banner622
banner519

Cizre Davasının Yargılanmasına Eskişehir’de Başlandı

Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasının ardından Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen faili meçhul cinayetlerle ilgili, aralarında Kayseri eski İl Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz, Cizre eski Belediye Başkanı Kamil...

Cizre Davasının Yargılanmasına Eskişehir’de Başlandı

Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasının ardından Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen faili meçhul cinayetlerle ilgili, aralarında Kayseri eski İl Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz, Cizre eski Belediye Başkanı Kamil...

02 Nisan 2015 Perşembe 15:01
Cizre Davasının Yargılanmasına Eskişehir’de Başlandı
banner587
Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasının ardından Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen faili meçhul cinayetlerle ilgili, aralarında Kayseri eski İl Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz, Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atak ve itirafçıların da bulunduğu 8 sanığın yargılanmasına başlandı.
Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava dosyası, Özel Yetkili Mahkemelerin yetkisinin alınmasının ardından güvenlik gerekçesiyle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gönderilmişti.
Şırnak’ta 1993-1995 yılları arasında işlendiği iddia edilen 20 faili meçhul cinayetle ilgili açılan davada, 8 sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmada, tutuksuz sanıklar Cemal Temizöz, Kamil Atak, Tamer Atak, Kökel Atak, Adem Yakın hazır bulunurken, tutuklu sanık Burhanettin Kıyak ile gizli tanık olduktan sonra sanık sıfatıyla yargılanan Fırat Altın, Hıdır Altuğ ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yöntemiyle katıldı.
Duruşmada ifade veren sanık Cemal Temizöz, hakkında açılan davaların cemaat bağlantılı olduğunu iddia etti. Suçlamaları kabul etmeyen Temizöz, “Görevim gereği mücadele ettiğim cemaat yapılanması ile halk mahkemelerini kurarak yargılamalar yapan, ’kurtardık’ dedikleri bölgede oluşturdukları modeli bozarak, devletten rehin alınanları geri aldığım için terör örgütünün hedefi oldum. Bu yüzden yıllarca terör örgütlerinin takip ve tarassudu altında yaşadım. Sonunda cemaat cephesinin kurduğu oyunla terör örgütü önüne atıldım. Zıt kutuplarda yer almalarına rağmen siyasi hesaplaşma ve öç alma güdüsüyle bana zarar vermekte birleştiler. Henüz paralel devlet yapılanması zikredilmezken, cephenin yüzü devletin imkanlarını kullanan bir organizasyonun hücreleri olarak nitelendirerek, yargı ve polis içinde rolü olanları belgeleriyle yargılandığımı mahkemenin dikkatine sunmuştum. Ancak değişen bir şey olmadı. İlk başlangıç olarak 2006 yılının Ocak ayında Genelkurmay Başkanı’nın emriyle Haydarpaşa Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA), yapılan bir soruşturmadan dolayı cemaat tarafından mimlendim. Bu yüzden Genelkurmay Askeri Savcılığı’nda şüpheli sıfatıyla ifadem alınarak, deşifre edildim. Ardından da Şemdilli İddianamesi’nde örgüt kurmaktan dolayı suçlandım. 2008 yılı sonlarından itibaren Ergenekon soruşturmasının bir uzantısı olarak Silopi merkezi başlatılan çalışmalarda hedef listesine girdim” dedi.
“CEMAATİN BELİRLENMESİNE KATKI SUNDUĞUM İÇİN HEDEF KONUMUNA GELDİM”
Tutuklanma sürecini de anlatan Temizöz, duruşmadaki ifadesinde şunları söyledi:
“2009 yılı Mart ayında Kayseri’de bir askeri birliğe sızan cemaatin sivil hücresinin asker hücresi vasıtasıyla yürüttükleri faaliyetleri açığa çıkarmak için askeri savcılığın yaptığı soruşturmaya katkı sundum Sadece kod isimleriyle bilinen cemaat mensuplarının açık kimlikleri belirlenmişti. Böylece cemaat cephesinin diğer takma isimli yürütülen soruşturma ve davalara emsal olacak yöntemleri ve Kayseri hücresi açığa çıkarılmıştı. Bunun üzerine Kayseri Barosu’nda avukatlar cübbeleriyle yürüyüş yaparak basın açıklaması yaptı. Organizasyon bu sefer karşımıza cübbeleriyle çıkmıştı. Basın açıklamasında hedef alınan bendim. Basın açıklamasının ardından mesajı alanlar hemen harekete geçti. Avukatlar kanalıyla Cizre’de 16 yıl öncesi bir olay için duyduklarına ve tahminlerine göre ilk şikayeti yaptılar. Arkasından Midyat Cezaevi’nden, Diyarbakır E Tipi Cezaevi’ne getirilen Mehmet Nuri Binzet’in tanık olarak ifadesi alındı. Ardından tanığın ifadesi doğrultusunda kemik seferine çıkıldı. 13 parça hayvan kemiği ilk delil oldu. Buldukları adına Tükenmez Kalem dedikleri gizli tanığın ifadesine dayanarak beni gözaltına alıp tutukladılar. İfade ettiklerimin en önemli kanıtı iki gün önce bir mahkeme kararıyla belgelenmiştir. Asrın ihanet davası olarak bilinen Balyoz’da yüzlerce sanık beraat etmiştir. Bunun anlamı hiç şüphesiz polis ve yargı içinde illegal yapının varlığının da kanıtıdır.”
Konuşmasının ardından Temizöz, bazı isimlerin dinlenmesini talep ederken, Sabri Uzun’un ‘İn’ isimli kitabının dosyaya konulmasını talep etti.
Mahkeme heyeti tanıkların dinlenme taleplerini reddederken, ‘İn’ kitabının dosyaya konulmasına karar verdi.
Gizli tanık sıfatıyla ‘Tükenmez Kalem’ ismiyle ifade veren ve daha sonra sanık olan Fırat Altuğ ile ‘Sokak Lambası’ ismiyle ifade veren Hıdır Altuğ, gizli tanık sıfatıyla verdikleri ifadeleri kabul etmediklerini söyledi.
Duruşmada konuşan diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmeyerek, beraatlarını talep etti.
Mahkeme heyeti, davayla ilgili tutuklu yargılanan tek sanık Burhanettin Kıyak’ın Adıyaman E Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliyesine karar verdi.
Mahkeme heyeti bir sonraki duruşma sanıkların hazır bulunmasına karar verirken, savcının mütalaa vermesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599