banner519

Ticari Başarısı Kadar Entelektüel kimliği ile de dikkat çeken işadamı: KÖKSAL ERSAYIN

Samsun’da ticari kimliğinin yanı sıra hayırsever kimliği ile de adından sıkça söz ettiren SİMPA Ticaret Yönetim Kurulu Başkanı İş adamı Köksal Ersayın, pek bilinmeyen yönlerini Samsunhaber.TC Dergisi okurları ile paylaştı.

Ticari Başarısı Kadar Entelektüel kimliği ile de dikkat çeken işadamı: KÖKSAL ERSAYIN

Samsun’da ticari kimliğinin yanı sıra hayırsever kimliği ile de adından sıkça söz ettiren SİMPA Ticaret Yönetim Kurulu Başkanı İş adamı Köksal Ersayın, pek bilinmeyen yönlerini Samsunhaber.TC Dergisi okurları ile paylaştı.

12 Ocak 2016 Salı 08:59
Ticari Başarısı Kadar Entelektüel kimliği ile de dikkat çeken işadamı: KÖKSAL ERSAYIN
banner587

Samsunhaber.TC Dergisi/ Sayı 6

Çocukluk ve gençlik yıllarına ilişkin çok özel anılarını paylaşan İşadamı Ersayın, çocukken, kurduğu sinema ile ilk parasını nasıl kazandığını anlatırken, o günleri bize de yaşatıyor. Samimiyeti, entelektüel birikimi ve tevazusu ile dikkat çeken Samsun’un sevilen işadamı Köksal Ersayın, sohbetimiz sırasında aslında bir gazeteci olmayı çok istediğinin altını defaatle çiziyor. Vizyonu ve dünyaya bakış açısıyla da keşke yaşamına gazeteci olarak devam etseymiş dedirtecek kadar da birikime sahip. Dünyanın birçok ülkesini ziyaret eden Ersayın’ın literatüründe sıradan olmak yok.

Şimdi sizleri samsunlu Hayırsever iş Adamı Köksal Ersayın’ın Samsunhaber.TC Dergisi’ne özel verdiği röportajla baş başa bırakıyoruz.

Köksal Bey bize biraz çocukluğunuzdan ve gençliğinizden bahseder misiniz?

Bizim çocukluğumuz sıkıntılar içerisinde geçti diyebilirim. Ailem varlıklıydı ya da o gün ki imkânlara göre yoksul sayılmazdı. Ancak buzdolabının olmadığı, tel dolapların içerisinde yemeklerin saklandığı dönemden geliyoruz.

Sınıflarımız sac barakalardan ibaretti. Yazın o barakaların içerisinde ders yaparken sıcaktan bunalırdık. Fakat Türkiye her şeye rağmen çok güçlü bir ülke tüm bu imkânsızlıklar, dövizin olmayışı, ithalatın çok az oluşu henüz yeterli bilim adamının iş adamının olmadığı bir süreçte dahi Türkiye gururlu kendisine yetebilen kendi yağıyla kavrulan bir ülke konumundaydı. Biz o dönemde mutluyduk. Çünkü mahalledeki aileler birbirini çok iyi tanırdı. Biz hafta sonu komşunun kamyonunda herkes kendi yiyeceğini yanına alıp, piknik yerlerine gidip bir Pazar birlikte eğlenen, acılarını da sevinçlerini de birlikte paylaşan bir toplumduk.

Çocukluğum son derece güzel geçti diyebilirim. Ben biraz hiperaktif bir çocuktum. 1963’de bir arkadaşımla birlikte kiracımızdan boşalan bir dükkânda kendi ifademle bir sinema kurdum. Karagöz ve Hacivat gösterimi gibi bir şeydi fakat ben ona Köksal Ersayın’ın sineması diyordum. Briketlerden yaptığım sırada, bir arkadaşım kapıda girişi on kuruş olmak üzere çocukları içeri alıyordu. Hatta mahallemizin bakkalı da gelmişti hiç unutmuyorum bana sorduğunda ‘Ondan da ücret alacak mıyım?’ diye, ‘Tabi ki alacaksın o bize şeker verirken para almıyor muydu?’ demiştim. Birkaç gün sonra elimize geçen para o kadar çoktu ki biz onu harcaya harcaya bitiremedik ve sinemayı kapattık. Hiç unutmadığım hatıralardan biridir.

1970’lerin başında şöhretler okulu diye bilinen İstanbul üniversitesi gazetecilik ve halkla ilişiler bölümünde yıllık eğitimimi tamamladım. Radyo ve televizyon merakımdan dolayı bu bölümü tercih etmişimdir. Öğrencilik yıllarımda imkânlar kıt olduğundan zaman zaman Amerikan kültür derneğine gidip orada video kayıt cihazlarından istifade ederdim. 8 milimetre film makinası edinmiştim onunla İstanbul sokaklarında arkadaşlarımla kısa metraj film çekerdik. O filmleri Almanya’ya gönderirdik ve bir ay sonra banyo edilmiş olarak geldiğinde onları montajlayıp kendi kısa filmlerimizi yapardık.

O dönemin bizim üzerimizde bıraktığı en güzel etkilerden biri, biz mutluluğu küçücük şeylere sahip olduğumuzda dahi şimdi yaşayabilecek kültürle yetiştik. Ben hala kendime aldığım küçücük bir şey dahi bana o günleri hatırlattığı için beni mutlu etmeye yeter diye düşünüyorum. O yüzden ben çocukluğumu gençliğimi çok seviyorum. O gün ki komşularımı arkadaşlarımı hiç unutmuyorum. Zor bir süreçti ama güzel bir süreçti.

İş hayatınızda çok yoğun olan bir insansınız işin dışında Köksal Ersayın neler yapar hobileri nelerdir?

36 yılı aşan inşaat malzemeleri üzerinde toptan perakende satış ağına sahip 40 kişiye istidam eden bir işletmenin sahibi olmanın ötesinde, işini çok seven her gün uyandığında ‘İyi ki ben bu işi yapıyorum.’ diyebilecek kadar işine sahip bir insanım.

Hobilerim arasında fotoğraf çekmek var. İkincisi çok geziyorum. 35 senedir dünyanın her ülkesine seyahatlerim oldu ve devam ediyorum. Bunlar birkaç üniversite de edinemeyeceğiniz bilgi, birikim, tecrübe kazanımlar anlamına gelir.

Bir diğer hobim de deniz. Denizi çok seviyorum. 2000’li yılların başında başlayan deniz merakım bir arkadaşımın balık tutkusundan etkilenerek bir tekne sahibi olamama neden olmuştur. Daha sonra İstanbul’ da kendi isteğime uygun bir tekne yaptırdım. Boş kaldıkça gidiyorum. Denizin o iyotlu kokusunu ciğerlerime çekiyorum. Deniz tutkusunu herkese tavsiye edebileceğim bir tutku. Daha çok zamanım olsa resim yapardım, resim yapmayı da çok severim. Belki daha sonra bende yağlı boya çalışmaları yapabilirim.

Başarınızı neye borçlusunuz? Çalışma hayatınızda ve olmazsa olmazınız nedir?

Bu noktaya tırnaklarımızla geldiğimizi göz önüne alırsak, önceiş disiplini diyorum. Disiplin olmadan olmuyor. Kararlılık, ilkeli olmak, dürüst olmak her şeyden önce ve bir iş adamının kendini mutlaka gerek siyasi literatür olarak, gerek ekonomik literatür olarak son derece güncel tutması entelektüel birikimi olması gereğine inananlardanım. Bütün bunlar bir araya geldiğinde kendi mesleğiniz içerisinde sıradan olmaktan çıkıyorsunuz, bir adım daha öne çıkıyorsunuz.

2016 yılı planlarınız, hedefleriniz nelerdir?

2016’dan ve ondan sonraki süreçten umutluyum. Yapı olarak da bardağa hep yarı dolu bakarım. En umutsuz dönemlerde dahi bardak yarı boş ne olacak halimiz demedim. Bu 2001 krizinde anayasa kitapçığı atıldığı dönemde de böyleydi. O yüzden ben Türkiye’nin geleceğine inananlardanım. Yeni bir nesil, iyi bir nesil yetişiyor. Bütün olumsuzluklara rağmen bilgiye daha kolay ulaşan, dil bilen, dünyaya daha entegre olabilen bir nesil geliyor. Bunun en güzel örneği de ihracattaki son yıllardaki artıştır.

İleride hayata geçirmek istediğiniz projeler nelerdir?

Şirktim de iki kızım yönetici durumunda damadım da burada bir yönetici genç bir jenerasyon artık işi ele alıyor. Ben biraz daha olaya yukarıdan bakan biri olarak belki birkaç sene sonra fikirlerine başvurulan bir insan olarak kalırım. Teknemle daha çok zaman geçiririm misafirlerime daha çok vakit ayırırım diye düşünüyorum. İlgi alanlarımızdan biri inşaat. Zaman zaman arıyoruz kupon işler, onlara devam ederiz diye düşünüyorum.

Genç girişimcilere tavsiyeleriniz nelerdir?

Gençlere tavsiyem önce sabırlı olmaları ki sabırlı olmadan başarı birden gelmiyor. Zaten birden gelen başarı da başarı değildir. Bu bir kumar gibidir daha sonra sürdürülebilir olmasını bekleyemezsiniz.Bir kere azmederek yapılması lazım. Bir de çok iyi beşeri ilişkiler. Daha sonra hangi mesleği yaparsanız yapın mesleğinizi çok iyi bileceksiniz. Bunları olmazsa olmaz olarak görenlerdenim.

Samsun ticaret yapmak için nasıl bir şehir?

Yaklaşık yedi sene önce e-ticaret yetkisini alan bir firmayız bu şehirde. E- ticaret geleceğin ticareti yani nasıl internet gazeteciliği artık yazılı medyanın yerini zamanla büyük ölçüde alacaksa, Türkiye’ de de bu henüz %5’lerde seyreden e-ticaretin payının çok daha yukarılara geleceğine inanıyorum. Bu konuda home ofis çalışan ya da yetenekli gençlerin tedarikçi firmalarla anlaşarak kendi ticaret ağlarını kurup ciddi mesafeler alacağını düşünüyorum. E-ticaret çok hızlı gelişmeye müsait bir alan. Türkiye’ de henüz yeterince geliştiğini söyleyemem ama bundan sonra çok daha hızlı gelişecektir. Gençlerinde buna sahip çıkması lazım.

Samsun dışında bir şehirde yaşamak zorunda kalsaydınız bu şehir neresi olurdu?  Neden?

Ben dünyanın en güzel şehirlerini görme fırsatı buldum. Favori şehirlerimin içinde Rio çok sevdiğim bir şehir. Nostaljik olması bağlamında Havana diyebilirim. Gizemlidir çok enteresandır. Avrupa’nın Venedik'i. Tokyo çok farklıdır. İsmini zikredemeyeceğim kadar güzel şehir sayabilirim ama inanın Samsun’un dışında başka bir şehirde yaşamayı hiç düşünmedim. Keyifle gittiğim hatta bazen ikinci üçüncü kez beşinci kez gittiğim şehirlerden dahi döndüğümde oraya gittiğimde üçüncü gün ben Samsun’u arıyorum. Samsun çoğunun fark etmediği kadar güzel bir şehir. Bunun kıymetini bilmemi lazım. Bir kere denizimiz var çok iyi çalışan bir belediye başkanımız var. Benim alternatif şehirim Samsun diyorum.

Ticaret dışında bir iş yapmak zorunda olsaydınız, bu işin ne olmasını isterdiniz?

Eğer hayata yeniden gelseydim bu mesleği yapmasaydım kesimlikle iyi bir gazeteci ya da televizyon habercisi veya televizyon yapımcısı olurdum. Hatta önceliğim oydu. Ailevi nedenlerden dolayı ben ticareti seçtim. Bunu da burada açıklayayım. Yani 5 kardeştik tek erkek olduğum için babam yürüyen bir işi vardı, ticaretle uğraşıyordu. O işin devamını arzu ettiği için böyle bir talepte bulunduğunda babamı da çok seviyordum kıramadım. İçimde gazetecilik bir uhdedir.

Ben bazen gazeteleri özellikle Pazar günleri biraz bolca alırım. Orada belirli kişilerle yapılan röportajları büyük bir keyifle okurum. Çünkü onların hayatı, onların hayata bakış açıları herkese bir yol haritasıdır. O yol haritasını siz bir bedel ödemeden öğrenirsiniz. Gazetecinin bu konudaki misyonu önemlidir.

İşiniz gereği çok sık yurt dışına çıktığınızı biliyoruz yurt dışından Samsun’a baktığınızda ne görüyorsunuz?

Ben yurtdışından geldiğimde iyi ki Türkiye’ye geldim diyorum. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum. İyi ki Türkiye’ de yaşıyorum diyorum ve geleceğine inanıyorum.

Son Güncelleme: 12.01.2016 09:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591