banner595

Dikkat! Yorgunluğunuz Dinlenme İle Geçmiyorsa…

Dahiliye Uzmanı Dr. Mehmet Emin Erdem, kronik yorgunluk sendromu yaşayan hastaların aktif bir sosyal yaşam için teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.

Dikkat! Yorgunluğunuz Dinlenme İle Geçmiyorsa…

Dahiliye Uzmanı Dr. Mehmet Emin Erdem, kronik yorgunluk sendromu yaşayan hastaların aktif bir sosyal yaşam için teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.

07 Aralık 2015 Pazartesi 14:09
Dikkat! Yorgunluğunuz Dinlenme İle Geçmiyorsa…
banner566
banner605

Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Dahiliye (İç Hastalıkları) Uzmanı Dr. Mehmet Emin Erdem, kronik yorgunluk sendromu ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Erdem, “İstirahat ile hafiflemeyen ya da geçmeyen yorgunluk, kronik yorgunluk sendromu olarak adlandırılmaktadır. Bu sendrom, gerekli enerjiyi bulamadığı için sosyal hayatından uzak kalan kişilerin iş hayatında da ciddi sıkıntılar yaşamasına yol açmaktadır. Genellikle yoğun iş temposu ya da günlük hayatın koşturması nedeniyle oluşan yorgunlukla karıştırılan sendromun tanısı da önem taşımaktadır. Kronik yorgunluk sendromu; yeni veya bilinen bir zamanda başlar ve devam eder. Bir fiziksel aktivite sonucu oluşmaz ve istirahatle hafiflememektedir. İş, eğitim, sosyal ve özel yaşam aktivitelerinde belirgin azalmaya yol açan kronik yorgunluk sendromunun belirtileri ise şu şekilde sıralanabilir: Kısa süreli hafıza ve konsantrasyon kaybı, boğaz ağrısı, lenf bezlerinde hassasiyet, kas ve eklem ağrısı, yeni oluşan, şekil değiştiren veya ciddileşen baş ağrısı, uyku bozukluğu ve halsizlik” dedi.

“KADINLARDA VE MÜKEMMELİYETÇİ KİŞİLERDE DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR”
Kronik yorgunluk sendromunun, genellikle 20-40 yaş aralığındaki kadınlarda, yoğun çalışma temposuna sahip üst düzey yöneticilerde ve mükemmeliyetçi kişilerde görüldüğünü belirten Dr. Mehmet Emin Erdem, “Başlangıçta hafif yorgunluk ve isteksizlik gibi belirtilerle ortaya çıkabileceği gibi ilerleyen dönemde iş hayatındaki verimlilikte ciddi düşüşlere ve sosyal hayattan kopma gibi sorunlara yol açacak kadar şiddetlenebilir. Hatta kişiyi günlük aktivitelerini bile yapamayacak düzeyde bakıma muhtaç hale getirdiği olmaktadır. Kişi bu belirtileri ile hastaneye geldiğinde doğru tanıyı koymak için bazı testler yapılmaktadır. Yapılan muayene ve testlerle olası sebepler dışlandıktan sonra tanısı konulan hastalığın semptomatik ve kombine tedavisi önemlidir. Tedavinin amacı semptomları azaltmaktır. Birçok kronik yorgunluk sendromu hastasının tedavi ile düzelen depresyonu ve psikolojik bozuklukları vardır” diye konuştu.
Dr. Mehmet Emin Erdem kronik yorgunluk sendromunun tedavisi hakkında şu bilgileri verdi: “Davranışsal terapi ve bazı hastalar için derecelenmiş egzersiz. Sağlıklı beslenme. Uyku yönetim teknikleri. Ağrıyı, rahatsızlığı ve ateşi düşürecek ilaç tedavisi. Anksiyete için ilaç tedavisi. Depresyon için ilaç tedavisi kombinasyonunu içerir. Kronik yorgunluk sendromu yaşayan hastaların aktif bir sosyal yaşam için teşvik edilmesi gereklidir. Rahatlama ve stres azaltma teknikleri, kronik ağrı ve yorgunluğu azaltmaya yardımcı olabilir, fakat bunlar kronik yorgunluk sendromu için esas tedavi yöntemi değildir. Orta dereceli fiziksel egzersiz de yararlı olabilir. Aktivite planlaması doktor aracılığıyla yapılmalıdır. Eğer inatçı ve sık yorgunluktan şikayet ediliyorsa hastalığın semptomları olsun ya da olmasın hastaneye başvurulmalıdır. Aynı belirtiler başka ciddi hastalıkların da habercisi olabilir.”
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599