banner595

ÇHD üyesi avukattan cezaevi değerlendirmesi

Tufan HAMARAT- Mücahit BEKTAŞ/İZMİR, () -  İZMİR'in Aliağa İlçesi'ndeki 'Şakran Cezaevi' diye bilinen İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda çocuk mahkumların birbirlerine işkence yaptıkları yönündeki iddiaların...

ÇHD üyesi avukattan cezaevi değerlendirmesi

Tufan HAMARAT- Mücahit BEKTAŞ/İZMİR, () -  İZMİR'in Aliağa İlçesi'ndeki 'Şakran Cezaevi' diye bilinen İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda çocuk mahkumların birbirlerine işkence yaptıkları yönündeki iddiaların...

24 Şubat 2015 Salı 15:12
ÇHD üyesi avukattan cezaevi değerlendirmesi
banner625
banner605

Tufan HAMARAT- Mücahit BEKTAŞ/İZMİR, () -  İZMİR'in Aliağa İlçesi'ndeki 'Şakran Cezaevi' diye bilinen İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda çocuk mahkumların birbirlerine işkence yaptıkları yönündeki iddiaların kurum içi yazışmayla ortaya çıkması şok etkisi yaratırken, daha önce bu cezaevindeki çocuklarla görüşmeler yapan avukat Serdar Gültekin değerlendirmede bulundu. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi üyesi avukat Gültekin, "Basına yansıyan olaylar, bizim açımızdan malumun ilanı niteliğinde" dedi.
'Şakran Cezaevi' diye bilinen İzmir Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Hamit Karslıoğlu'nun imzasını taşıyan kurum içi yazışmada, cezaevinde çocuk mahkûmların birbirlerine işkence yaptıkları yönündeki haber kente büyük yankı uyandırdı. Daha önce bu cezaevine gidip 30'u aşkın çocukla görüşen ÇHD İzmir Şubesi yöneticilerinden avukat Serdar Gültekin, ortaya çıkan olaylarla ilgili uyarıda bulunmalarına rağmen, kamuoyu ve devlet organlarını ikna edemediklerini söyledi. Avukat Gültekin şunları anlattı:
"Basına yansıyan olaylar, bizim açımızdan malumun ilanı niteliğinde. Biz 2013 yılı Mayıs ayında orada yaptığımız incelemelerde, önemle belirtmiştik. 'Şakran Çocuk Cezaevi'nde önlem alınmazsa bu cezaevi, Pozantı Cezaevi gibi olacak hatta onun da ötesine geçecek' demiştik. Ancak o dönemde Bakanlık olayı incelemek yerine, bir açıklamayla iddiaların doğru olmadığını açıklamakla yetindi. Bugün geldiğimiz noktada, o cezaevi müdürü tarafından yazılmış bir belgeyle bizim söylediklerimiz teyit edilmiş oldu. Bu bizim için şaşırtıcı olmadı, bildiğimiz, ancak kamuoyu ve devlet organlarını ikna edemediğimiz bir konuydu. O dönemde 30'un üzerinde çocukla görüştük ve yoğun bir kötü muameleden, birkaç çocuğun hortumla dövülmesi, gardiyanlar tarafından sürekli darp edilmeleri, hücrelere kapatılmak, süngerli odalara kapatılmak gibi birçok ciddi somut deliller sunuyorlardı. Bazı çocuklar görüştüğümüz yerde bize vücutlarındaki izleri gösteriyorlardı. Baktığımızda, içi boş plastikle vurulmuş, etrafı kırmızı içi beyaz izler görüyorduk. Bununla ilgili savcılıkla da görüştük, görünür şeyler de vardı ama soruşturulmadı. Bugün hala o yaşananlarla ilgili hiç kimse hakkında dava açılmadı. O dönemin müdürü ödüllendirilir gibi Ankara'ya gönderildi. O uygulamalara maruz kalan, süngerli odaya, hücreye kapatılan, aç bırakılan çocuklardan biri Ankara'ya diğeri İstanbul'a sürüldü. Bu şekilde olayın üstü kapatılmaya çalışıldı. Görüyoruz ki bu işler devam ettikçe üstü kapatılamıyor, işte böyle müdürün yazısıyla ortaya çıkıyor." 
'DEVLET HAPSEDİYOR AMA KORUYAMIYOR'
Söz konusu cezaevlerinin işlevselliğini yitirdiğini savunan avukat Serdar Gültekin sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu sonucu ortaya çıkartan nedenleri ortadan kaldırmak gerekiyor. Öncelikle Türkiye'deki ceza infaz rejiminin ciddi anlamda ele alınıp, yanlışlarının düzeltilmesi gerekiyor. Kısa süre önce Pozantı Cezaevi'nde yaşananlarla ilgili gardiyanların (infaz koruma memurları) tamamı hakkında takipsizlik kararı çıktı. Oradaki olaylarda gardiyana ceza verilmeyince, diyelim ki Şakran Cezaevi'ndeki gardiyanlar bunu görüyorlar ve adı konmamış bir zırhla kuşatıldıklarının farkındalar. Dolayısıyla işkence yapabiliyorlar çocuklara. Özellikle çocuk cezaevlerinin kapatılması gerekiyor. Devlet bu çocukları hapsediyor ama koruyamıyor."
DÜZENLİ ZİYARET EDİLEN ÇOCUKLARDA SORUN AZ
Çocukla ailenin görüşüyor olmasının çocuk için hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Avukat Serdar Gültekin şöyle konuştu:
"Düzenli olarak ziyaret edilen çocuklar genellikle bir arada tutuluyor. Onun dışında düzenli ziyaretçisi olmayan çocuklar ise kendi içlerinde ayrı koğuşlarda tutuluyor. Dolayısıyla ailesi tarafından ziyaret edilen bir çocukla görüştüğünüzde, kendi koğuşunda minimum düzeyde sorunlardan bahsediyor, çok ağır uygulamalara maruz kalmadığı sonucuna ulaşıyorsunuz. Ancak o koğuşun dışına çıktığınızda ciddi sorunların olduğu apaçık görülüyor."

FOTOĞRAFLI

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388