banner622
OMÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Demir'in açıklamalarını okuyunca yııllardır yazdığım bir konu geldi aklıma..

Biliyorum yazdıklarım zaman zaman sıkıntı veriyor ama onlar, gerçekler..

Yaşadığım geçmişi biliyorum..

Bugünü görüyorum..

Geleceği tahayyül ediyorum..

Başlangıçla ulaşılabilecek olası sonu karşılaştırdığımda ise neleri kaybettiğimizi, nelerin bu kayıplara eklenebileceğini tahmin ediyorum..

Doğma, büyüme bu kentin insanı olarak kendimce önemli gözlemlerim var..

Yarım asır öncesinden bugüne kadar da yaşadıklarım..

Yeşilin nasıl tüketildiğini..

Doğanın nasıl harap edilmeye terk edildiğini.

Ve, modernleşme adına nasıl beton kütleler içerisine hapsedildiğimizi bilmem söylememe gerek var mı?..

O nedenle, yakın geçmişte turizm potansiyeli yüksek bölge olarak belirlenen Atakum'un özellikle 1980'lerden bu yana geçirdiğim hızlı değişim süreci, benim canımı çok yaktı mesela..

"Ne değişti" sorusuna ben cevap vermeyeyim isterseniz..

Ama " gelecekteki Atakum'u nasıl görüyorsunuz" sorusunu sizin cevaplayın....

Şimdi, "Yusuf hocamın açıklamalarıyla, Atakum'un ne ilgisi var" derseniz;

"Çok hem de çok var" derim..

Sadece Atakum'un değil..

Samsun'unun da ilgisi var..

Zira Yusuf Demir Hoca, gelecekten bahsediyor..

Alınmayan, ihmal edilen tedbirlerin dünyayı nasıl hızla yok ettiğini beyinlere nakşediyor!..

özellikle doğa tahribatı ve su kaynakları israfıyla dünyanın birçok ülkesinin nasıl yaşanmaz hale geleceğinin işaretini veriyor..

"Dünyada küresel ısınma üzerine çalışan örgütlerin raporlarına göre; önümüzdeki 50 yıl içerisinde doğal olarak yeşil kalabilecek 200 tane bölgeden bir tanesi de Karadeniz Bölgesi. Karadeniz Bölgesi, dünyada önümüzdeki 50 yıl içerisinde yaşanabilecek Türkiye’nin yegâne bölgesi" diyerek bu bölgenin üzerine nasıl titrememiz gerektiğini ikaz ediyor..

2050 yılında 54 ülkede su krizi yaşanacağını ifade eden hoca," 50 yıl sonra dünyada yaşanabilecek 200 bölgeden birisi, Karadeniz Bölgesi" diyor..

Şimdi benim yıllardır Atakum'un hızlı ama çok kabül edilemez gelişiminden neden şikayetçi olduğumu anlıyabiliyor musunuz?..

"Daha çok yeşil..

Daha çok nefes alanı..

Daha çok huzur" derken tüketilecek turizm şansına dikkat çekmekte haksız mıyım?..

Gelecekte yaşanabilecek ender bölgelerden birine sahip olmak hakkından yoksun kalmamak için çırpınmakta, yanlış mıyım?..

Prof. Dr. Yusuf Demir hocama bana düşündüklerimi teyit etme şansını verdiği için teşekkür ediyorum..

Şanslı bir ülkenin, şanslı bir bölgesinde yaşıyor olamnın süreklilik kazanması için sizleri de, düşünmeye davet ediyorum..

"Kaybedileni kazanmak zor hatta her geçen gün daha da zor" inanın..

Buharlaşan suyu tekrar geri getirmeye çalışmak gibi!...

Nusret SAĞLAM
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599