banner519

Suriyelilere “Mobil Hizmet” Olamayacak

Göç İdaresi Genel Müdürü Atilla Toros, 81 ilde geçici koruma altındaki Suriyelilerin mobilitesinin azaltılmasına yönelik çalışmaların sonuna gelindiğini açıkladı. Buna göre, Suriyeliler kendilerine verilen tanıtma belgelerinde yazılı...

Suriyelilere “Mobil Hizmet” Olamayacak

Göç İdaresi Genel Müdürü Atilla Toros, 81 ilde geçici koruma altındaki Suriyelilerin mobilitesinin azaltılmasına yönelik çalışmaların sonuna gelindiğini açıkladı. Buna göre, Suriyeliler kendilerine verilen tanıtma belgelerinde yazılı...

13 Ağustos 2015 Perşembe 16:55
Suriyelilere “Mobil Hizmet” Olamayacak
banner556
banner605
Göç İdaresi Genel Müdürü Atilla Toros, 81 ilde geçici koruma altındaki Suriyelilerin mobilitesinin azaltılmasına yönelik çalışmaların sonuna gelindiğini açıkladı. Buna göre, Suriyeliler kendilerine verilen tanıtma belgelerinde yazılı olan vilayetlerde kalmak durumunda kalacak ve başka bir vilayette kendilerine tanınan hak ve hizmetlerden yararlanma şansı bulamayacak.
İzmir Valisi Mustafa Toprak başkanlığında, Göç İdaresi Genel Müdürü Atilla Toros, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanı Albay Murat Yılmazarslan, İzmir İl Jandarma Komutanı Albay Hasan Koçyiğit, İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya, Vali Yardımcıları, Göç İdaresi İl Müdürü ve İzmir İl Emniyet Müdür Yardımcısı, İzmir’den 3. ülkelere yapılmakta olan yasa dışı göçmen kaçakçılığına ilişki toplantı yaptı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada konuşan Göç İdaresi Genel Müdürü Atilla Toros, “Geçici koruma altındaki Suriyelilerle ilgili şunu ifade etmek istiyorum; önemli olan 81 vilayetimizde kayıtlı olan Suriyelilerin mobilitesinin azaltılmasıdır. Mobilitesinin azaltılmasıyla alakalı AFAD Başkanlığımızdan kamp ve kamplar talebinde bulunduk. Bu talebimiz karşılandığında yasa dışı yollarla Yunanistan’a geçmeye çalışan geçici koruma altındaki Suriyeliler, dilenme durumuna kadar Suriyeliler ve güvenlik anlamında risk taşıyan Suriyelilerin bu kamplara yönlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Mobilitenin azaltılması konusunda birtakım çalışmalarımız var. Sayın Bakanımızın talimatı ile yürüttüğümüz çalışmaların sonuna gelmiş bulunmaktayız. Herkes kendine verilen, kayıt olduğu, arkasından da ikamet ettikleri, tanıtma belgelerinde yazılı olan vilayette kalmak durumunda bulunacaklar. Çünkü kendilerine tanınan hak ve hizmetler ancak bu vilayetlerde sağlanıyor. Başka vilayetlerde sağlık, eğitim hizmetinden yararlanma şansları zaten yok. Bu vilayetlerde kalmalarına teşvik etmemiz gerekiyor. Bu konuda çalışmalarda son noktaya gelmiş bulunmaktayız” dedi.
1 MİLYON 905 BİN 984 SURİYELİ VAR
Bugün itibariyle 81 vilayetteki Suriyeli sayısını da açıklayan Toros, şu bilgileri verdi: “81 vilayetteki Suriyeli sayısı, 1 milyon 905 bin 984 kişidir. AFAD Başkanlığımız tarafından koordine edilen, 10 ilde 25 geçici barınma merkezinde kalan Suriyeli sayısı da 262 bin 134 kişidir. Gerçekten ülkemiz 6 milyar Doları aşkın harcamış olduğu kaynakla Suriyelilerle ilgili üzerine düşeni yapmakla birlikte bin yıllık geleneğimizle kendisine sığınan herkese kapısını açmıştır. Yasa dışı göç rakamlarına baktığımızda ülkemiz geçen sene itibariyle 58 bin 647 yasa dışı göçmeni yakaladığını ifade edebiliriz. 2015 İlk altı ayda 40 bin, ama şuan itibariyle 60 binleri geçen yasa dışı göçmen yakalamalarımız bulunmaktadır." Toros, iki yıl içerisinde geri gönderme merkezleri kapasitesini yaklaşık 13 bine eriştirmeyi planladıklarını, kendi istemediği müddetçe geçici koruma altındaki hiçbir Suriyelinin geri gönderilmediğini belirtti.
YUNANİSTAN SAHİL GÜVENLİK EKİBİNİN LASTİK BOTU PATLATMASI
Toros, İzmir’in Karaburun ilçesi açıklarında Yunan Sahil Güvenlik ekibinin, üzerinde 58 sığınmacının bulunduğu lastik botu patlatarak ölüme terk etmesine ilişkin olarak da, “Zamanında Yunanistan tarafından yapılan bir takım geri itme, bot delinmesi olayları yaşandı. Son olayları biz de titizlikle inceliyoruz. Geri itmeler konusunda yasa dışı göçmen de olsa insan olduğunun unutulmamasını, can güvenliğini tehlikeye atacak hiçbir faaliyette bulunulmamasını çağrı olarak ilgililere iletmek istiyoruz. Bir insanın kurtuluşu, insanlığın kurtuluşudur perspektifinden bakıyoruz. İlgililerin can güvenliğini tehlikeye atan bu yaklaşımlarının Yunanistan açısından da son bulmasının yararlı olacağını ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
“SAYILAR ÜLKEMİZ AÇISINDAN AZ”
Toros, son beş yılda kimi kaynaklara göre 22 bin, kimi kaynaklara göre 25 kişinin Avrupa’ya ulaşmaya çalışırken denizde öldüğü, Akdeniz’in bir mezarlık olarak adlandırıldığı bir dönemde Türkiye’nin yasa dışı göçle mücadele ederken, arama kurtarma faaliyetlerinde yasa dışı göçmenlerin ölümüne izin vermeyecek şekilde her türlü tedbiri aldığını söyledi. Türkiye’nin üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını kaydeden Toros, “Ölen göçmenlere ilişkin sayısal verileri Sayın Valimiz verdiler. Bu sayıların ülkemiz açısından az olduğunu, 2013 yılında 40, 2014’te 69, 2015 yılında sadece 43 rakamı ile ifade olduğunu sizlerle paylaşmak isterim” ifadelerini kullandı.
ÇADIR KENTLERE GÖNDERİLİYOR
İzmir Valisi Mustafa Toprak da, İzmir kullanılmak üzere İzmir 3. ülkelere yapılmakta olan göçmen kaçakçılığı ve organize suç çetelerini yakalanması ile ilgili bilgiler verdi. İzmir’deki kamuya ait açık alanlar, parklar, bahçeler, binaların önlerinde her an kaçışa hazır ve organize suç çetelerinin eline düşecek şekilde hazır bekleyen, insani olmayan görüntülerin sona erdirilmesi için çalışma yürüttüklerini belirten Toprak şöyle konuştu: “Bizim bakışımız; yasa dışı göçmen kaçakçılığının önlenmesi, yasa dışı göçmen kaçakçılığını yapan organize şebekelerin çökertilmesi, İzmir’e gelen göçmenlerin güvenlikli olmayan şekilde, belki hayatları yok olacak noktasında dahi insan tacirlerinin olumsuz hedeflerine konu olması, gayri insani yoğunlaşmanın ciddi manada azaltılması ve alt yapısı hazır yerlerde barındırılmalarına imkan oluşturabilmektir. Kontrollü şekilde çalıştığımız konunun biri de yasa dışı göçmenlerin işlemlerinin bir an önce yapılıp onları alt yapısı hazır olan çadır kentlere yönlendirilmesidir.”
“GÖZ YUMMAMAYIZ”
Toprak, yasa dışı organize suç çetelerinin 3. ülkelere gidişte kolaylık olduğu ve gidilen ülkede her türlü kolaylığın olduğu algısı oluşturarak ülkemizde bulunan ya da ülkemize gelen kişilerin 3. ülkelere gidişi ile ilgili olumlu hava estirdiğini ifade etti. Basmane Meydanı başta olmak üzere İzmir’de bu kalabalığın aşikar şekilde arttığını kaydeden Toprak, “Bunun oluşturulan algı ile birlikte geliştiğini ifade etmek istiyorum. Bugün itibariyle bizim geçici tanıtma belgesi düzenlediğimiz Suriyeli misafir sayısı 69 bin 350. Bu rakamın ancak yüzde 10 dahilinde sapma olabilir. Özellikle Basmane Meydanı ve çevresinde, duvar diplerinde yatan, hepimizi insani anlamda rahatsız eden, göçmen tacirlerinin eline düşme ihtimali olan, bavulu hazır şekilde bulunmalarına göz yummamız mümkün değildir. Biz de kurmuş olduğumuz çalışma sistemi ile o kalabalıklığı ilgili noktalara intikal ettirmek adına çalışmaları insani ve titiz şekilde yerine getiriyoruz.”
“ÖRSELEME OLMADAN KAMPLARA GÖNDERİYORUZ”
“Bir tarafta yasa dışı göçmen statüsünde yakalananlarının tüm işlemlerinin yapılmasından ve Göç İdaresi Genel Müdürümüzün AFAD ve Bakanlıklarımızla görüşmelerinden sonra alt yapısı hazır çadır kentlere yönlendirme noktasında olmaya başladık” diyen Toprak, “İl merkezinde her an için yasa dışı göçmen sıfatıyla çıkma noktasında olanlara yönelik titiz çalışmayı arkadaşlarımız yapıyor. Alındıktan sonra tüm kontrol yapılmakta ve onların yasa dışı göçmen olma durumları mevcut ise hiçbir örseleme olmadan Atatürk Stadı’nda asla toplanma ve birikme merkezi olarak addedmiyoruz, işlemleri yapılanların otobüslere insani manada bindirerek, bekletmeden kamp noktalarına gönderdiğimizi ifade etmek istiyorum. Bizim mücadelemiz, yasa dışı göçmen kaçakçılığı ve bunlarla ilgili suç örgütlerinin çökertilmesi, insanların ölümüyle sonuçlanabilecek bir takım sonuçları yaşamamasıdır. Burada turist pasaportu dahi olsa yasa dışı göçmen kaçakçılığına konu olabilecek insanların, buranın kurallarına uymak suretiyle yaşayabilecekleri ancak asla ve asla o görüntü adı altında yasa dışı göçmen kaçakçığına gidilecek bir durum varsa onların bertaraf edilmesi gerekiyor. Ülkelerine dönecek insanlar, buranın hukukuna uydukları sürece misafirimiz olduklarını ifade etmek istiyorum. Valizle bavulla insanlık adına dram olan kötü görüntülerin ortadan kaldırılması adında bu faaliyeti yürütmüş oluyoruz. Endişe olmadan bu kalabalıkların eritileceğini ifade etmek istiyorum” dedi.
370 YASA DIŞI GÖÇMEN STATÜSÜNDEKİ SURİYELİ KAMPLARA GÖNDERİLDİ
370 yasa dışı göçmen statüsündeki Suriyeliyi sınırlarda temin edilen çadır kentlere gönderdiklerinin bilgisini veren Toprak şunları söyledi: “Kandırılan ya da direkt yasa dışı göçmen statüsüyle 3. ülkelere geçmek isteyenlerle bu tedbirleri geliştiriyoruz. Bizim geliştirdiğimiz tedbirler bütünü ve ortadaki kalabalıkların arındırılması çalışması tamamen yasa dışı göçmen kaçakçılığına konu olabilecek göçmenler ve deniz üstünde ya da kıyılarda yakalanan yasa dışı göçmenlerin İzmir’den daha insani alt yapı şartları olan çadır kentlere yönlendirilmesidir. Yasa dışı organize suç tacirlerinin ellerine düşmemeleri için bilgilendirici çalışmalar da devam ediyor. İzmir’e yakın yerlerden girişleri engellemek maksadıyla kontrol noktalarını da oluşturmuş vaziyetteyiz. Arkadaşlarımıza özellikle talimatımız var. Burada yasa dışı göçmenlerle ilgili mücadeleyi vereceğiz ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin insanı manada yaklaşımını göz ardı etmeyeceğiz.”
HALKA VE ANNE-BABALARA ÇAĞRI
Toprak, geçtiğimiz gün Çamdibi mevkiinde meydana gelen ses bombası ile ilgili de şu çağrıda bulundu: “Çamdibi’nde meydana gelen bir arabanın altında ve bir binan yakınlarında patlayan ses bombası, öncesinde İl Emniyet Müdürlüğümüzün gelen ihbar çerçevesinde aldıkları tedbirle olumsuzluğa konu olmadan önlenmiştir. O olayın faillerinin de yakalanıp adli mercilerin önüne çıkarıldığını da göreceksiniz. İzmir her türlü alt yapısı ile örnek bir şehir. Barış, huzur içerisinde yaşıyoruz. Buradaki insanlarımızın huzurunu, güvenini bozacak şekilde olayların olmasını istemiyoruz. Engelleme noktasında koordineli çalışma devam ediyor. Birçok olayın önlendiğini ifade etmek istiyorum. Bu konuda bir çağrım var; suç şebekelerinin yönetiminde kandırılmış olan gençler olabilir. Terörist faaliyetlerini yürütenlerle hareket edenler olabilir. Annelerine, babalarına, sorumlulara görev düşüyor. Devletimizin gücü, alınan tedbirlerle mücadeleyi etkin şekilde yürütüyoruz ama önemli olan halkımızın olayların olduğu yerdeki engelleyici, ihbar edici ve o olayı yapmaya yeltenenlerin önlerine geçmeleridir.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591