banner595

40 yaş üzeri kadınlara 'Safra' uyarısı!

Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, safra kesesi taşı oluşumunda esas nedenin, hasta olan kese olduğunu söyledi.

40 yaş üzeri kadınlara 'Safra' uyarısı!

Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, safra kesesi taşı oluşumunda esas nedenin, hasta olan kese olduğunu söyledi.

05 Mayıs 2016 Perşembe 10:11
banner556
banner605

Samsun Büyük Anadolu Meydan Hastanesi doktorlarından Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, Safra Kesesi Hastalıkları ve Cerrahisi hakkında bilinmeyen konular hakkında önemli açıklamalar yaptı. Prof. Dr. Serdar Yol, safra kesesinin görevinin, karaciğerin ürettiği sarı yeşil bir sıvı olan safrayı depolamak olduğunu söyledi. 20- 60 yaş kadınlarda safra taşı görülme sıklığının, erkeklere göre 3 misli fazla olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yol, "Çok doğum yapmış kadınlarda daha sıktır. Yaş ve şişmanlık görülme sıklığını artırır. 60 yaş üstü insanların yaklaşık yüzde 10 -20'sinde safra taşı bulunur" dedi.



KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜR

Genellikle açlık halinde safra kesesinde biriken safranın, burada konsantre edilerek depolandığını ifade eden Prof. Dr. Serdar Yol, “Sindirim sırasında ise safra kesesi kasılarak içindeki safrayı bağırsağa boşaltır. Safranın görevi ise yağların emilimini sağlamaktır. 40 yaş ve üzeri kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülen safra kesesi taşı yiyeceklerden alınan yağın sindirilmesinde sorunlara yol açar. Bu nedenle özellikle yağlı bir yemek sonrası yaşanan aşırı şişkinlik ve karın bölgesinden başlayarak omuza vuran ağrılar safra kesesi taşı belirtisi olabilir. Safra içerisindeki maddeler belli bir oranda bulunur ve bu denge onların eriyik şeklinde kalmasını sağlar. Safra kesesi safrayı konsantre ederken bu oranların bozulması halinde, safra içinde çökelekler (kolesterol kristalleri, pigment birikintileri...) oluşur. Bunlar giderek büyürler ve saptadığımız taşları oluştururlar. 20 - 60 yaş kadınlarda safra taşı görülme sıklığı, erkeklere göre 3 misli fazladır. Çok doğum yapmış kadınlarda daha sıktır. Yaş ve şişmanlık görülme sıklığını artırır. 60 yaş üstü insanların yaklaşık yüzde 10-20'sinde safra taşı bulunur” diye konuştu.

TAŞ NEDEN OLUŞUR

Safra taşı olanların büyük çoğunluğunda (yüzde 70-80) şikayet olmadığını belirten Yol, “Bunlar tesadüfen, başka tetkikler sırasında saptanırlar. Bunlara ‘sessiz taş’ denir. Sebep oldukları en önemli şikayet ise karın sağ üst kısmında, sırta da vurabilen ağrıdır. Bazen değişik komplikasyonlara (istenmeyen yan etkiler) neden olabilirler. Küçük taşlar safra kanalına düşüp burada tıkanıklığa yol açarak sarılık meydana getirebilirler. Bazıları pankreas ile ilgili şikayetlere neden olabilir. Bazen şişkinlik, hazımsızlık, özellikle yağlı gıdalara tahammülsüzlük gibi şikayetlere neden olabilirler.
Safra taşı tanısı günümüzde en kolay ve zahmetsiz olarak ultrasonografi ile konur. Ya da tesadüfen başka tetkikler sırasında saptanır. Safra kesesi taşı oluşumunda esas neden, kesenin konsantrasyon yeteneğindeki bozukluk olduğundan, hasta olan kesedir. Bu neden ile esas tedavi safra kesesinin ameliyatla çıkarılması yani kolesistektomidir. Böylece, hem safra kesesi taşı çıkarılmış hem de tekrar taş oluşturabilecek kese ortadan kaldırılmış olur” şeklinde konuştu.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Serdar Yol açıklamasını şöyle tamamladı:

“Günümüzde kapalı ameliyat (laparoskopik) standart yöntemdir. Emniyetli bir kapalı ameliyat birinci tercih olmalıdır. Hatta, genellikle bu hastanın tercihi bile olmamalıdır. Birinci görevi hastasına ziyan vermemek olan doktor, doğal olarak karnın kesilmesi yerine birkaç delikten ameliyatı hastaya daha az zarar verici bulup onu tercih eder. Teorik olarak bu mümkündür. Ancak ortaya çıkabilecek yan etkiler nedeniyle tercih edilmemelidir. Safra taşlarının günümüzde kabul edilen tek tedavi şekli, safra kesesinin taşlarla birlikte çıkarılmasıdır. Ancak, ameliyatın çok riskli olduğu hastalarda, ameliyat dışı yöntemlerle çare aranabilir. Taşları eritmek için uzun süre ursodeoksikolik asit içeren ilaçlar kullanılabilir. Yüksek riskli (çok yaşlı, ciddi yandaş hastalığı olanlar...), ancak ameliyatın zorunlu olduğu durumlarda ameliyatı bir an önce sonlandırmak gerekçesi ile sadece taşların alınması ile yetinilebilir.”

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591