banner622
banner519

Deprem hep onu kovaladı, eşi ve kızını kaybetti...

1992 yılındaki Erzincan depreminde ağır hasar gören evden sağ kurtulan Yılmaz ailesi, 17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen Marmara depremine ise Yalova'da yakalandı. Depremde eşini ve kızını kaybeden ve kendisi de enkazdan 5 saat sonra çıkartılan Necmi Yılmaz, aradan kaç yıl geçerse geçsin o anı unutamadığını söyledi.

Deprem hep onu kovaladı, eşi ve kızını kaybetti...

1992 yılındaki Erzincan depreminde ağır hasar gören evden sağ kurtulan Yılmaz ailesi, 17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen Marmara depremine ise Yalova'da yakalandı. Depremde eşini ve kızını kaybeden ve kendisi de enkazdan 5 saat sonra çıkartılan Necmi Yılmaz, aradan kaç yıl geçerse geçsin o anı unutamadığını söyledi.

16 Ağustos 2016 Salı 10:47
Deprem hep onu kovaladı, eşi ve kızını kaybetti...
banner625
banner605

17 Ağustos Marmara depremi yürekleri dağlamaya devam ediyor. Bu dramlardan birisi de Yalova'nın Dere Mahallesi'ndeki Gök apartmanında yaşandı. 1992 Erzincan depreminden sonra ailesi ile birlikte Yalova'ya taşınan Necmi Yılmaz, bu apartmanın 3. katında aldıkları daireye yerleşti. Ancak deprem peşlerini Yalova'da da bırakmadı. 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depreme yakalanan Yılmaz ailesi, 6 katlı binanın çökmesi üzerine enkaz altında kaldı. Çöken binadan 5 saat sonra sadece baba Necmi Yılmaz sağ olarak çıkartılırken, eşi Nesrin ve kızı Esra Yılmaz ise hayatını kaybetti. 

Aradan geçen 17 yıla rağmen acılarının hiç azalmadığını dile getiren Necmi Yılmaz, o anları anlattı. Depremin her yıldönümünde aynı hüznün ve korkunun bir kez daha üstlerine çöktüğünü dile getiren Yılmaz, "1992 yılında Erzincan depremine Kemah ilçesinde yakalandık. Evimiz hasar gördüğü için Yalova'ya yerleştik. Burada depreme dayanıklı bir ev aradık. Ardından Kazımkarabekir Caddesi üzerinde Gök Apartmanından bir daire satın alarak ailemle buraya yerleştik. 17 Ağustos 1999 gecesi, saat 03:00 sularında, eşim bir odada, kızım bir odada, ben de yatak odasındaydım. Bir ses gelmeye başladı. Yer yerinden oynadı. Bina yıkılmaya başladı. Ben kendimi 30-40 santimlik bir boşluğa attım, ama bina çökünce kirişlerden birisi benim ayaklarıma oturdu. Bizim evimiz 3. kattaydı. 3 kat üstümüze çökmüştü. Eşime ve kızıma defalarca seslendim, ama hiç bir ses gelmeyince umutsuzluğa düştüm. Ben de kurtulamayacağımı ve burada öleceğimi düşünüyordum. Beni 5 saat sonra enkazdan çıkardılar, ancak eşimi ve kızımı kaybettim. Aradan 17 yıl geçti, ancak acılar hiç azalmadı. Depremin yıldönümü geldiğinde o günleri yeniden yaşayıp hüzünleniyoruz. O gün geldiğinde en sevdiğiniz, en değer verdiğiniz kişileri kaybetmenin acısı yeniden yüreğinize çöküyor. Allah bir daha bizlere böyle bir acı göstermesin" dedi. 



İHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599