banner622
PAZAR günü İstanbul'da yapılan Yenikapı Mitingi'ne tepkiler farklı..
Açık söylemek gerekirse olumlu yönde olanlar açık farkla önde.
Bazı katılımların yanlış olduğunu iddia edenler yok mu?..
Var, elbette..
Bunlardan birisi, CHP'li Müşfik veysel Erdoğan kardeşimiz.
Kendisi sendika başkanı.
Son genel seçimde de milletvekili adayıyıdı..
Erdoğan, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan utanıyormuş..
Mitinge katılmasını doğru bulmamış!..
CHP'nin darbelere tutum alma konusunda kimseye birşey kanıtlama zorunluluğu olmadığına vurgu yapan Erdoğan, "Birileri 12 Eylül faşist darbesinin gölgesinde beslenip büyürken bu parti genel başkanı başta olma üzere kadrolarıyla, üyeleriyle ve kurumsal olarak büyük bedeller ödedi" demiş..
Mitingin, Cumhurbaşkanının şovundan ibaret olduğunu ve geçen 14 yılın meşrulaştırılmasının önünü açtığını ifade etmiş..
Müşfik Veysel Erdoğan' severim.
Ama bu söylediklerinin tek kelimesine katılmıyorum..
Zira, Sayın Kılıçdaroğlu mitinge katılmama kararını açıkladığında ilk karşı çıkanlardan olmuştum..
Ülkenin geçirdiği büyük elaket sonrası sergilenecek birlik beraberlik görüntüsü içrisinde CHP'nin yer elmememsı gibi bir durumun kabul edilemez olduğunu ve  Kılıçdaroğlu'nun bu kararından vazgeçmesi teennisinde bulunmuştum.
Sonrasında beni okuduğu için değil elbette ama önünü ardını yakın mesai arkadaşlarıyla iyi etüt eden Kılıçdaroğlu mitinge katılmam kararını açıkladı ve ğazar günü oraya Ana Muhalefet patisi lideri olarak gitti...
Ne yaptı orada Sayın Kılıçdaroğlu?..
Son altı yılda sadece bir kez çıkabildiği TRT ekranlarından ve görüntülerini yayınlama şansını bulabildiği sadece Halk TV'dan söyleyebildiklerini meydandaki 4-5 milyon insana canlı olarak dillendirdi..
Sadece onlar değil elbette..
Televizyonları başında izleyen en az 50 milyona düşüncelerini ifade etme şansını buldu.
Diyor ki Erdoğan;
"Bu Cumhurbaşkanının şovuydu!'
Ben de diyorum ki;
Sayın Cumhurbaşkanı ne zaman şov yapmak istedi de fırsat bulamadı?.
Ama aynı şey muhalefet için, sayın Kılıçdaroğlu için geçerli mi?..
Demokrasi ve özgürlükler.
Parlamenter demokrasinin yaşaması..
Hukukun üstünlüğü, basının özgürlüğü..
Dinin siyasete alet edilmemesi..
Camiiye, kışlaya, adliyeye siyaset girmemesi.
Devlette liyakat, laiklik, sorgulayan eğitim sistemi, adaletin tecellisi ve insan hakları adına Yenkapı'da söylemek fırsatını bulduklarını,
Bende Müşfik veysel Erdoğan'a soruyorum;
'Gitmeseydi, bulabilir miydi?.'
Sadece CHP değil, muhalefetin tamamı halkın tüm kesimlerine ulaşamadığı için düşüncelerini anlatamamak gibi bir şanssızlığa sahip değil mi?..
Yıllarca halka şirin ve gerçek gelecek fikirlerini kendisine oy verecek büyük halk kesimlerine ulaştıramadığı için iktidar alternatifi olmaktan uzak değil mi?..
Biliyorum iyi bir sosyal demokrat olarak şimdi Erdoğan, 2Ya ideoloji' diyecektir..
O ideolojini seni bugüne kadar nereye getirdiğine bakarım ben..
Türkiye'nin 81 vialyetinde her kesimden halka ulaşacak sözleri etmek fırsatını yakalamışken
 'şov' diye, 'ideoloji' diye bu fırsat kaçırılsaydı işte asıl o zaman sizlere Kılıçdaroğlu'ndan hesap sormak fırsatı doğardı..
O nedenle gerek sayın Kılıçdaroğlu'nu, gerekse sayın Bahçeli'yi aklın yolunu tuttukları ve fikirlerini halk ile paylaşmak fırsatını kaçırmadıkları için yeniden kutluyorum.
ve sevgili Erdoğan kardeşim bu konuda ne yazık ki sana;
Hiç katılmıyorum!....
Gerek Kılıçdaroğlu, gerekse Bahçeli utanacak değil alkışlanacak bir şey yaptılar.....
Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388