banner622
banner595

Türkiye Diyanet Vakfı’nın Kuruluşunun 40. Yılı Etkinliği

Türkiye Diyanet Vakfı’nın kuruluşunun 40. yılı etkinliğinde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, “Zor olan bir şey vardır, insanı imar etmek çok zordur. Fakat insan imar edilmeden de yeryüzü imar edilemiyor” dedi.Başkan...

Türkiye Diyanet Vakfı’nın Kuruluşunun 40. Yılı Etkinliği

Türkiye Diyanet Vakfı’nın kuruluşunun 40. yılı etkinliğinde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, “Zor olan bir şey vardır, insanı imar etmek çok zordur. Fakat insan imar edilmeden de yeryüzü imar edilemiyor” dedi.Başkan...

23 Mart 2015 Pazartesi 02:51
Türkiye Diyanet Vakfı’nın Kuruluşunun 40. Yılı Etkinliği
banner566
Türkiye Diyanet Vakfı’nın kuruluşunun 40. yılı etkinliğinde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, “Zor olan bir şey vardır, insanı imar etmek çok zordur. Fakat insan imar edilmeden de yeryüzü imar edilemiyor” dedi.
Başkan Görmez, Afyonkarahisar Müftülüğü tarafından termal bir otelde düzenlenen “Türkiye Diyanet Vakfı’nın 40’ıncı yılı” etkinliğine katıldı. Afyon Valisi Hakan Yusuf Güner, Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, İl Müftüsü Burhan İşliyen ve çok sayıda din görevlisinin katıldığı etkinlikte konuşan Başkan Görmez, Diyanetin insanlık ve dünya için geleceğini planladığını aktararak, Diyanetin başta İslam olmak üzere dünyaya nasıl daha fazla hizmet etmenin yollarını aradığını kaydetti. Başkan Görmez açıklamasında şunları söyledi:
“Hem necip milletimize, hem kimliğini arayan gönül coğrafyamıza, hem kendisini arayan İslam dünyasına, hem batıda yaşayan millet varlığımıza, hem de bütün insanlığa nasıl daha iyi hizmet edebiliriz? Manevi hayatımızı ayağa kaldırmak için daha neler yapmamız lazım? Gecikmişlerimizi nasıl telafi edebiliriz? 20 yıl, 30 yıl gecikmişliklerimiz var. İhmallerimiz ve kusurlarımız var. Bunları nasıl telafi edebiliriz? Bunların çalışmalarını yaptı. Yüce Rabbimiz her birimizi dünyaya bir kez gönderir. İkinci kez dünyaya gelen yoktur. Çok isteyecektir. Kuran’ın ifadesinde ahrete giden nice insanlar büyük bir hasret içerisinde Cenabı haktan bir hayat daha isteyeceklerdir. Yasin Suresinde ve daha nice surelerde bu hasret ahrete, ebediyete intikal eden dilinden ifade edilir. Rabbine yalvaracak insan, ’Rabbim bir kez daha beni dünyaya gönder. Ben sana çok daha güzel bir kul olacağım. Çok güzel bir hayat yaşayayım ve tekrar yüzü ak olarak huzuruna geleyim’ diye çok isteyecek insanlar. Ama cenabı hak peşinen bu imkanın hiçbir insana verilmeyeceğini söyler. Her birimiz bir kez geliriz ve o bir kez dünyaya gelen insanlar ya yeryüzünü imar ederek hayatını geçirirler, ya da yeryüzünü ifsal ederek hayatını geçirirler. Öncelikle birer mümin olarak kendisine kul ve habibine ümmet olarak bize yeryüzündeki imarı iman gibi bir nimeti İslamı ahlakı fazileti lütfettiği için bizi Rasulü Ekrem Muhammed Mustafa’ya ümmet kıldığı için ne kadar şükretsek azdır. Ama bu yetmiyor. Adı Müslim olmak yetmiyor. Mühim olan cenabı hakkın bize verdiği görevleri hakkıyla yerine getirmektir.”
“GÜÇ SERVET TUTKUSU İNSANOĞLUNUN YERYÜZÜNÜ İFSAL ETMESİNE YOL AÇIYOR”
Konuşmasında insanı imar etmenin çok zor olduğunu ifade eden Başkan Görmez, “Kuran-ı Kerim’de bir ayette yüce Rabbimiz insanlar topraktan yaratıldı ve insanlardan yeryüzünü imar etmek istendi. ‘O sizi yerden yarattı ve yeryüzünü imar etmenizi istedi.’ Bu yeryüzünü imar etmek taşı toprağı imar ediyorsunuz. Afyonlular taşı da imar ediyor. Mermer çıkarıp dünyanın her tarafına gönderiyorsunuz. Toprağı taşı mermeri imal etmek kolaydır. Bağı bahçeyi imal etmek kolaydır. Ama zor olan bir şey vardır. İnsanı imar etmek çok zordur. Fakat insan imar edilmeden de yeryüzü imar edilemiyor. Bu imar vazifesinde kaybettiğimiz bir nokta var. Madde konusunu ihmal ediyoruz. Güç, servet tutkusu insanoğlunun yeryüzünü ifsal etmesine yol açıyor aynı zamanda. Mühim olan maddeyle iman arasında akılla kalp arasında bedenle ruh arasında, dünya ile ahret arasında doğru bir denge kurmak. Bu denge kurulmadan yeryüzü de insanı imar etmek de mümkün olmaz. Afyonkarahisar’da büyük bir iş gücünün ortaya çıkmış olması, insanların üretime ağırlık vermesi, insanlar için ekmek kapıları açması, elbette son derece önemli, ama kendimizi gönül dünyamızı, ruhumuzu, kalbimizi ihmal edersek, imar edememiş oluruz, kendini imar edemeyen, yeryüzünü de imar edemez” diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388