banner622
banner595

Tip 2 Diyabet Tedavisinde Metabolik Cerrahi ile Büyük Başarı

Genel Cerrahi, Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Kerim Güzel, cerrahi tedavi ile tip 2 diyabet hasatlığından klinik olarak kurtulma ihtimalinin çok yüksek olduğunu söyledi.

Tip 2 Diyabet Tedavisinde Metabolik Cerrahi ile Büyük Başarı

Genel Cerrahi, Bariatrik ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Kerim Güzel, cerrahi tedavi ile tip 2 diyabet hasatlığından klinik olarak kurtulma ihtimalinin çok yüksek olduğunu söyledi.

20 Ocak 2016 Çarşamba 14:46
Tip 2 Diyabet Tedavisinde Metabolik Cerrahi ile Büyük Başarı
banner587

Opr. Dr. Kerim Güzel, şeker diğer bir adıyla diyabet hakkında önemli bilgiler verdi. Samsun Büyük Anadolu Metabolik Cerrahi ve Obezite Merkezi doktorlarından Opr. Dr. Kerim Güzel, “Ameliyatlar sadece tip 2 diyabet hastalarına uygulanmakta. Tip 1 diyabetle tip 2 diyabet tamamen birbirinden farklı iki hastalıktır. Tip 1 diyabette insülin üretimi hiç yoktur. Bu ameliyatları yapabilmemiz için insülin üretimi mevcut olmamalı. Tip 2 diyabette insülin üretimi vardır fakat vücut kullanamaz. Biz bu ameliyatlarla vücudun kendi ürettiği insülini kullanmasına yardımcı oluyoruz” dedi.

Sözlerine şeker hastalığı hakkında bilgi vererek devam eden Opr. Dr. Kerim Güzel, "Şeker hastalığı (diabetesmellitus) eski çağlardan beri bilinen, hayat boyu süren bir hastalıktır. Ülkemizde yaklaşık 2 milyon şeker hastasının ve 1.5-2 milyon kadar da gizli şeker hastasının olduğu sanılmaktadır. Vücutta çeşitli organları etkilemesi ve bozması yanında yol açtığı sosyal ve ekonomik sorunlar nedeni ile modern toplumun sosyal bir hastalığı ve problemi olmuştur. Şeker hastalığı, pankreasta yapılan ve kan şekerini düşürücü bir işlevi olan insülin hormonunun yokluğu veya azlığı veyahut da etkisizliği sonucu oluşur. Kanda şeker (glikoz) seviyesi yükseldiğinde (örneğin yemeklerden sonra olduğu gibi) pankreastaki beta hücrelerinden insülin kana salınır. İnsülin vücutta çeşitli dokulardaki (karaciğer, kas ve yağ dokuları gibi) hücrelerde bulunan reseptör adı verilen insüline duyarlı alıcılara bağlanarak kandaki şekerin hücreler içine girmesine ve buralarda yakıt olarak kullanılıp enerji oluşmasına imkan sağlar. Vücutta insülin yokluğu ya da insülin var olduğu halde etkisiz bulunduğu durumlarda kandaki şeker hücreler içine giremez ve bu şekilde kan şekeri yüksek bir seviyeye çıkar. 2 tip şeker hastalığı vardır. ‘Tip I diyabet’te vücutta insülin eksikliği veya yokluğu söz konusudur” diye konuştu.

TİP 2 DİYABET

Tip 2 diyabetin oluş şeklinin ise tamamen farklı olduğunu belirten Güzel, “Kalıtım önemli bir rol oynar. Ailelerinde diyabet hikayesi olanlarda görülme şansı daha fazladır. (Özellikle 40 yaş üstündekilerde). Hastaların çoğu şişmandır. Tip II diyabette kandaki insülin düzeyi normal hatta fazla olabilir. Ancak insülinin vücut tarafından kullanılması bozulmuştur. Dolayısıyla şeker hücre içerisine giremez, kanda birikir ve kan şekeri yükselmiş olur. Tip II diyabetin tedavisinde en önemli faktör iyi bir diyet yapmaktır. Uygun egzersizlerde şekerin düşmesine yardımcı olur. Bu şekilde şekeri yeterince düşmeyenlerde kan şekerini düşürücü ağızdan verilen haplar hastalıkta önemli rol oynar. Tip II diyabetin belirtileri ise genellikle yavaş olarak ortaya çıkar. Bunların başlıcaları çok su içme, çok yemek yeme, çok idrar yapma, görme bozukluğu, el ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanma, sık enfeksiyonlar, kaşıntı, yaraların geç iyileşmesi, iktidarsızlık (impotans)'tır.”

METABOLİK CERRAHİ NEDİR?

Metabolik cerrahinin tüm metabolik hastalıkların cerrahi ile tedavi edilmesi olduğunu belirten Güzel, şu bilgileri verdi: “Ancak klinik pratikte metabolik cerrahi tip 2 diyabet hastalığının cerrahi tedavisidir. Bir obezite ameliyatı değildir. Obezite ameliyatları ile karıştırılmamalıdır. Arasında farklar vardır. Tip 2 diyabet heterojen çok etkenli dinamik hastalıktır. Hastalığın gelişimi sadece hormonal olmayıp psikolojik ve çevresel faktörlerde vardır. Diyabette klasik tedavi eğitim egzersiz, diyet, ilaçlar ve insülindir. Fakat bu tedavi protokoller ile ancak diyabetli hastaların yüzde 20 sinin kan şekerini kontrol altına alınır. Hastaların ancak yüzde 7 iki yıl süre ile doktorunun önerilerine uyuyor.”

NİÇİN AMELİYAT

“Verilen diyet, egzersiz, insülin ve ilaçlar hastanın gününü kurtarmaya yöneliktir. Bir insanın ömür boyu egzersiz ve diyet yapması mümkün değildir. Yapılan çalışmalarda 3 yıl boyunca diyet ve egzersiz önerilerine uyan hastaların oranı yüzde 5 üzerinde değildir. Bu tedaviler kan şekerini kontrol altına almaya yöneliktir. Ancak cerrahi tedavi ile tip 2 diyabet hasatlığından klinik olarak kurtulma ihtimali çok yüksektir.”

AMELİYATLAR HER İKİ DİYABET TİPİNE YAPILIYOR MU?

“Ameliyatlar sadece tip 2 diyabet hastalarına uygulanmakta. Tip 1 diyabetle tip 2 diyabet tamamen birbirinden farklı iki hastalıktır. Tip 1 diyabette insülin üretimi hiç yoktur. Bu ameliyatları yapabilmemiz için insülin üretimi mevcut olmamalı. Tip 2 diyabette insülin üretimi vardır fakat vücut kullanamaz. Biz bu ameliyatlarla vücudun kendi ürettiği insülini kullanmasına yardımcı oluyoruz.”

BU AMELİYATLAR NASIL ETKİ EDİYOR

“Günümüz yaşamında belenme şeklimiz yemek yeme alışkanlığımız ve yiyeceklerin içerikleri şekli çok değişti. Fabrikasyon, rafinefastfood tarzı gıdalarla beslenmeye başladık. Bu tip beslenmenin olumsuz etkileri aslında sindirimin tamamlamamasıdır. Yiyecekler ince bağırsağın son kısmına gelmeden orta kısmında sindirimi tamamlamış oluyor. Ancak iyi huylu barsak hormonlarının aktive olup da tokluk hissi oluşması için besinlerin bu sindirim yolunun tamamını kat etmesi gerekiyor. Bu iyi hormonlar vücutta insülin duyarlılığını artır. Metabolik cerrahide bağırsağın son kısmıyla yiyeceklerin erken tanışmasını sağlamak ve insülin duyarlılığını artırmaktadır.”

KAN ŞEKERİ YÜKSEKLİĞİ NELERE YOL AÇAR


“Yüksek kan şekeri vücut için zehir anlamı taşır. Asıl etkisi damarlar üzerinedir. Damar harabiyeti yaparak kalp krizi felç, böbrek yetmezliği diyabetik ayak dediğimiz ayakta iyileşmeyen yaralar gözlerde problemlere yol açar.”

NE ZAMAN AMELİYAT KARARI VERMELİYİZ?

“Diyabette damar hasarı tanı konulmadan 2, 3 yıl önce başladığı kabul edilir. Hastalar bu dönemlerde çok önemsemezler, organ kaybı yoktur, şikayetleri kabul edilebilir düzeydedir. Hastalık yavaş ve sinsi şekilde ilerler. Yani aslın da her şey yolunda gibidir. Bu döne genelde 10 , 12 yıl kadardır. Bu dönemde insülin rezervlerini kaybederler. Hastalar ameliyat için klasik tedavi yöntemleri ile kan şekeri kontrol altına alınamaması veya organ hasarı bulguları başladıysa ameliyat önerilebilir. Organ hasarı olmamdan ve insülin rezervleri tüketilmeden yapılan operasyonlarda tedavi daha başarılıdır.”

METABOLİK CERRAHİ AMELİYATLARI NELERDİR

“Metabolik cerrahi olarak iki ameliyat vardır. Bunlar sleevegastrektomi + ilealtranspozisyon ve sleevegastrektomi + transit bipartition. İkisi de metabolik cerrahi operasyonudur ve 10 yıllık kan şekeri kontrolü yüzde 90 üzerindedir. Ben daha çok Brezilyalı doktor SergioSantoro’nun tip literatürüne kazandırdığı SG+ transit bipartition ameliyatını tercih ediyorum.”

METABOLİK CERRAHİ AMELİYATLARININ ORTAK ÖZELLİKLERİ NELERDİR?


“Her iki ameliyatta da aslında yapılan işlem mide ve ince bağırsaklar üzerinde işlem yapılmaktadır. Bu ameliyatlarda amaç bir an önce yiyeceklerin ince bağırsağın son kısmına ulaştırılmasıdır ve böylelikle bağırsağın son kısmındaki iyi huylu hormonların aktivasyonu sağlanmaktadır.

Bu ameliyatlar obezite ameliyatları gibi restriksiyon (yiyecek alınımın kısıtlanması) ya da malabsotrsiyon (yiyeceklerin emiliminin bozulması) içeren ameliyatlar değildir. Ameliyatlarda özellikle transit bipetitiondaduodenum yani on iki parmak bağırsağı ve ince bağırsağımızın jejunum kısmı korunduğu için emilim problemi olmaz. Bir çok mineral, vitamin demir, kalsiyum buralardan emilir. Yani mide barsak sisteminin tamamı sindirim olayına katılır. Burada sadece ince bağırsağın son kısmı öne alınarak yiyeceklerle erken buluşması sağlanır.”

METABOLİK CERRAHİ AMELİYATLARI NASIL YAPILIR?


“Ameliyatları tamamen laporoskopik ( kapalı olarak) yapmaktayız. 5 ya da 6 adet 5 mm ya da 1 cm deliklerden karın girilerek yapılır. Ameliyat süresi 2.5 saat ile 4 saat arsında değişmektedir. Bu ameliyatlarda öncelikle mide tüpleştirilir. Birinci olarak mide de ghrelin salgılanan kısım çıkarılır. Ghrelin hormonu iştah arttırıcı etki vardır. İkinci olarak mide boşalım hızının artması nedeniyle ince bağırsaklara giden yiyecekler tokluk hissi oluşturur. İkinci olarak da ince bağırsağın son bölümü midenin alt kısmı bağlantılı hale getirilerek mideye ikinci çıkış verilir. Bu ameliyatta 5 yıllık takipte vitamine ihtiyaçları yüzde onun altındadır. Uzun vadeli takipte demir ihtiyacı görülmez. Hastaların yüzde 95 hiçbir ilaç takviyesi gerekmez.”

TRANSİT BİPARTİTİON AMELİYATININ AVANTAJLARI NEDİR?

“İntragastrik basınç düşer ve buna bağlı olarak tüp mide kaçakları minimaldir. Ayrıca mide içi basınç az olduğu için tüp mide dilatasyonu azdır. Endoskopla sindirim sisteminin tüm alanlarına ulaşılır. ERCP yapılabilir. Sindirim sistemin tüm alanları yiyecek geçişine ve emilime katılır.”

AMELİYAT NE KADAR GÜVENLİDİR?

“Elimizde 14 yıllık veriler var. Santoro 5 yıllık sonuçları 2012 yılında yayınlanmıştır. Hastaların beş yıllık takiplerinde yüzde 86 kan şekeri değeri ilaçsız remisyon sağlanmıştır. Kabaca bu ameliyatların başarısı yüzde 85 ile 95 arasında değişmektedir. Kilo kontrolü ise yüzde 74 dür. Ön raporları yayımlanan 8 yıllık sonuçlarda ise bu oranlar aynı şekildedir.”

AMELİYATTAN ÖNCE NE GİBİ TAHLİLELER YAPILIR?

“Ameliyat öncesi öncelikle pankreasın insülin üretme kapasitesi ve aktivitesi için C peptit ve insülin açlık ve tokluk miktarın, ayrıca diğer biyokimyasal tetkiklere bakılır. Bu anlamda hasta ayrıntılı bir incelemeden geçirilir.”

HER TİP 2 DİYABET HASTASI AMELİYATA UYGUN MUDUR?

“Her hasta uygun değildir. Burada önemli olan hastanın pankreastaki insülin üretme kapasitesi ve aktivitesidir. Eğer hasta yıllar içinde pankreası yorulmuş ve insülin üretemez hale gelmişse operasyondan fayda görmeyecektir. Böyle durumda vücut dışarıdan insüline ihtiyaç duyar.

Ayrıca 3 yıl boyunca ilaç tedavileri diyet egzersize rağmen hastanın kan şekeri kontrol altına alınamamış hastalar operasyona adaydır yani HbA1C 7.5 üzerinde olan hastalar. Bu ameliyatlar 18 ile 65 yaş arasına yapılmaktadır. Aynı zamanda 65 yaşın üzerindeki hastalar ayrıca değerlendirilir. Eğer performansları iyiyse ve ameliyattaki kazancın fazla olacağı düşünülürse değerlendirmeye alınır. Hastanın ne kadar bu ameliyatlardan fayda göreceği insülin rezervlerinin değerlendirilmesiyle anlaşılır.”

"METABOLİK CERRAHİ YÖNTEMİNİ BAŞARIYLA UYGULAMAKTAYIZ"


Opr. Dr. Kerim Güzel açıklamasını şöyle tamamladı: “Sözlerime son verirken şunu da belirtmek istiyorum. Metabolik cerrahi artık Samsun’da da güvenle uygulanmaktadır. Metabolik Cerrahi Derneği Başkanı Doç. Dr Alper Çelik beyin yönettiği metabolik cerrahi çalışma grubu içinde yer almaktayım. Bizim sonuçlarımızda Alper bey ile birlikte yayınlanacaktır. Bu çalışmanın Samsun ayağında ben varım. Yukarıda anlattığımız gibi ilk önce hastalığımızın ne olduğunu ve nasıl yol izlememiz gerektiğini iyi bilmemiz gerekiyor. Bunun için mutlaka bir doktordan yardım almalıyız.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599