banner622
banner519

Yaz Mevsiminde Havuzlara Ve Aşırı Güneşe Dikkat

Dicle Üniversitesi Hastaneleri Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Harman, Yaz Aylarında Sık Görülen Cilt Hastalıkları Ve Alınabilecek Önlemler Hakkında Bilgi Verdi. Prof. Dr. Harman Özellikle Denize Ve Havuza Girenlere Ciddi Önerilerde Bulunarak, Havuzdan Mikrop Kapma Oranının Denizlere Göre Daha Fazla Olduğunu Söyledi.

Yaz Mevsiminde Havuzlara Ve Aşırı Güneşe Dikkat

Dicle Üniversitesi Hastaneleri Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Harman, Yaz Aylarında Sık Görülen Cilt Hastalıkları Ve Alınabilecek Önlemler Hakkında Bilgi Verdi. Prof. Dr. Harman Özellikle Denize Ve Havuza Girenlere Ciddi Önerilerde Bulunarak, Havuzdan Mikrop Kapma Oranının Denizlere Göre Daha Fazla Olduğunu Söyledi.

02 Temmuz 2015 Perşembe 16:20
Yaz Mevsiminde Havuzlara Ve Aşırı Güneşe Dikkat
banner556
banner605
Dicle Üniversitesi Hastaneleri Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Harman, yaz aylarında sık görülen cilt hastalıkları ve alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Harman özellikle denize ve havuza girenlere ciddi önerilerde bulunarak, havuzdan mikrop kapma oranının denizlere göre daha fazla olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Harman, güneşli yaz günleri ile birlikte özellikle hassas cilde sahip olan kişilerde cilt problemlerinde artış meydana geldiğini ifade ederek, bunların başında güneş yanıkları, kirli sularda yüzülmesi halinde viral, bakteriyel, paraziter ve mantar hastalıklarının geldiğini belirtti. Havuzlarda denize nazaran daha kolay mikrop kapıldığını aktaran Prof. Dr. Harman, havuz yerine denizlerin tercih edilmesinin daha uygun olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Harman, "Temiz olmayan havuzlardan cilt, mide-barsak, göz, kulak ve idrar yolu enfeksiyonları bulaşabilir. Deride mantar enfeksiyonları, havuz kimyasallarına bağlı egzema ve havuz folikülliti denen kaşıntılı bakteriyel kıl kökü enfeksiyonu gelişebilir. Temizliğinden emin olunmayan sulara girmemek gerektiğini, bu nedenle çok fazla kişinin kullandığı havuzlar yerine denizi tercih etmekte fayda var. Denizden mikrop kapmak havuzlara oranla daha zordur" dedi.
Alınacak önlemler hususunda tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Harman, periyodik olarak fiziksel ve kimyasal temizlik işlemleri ihmal edilmeyen, çok iyi çalışan bir filtreleme sistemi bulunan yüzme havuzların tercih edilebileceğini, denize veya havuza girmeden önce mutlaka duş alınması gerektiğini ve başkasına ait terlik ve havlu kullanılmamasını vurguladı. Prof. Dr. Harman, "Havuzlardan kaynaklanan enfeksiyonları önlemede havuz temizliği ve klorlama önemlidir. Dezenfeksiyonda kullanılan havuz kimyasallarının cinsi ve miktarı önemlidir. Bazı kimyasalların kanserojen etkisi vardır. Bu kimyasallar deriden emilerek veya solunum yoluyla vücuda alınmaktadır. Ayaklar antiseptikli suya batırılarak dezenfekte edilmelidir. Bone kullanılmalı, havuzda su yutmamaya dikkat edilmeli, suya atlarken burun parmaklarla kapalı tutulmalı, sualtı gözlüğü veya maskeleri kullanılmalıdır. Tuzlu ve klorlu su saçta, tırnaklarda ve ciltte kurumaya sebep olur. Bu nedenle havuz ve denizde yüzme sonrası temiz tatlı suyla yumuşak sabun ve şampuan ile duş alınmalı, cildin kuruluk durumuna göre nemlendiriciler kullanılmalıdır. Havuz kenarlarında ıslak zeminlere çıplak ayakla temas, başkasının terlik ve havlu gibi eşyalarını kullanma mantar hastalıklarının bulaşmasına neden olabilir. Islak mayo ile uzun süre kalmak genital mantar enfeksiyonlarının oluşumunu artırır" diye konuştu.
Yazları bir diğer problem olan güneş ışınları ile ilgili de açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Harman, aşırı miktarda güneş ışınlarına maruziyetin insan sağlığı açısından oldukça zararlı olduğunu dile getirerek, güneşten korunmanın yollarından bahsetti. Prof. Dr. Harman, güneş gözlüğü, güneş kremleri ve güneşe çıkma saatlerinin önemine dikkat çekerek, "Ultraviyole ışınlarının zararlı etkileri bilinmesine rağmen günümüzde pek çok kişi hala bronzlaşmak için özel çaba harcıyor. Aşırı miktarda güneş ışınlarına maruziyet insan sağlığı açısından oldukça zararlıdır. Erken dönemde başta güneş yanığı olmak üzere çeşitli inflammatuar reaksiyonlara, geç dönemde ise deri kanserlerine ve deri yaşlanmasına neden olur. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde denize veya açık havuzlara girilmemelidir. Güneşten koruyucu seçerken suya dayanıklı olmasına dikkat edilmelidir. Hem UVA hem de UVB ışınların karşı etkili güneşten koruyucular tercih edilmelidir. Güneş ışınlarının neden olduğu zararlı durumlardan korunmak için güneş ışınlarının yoğun olduğu 10-16 saatleri arasında güneşe çıkmamaya özen gösterilmelidir. Güneşe çıkmadan 15-20 dakika önce açıkta kalan cilde 30 koruma faktörlü güneşten koruyucu sürülmeli, su ile her temastan sonra ve her 2-3 saatte bir yenilenmelidir. Açık tenli, sarışın ve mavi gözlü bireyler yüksek koruma faktörlü güneşten koruyucuları tercih etmelidir.Bol su ve sıvı gıdalar alınmalıdır. Sindirimi kolay hafif besinler tercih edilmeli, günde 2-3 litre su tüketilmelidir, gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır. Yazın pamuklu, sıkı dokunmuş, açık renkli, uzun kollu ince giysiler tercih edilmelidir. Geniş siperli şapka ve güneş gözlüğü takılmalıdır" şeklinde konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388