banner519

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Benim 'seçim bildirgesini okudum' diye bir beyanım olmadı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Benim 'seçim bildirgesini okudum' diye bir beyanım olmadı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki baş başa ve heyetler arası görüşmelerin...

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Benim 'seçim bildirgesini okudum' diye bir beyanım olmadı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Benim 'seçim bildirgesini okudum' diye bir beyanım olmadı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki baş başa ve heyetler arası görüşmelerin...

30 Mart 2015 Pazartesi 17:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Benim 'seçim bildirgesini okudum' diye bir beyanım olmadı"
banner556
banner605
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Benim 'seçim bildirgesini okudum' diye bir beyanım olmadı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından yapılan anlaşmaların imza törenine katıldı. İki lider anlaşmaların imzalanmasının ardından ortak basın toplantısı yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Slovenya’yı 2012 Mayıs'ında Başbakan olarak ziyaret ettiğini hatırlatarak, ziyareti sırasında Stratejik Konsey Anlaşması’nı imzaladıklarını anlattı. Slovenya Cumhurbaşkanı Pahor ile 2014 Ocak ayında ülkemizi ziyareti sırasında görüştüklerini de kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, üst düzey bu ziyaretlerin artarak devam ettiğini, bunun da Türkiye ile Slovenya arasındaki ilişkilerin siyasi alanda olduğu gibi, askeri, ekonomik ve ticari alanda da güçlenerek artacağının göstergesi olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi alanda Slovenya ile Türkiye ile arasında herhangi bir sıkıntının söz konusu olmadığını da belirtti. TÜRKİYE – SLOVENYA ARASINDA TİCARİ İLİŞKİLER Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği süreci konusunda Slovenya’nın ülkemizin sürekli yanında bulunduğunu, ülkemizin de NATO’da Slovenya’ya güçlü bir şekilde destek verdiğini aktardı. Slovenya’nın 1991 yılında bağımsızlığını kazandığını, ülkemizin 1992 yılında Slovenya’nın bağımsızlığını tanıdığını, 1993’te de Slovenya’da büyükelçilik açtığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunların hepsi bir kararlılığın ifadesidir" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik alanda iki ülkenin bir milyar doların üzerinde bir ticaret hacmine sahip olduğunu aktardı. Bu rakamı yeterli bulmadıklarını bu rakamı daha da artıracaklarını ve bu konuda yeni adımlar attıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üçüncü ülkelerde, örneğin, Karadağ’da enerji noktasında, hidroelektrik santral kurma konusunda, Türk Eximbank olarak, verilecek destek ile bu adımı atmak istiyoruz.; Türkiye, Slovenya ve Karadağ olmak üzere. Bu konuda Enerji Bakanlarımız ilişki halindeler. Doğalgaz da olsun, yenilenebilir enerji noktasında olsun birçok alanlarda bu adımı atacağız" diye konuştu. “ARTIK BURALAR BİZLER İÇİN UZAK ÜLKELER DEĞİL" Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iki ülkenin, müteahhitlik, otomotiv sektöründe de ortak adımlar atma imkânı bulunduğuna da işaret etti. İstanbul’dan iki saatte Slovenya’ya ulaşıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık buralar bizler için uzak ülkeler değil, yakın ülkeler olarak sürekli bir arada olma imkânımız var. Karma Ekonomik Komisyonlarımız kısa bir süre önce bir araya geldiler. Onlar, birlikte neler yapabiliriz, bunları görüşme imkânını ve aynı şekilde, Batı Balkanlar’da neler yapabiliriz, bunları ikili görüşmemizde ele aldık ve değerlendirmesini yaptık. Heyetler arasında çok daha geniş bir şekilde bu konuları ele alma imkânımız oldu. Burada üzerinde ısrarla durduğumuz konu, bugün imzasını attığımız bu iki anlaşmanın hayata geçirilmesi ve süratle mesafe almamız çok çok önemli. Bu anlaşmaları yeterli bulmuyoruz, bunların daha da artması gerekiyor ve bu konudaki kararlılığımızı liderler noktasında ortaya koymuş bulunuyoruz" dedi. “SLOVENYA VE TÜRKİYE HALKLARI ARASINDAKİ KAYNAŞMA, TURİZM İLE ÖNEMLİ BİR KONUMA YÜKSELECEKTİR" Ulaşımdaki sürücü belgelerinin artırılması ile ilgili konusuna da işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunları ne kadar artırabilirsek, Avrupa’da da bu ilişkilerde, ticarette, çok daha farklı bir konuma geleceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında karşılıklı olarak turist sayısındaki artışa dikkat çekerek, THY’nin haftanın her günü birer sefer düzenlediğini, bu sayının haftada 10’a çıkarılması konusunda bir adım attıklarını söyleyerek, “Bu gelişmeler şunu gösteriyor; Slovenya halkı ile Türkiye halkı arasındaki kaynaşma turizm ile çok daha önemli ciddi bir konuma yükselecektir" dedi. Cumhurbaşkanı Pahor’u 23-24 Nisan’da yapılacak, Çanakkale Kara Savaşları’nın 100. Yıl Dönümü Anma Törenleri’ne davet ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, öŞu anda 30’u aşkın devlet ve hükümet başkanı geleceğini bildirdi. Kendilerini de inşallah orada görmek suretiyle dünyaya barış mesajını birlikte verelim istiyorum" diye konuştu. İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR Ortak basın toplantısı öncesinde, Slovenya Altyapı Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında enerji alanında iş birliğine dair niyet mektubu ile Slovenya Girişimcilik, İnovasyon, Kalkınma, Yatırım ve Turizm Ajansı ile Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYDTA) arasındaki iyi niyet anlaşması imzalandı. İKİSİ DE BAŞBAKANLIKTAN CUMHURBAŞKANLIĞINA YÜKSELDİ Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor kendisinin de bir önceki görevinin Başbakanlık olduğunu hatırlatarak, " Sayın Erdoğan'la Başbakanlığı döneminden tanışırız. Sık sık bir araya geldik. En son New York'ta görüşmüştük " dedi. ERDOĞAN'DAN 24 NİSAN DAVETİ Cumhurbaşkanı Erdoğan da dostum diye hitap ettiği Pahor'a önemli bir davette bulundu. Erdoğan " Tercih kendisinin. 24 Nisan'da kendisini Çanakkale kara savaşının yıldönümü törenlerine davet ediyorum" diye konuştu. IŞİD SORUSUNDA YAŞANAN KARIŞIKLIK Soru cevap kısmında Erdoğan ve Pahor'a iki ülke arasındaki işbirliğinin IŞİD gibi terör örgütlerine karşı mücadelede ne tür bir katkısının olacağı soruldu. Soruyu soran gazeteci IŞİD tehdidinin Türkiye' için daha yakın bir tehdit olduğu yorumunda bulundu. Sorunun çevirisinde yaşanan sorun nedeniyle Erdoğan soruyu soran gazetecinin Türkiye'yi İŞID'e yakın olmakla suçladığını zannetti. Erdoğan cevabına da buna yanıt vererek başladı. Erdoğan, " DEAŞ'la işbirliğimizi söylemek Türkiye'ye karşı çok ciddi bir saygısızlıktır. Türkiye'ye karşı çok büyük bir haksızlıktır. Deaş'ı terör örgütü olarak tanıyan bir ülkeyiz" dedi. Erdoğan sözlerini, " Mesela biz IŞİD ismini kullanmayız. Eğer IŞİD dersek, burda da İslam'a saygısızlık yapılırken böyle bir terör örgütünü devlet olarak tanımak gibi bir gafletin içirisine girilir. Terör örgütünden devlet olur mu ya. Terör örgütüdür. Onun için biz bunlara, DEAŞ diyoruz ki.böyle birşey yok. Bunlar terör örgütüdür. Bunlara karşı olan mücadelemizi, bugüne kadar nasıl sürdürdüysek, aynı şekilde kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu konuda da her türlü koalisyonun içirisinde varız"diye sürdürdü. BUNLAR SİYASET ACEMİSİ Slovenya'ya gelmeden önce havalimanında yaptığı açıklamaların muhalefetin tepkisini çektiğini hatırlan bir Türk gazeteciye de Erdoğan, " Bir defa 'ben seçim bildirgesini okudum' diye bir beyanım olmadı.Sadece Sayın başbakan, başkanlık sistemiyle ilgili düşüncelerini benimle paylaştığını ve bizzat başkanlık sistemiyle ilgili bölümü kendisinin yazdığını, yazacağını söyledi. Benim de düşünceleremi bu noktada istedi. Bende düşüncelerimi kendisiyle paylaştım"yanıtını verdi. Aynı gazetecinin muhalefet partileri de seçim beyannemelerini size göndermek istiyor değerlendirmesine de yanıt veren Erdoğan, " Muhalefet eğer seçim beyannamelerini bana gönderirse, ben kendilerine memnuniyetle yardımcı olurum. Hele hel başkanlık sistemiyle ilgili gelirse çok daha isabetli olur. Çünkü bir mesafe almaktır. Başkanlık sistemine onlar karşılar biliyorsunuz. Demik ki burda bir kabül söz konusudur. Onlarla da düşüncelerimi yine paylaşırım. Ben ülkemde 40 yıl siyasetin içinde olan birisiyim. Bunlar siyaset acemisi. Ama öğrenecekler bazı şeyleri. Eğer bu tür beyannameler gelirse, onlarla ilgili kendilerine yardım etmekten memnuniyet duyarım. Tecrübelerimi kendileriyle paylaşmış olurum"diye konuştu. YEMEN'DE AYNI NOKTADAYIZ Yemen'de yaşanan durumun İran'ın nüklee programına yönelik bir gelişme olup olmadığını soran bir gazeticeye de Erdoğan şu yanıtı verdi: Aslındaki Yemen'deki olayın İran'daki nükleer çalışmalarla ilgili olduğunu asla kabul etmek mümkün değil. Yemen'deki müdahale, Yemen'nin toprak bütünlüğüne bir saldırı var. Bu tabi hem içerden, hem dışardan koordine bir saldırı var. Bu noktada benim başından itibaren, dışişlerimizin, hükümetimizin takındığı tavır şudur; Yemen'in buradaki toprak bütünlüğüne karşı yapılan bu saldırıda, dışaradan bu işin içerisinde olanların, ülkeyi terk etmeleri ve Yemen'in toprak bütünülağünün bütün Yemenlilerin hep birlikte savunmaları ve tabi bir diğer taraftan da Yemende bir mezhepler arası bir çatışmanın, Yemen halkını her geçen gün kayba uğrattığını ifade eden açıklamalarımız olmuştur.Suudi Arabistan'ın başlattığı hareketi, lojistik, istihbari, bu konularda her türlü desteğimizi verebileceğimizi açıkça söyledik. Ve heran bu harekatın da başlıklarını verdiğim konularda yanında olduğumuzu söyledik. Şuanda da aynı noktadayız.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388