banner519

Demirtaş; Barışın adresi Brüksel değil Ankara (YENİDEN)

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Brüksel’de KCK’nın önde gelen isimleri ile görüşürken, Türkiye’deki çatışma ortamının önüne geçme adresinin Ankara olduğunu söyledi. PKK/KCK’nın 28 Şubat’taki...

Demirtaş; Barışın adresi Brüksel değil Ankara (YENİDEN)

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Brüksel’de KCK’nın önde gelen isimleri ile görüşürken, Türkiye’deki çatışma ortamının önüne geçme adresinin Ankara olduğunu söyledi. PKK/KCK’nın 28 Şubat’taki...

06 Ağustos 2015 Perşembe 22:28
Demirtaş; Barışın adresi Brüksel değil Ankara (YENİDEN)
banner625
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Brüksel’de KCK’nın önde gelen isimleri ile görüşürken, Türkiye’deki çatışma ortamının önüne geçme adresinin Ankara olduğunu söyledi. PKK/KCK’nın 28 Şubat’taki Dolmabahçe Mutabakatı’nın uygulanmasını istediğini belirten Demirtaş, HDP’den bazı milletvekillerinin Kamu Güvenliği Müşteşarlığı ile ile bazı görüşmeler yaptığını kabul ederken, “Bu bir ilerlemedir somut bir gelişmedir diyebilmemiz için Dolmabahçe Mutabakatı’nda tariflenen ve orada sözlü olarak konuşulan müzakere koşullarına dönülmesi lazım. Bunun dışında bir kez daha aldanma ve aldatma politikalarına alet olmaktır” dedi.
Uydu aracılığı ile Brüksel’den yayın yapan Med Nuçe TV’nin bu akşam canlı yayınına katılan Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin kafasında sadece PKK’nın silah bırakması konusunun bulunduğunu, buna odaklanıldığını belirterek, “Keşke mümkün olsa. Biz itiraz etmiyoruz. Biz siyaset yapmak üzere kurulmuş bir siyasi partiyiz. Silahsız ortamı senden daha fazla isteriz. Ama olacak uygun makul yöntemlerle nasıl konulduysa gerçekleşsin istiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dolmabahçe Mutabakatı’ndan birkaç gün sonra istediği sonucun ortaya çıkmadığını gördüğünü ileri süren HDP Eş Genel Başkanı, İmralı’da 27 Şubat’ta yapılan görüşmelere ilişkin şunları söyledi:
“Dolmabahçe Muhabakatı’nın en son konuşulduğu 28 Şubat’tan 1 gün önce heyetler İmralı’dan ayrılırken ‘Bunu (Mutabakatı) yarın açıklıyoruz, 1 hafta sonra da gözlemci heyeti, devlet heyeti, HDP heyeti hep birlikte gelecekler denildi. İsimler de belirlendi. İsimler sunuldu. Cumhurbaşkanı ‘Olabilir’ dedi. 28 Şubat’a 1 hafta ekleyin heyetler o tarihte yeniden gidilecek denildi. Yine İmralı tutanaklarına dayanarak söylüyorum. Orada büyük bir masa kurulmuş. İmralı Hapishanesi’nde 2’nci katta her halde 20-30 kişinin oturabileceği bir masa. O masada herkes oturacak, ilk sözü sayın Öcalan alacak. Bunları yine oradaki konuşmalara dayanarak söylüyorum. Bunları ben kafamdan uydurmuyorum yani. İlk sözü alacak Öcalan ne söyleyeceğini bile söylüyor; ‘Bu tarihi müzakerenin başlangıcında tarihi çözüme fırsat verebilmek için PKK, Mart’ın şu tarihinde (net tarih verecek- belki 21 belki sonu) silahlarını bırakmak üzere kongre toplamaya çağırıyorum’ diyecek. İlk sözü alacak ve tarih verecek. PKK’ya net çağrısını yapacak herkesin huzurunda. ‘Ondan sonra sizler tartışacaksınız artık. Şu on madde içerisinde bir ilkesel bir mutabakat çıkarmaya’ diyecek. Kendisi diyor ki gözlemci heyetine; ‘İsterseniz hiç gitmeyin adadan. Hatta keşke devlet size burada kalacak yer yapsa zaman kaybetmeyelim o kadar kritiktir saatler’ diyor. ‘1 hafta, 3 gün 5 gün bu işi çözün’ gidin. Anlaşma ilkelerde sağlansın o ilkeler kağıda yazılsın. Altına HDP,devlet imza atsın gözlemci heyet de evet buna tanıklık ettik anlaşmaya vardık diye imza atılsın. Ben imza atmayabilirim. Benim adıma alerji duyuluyor olabilir. Ama isterlerse de atarım, sorumluluk alırım. Bu belgeyi kim isterse parlamentoya sunsun. Bunun çerçevesinde PKK silah bırakacak. Biz yasasını çıkarıyoruz. Bu ilkeler doğrultusunda anayasa, yasalar konusunda ister AKP, ister HDP ayrı ayrı, ister tek parlamentoya sunulsun. Parlamento bu tarihi silahsızlanma yasasına evet derse bu iş biter artık. İmralı’da bu kadar detaylı konuşuldu.”
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Uygulamayı görmek istiyoruz” dediğini, buna hak verdiğini ancak, “Evet bizim de uygulamamızı göreceksiniz” demediğini savundu. Demirtaş, arşivleri tarattığını Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bir yerde “Tabii bizim de yapmamız gereken şeyler vardır” dediğini, Bülent Arınç’ın o dönemde, “Sayın cumhurbaşkanının haberi var” dediğini bunun son destek açıklaması olduğunu, bunun üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nınn kendisine saldırdığını iddia etti.
BRÜKSEL ZİYARETİ
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, PKK/KCK’nın süreci bozan taraf olmayı kabul etmediğini hükümetin de kabul ettiği Dolmabahçe Mutabakatı’na bağlı olduklarını “27 Şubat’ta hangi pozisyondaysak ona sadığız” açıklaması yaptığını söyledi.
Demirtaş, Brüksel ziyareti ile birlikte Türkiye kamuoyunun beklentisini anlayışla karşıladığını ancak, bunun öncelikle televizyondaki bu tartışma programı için önceden planlandığını söyledi. Selahattin Demirtaş, şöyle devam etti:
Brüksel’de tabii Kürt siyasetçiler var. Onlarla da bütün süreci değerlendirme, partimizin siyasetini anlatma, onlardan değerlendirme alma imkanım oldu. En nihayetinde yapılan açıklamayı Türkiye kamuoyu izlemiştir. Hükümet politikaları sert karşılık veriyor. Ateşkesin sağlanacağı adres burası değil. Keşke öyle olsa çok kolay olurdu. Eminim ki, ziyaretimin barışa dönüşme ihtimali milyonda 1 bile olsa buradan sağlayıp çıkabilirdik. Asıl süreci bitiren masayı deviren hükümetin yeri;. Ankara’dır. Bugünkü geçici de olsa hükümet biraz cesur davranabilse biz HDP olarak elimizden geleni yapmaya hazırız. Olumlu yanıt vermeyen hükümetin kendisidir. Kamuoyu bu ziyaretten eminim ki bir beklenti içerisinde. Ama asıl Ankara’da yapacağımız çalışmalar görüşmeler hükümete yönelik baskı basınç sonuç alıcı olacaktır. Türkiye’de hiç kimse kendisini güçsüz çaresiz hissetmesin. Halk bir güçtür. Halk isterse barış olur. Herkes bulunduğu yerde barış istediğini haykırmalıdır. Her şeyi kullanmak gerekir. Hükümet bunu sürdüremeyeceğini görünce her şey olabilirliği artan siyasete dönecektir. Brüksel’de yaptığım Kürt tarafında ne savaşta ısrar ne öfke var.”
SON GÖRÜŞMELER
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, medyada yer alan partisi ile Kamu Güvenliği Müşteşarlığı arasındaki görüşmelere ilişkin bir soruya da şu karşılığı verdi:
“Dün veya önceki gün heyetimizin görüşmeler yaptığına dair bilgiler kamuoyuna yansıyor. Tartışılıyor. Evet bazı görüşmeler Ankara’da kendilerinin istediği gerçekleşti. Fakat ‘Bu bir ilerlemedir somut bir gelişmedir’ diyebilmemiz için Dolmabahçe Mutabakatı’nda tariflenen ve orada sözlü olarak konuşulan müzakere koşullarına dönülmesi lazım. Bunun dışında bir kez daha aldanma ve aldatma politikalarına alet olmaktır.”
Demirtaş, bundan böyle İmralı’da yapılabilecek görüşmelerde izleme kurulu olarak görev yapacak, gözlemci heyetin ciddiyeti, saygınlığı, barış konusunda deneyimleri olan tüm tarafların güvenebileceği şeffaflığa da taraflara baskı konusunda katkı sunabilecek uluslar arası isimlerden oluşması gerektiğini savundu. Demirtaş, “İmralı Adası’nda yeni bir konsepte ihtiyaç vardır. Öyle bir hücreye konulmuş siyasi liderden bunları yapmasını beklemek de haksızlıktır. Yükü onun omuzlarına atıp bu tarafta hükümetin istediği gibi at oynatmasını sağlamak haksızlıktır. Açık aleni temas kurulmasının sağlanması gerek. Bir emrinle 400- 500 uçağı kaldırıyorsun, bir emrinle bir kosteri de kaldır bakalım. Savaş yapma kararını alıyorsan barış yapma kararını da alabilmelisin. İmralı kosterine bizim, uluslar arası heyeti bindirip gidin bize barış mesajı getin demek mi zordur. Biz ülkemize barış getirmek istiyoruz. 7 Haziran öncesi bu vizyonla söz verdik. Barışı armağan etmek zorundayız. Asla bundan vaz geçmeyeceğiz.” diye konuştu.
Demirtaş,HDP’nin bazı konularda zeminlerde Kandil, Ankara, İmralı hattında arabuluculuk yapabileceğini, bazı konularda ise seçilmiş bir grup olarak Parlamento ayağında çözümün adresi olduğunu son olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmede önlerinde duran risklerden söz ettiklerini bildirdi.

FOTOĞRAFLI  

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599