banner622
banner519

Canik'te 'Yeni Türkiye Yolunda Kadın Ve Siyaset' Konferansı

Canik Belediyesi tarafından düzenlenen 'Yeni Türkiye Yolunda Kadın ve Siyaset' konulu konferansa katılan AK Parti İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı Kan, “Türkiye Cumhuriyeti’nde eşit bir şekilde bütün kadınlara başörtülü, başörtüsüz ayrım yapmadan seçilme ve hizmet etme hakkı 23 Haziran 2015’te verilmiştir” dedi.

Canik'te 'Yeni Türkiye Yolunda Kadın Ve Siyaset' Konferansı

Canik Belediyesi tarafından düzenlenen 'Yeni Türkiye Yolunda Kadın ve Siyaset' konulu konferansa katılan AK Parti İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı Kan, “Türkiye Cumhuriyeti’nde eşit bir şekilde bütün kadınlara başörtülü, başörtüsüz ayrım yapmadan seçilme ve hizmet etme hakkı 23 Haziran 2015’te verilmiştir” dedi.

30 Nisan 2016 Cumartesi 23:30
banner625
banner605

Canik Belediyesi'nin Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi sürecine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği Yeni Türkiye Yolunda konferanslarının 7.sini Canik Kültür Merkezi’nde yapıldı. 'Yeni Türkiye Yolunda Kadın ve Siyaset' konulu konferansın konuşmacısı ise AK Parti İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı Kan oldu. Konferansa Canik Belediye Başkanı Osman Genç'in yanı sıra, başkan yardımcıları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğretim üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Konferansta açılış konuşması yapan Canik Belediye Başkanı Osman Genç, "Yeni bir sisteme geçene kadar, yeni bir anayasa yapana kadar, başkanlık sistemine geçene kadar bu konferanslara devam edeceğiz. Yeni anayasa demek milletin özne olduğu, devletin nesne olduğu yani milletin zapturapt altına alındığı değil devletin zapturapt altına alındığı bir sistem olacaktır" ifadelerini kullandı.

"HEPİMİZ İRTİCAYDIK"
28 Şubat sürecinde yeni bir ayrıştırma başladığını söyleyen AK Parti İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı Kan, "O dönemde de terör devamlı mücadele ettiğimiz bir unsurken Milli Güvenlik toplantılarında bir numaralı tehdit irtica idi. İrtica kim idi? Hepimiz irticaydık. Bazımızın ki tescilliydi bazımızın ki tescilsiz. Sisteme karşı duran herkes irticacı diye etiketlenirdi. Sermaye de etiketlenirdi. Yeşil sermaye-yeşil olmayan sermaye. Sizin kimliğinize göre yaptığınız işte etiketleniyordu ve önü kesiliyordu. Bu dönemde ne oldu? Bir parti kapatıldı. Demokratik oylarla seçilmiş bir hükümet görevine devam edemedi" diye konuştu.

"LÜTFEN BU KADINA HADDİNİ BİLDİRİN"
28 Şubat’ın hemen akabinde bir hadisenin de mecliste yaşandığını söyleyen Ravza Kavakçı Kan, “Bu yasaklarla önü kapatılmaya çalışılan başörtülü kadınlardan bir tanesi hatta iki tanesi nasıl olmuştu da o seçimlerde seçilivermişti. İkisi de Yüksek Seçim Kurulu’na başörtülü başvurdular. İkisi de seçim çalışması yaptılar. İkisi de seçildiler. Bir tanesi Nesrin Ünal hanımdı bir tanesi de İstanbul 1. bölge milletvekili benim de kendisine oy verdiğim Merve Kavakçı. Sonra da bu olayı medya mercek altına aldı. Ne yapacaktı sistem bunun karşısında. Haftalar süren tartışmaların akabinde 2 Mayıs 1999 yemin günü geldi çattı. Meclis tüzüğünde başörtüsünü engelleyen hiçbir şey yok. İlk gelen milletvekili Nesrin Ünal hanım başı örtülü olmayan bir şekilde yemin etti ve milletvekilliğine devam etti. Ama diğer isim Merve Kavakçı yemin etmek için meclise geldiğinde birçoğumuzun hatırladığı bir sahne yaşandı. Türkiye’de kadınların kılık kıyafetine kimsenin karışmadığını, arzu ettiği şekilde giyinebileceğine ama bulunulan mekanın milletin değil de devletin en yüce makamı olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden bahsederken kullanılıyor buna dair bir konuşma oldu. Bu konuşmanın son kelimesi hepiniz için vurucu cümle, büyük bir emir, büyük bir cesaret; ‘lütfen bu kadına haddini bildirin!’. Bir başbakan ‘lütfen bu kadına haddini bildirin’ dedi. Bir kadına haddi nasıl bildirilir ki acaba? Dönemin medyası ‘aldık emri komutanım’ dediler. Anında o milletvekili hakkında yalan haberler uydurmaya başladılar. Bir insana haddi nasıl bildirilirdi. Dönemin cumhurbaşkanı o milletvekili hakkında ‘ajan, provokatör’ dedi. Hükümetin ilk icraatı onu vatandaşlıktan çıkardılar. Ailesine baskı yaptılar. Köşe yazarları da bu işe katıldılar. Onlarda vazifelerini yaptılar. Had bildirdiler. Onu destekleyen onu sevenlere de iyi bir haddimizi bildirdiler. Kadınlara hadlerini bildirdiler. Başörtülü kadınlara hadlerini birkaç kere bildirdiler. Muhafazakar erkeklere de hadlerini bildirdiler. Demokratlara da hadleri bildirildi. Öyle bir had bildirildi ki 2 Mayıs 1999’dan, 16 sene 21 gün sonra ancak AK Parti iktidarında 23 Haziran 2015’te benim gibi 7 Haziran seçimlerinde seçilen başörtülü kadın milletvekilleri de, başı örtülü olmayan kıymetli vekillerimiz de, erkek milletvekillerimizle beraber biz de yemin edip Meclis genel kurulunda hizmet etmeye başlayabildik. Türkiye olarak biz çok övünürüz dimi ‘biz kadına seçme seçilme hakkını 1934’te verdik’ diye. Hayır, Türkiye Cumhuriyeti’nde eşit bir şekilde bütün kadınlara; başörtülü, başörtüsüz ayrım yapmadan seçilme ve hizmet etme hakkı 23 Haziran 2015’te verilmiştir. Türkiye nereden nereye geldi. Ama daha yeni oldu bunlar” şeklinde konuştu. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hasan 8 ay önce

sdayın kavakçı bir zahmet ayakkabı kutularınıda anlatsaydın.

banner599

banner388