banner622
banner595

(Geniş Haber) Davutoğlu: “Uluslararası camia mültecileri rakam olarak görmekten vazgeçmelidir. Her sayı bir insandır”

Nafiz ALBAYRAK- Özge DÜZGÜN /NEW YORK, ()-ABD’nin New York kentinde bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, BM Dünya İnsani Zirvesi’nde Yüksek Düzeyli Etkinlik programında konuştu. Davutoğlu konuşmasında mülteci krizine dikkat çekerek,...

(Geniş Haber) Davutoğlu: “Uluslararası camia mültecileri rakam olarak görmekten vazgeçmelidir. Her sayı bir insandır”

Nafiz ALBAYRAK- Özge DÜZGÜN /NEW YORK, ()-ABD’nin New York kentinde bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, BM Dünya İnsani Zirvesi’nde Yüksek Düzeyli Etkinlik programında konuştu. Davutoğlu konuşmasında mülteci krizine dikkat çekerek,...

30 Eylül 2015 Çarşamba 21:37
(Geniş Haber) Davutoğlu: “Uluslararası camia mültecileri rakam olarak görmekten vazgeçmelidir. Her sayı bir insandır”
banner587
banner605

Nafiz ALBAYRAK- Özge DÜZGÜN /NEW YORK, ()-ABD’nin New York kentinde bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, BM Dünya İnsani Zirvesi’nde Yüksek Düzeyli Etkinlik programında konuştu. Davutoğlu konuşmasında mülteci krizine dikkat çekerek, Türkiye’nin Suriye ve Irak’tan gelen mültecilere ilişkin insani sorumluluk kapsamındaki çabalarını anlattı. Dünyanın bu krize kayıtsız kalmamasını gerektiğini vurgulayan Başbakan, özellikle Aylan Kurdi’nin fotoğrafının dünyada ortak bir duyarlılık yarattığının altını çizdi. Davutoğlu, "G20, G7, G77 gibi grupların üyesi olabiliriz ama Aylan Kurdi'nin yaşadıklarını hiçbir çocuğun yaşamaması için şimdi bir araya gelerek 'G herkes' olarak hareket etme zamanı Bütün paydaşların, bütün üyelerin bu tarihi süreci desteklemesi ve bu zirveye en üst düzeyde katılım göstermesi gerekmektedir ki, hem konuyu sahiplenelim hem de verimli şekilde çalışabilelim" dedi.

Davutoğlu, “Şu an savaştan etkilenmiş ve ülkesini terk etmiş milyonlarca insanı ülkemizde misafir ediyoruz” diyerek dünyayı bu konuda sorumluluk almaya çağırdı. “İnsani krizlere müdahale etmek için cesur kararlar alma zamanı gelmiştir.” diyen Başbakan, Türkiye’nin bu konuda elini taşın altına koyduğunu hatırlatarak, “Bizim insani yardım yapımızın güçlendirilmesi gerekiyor. Deneyimlerimizle çıkardığımız derslerle ortak hareketlere katkı vermeye hazırız.” ifadelerini kullandı. Davutoğlu, “Onları kurtarmak insanlığı kurtarmaktır. Bu yüksek kurumun her bir üyesinin sorumluluğudur. İnsanı krizlerin bize göstermiş olduğu gibi, artık uluslararası camia bütüncül bir şekilde sorumluluk almalıdır. İşte bu nedenle Dünya İnsani Zirvesi'nin zamanlaması çok güzeldir"dedi.

BM ve uluslararası toplumun bu konuda sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Başbakan, “Kıtlık susuzluk ve sel gibi doğal afetler ülkelerin alt yapılarına zarar verir. Mülteci krizine gözlerimizi kapayamayız, herkesin sorumluluk alma zamanı gelmiştir.” dedi. Başbakan, "İnsani krizlere müdahale edip insanların hayatını kurtaracağız ve insanlığı kurtaracağız. Peki bunu nasıl yapacağız? İşte karşımızdaki sıkıntı bu. Biz ev sahibi ülke olarak bu zirveyi başarıya ulaştırmak konusunda her şeyimizle kendimizi adadık. Bütün insani aktörlerin geleceğe dönük olarak gündemi çok açık şekilde belirlemeleri gerekmektedir. Bu bağlamdaki hazırlıklar şu anda devam etmektedir, BM'nin liderliğinde ve çok paydaşlı bir süreç içerisinde. Bu süreçte BM sekreteryasına tamamen güvenmekteyiz. Gerekli adımların atılacağına inanıyoruz “dedi. Davutoğlu şunları kaydetti: "Öncelikle mevcut krizlerin karmaşıklığına baktığımızda, bizim insani yapımızın güçlendirilmesi gerekmektedir. Somut modellemeler olması gerekiyor. İnsani yardımların kalkınma araçlarıyla birlikte kullanılabilmesi, özellikle kriz ve krizler bağlamında, kendi kendini tekrar krizler bağlamında bunların hayata geçmesi gerekiyor. Bu krizler insan yapımı da olabilir, doğal afetler de olabilir. Ama esasında insani ve kalkınma yardım programlarının birlikte kullanılması ve bunun entegre stratejiyle birlikte yapılabilmesi çok büyük önem taşımaktadır"

İnsani yardım konusunda başta ülkelerin kayıtsızlığını eleştiren Davutoğlu, “Biz tabii ki; eğitim ve geçim kaynaklarını da oradaki insanların düşünmek durumundayız. İşte bu nedenle bütüncül bir kalkınma yaklaşımına ihtiyaç vardır. Uluslararası camia mültecileri rakam olarak veya istatistiki olarak görmekten vazgeçmelidir. Her bir rakam aslında bir insandır. Despotizm, terörizm, savaşlar ve doğal afetler ve bundan kaçan insanlar hayatta kalmaya çalışmaktadır. Dolayısıyla bu insanların temel hak ve hürriyetleri vardır. Bizler bu insanların içinden geçtiği koşullarda sorumluluğumuzu ortaya koymak durumundayız; demokrasi, insan hakları, özgürlükler ve barış gibi. Bunlar bizim üzerinde yükselmemiz gereken temellerdir. " ifadelerini kullandı.

Davutoğlu bu krizin büyüklüğünün boyutlarına dikkat çekerek, mülteci krizinin II Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan en büyük insani kriz olduğunu belirtti. Davutoğlu: "Kıtlık, susuzluk ve sel gibi doğal afetler ülkelerin temel altyapılarına zarar vermektedir. İkincisi; mülteci kriziyle karşı karşıyayız. Artık gözümüzü bu krize kapatamayız. Küresel bir insani felakettir bu ve 2. Dünya Savaşı'ndan beri gördüğümüz en büyük insani felakettir. Bildiğiniz gibi bu tip sıkıntılar sadece menşe ülkelerinde değil, komşu ülkelerde ve komşuluk bölgesinde de başka sorunlara neden olmaktadır. Dolayısıyla mülteci krizi konusunda artık herkesin sorumluluk almasının vakti gelmiştir. Hem mültecilere hem de onları konuk eden ülkelere yardım etme konusunda." dedi.

Demokrasi insan hakları gibi konuların ülkelerin ortak değerleri olduğunu hatırlatan Davutoğlu, “Demokrasi gibi değerlere sahip çıkmalıyız.” dedi.

Mültecilerin bir zorunluluktan dolayı ülkelerini terk etmek zorunda kaldıklarını belirten Başbakan Davutoğlu, BM’nin bu konudaki sorumluluğunu hatırlatarak, “Bu insanlar eğer güvende olsalardı Suriye’den ayrılmazlardı. Suriye’deki çatışmalara son vermek BM’nin görevidir.” dedi.

Türkiye’nin başından beri bu krizin sonlanması için çaba ve mali kaynak sarf ettiğini vurgulayan Başbakan, “Türkiye’deki, kamplarda 60 bin bebek dünyaya geldi. Türkiye'deki Suriyeli mülteci sayısı 2 milyonu geçmiş durumda. Geçici koruma kampları içerisinde bu insanlar yaşamakta, hem gıda hem de gıda dışı yardımlar almakta, eğitim, sağlık, sosyal ve psikolojik hizmetler de almaktadır. 50 bine yakın okul çağında çocuk var bu mülteciler arasında. Bazı üye devletlerin toplam nüfusundan bile fazla mülteciden bahsediyoruz. Bu insanların ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalı. Bu insanlar eğer güvende olsalardı Suriye'den ayrılmazlardı. Şimdi ne zaman geri döneceklerini bilmiyorlar ve ülkeleri dışında ne kadar süre yaşayacaklarını bilmiyorlar. Dolayısıyla tüm BM, daha önemlisi BM Güvenlik Konseyi'nin görevidir, mümkün olan en kısa zamanda Suriye'deki çatışmalara bir son verebilmek.”dedi.

“Türkiye’nin mülteciler için harcadığı kaynak hızla 8 milyar dolara yaklaşıyor. Uluslararası camianın katkıda bulunmaması bizi yeni strateji üretmeye yönlendirmiştir.” ifadelerini kullanan Davutoğlu, “BM içinde krizlere fon oluşturma çok azdır ve vaktinde yapılmamaktadır.” dedi. Davutoğlu: “"Bizim insani sorumluluklarımız doğrultusunda ve uluslararası camianın bu noktada ortak bir çabası olmadığını gördüğümüz zaman çok katmanlı bir strateji geliştirdik. Bu evveliyatı gördükten sonra artık bazı Batı ülkelerinde mutlaka geç de olsa bir bilincin yaratılması ve üzerlerine düşenin yapılması konusunda adımların atılması çok önemlidir. Biz, sınırlı kaynaklarımızı en iyi şekilde nasıl kullanırız, bunun peşindeyiz. Etkilenmiş olan insanlar için zaman artık bitiyor. İyi tanımlanmış modellemeler ve modellere ihtiyacımız var. Sadece ilgili BM kuruluşları arasında değil, aynı zamanda diğer paydaşlarla onlar arasında da çok iyi bir koordinasyona ihtiyacımız var. Bu koordinasyon çok önemli, özellikle bu krizlere vaktinde ve etkili şekilde müdahale edebilmek için. Aynı şekilde finansal destek vermek de eşit derecede önemlidir. Fon oluşturma şu anda BM içinde gerçekten çok azdır ve vakitli olamamaktadır. Ama insanların yaşamı söz konusu olduğunda, yaşamı tehlikede olduğunda hiçbir bahanenin arkasına sığınamayız, hiçbir mazeretimiz olamaz. Dolayısıyla gecikme olmaksızın bunların yapılması gerekmektedir. Tüm bu konular şu ana kadar buradaki müzakere ve zirve görüş alışverişi sürecinde tartışıldı. Birçok çarpıcı ve faydalı fikirler ortaya çıktı. Üye devletler bunları desteklemeli. Bizim buradaki mottomuz da çok önemli, insanlık ortaktır, bunu kurtarmak durumundayız. Hiçbir ülke insani krizlerden ari değildir. Devlet ve hükümet başkanları, insani camianın, uluslararası camianın, uluslararası gelecek için birlikte çalışması gerektiğinin altını çizmeli." Dedi.

Son olarak bu tür krizlerin her ülkenin başına gelebileceğini hatırlatan Başbakan Davutoğlu, “Sığınmacılar için ülkeler arasında etkin koordinasyon olmalı.” diyerek ülkeleri göreve çağırdı ve İstanbul’da yapılacak olan zirveye ulusları davet etti.

 

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388