banner622
banner519

Aziz Yıldırım ve Şekip Mosturoğlu'ndan çarpıcı açıklamalar

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve Asbaşkan Şekip Mosturoğlu Spor Toto Süper Lig'de son haftalarda yaşanan skandal hakem kararları üzerine bir basın toplantısı düzenledi. Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi'ndeki...

Aziz Yıldırım ve Şekip Mosturoğlu'ndan çarpıcı açıklamalar

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve Asbaşkan Şekip Mosturoğlu Spor Toto Süper Lig'de son haftalarda yaşanan skandal hakem kararları üzerine bir basın toplantısı düzenledi. Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi'ndeki...

30 Eylül 2015 Çarşamba 17:59
Aziz Yıldırım ve Şekip Mosturoğlu'ndan çarpıcı açıklamalar
banner587
banner605

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve Asbaşkan Şekip Mosturoğlu Spor Toto Süper Lig'de son haftalarda yaşanan skandal hakem kararları üzerine bir basın toplantısı düzenledi.

Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi'ndeki 1907 Tribünü'nde gerçekleştirilen basın toplantısında hatalı hakem kararlarıyla gündeme oturan Beşiktaş-Fenerbahçe maçından 5 gün önce Başkan Aziz Yıldırım tarafından Türkiye Futbol Federasyonu'na gönderilen mektup da okundu.

Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük, Yöneticiler, Divan ve Kongre Üyeleri de izlediği basın toplantısında Başkan Aziz Yıldırım, gelinen noktada sorumlunun ve sorunu çözmesi gerekenin TFF olduğunu söyledi.

BEŞİKTAŞ MAÇINDAN 5 GÜN ÖNCE TFF'YE GÖNDERİLEN MEKTUP OKUNDU

İlk olarak söz alan Şekip Mosturoğlu, "Birazdan okuyacağımız mektup 22 Eylül 2015 tarihinde TFF'ye Sayın Başkan tarafından yazılmıştır. Metni okuduğumuzda göreceğiz ki ne Sayın Mahmut Uslu'nun açıklamaları ne de bugünkü basın toplantısı maçın sonucuna odaklı bir toplantı değildir" dedi.

Daha sonra söz alan Başkan Aziz Yıldırım, "Şekip Bey bu toplantının özel olarak, yani maçın neticesine bağlı olarak yapılmadığını söyledi. Şimdi Türk Sporunda 6 haftadır hakemler yönünden sıkıntılar yaşanmaktadır. Sadece Fenerbahçe'ye değil, bu hatalar geneldir. Biz bugün o maçta hakem şöyle yaptı, bu maçta şöyle yaptı diye değerlendirme yapmayacağız. Bu değerlendirmeyi, 6 haftalık bölümde hakem hatalarından ne anladığımızı ve ne olduğunu çözebilmek için bu toplantıyı yapıyoruz. Bu mektubu ben Bursaspor maçından sonra Sayın Federasyon Başkanına neler yaşandığını anlatan mektuptur" dedi.

TFF Başkanı Yıldırım Demirören'e gönderilen ve toplantının başında okunan, altında Başkan Aziz Yıldırım'ın imzasının yer aldığı mektupta daha önce Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu ve Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav'ın görüşlerinin ardından Aziz Yıldırım'ın şu görüşleri dile getirildi:

"TFF Hukuk Müşavirliğinin 01.09.2015 tarihli ve 71 sayılı yazısı ile "Söylemediğim yalan haber niteliğindeki (Sözde) sözlerim" üzerine disiplin kuruluna sevk edilmiş ve savunmam istenmiştir. Yukarıda aktarılan söylemleri sebebi ile bildiğimiz kadarıyla bu söylemde bulunan ilgililer hakkında TFF Hukuk Müşavirliği tarafından herhangi bir disiplin sevki işlemi dahi yapılmamıştır. Söz konusu farklı uygulamanın sebebi tarafımca anlaşılamadığı gibi söz konusu ayrımcılık "adil yarışma ilkesinin" de ihlali mahiyetindedir. Keza bu söylemler üzerine TFF'nin yetkili kurulları tarafından başlatılmayan disiplin süreçleri sonucunda futbol ailesi fertleri olan hakemler de olumsuz olarak etkilenmiş ve bunun sonucunda ligin 5. haftasında inanılmaz hakem kararlarına tesadüf edilmiştir. Müsabaka hakemi tarafından Trabzonspor-Galatasaray müsabakasında Trabzonspor lehine verilmeyen penaltı neticesinde müsabaka sonucunu doğrudan etkilenmiştir. Benzer şekilde Bursaspor müsabakasında takımımız lehine verilmeyen penaltı kararları ve Bursaspor'lu oyunculara çıkmayan kırmızı kartlar sonucunda önemli hakem hataları gerçekleşmiştir. Müsabakamızda görev alan Barış Şimşek'in Trabzon il hakemi olması ve ailesi ile birlikte Trabzon şehrinde yaşıyor olmasına karşın müsabakamızda görevlendirilmiş olması da ayrı bir hatadır. Ligin 3. haftasında sahamızda oynanan Fenerbahçe-Antalyaspor müsabakasında da Nani'ye yönelik Kseviç'in yaptığı hareket net olarak penaltı olmasına rağmen bu durum hakem tarafından görmezden gelinmiştir.

Yukarıda yazılı hususlar bir arada değerlendirildiğinde üzülerek ifade etmek gerekir ki, TFF Hukuk Kurulunun tamamen uydurma (tarafımıza söylenmemiş sözler üzerine) bir haber üzerine şahsımı Disiplin Kuruluna sevk etmesi ve kurul tarafından savunmamın istenmesi buna karşın rakip takım Başkanının ve Teknik Direktörünün söylediği sabit sözler ile alakalı olarak herhangi bir disiplin sürecinin başlatılmamış olması TFF bağlıları tarafından manalandırılmış ve bunun sonucunda da önemli müsabakaların sonuçlarına tesir edebilecek nitelikte (ağır) hakem hataları gerçekleşmiştir.

Benzer şekilde geçtiğimiz sezonda futbolcumuz Mehmet Topuz İstanbul Başakşehir müsabakasında yapmış olduğu hareket neticesinde dört maç ceza almış, buna karşın Selçuk İnan Mersin İdmanyurdu müsabakasında yapmış olduğu daha ağır hareketi neticesinde sadece iki maç ceza almıştır. Unutulmamalıdır ki, TFF yargı kurullarının yarışma (lig) sürerken almış oldukları kararlar ve uygulamalar tıpkı oyun kuralları gibi en az onlarla eş değerdedir. "Adil Yarışma" ilkesi çerçevesinde nasıl ki oyun kuralları kulüpten kulübe, sporcudan sporcuya değişiklik göstermeksizin aynen uygulanmak zorunda ise TFF yargı kurullarının almış olduğu kararlar ve uygulamalar da kulüpten kulübe, sporcudan sporcuya değişiklik göstermeksizin aynen uygulanmak zorundadır.

TFF'nin tepe yöneticisi olarak TFF'nin tüm eylem ve işlemlerinden dolayı TFF Genel Kurulunu oluşturan üyelere karşı sorumluluğunuz olduğu gibi TFF yargı kurullarının karar ve uygulamalarının sonuçlarından da aynı şekilde TFF Genel Kurulu'nu oluşturan üyelere karşı sorumluluğunuz bulunmaktadır.

Daha ligin ilk haftaları olması münasebeti ile adil yarışma ilkesini ihlal eder nitelikteki TFF yargı kurullarının kararlarına dikkatinizi çeker, tarafınızca gerekli uyarıların yapılarak adil yarışma ilkesini ihlal eden karar ve uygulamalara karşı önlemlerin ivedilikle alınmasını talep ederim"

MOSTUROĞLU: "TFF ÖZKAHYA İLE İLİŞKİSİNİ KESSİN"

Mektubun okunmasının ardından sözü alan Şekip Mosturoğlu, "Bu mektup maçtan 5 gün önce verilmiştir. Hakemin, Fikret Orman ve Hamza Hamzaoğlu'nun açıklamalarının etkilenebileceği nedeniyle önemlidir. Mektuptaki 'Manalaştırma' kelimesine dikkatinizi çekmek istiyorum. Burada bir 'Manalaştırılma' vardır. Buna bazısı eyyam desin, bazısı maçı manipüle etti, bazısı mana çıkarttı desin. İşin özeti budur. Aziz Yıldırım gazeteye vermediği demeçten ötürü Disiplin Kurulu'na sevk edilip ceza almıştır ama ismi geçenler ceza almamıştır. Sayın Mahmut Uslu da bir açıklama yaptı maçtan sonra, Fikret Orman ve Hamzaoğlu'nun açıklamalarından ağır değildi, hatta gayet yumuşak bir açıklamaydı. Yaşanan olaya uygun bir açıklama idi. Ama disiplin kuruluna sevk edildi. TFF acaba bugün nasıl bakıyor bu olaya? Bu şekilde değerlendirdiğimizde Futbol Federasyonu bağlılarının art niyetliliğin, iyi niyetliliğin ama biz ona iyi niyetli diyelim... Verilmeyen kurur kararlarından etkilendikleri ve bir vazife çıkarttıkları ortadadır. Maalesef sayın Halis Özkahya'nın da durumdan vazife çıkarttığı gerçektir. Bu geçmişte de bugün de böyledir. Bugün UEFA maçı yönetiyor olması bu sonucu değiştirmeyecektir. Dolayısıyla bir an önce bu durumdan kendini manalandıran bir hakem olarak TFF'nin kendisiyle ilişkisini kesmelidir. Bu manalandırma durumu Sayın Özkahya için sürekli devam edecektir. Devam etmeyeceğinin bir garantisi yoktur." ifadelerini kullandı.

BAŞKAN YILDIRIM: "HAKEMLER İÇİNDE ÇEKİŞME VAR"

Toplantıda daha sonra söz alan Başkan Aziz Yıldırım ise şunları söyledi

"Gelinen noktada sorumlu Futbol Federasyonu'dur. TFF'nin altında merkez hakem komitesi, Başkan ve yönetenlerdir. Böyle bakarak konuyu aşmalıyız. Rahmetli Hasan Doğan Federasyon Başkanı olduğunda ilk işi, hakem camiası için kronik hale gelmiş ve aynı bugün yaşadığımız şeyleri yaşatan hakemlerin hakemliğini bitirmek oldu. Eğer ki bunu sağlamasaydı o dönemki yönetim bugün yaşadıklarımız uzun süre devam edecekti. Ama operasyonlar sonrasında Türk hakeminde gelişim başladı. İki sene iyi idare ettiler ve Türk sporunda olayların az olmasını sağladılar. Hakem camiası içinde karışıklık var. İçeride güç mücadelesi olduğu bize söyleniyor, anlatılıyor. Gazetelerde bazı yazarlar yazılar yazıyor. "Şunun babası müdahale ediyor, şunun amcası karışıyor vesaire" diye. Hakemler içinde bir çekişme var. Son zamanda maddi anlamdaki rahatlık ile birlikte hakemlik çok cazip hale geldi. Bugün normal bir profesyonel hakemin eline geçen para 40 ile 50 bin lira arasıdır. Bu aldıkları para nettir. Kimse de bunları sorgulayamaz. Bunlara bir şey söyleyemez pozisyonuna geliyor. Bu yanlıştır. Ben, bu konuşmayı yaparken sadece Fenerbahçe Spor Kulübü'nün hakkı yendi diye yapmak istemiyorum, çünkü biz buraları aştık.

"HAKKIMIZ YENDİ DİYE KONUŞMUYORUZ"

Son zamanda maddi anlamdaki rahatlık ile birlikte hakemlik çok cazip hale geldi. Bugün normal bir profesyonel hakemin eline geçen para 40 ile 50 bin lira arasıdır. Bu aldıkları para nettir. Kimse de bunları sorgulayamaz. Bunlara bir şey söyleyemez pozisyonuna geliyor. Bu yanlıştır. Ben, bu konuşmayı yaparken sadece Fenerbahçe Spor Kulübü'nün hakkı yendi diye yapmak istemiyorum, çünkü biz buraları aştık. 6 haftada Fenerbahçe'ye yapılan hataları zaten biliyorsunuz. Tüm kulüplere karşı hata var ama sadece 1-2 takım korunuyor.

BAŞKAN YILDIRIM "UİLENBERG SAYESİNDE AVRUPA'DA MAÇ YÖNETİYORLAR"

Uilenberg geldi, onun sayesinde hakemlerimiz Avrupa'da maç alıyor, onun ilişkileri sayesinde. Koşuda başarısız hakem derbi yönetebiliyor. İçeride çekişmelerden ötürü. MHK Başkanı galiba yeni geldiği için konulara tam hâkim değil. Yanındaki ekip zayıf. O nedenle bizim gördüklerimizi gördüğü halde müdahale edemiyor. İstikrar, istikrar ve istikrar. Son 3 senede 3 MHK başkanı değişti. Siyasi anlamda yetersiz veya başka anlamda. İstikrarın olmadığı yerde, başka başkan zamanında maç alamayan hakem, yeni bir MHK başkanıyla baş tacı edilebiliyor. Sistem bozukluğu söz konusu. Bu bozuk sistem içerisinde de hakemlere göre gözlemci, gözlemciye göre de hakem veriliyor. Ayrı kutuplarda olması gerekirken iç içe geçmiştir. Kötü maç yöneten hakeme gözlemci yüksek not verip yeniden maç almasını sağlamaktadır. Bu büyük bir sorundur. 14 yıldır eğitim sistemi aynı mentorlarla devam ediyor ve bunlardan bir tanesi de Oğuz Sarvan duruyor orada. Bunlar ne yapıyor orada? Bu hakemlere mentorluk yaptığınız zaman, bu hakemler sahaya çıktığı zaman bu hataları yapabilirler mı? Maddi kazanç yüksek olunca herkes profesyonel hakem olmak istiyor ama olunca da görevlerinin ne olduğunu bilmeden maç yönetiyorlar."

BAŞKAN YILDIRIM: "ÇÜRÜK YUMURTALAR TEMİZLENMELİ"

Biz bu sene 70 milyon Euro kadar transfer harcaması yaptık. Bir hakemin düdüğü ile bu kadar büyük rakamları sokağa atamayız. Bunu yapanlar cezalandırılmalı. TFF üzerine düşeni, yapmalı. Hasan Doğan'ın yaptığı gibi içerideki çürük yumurtaları temizlemelidir. Eğer temizlemezlerse yıl sonuna kadar bu operasyonlar devam eder.

BAŞKAN YILDIRIM: "DENİZ ÇOBAN DÜRÜST VE NAMUSLU HAREKET ETTİ"

Dün Deniz Çoban bir açıklama yaptı. Bugün eski hakemler, MHK başkanları ateş püskürüyor. Dürüst ve namuslu bir hareket ettiği için Deniz Çoban'ı takdir etmeliyiz. Deniz Çoban'ın bu hareketiyle, ben son penaltı pozisyonuna baktım, yanlış verdiğini gördük. Kendisi bu ifadesi ile "acaba talimatla mı yapıyor" düşüncesi silindi kafamızdan. Etki altında kalmadan hata yaptı. Bir daha hatayı yapınca düdüğünü asar. Neden korkuyorlar, hakemlerin açıklama yapmasından? Kapalı kapılar arasındaki konuşmalar, konuşmalar tehlikelidir. Ama açık olursa biz de düşünmek istediklerimizi daha iyi tahlili ederiz ve ona göre değerlendiririz. Ben Deniz Çoban'ı tebrik ediyorum.

BAŞKAN YILDIRIM: "HALİS ÖZKAHYA FENERBAHÇE'Yİ KATLETMİŞTİR"

Aynı Halis Özkahya Galatasaray-Fenerbahçe maçında Meireles'i attı. Meireles'i olmayacak şeylerle suçladı. Disiplin kurulu 11 maç ceza verdi ve Tahkim'e gidildi. 4 maçla tükürmediğini kendileri ifade ettiler, değerlendirdiler ve cezayı 4 maça indirdiler. Bu hafta Markovic'e arkadan tekme atıldığı halde görmemezlikten geldi, görmedi. Bazıları diyor ki, basındaki değerli yazarlar 'dağıldı'. Dağıldıysa bizim lehimize hata yapması lazım. Demek ki dağılmadı. Tam sahaya çıkış fikri neyse o fikrini devam ettirdi. Ondan sonra efendim şu oyuncu iki defa tekme attı, atılması lazımdı. Maçın kaderiyle oynadı. Kendisinde biriken geçmişte olan bazı sıkıntılarından dolayı mı acaba sahaya yansıttı? Geçen sezon 3-4 önce Atiba çizgiye bastı, basmadı diye oyundan attı. Halis Özkahya'yı Fenerbahçe'yi katletmiştir.Fenerbahçe 70 milyon euro borç altına girdi. Bir hakemin düdüğüyle bunlara bağımlı olunmamalıdır. Eğer bağımlı olursak o zaman kaos yaşarız. Bu kaos daha da büyür.

BAŞKAN YILDIRIM: "FENERBAHÇE YİNE DE ŞAMPİYON OLACAK"

Trabzon'da Cüneyt Çakır, Trabzon'un en azından berabere kalacağı maçta mağlup olmasını sağladı. Avrupa'da şöyle böyle diyorlar, ben iyi hakem olmadığını söylüyorum. Bunları değerlendirince, Fenerbahçe en yakın rakibinden 4-5 puan önünde yürüyebilirdi. Fenerbahçe yine de şampiyon olacak. Herkesi uyarıyorum. Yarın Nani, Van Persei, Sneijder, Eto'o olmaz, 3. sınıf futbolculara hakemlik yaparsınız. Tribünler zevk almaz, TFF hangi ligi yönettiğinin farkına varmaz. Hakemlerin de değeri olmaz. Van Persie, Nani ve diğerleri burada olduğundan Avrupa'da daha rahat maç yönetirler. Yarın 15 sene öncesine dönersek, bu hakemler bu paraları da alamazlar. Ayıp.

BAŞKAN YILDIRIM: "NEDEN GENÇ HAKEM GÖNDERMİYORSUN" "KAŞARLANMIŞ HAKEMLERLE BU İŞ YÜRÜMEZ"

Futbolda kaos olmasın konuşmayalım diyoruz, mektupla derdimizi anlatmışız. Burada görev TFF'nin. TFF ne yapacak, kulüplerle problemi olan hakemleri temizleyecekler. Başak bir yolu yok. Ali Palabıyık, Mete Kalkavan gelsin hata yapsınlar. Kasımpaşa maçına Deniz Ateş Bitnel'i verdiler, içeride Fırat Aydınus, Bülent Yıldırım, Barış Şimşek'i verdiler. Neden genç hakem göndermiyorsun? İçeride genç hakemler hata yapsın, Deniz Çoban gibi "ben bilmeden yaptım" desinler bizlerde bunları hoşgörüyle karşılayalım. Ama amiyane tabirle kaşarlanmış hakemlerle bu iş yürümez. Bunu bilsinler. Önce TFF, sonra MHK.

BAŞKAN YILDIRIM: "SAHA KOMİSERİ OYUNCUNUN KOLUNU TUTAMAZ"

Futbolun federasyon tarafı yeniden organize edilmeli. Saha komiseri, oyuncunu burasından tutamaz, hakkı da yok, yetkisi de yok. Onun parasını da ben ödüyorum. Bundan sonra ödemeyeceğimi federasyona yazdım. Komiserler bir dernek, ben de derneğim, bir derneğin parasını da ödeyemem. Gözlemci, temsilci var, bunlara görev verirsiniz yaparlar. Saha kenarında oyuncunun değeri 30-40 milyon euro. Sakatlandığı zaman ne olacak. Betonda ısınamaz. 4. hakem Özgür Yankaya'ya teşekkür ederim, o "burada ısınabilirsin" demiş, o da ısınmıştır. Betona halı serip burada ısının derseniz, sakatlanabilir adale sertleşebilir. Bunu da bilmeleri, öğrenmeleri lazım.

ŞEKİP MOSTUROĞLU: "TERFİ SİSTEMİ, SÖZLEŞMELER VE UİLENBERG"

Toplantıda söz alan Şekip Mosturoğlu, "Başkanın işaret ettiği gibi özellikle son yıllarda hakemlerin sıkça hata yapmaları ve müsabaka sonuçlarını etkilemelerinin temel sebebi terfi sisteminin de bozulmuş olmasıdır. Baktığınız zaman uzun yıllar Süper lig kadrosunda olan ancak bir tek maç yönetmemiş hakemler var. Mesala Hakan Ceylan, 7-8 yıldır Süper lig kadrosunda olmasına rağmen tek bir maç yönetmemiştir. Buna mukabil kadrolu 4. hakemdir. Bir de hakemlerle yapılan sözleşme. Bu hakemlerle 4 yıllık sözleşme yapılmıştır. Formu ne olursa olsun 4 yıllık bir garanti almıştır ve bu çerçevede hakemlik yapmaktadır. Bu da mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. UEFA'da da bunun doğru bulunmadığını biliyorum. Uleinberg'in durumu da gerçekten düşündürücü. Tolga Özkalfa'nın yeniden FIFA hakemi olma nedeni Uilenberg'in diş hekimi olmasıdır, performansı ortadadır. Cüneyt Çakır 32 bin, diğerleri 20 bin TL almaktadır. Yani bu hakemler ne hata yaparlarsa yapsınlar, hiç maçta görevlendirilmeseler, aylık bu kazancı garantilemişlerdir. Bu sistem içerisinde hakemliğin gelişmesi, bu hakemlerin kendi kusurlarından veya hatalarından sonuç çıkarması mümkün olamaz. Üstelik 4 bu yıllık süreye denk gelebilmesi için hakemlik yaşı da 47'ye yükseltilmiştir. Talimatlar kişiye özel olarak da değiştirilmiştir Türkiye'de. Bana göre düşündürücü olan bir şey Sayın Fırat Aydınus ve Bülent Yıldırım'ın FIFA hakemliğinden Ocak ayında düşmüş olmalarına rağmen, Temmuz ayında kendileriyle 4 yıllık sözleşme imzalanmış olmasıdır. Yani bu hakemler FIFA'da elit kategorinin içinde değilken, kendileri FIFA kokartlarını kaybetmişken Türkiye'de elit hakem kategorisinde değerlendirilmektedirler. Halis Özkahya sezonun başında koşu testinden geçemediği için UEFA kendisine vermiş olduğu maçı geri almıştır. Hafta başında bizim maça atandıktan sonra Halis Özkahya UEFA tarafından yapılan koşu testine katılmıştır ve bu testi geçerek UEFA'da yeniden görev almıştır ve UEFA maçı yönetecektir bu hafta içerisinde. Yani eğer Halis Özkahya koşu testini yine geçemeseydi yine UEFA kendisine maç vermeyecekti ama Merkez Hakem Kurulu (MHK) Türkiye'nin en önemli derbi maçına Sayın Halis Özkahya'yı atayacaktı. Bu da, atamada da bir ihmalin olduğunun en açık göstergesidir. Başkanımızın dediği gibi, hakemlik camiasına ilişkin inanılmaz söylentiler bizlere kadar gelmektedir. Hasan Doğan, Mahmut Özgener zamanında olduğu gibi genç hakemlerin önü açılmıştır. Az evvel de izah ettiğim gibi bu hakemler çoğu 8-10 yıldır Süper Lig kadrosundadır ve başarıları ortadadır. Arkadan gelen genç hakemlerin, yetenekli, başarılı hakemlerin de önünü kesmektedir. TFF bunun üzerine değişiklikleri düşünmesi ve terfi sistemi yeniden ele alması gerekmektedir."

BAŞKAN YILDIRIM "İDDİALAR ARAŞTIRILMALI"

Hakemlerle ilgili iddiaların araştırılmasını isteyen Başkan Aziz Yıldırım ise, "Şimdi hakemlerin içerisinde bir kutuplaşma var. Demin söyledim, basındaki yazarlar da yazıyorlar. Cüneyt Çakır'ın babası, Serdar Çakır bir taraftan kendine göre güç görmekte... Bu söylenti yalnız. Ben bunları biliyorum diye değil. Bize gelenler bilgileri ben aktarıyorum. Federasyon da bunları değerlendirsin. Araştırma yapsın bunlar doğru mu değil mi diye. Bu, onların görevi. Hakemlerin bu gücünden dolayı ve profesyonel hakemlerin başında da olduğu için bütün hakemler onlara karşı biraz daha hoşgörülü ve onların yanında yer almak için çalışma yapıyorlar deniliyor. Cüneyt Çakır'ın kendisiyle beraber, güçlü olduğu için, öyle gözüktüğü için hakemler de ona yanaşarak onun üzerinden çalışma yapılıyor deniliyor. Barış Şimşek, Hüseyin Göçek gibi hakemler de hepsi bu sistemin içerisinde hakemlik hayatlarına devam ediyorlar. Bu çok sıkıntılı ve hepimizi çok üzecek olayların meydana gelmesini oluşturur. Onu için TFF'nin bu konulara acilen eğilmesi ve çözmesi lazım. Ali Palabıyık, hiç tanımam, bilmem. Geçen sene bizim maçı idare etti. Beşiktaş maçı da idare ediyor. O zaman bu arkadaş derbiyi idare edebilir. Hem Beşiktaş, hem Fenerbahçe, hem de Galatasaray maçını idare edebiliyorlarsa o zaman derbileri de kolaylıkla verebilirsin. Aynı şekilde Mete Kalkavan. Onu da tanıdığım için, burada maç yönettiğinden bildiğim için, diğer maçları da yönettiğine göre bunlara verilebilir. Yani bir gençleştirme, korkmadan ama dürüstçe de yaptıkları hataları kamuoyuyla paylaşmaları şartıyla. Korkmayacak. Hepimiz hata yapıyoruz. Ama o hata yapmasını ifade etmesini sağlamamız lazım ki kafamızda başka şeyler oluşmasın. Futbolda çok büyük bir potansiyel var, çok büyük ekonomik gelirler var. Bugün milyar dolarlarla ölçülebilecek değerler var. Bu değerleri oradaki 10-20 kişinin çalacağı düzeye bırakamayız. Onlara kalırsa kaosa gideriz. Kaos olması hepimizi üzer. Bugün çok nazikçe uyarı yaptık. Başka şeylerde söyleyebilirdik. O şunu söyledi, bu şunu söyledi de diyebilirdik. Bunları yapmadık. Kendimize olan saygımızdan dolayı. Yarın Akhisar maçına hakem atayacaklar. O hakemle ilgili Pazar gününe kadar her şeyi söyleriz, maça geldiği zaman maçı idare edemez. Bunlar yanlış şeyler. Sorumluları tekrar tekrar göreve çağırıyoruz. Bu konuyla ilgili daha fazla konuşmak istemiyorum. Ama herkesi uyarıyorum. Bütün kulüplere hata yapılmasın, adaletli olunsun ve bir insan hata yapıyorsa da hatasını çıkıp rahatça söyleyebilirse hepimizi hem vicdanen, hem de bireysel olarak rahatlatır. Bunu da onlardan bekliyoruz.

BAŞKAN YILDIRIM: "FENERBAHÇE YANDEX'TE HER GÜN ARAMA YAPMALARINI RİCA EDİYORUM"

Fenerbahçe Yandex projesiyle ilgili konuya da da toplantının son bölümünde değinen Başkan Aziz Yıldırım; "Bir ricam da bu toplantıda Fenerbahçe Yandex'le ilgili bir şeyler söylemek istiyorum. Fenerbahçe Yandex'te dün 3 milyon 244 bin arama yapılmış. Toplamda android kullanıcısı 634 bin, toplam destkop kullanıcısı ise 862 bin kişi. Genel toplamda 1 milyon 497 bin kişi Fenerbahçe Yandex Browser'ı kullanıyor. Tüm bunlara rağmen 1.5 milyona yakın giriş yapılırken aktif olarak da maalesef 500 bin kişi Fenerbahçe Yandex'i kullanıyor. Bütün Fenerbahçelilere benim buradan ricam bu 1.5 milyon kişinin Fenerbahçe Yandex'i kullanması gerekir. Öyle olursa biz şu anda bile günde 10 bin arama yapmayı sağlamış oluruz. Bütün bu arayıcıların muhakkak her gün arama yapmasını, Fenerbahçe Yandex'i kullanmalarını rica ediyorum. Buraya geldiğiniz için hepinize de teşekkür ediyorum"

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388