HAYATIM darbeleri takip etmekle geçti..
Düşünün bu ülkede ne kadar darbe olmuşsa hepsini canlı yaşamış biriyim..
Öncesini, sonrasını, kazandırdıklarını kaybettirdklerini ülkem adına izleme ve yaşama fırsatı buldum..
Ülkemde her seferinde doğruyu, bu ülkenin geleceğinin Demokrasi doğrusu olduğunu buldu..
1960 İhtilalinde bir tefrik yapmak istemem daha çocuktum.
Ama 12 Eylül 1980'in ne menem bir şey olduğunu ve insan hayatının bir darbeyle ne kadar dağişik bir sürece girdiğini canlı yaşadım..
Kendilerine yetki verilmiş bazı cahllerin bu yetkilerini halk üzerinde nasıl zulme çevirdiklerini örenekleriyle anlatabilirim.
12 Martlar, 25 Aralıklar derken bir 15 Temmuz talihsizliği daha yaşatıldı ülkemize..
Ama geçmişten bugüne değişen çok önemli bir olguyu unuttular bu densizliği ülkemize yaşatmaya layık görenler..
Bu halk geçmişten çok ders almıştı..
Kendisinin, ailesinin geleceğinin ancak demokrasi ile teminat altında olabileceğini geçmiite yaşadaıklarıyla özümsemişti..
Yoksa, bir tankın paletlerinin önüne yatmak.
Ateş açan vatan hainlerinin üzerine yürümek..
Yollara barikatlar kurup, devleti için savaşan güvenlik güçleriyle birlikte şehadet şerbeti içmek herkesin harcı değil..
işte bu millet bunu başardı..
Ne istediğini, be yüce milletin geleceğine potek koymak isteyenlere kanını, canını vererek anlattı..
Tarih, 15 Temmuz'da vatanı için şehadet şerbeti içenlerin gerçek hikayesini mutlaka daha iyi anlatacaktır..
Bir ülkenin, Cumhurbaşkanı'yla, Başbakanıyla, bakanları, vekilleri, polisi, gerçek kahraman askeriyle, vatandaşıyla nasıl bir ve beraber olup, düzene, devlete karşı çıkanlara canı pahasına karşı koyduğunu gelecek nesillere layıkıyla iletecektir.
15 Temmuz, bu ülkenin yeniden Demokrasi sınavı olmuştur.
Başarılı olmuştur.

Siyasisiyle, polisi, asker, ve siviliyle ülkemizin parlamenter demokraeti sistemden asla ödün vermeyeceğinin bir karşı çıkışı olmuştur.
Bu karşı çıkışta en önemli olgular sağduyu ve yaklaşımlardır..
'Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan, iktidar, muhalefet genel başkanları ve vekiller' söz konusu vatan olduğunda nasıl uyum içinde olacaklarını ve küskün kardeşler rolüünü terk edeceklerini ispatlamışlardır.
Bunun en son ve önemli kanıtı Ana Muhalefet Partisi CHP'nin Taksim'de düzenlediği mitinge iktidar partisi yetkili ve taraftarlarının koşolsuzlukla katılımlarıyla olmuştur.
Kentimiz Samsun'da da sağduyu ve beraberliğini en güzel örneğini Valimiz Sayın İbrahim Şahin önderliğinde verdiğimiz 10 günlük sınavla gösterdik.
1919 metrelik Türk Bayrağının önünde yer alan valimizi, siyasetin her renginden ve halkın her kesitinden insan takip etti.
Tek bir olay duymadım.
Tek bir çatlak seste..
Yeniden Demokrasi adına bence iyi bir sınav verdik..
Hatta hep beraber sınıfı geçtik..
Ne mutlu bizi birbirimize bağlayan duygu ve ülkülere.
Ne mutlum Türküm diyene!...

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599