banner595

Türkiye'de Tüberküloz Geriledi

Samsun Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, Tüberküloz Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde tüberküloz görülme sıklığı yüz binde 180’den, yüz binde 17’lere gerilediğini söyledi.

Türkiye'de Tüberküloz Geriledi

Samsun Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, Tüberküloz Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde tüberküloz görülme sıklığı yüz binde 180’den, yüz binde 17’lere gerilediğini söyledi.

24 Mart 2016 Perşembe 16:03
banner587

134 yıldır 24 Mart tarihinde Dünya Tüberküloz Günü olarak kutlandığını belirten Samsun Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, “Bundan tam 134 yıl önce, 24 Mart 1882’de Robert Koch tüm dünyaya verem hastalığının (tüberkülozun) etkenini bulduğunu ilan etmiştir. Asırlar boyunca milyonlarca insanın ölümüne neden olan hastalığın bulaşıcı bir hastalık olduğu bu tarihte öğrenilmiştir. Bu nedenle 24 Mart günü Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından ‘Dünya Tüberküloz Günü’ olarak ilan edilmiştir. Her yıl bu tarihte dünyanın birçok ülkesinde bu konu ile ilgili bilgilendirme faaliyetleri yapılmaktadır” dedi.

"TÜRKİYE GENELİNDE TÜBERKÜLOZ GERİLEDİ"

Türkiye’de tüberküloz hastalığının gerilediğine dikkat çeken Kasapoğlu, “Dünyada birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de verem savaşı yürütülmüş ve 1970’lerde tüberküloz görülme sıklığı ülkemizde yüz binde 180 iken, yüz binde 17’lere kadar gerilemiştir. Ülkemiz artık eliminasyon yani hastalığı yok etme fazındadır. İlimizde de ülke ortalamasına yakın ve giderek azalan insidansta vaka görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü Küresel Tüberküloz raporundaki verilere göre dünyada her yıl yaklaşık 9 milyon yeni verem hastasının ortaya çıktığı ve 1.5 milyon hastanın verem sebebiyle öldüğü bilinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü hastalığın kontrolü için Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisi (DGTS=DOTS) adı verilen bir dizi önlemleri tüm gelişmişlik düzeyindeki ülkelere önermiş ve bu yaklaşımı uygulayan ülkelerde başarılı sonuçlar alınmıştır. Etkili tedavi için Doğrudan Gözetimli Tedavi (DGT) gereklidir. DGT, tüberküloz hastalarının tüm tedavi süresince ilaçlarının her dozunu denetleyen bir sorumlu kişi veya görevli gözetiminde içmesi ve bu durumun kaydedilmesi esasına dayanan bir tedavi şeklidir. Ülkemizde de 2006 yılından itibaren DGT, tüberküloz tedavisinin stratejisi olmuştur. İlimizde ise DGT çalışmaları 2003 yılında birkaç pilot ilden biri olarak daha erken yıllarda başlamıştır” diye konuştu.

Veremim solunum yolu ile bulaşan bir hastalık olduğundan yayılımını önlemek amacıyla tüm vakaların bulunup tedavi edilmesinin çok önemli olduğunun altını çizen Kasapoğlu, “Ancak bazen tanı aşaması uzun olabilmekte ve hastalar sonuçlarını takip etmekten vazgeçmekte bu nedenle de erken tanı konamayıp tedavilerine başlamak gecikebilmektedir. Bu durumu da ortadan kaldırmak dolayısıyla kayıtsız ve tedavisiz hasta bırakmamak ve böylelikle hastalığın toplumumuzdan yok edilmesini sağlamak için ilimizde 2012 yılından beri Aktif Sürveyans uygulaması yapmaktayız. Bu çalışmada sağlık kurumlarından kayıtlar taranarak tüberküloz tanısı almış hastaların Verem Savaş Dispanserlerimizde kaydı olup olmadığı kontrol edilmekte veya henüz tanı konmamış ama tetkiklerini tamamlamadan bırakan kişiler tespit edilmekte ve Verem Savaş Dispanserlerine yönlendirilerek tanılarının kesinleştirilmesi sağlanmaktadır. Verem hastalığının yayılımını önlemek amacıyla halkın eğitilmesi de çok önemlidir. Topluma ulaşma konusunda sadece sağlık kuruluşlarının değil, basın ve yayın organlarının da bizlerle koordineli bir şekilde çalışması verem savaşında başarıya ulaşmada çok daha etkili olacaktır. İlkadım Toplum Sağlığı Merkezi’ne bağlı Çiftlik Verem Savaş Dispanserimiz önünde stant açılarak verem hastalığı ve bu konuda yapılan çalışmalar hakkında gün boyunca halkımıza bilgilendirme yapılacaktır” şeklinde konuştu. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591