banner622
banner595

Hakan Altıntaş: 'Bürokrasi İsterse Tekeden Süt Çıkarır!'

AK Parti Samsun Milletvekili Aday Adayı Prof. Dr. Hakan Altıntaş, Yeni Türkiye Başkanlık Sisteminin Bürokratik Yeniden Yapılanma Modeli konusunda açıklamalarda bulundu.

Hakan Altıntaş: 'Bürokrasi İsterse Tekeden Süt Çıkarır!'

AK Parti Samsun Milletvekili Aday Adayı Prof. Dr. Hakan Altıntaş, Yeni Türkiye Başkanlık Sisteminin Bürokratik Yeniden Yapılanma Modeli konusunda açıklamalarda bulundu.

17 Mart 2015 Salı 12:21
Hakan Altıntaş: 'Bürokrasi İsterse Tekeden Süt Çıkarır!'
banner625

Kamu görevlisi olan seçilmiş siyasilerle atanmış bürokratların davranış ve motivasyonlarının farklı olduğunu ve güç mücadelesine odaklanmış olduklarını belirten Altıntaş,  Bürokrasinin isterse tekeden süt çıkarır deyişini hatırlatarak Bürokrasinin kamuya adanmışlığı sürekli olarak sorgulandığından, seçilmiş siyasilerin kamu çıkarlarını daha iyi temsil etmekte olduğu varsayıldığının da altını çizdi.

Altıntaş şöyle devam etti;

AK Parti iktidarına kadar ülkemizde bürokrat-siyasetçi ilişkisine bakıldığında güçsüz liderler ve koalisyon hükümetlerinin bürokrasi ilişkilerinde çeşitli sorunlar olduğu gözlenmektedir. Özellikle zayıf ve siyasi sorumluluğun parçalanarak aşındığı koalisyon hükümetleri, hem geçerli ve etkin kamusal politikalar üretememiş, hem de bürokrasiyi belirlenen politikalar hedefinde mobilize edememiştir. Bunun için Yeni Türkiye Bürokratik Modelinin kurulması olmazsa olmaz öneme sahip bir hedef olmalıdır.

Yeni Türkiye’nin Başkanlık Sisteminde, Yürütme gücü başkanın şahsında toplanacak, Ne başkan, ne de bakanları yasama organından direktif alma durumunda olmayacağı, yasama organının başkanı görevden alma yetkisi ve iktidarı belirleme yetkisi olmayacağı bir sistem kurulacaktır. Başkan kendisine verilen yetki ve sorumluluğu gerektiği gibi yürütebilmek için güçlü bir organizasyon yapısı kuracaktır. Yasama organı, yasa yapım süreci yanında yürütmeyi denetlemeye yönelik – atamaları onaylama, kamu kurumlarının faaliyetlerini denetleme vb.- yetkilere sahip olacaktır. Siyasetçi ve bürokrat arasındaki ortak benzerliklere ve farklılıklar görülebilecektir. Siyasi iktidarın kullanımında seçilmişlerin tam olarak egemen olduğu sağlıklı bir idari yapı ortaya çıkacaktır. Yeni Türkiye Bürokrasisi profesyonelleştikçe siyasiler ve bürokratlar arasındaki işlevsel ilişki daha önemli hale gelecek ve teknik olarak sorunları çözebilecek rasyonel bir yönetsel süreç içinde görev yapılması sistemin çarklarının sağlıklı işlemesini sağlayacaktır.

Eski Türkiye Bürokrasi modelinde seçimlere gitme olasılığı ortaya çıktığında, tüm bürokrasinin muhtemel bir iktidar değişikliğine karşı işleri durdurması veya emirleri savsaklaması gibi sakıncalar Yeni Türkiye Bürokrasi modelinde görülmeyecektir.

Yeni Türkiye Bürokratik Modelinde sorumluluğun daha açık ve somut bir şekilde belirlenmesi söz konusu olacak, Demokratik Sistem ülkemizde tüm unsurları açısından işlerlik kazanacaktır.

Eski Türkiye Bürokrasi modelinde sorumluluklar dağılmakta ve aktörler, parti, parlamento, kabine, koalisyonlar vb gibi kurumlar arkasına saklanarak sorumluluklarından kaçabilmektedirler. Yeni Türkiye Bürokratik Modelinde ise, seçimlerde, geçmiş dönemde yapılan olumlu-olumsuz işlerin kimler tarafından yapıldığının açıkça biliniyor olması, seçmenlerin daha isabetli tercih yapmalarına yardımcı olacaktır.

Yeni Türkiye Bürokratik Modelinde, her başkanının kendi ekibiyle görev yapma geleneği nedeniyle, iktidar değişiminde memurların yaklaşık %01’i istifa etmesi zorunluluğu (Günümüzde Almanyasın’da bile siyasi memurluk uygulaması bu mevkilere hükümetin güvenini kazanmış memurların atanması yoluyla olur) söz konusu olacaktır. Bu durum bürokratik egemenliğe karşı Yeni Türkiye sistemini koruyacaktır. Bu sistem, siyasi liderlerle, yerinden oynatılamayan memurlar arasındaki evrensel çatışmada bürokrasinin olması gereken yerde; siyasi iktidarın emrinde tutulmasında yardımcı olacaktır.

Yeni Türkiye Bürokratik Modelinde, çevresel unsurlarla birlikte bürokrasinin kısıtlayıcı, vesayetçi, engelleyici ve kaynakları tüketici yönde gücüne maruz kalmayan Türkiye siyasetçilerinin enerjilerini rahatça ülkenin gelişmesine odaklayabilme imkanı bulacakları öngörülebilir bir realitedir.

Yeni Türkiye Bürokratik Modelinde, iki tür kamu görevlisi bulunacaktır. Bunlardan birincisi sınıflandırılmış ya da sürekli görevlerdir ve bunlara liyakat ilkesi uygulanacaktır. Bu görevlerdeki kişilerin atamalarında, ise devam etmelerinde ve yükselmelerinde siyaset rol oynamayacaktır.


Yeni Türkiye Bürokratik Modelinde, ikinci tür kamu görevlileri ise, sınıflandırma dışı tutulmuş olan istisnai görevliler olup, politika belirlenmesinde yardımcı olan ve genellikle güven pozisyonlarından oluşan ve dolayısıyla siyasal tercihli atamalara konu olan kamu üst düzey yöneticileri olacaktır.

 

Yeni Türkiye Bürokratik Modelinde, Kamu görevlilerinin siyasi faaliyetlere katılması sınırlandırılacaktır. Memuriyetle parlamento üyeliğinin bağdaşmayacağı kuralının yanında, partiye üye olmak, seçim kampanyalarına katılmak, siyasi amaçlar için yardım toplamak, siyasi toplantılara aktif olarak katılmak ve belirli bir siyasi partiyi destekleyen beyanlarda bulunmayı engelleyici mekanizmalar kurulacaktır. Yeni Türkiye Bürokratik Modelinin esası Bürokratik Kontrol mekanizmasına dayanacaktır. Bunun sonucu olarak bürokratik bir hükümet biçiminin (Vatandaşların hizmet edilecek efendiler değil, yönetilecek “nesneler” haline dönüşmesi) gücü ele geçirmesi önlenecektir.

Son Güncelleme: 17.03.2015 13:35
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388