banner595

"Altyapı ve imar projeleri, iklim değişiklerine göre düzenlenmeli"

- İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şen: - "Şehirlerdeki altyapı sistemleri iklim değişikliklerine göre planlandırılmalıdır. Akarsu havzaları içinde büyüyen yerleşimler, açılan yeni yollar ve kurulan tesisler sonucunda arazi yapısı değişmekte, bu da sele davetiye çıkarmaktadır" - "Çığ, heyelan ve sel yataklarındaki yerleşimler en kısa zamanda daha uygun yerlere taşınarak muhtemel riskler ortadan kaldırılmalıdır. Islah çalışmaları yapılan alanlarda kesinlikle imara izin verilmemeli, dere yataklarındaki mevcut yapılaşmalar güvenli bölgelere taşınmalıdır"

"Altyapı ve imar projeleri, iklim değişiklerine göre düzenlenmeli"

- İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şen: - "Şehirlerdeki altyapı sistemleri iklim değişikliklerine göre planlandırılmalıdır. Akarsu havzaları içinde büyüyen yerleşimler, açılan yeni yollar ve kurulan tesisler sonucunda arazi yapısı değişmekte, bu da sele davetiye çıkarmaktadır" - "Çığ, heyelan ve sel yataklarındaki yerleşimler en kısa zamanda daha uygun yerlere taşınarak muhtemel riskler ortadan kaldırılmalıdır. Islah çalışmaları yapılan alanlarda kesinlikle imara izin verilmemeli, dere yataklarındaki mevcut yapılaşmalar güvenli bölgelere taşınmalıdır"

18 Kasım 2015 Çarşamba 11:11
banner556

KASTAMONU (AA) - SEMİH YÜKSEL - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, şehirlerdeki altyapı ve imar projelerinin, küresel iklim değişikleri göz önünde bulundurularak düzenlenmesi gerektiğini bildirdi. 

Şen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyayı etkisi altına alan küresel ısınma sonucunda, Türkiye'de oluşan doğal afetlerin, atmosfer ve doğa olayı "El Nino"nun etkisiyle az da olsa arttığını söyledi.

Meteorolojik karakterli doğal afetlerin artış gösterdiğine dikkati çeken Şen, "Son birkaç yıldır küresel ısınmanın etkisi olarak ülkemizde meydana gelen iklim değişikliğinin etkileri, meteorolojik karakterli doğal afetlerin artmasına yol açtı. Bu yıl, mart ayında başlayan ve bütün dünyayı etkileyen El Nino'nun da varlığı doğal afetlerin artmasına katkı sağladı. Şiddetli yağışlar, fırtınalar, hortumlar ve kuraklık görüldü" dedi.

Şen, plansız şehirleşmenin olduğu bölgelerde aşırı yağışların sele dönüştüğüne işaret ederek doğal afetlerin zararlarını en aza indirmek için ilgili kurumların acil eylem planları oluşturmaları gerektiğini vurguladı.

Özellikle dere yataklarının mutlak koruma mesafelerinin 100 ila 500 yıllık taşkın verilerine göre hesaplanması gerektiğini ifade eden Şen, şu bilgileri aktardı:

"Ülkemizin topoğrafik yapısı ve plansız yerleşimi aşırı yağışlarda sel riskini artırır. Yağışlar, dağlık ve eğimli bölgelerde taşkınlara, kentlerde ise sellere neden olmaktadır. Normal bir doğa olayı olan sel ve toprak kaymalarının can ve mal kaybına neden olup doğal afete dönüşmemesi ve afetlerin zararlarının en aza indirilmesi için ilgili kurumların acilen alması gereken önlemler vardır. Öncelikle şehirlerdeki altyapı sistemleri iklim değişikliklerine göre planlandırılmalıdır. Akarsu havzaları içinde büyüyen yerleşimler, açılan yeni yollar ve kurulan tesisler sonucunda arazi yapısı değişmekte, bu da sele davetiye çıkarmaktadır. Dolayısıyla dere yataklarının mutlak koruma mesafelerinin 100 yıllık sel verilerine göre hesaplanması gerekir. Sel risk mesafeleri ise 500 yıllık sel verilerine göre, şayet bu konuda bilgi yoksa mevcut arazi yapısı göz önünde bulundurularak en az mutlak koruma mesafesinin 3 katı olacak şekilde uzatılmalıdır."

Islah işlemleri tamamlanan dere yataklarının imara kapatılması uyarısında bulanan Şen, "Çığ, heyelan ve sel yataklarındaki yerleşimler en kısa zamanda daha uygun yerlere taşınarak muhtemel riskler ortadan kaldırılmalıdır. Islah çalışmaları yapılan alanlarda kesinlikle imara izin verilmemeli, dere yataklarındaki mevcut yapılaşmalar güvenli bölgelere taşınmalıdır. Meteorolojik uyarılara, yerel hazırlıklara ve bireysel güvenliğe daha çok önem verilmelidir. Halkın tehlikeyi tanıması, uyarıları anlaması, afet öncesinde, sırasında ve sonrasında ise yapılması gerekenler konusunda eğitim programları gerçekleştirilmelidir" önerilerini dile getirdi. 

-Artvin'deki sel ve heyelan

Prof. Dr. Şen, Artvin'deki sel ve heyelanları da değerlendirerek doğal afetlere karşı bölgede alınan önlemlerin ve hazırlanan planların gözden geçirilmesinin doğru bir yaklaşım olacağını belirtti.

Bölgede aynı mevsimde ikinci kez doğal afet yaşandığını anımsatan Şen, şunları kaydetti:

"Sonbaharda Artvin maalesef ikinci kez sel ve heyelana maruz kaldı. Ne yazık ki can ve mal kayıpları oldu. Farklı sürelerde ortaya çıkan doğal afetlere karşı bu bölgedeki vatandaşlarımız her yağmurda seli göz önünde bulundurarak aldıkları önlemleri, yaptıkları hazırlıkları ve eylem planlarını yeniden değerlendirmelidir. Eksiklikler varsa tamamlanmalı, projeler bunun neticesine göre geliştirmelidir. Unutulmamalı ki geçmişini hatırlamayanların yazgılarında geçmişi yeniden yaşamak vardır."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591