesleğinin tanımı artık değişti

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, imamın vazifesinin ezan okunduğunda camiye gelenlere namaz kıldırmak değil, gelmeyenlere gitmek olduğunu dile getirerek, "Elimizde bir defterimiz olmalı, her sayfasında bir ailenin ismi olmalı. Kaç aile birbirine küs bundan mahallenin imamı haberdar olmalı" dedi.

"Mahallesinden suç işleyip hapse düşmüş kaç insan olduğundan haberdar olmayan bir imam, o mahallenin imamı olamaz" diyen Görmez, "Kaç aile içerisinde problem var, onları barıştıracak olan o mahallenin imamı olmalı. Kaç hasta var, hastayı ilk ziyaret eden mahallenin imamı olmalı, köyün imamı olmalı. Çocuklara, gençlere, kadınlara ve ailelere yönelik projeniz olmalı" ifadelerini kullandı.

İmamlık mesleğinin tanımının artık değiştiğini vurgulayan Görmez, "Cami açık olmalı. Bizim camiyi, Allah'ın evi olan camiyi namaz vakitlerinde açılıp kapanan bir devlet dairesine dönüştürme hakkımız ve haddimiz olamaz, olmamalı"  sözlerine yer verdi. 

Toplantıya Kastamonu Müftüsü Osman Aydın, akademisyenler, din görevlileri ve vatandaşlar katıldı.   

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388