banner622
banner519

Op.Dr. Taşdemir: Kadınların yüzde 30’u kısırlıkla mücadele etmek zorunda kalabilir

KADIN Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op.Dr. Seval Taşdemir, "Kadınların yaklaşık yüzde 30'u yaşamlarının bir döneminde de olsa kısırlık sorunu ile mücadele etmek durumunda kalabilir. Düzenli bir beraberliğe rağmen çocuk...

Op.Dr. Taşdemir: Kadınların yüzde 30’u kısırlıkla mücadele etmek zorunda kalabilir

KADIN Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op.Dr. Seval Taşdemir, "Kadınların yaklaşık yüzde 30'u yaşamlarının bir döneminde de olsa kısırlık sorunu ile mücadele etmek durumunda kalabilir. Düzenli bir beraberliğe rağmen çocuk...

15 Eylül 2015 Salı 11:56
Op.Dr. Taşdemir: Kadınların yüzde 30’u kısırlıkla mücadele etmek zorunda kalabilir
banner566
KADIN Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op.Dr. Seval Taşdemir, "Kadınların yaklaşık yüzde 30'u yaşamlarının bir döneminde de olsa kısırlık sorunu ile mücadele etmek durumunda kalabilir. Düzenli bir beraberliğe rağmen çocuk sahibi olamayan çiftlere tüp bebek tedavisi önerilir" dedi.
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op.Dr. Seval Taşdemir, 1 yıldan bu yana düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen çocuk olmamasının, ciddi bir sorunun varlığına işaret ettiğini bildirdi. Taşdemir, şöyle dedi:
"Kadınların yaklaşık yüzde 30'u yaşamlarının bir döneminde de olsa kısırlık sorunu ile mücadele etmek durumunda kalabilir. Düzenli bir beraberliğe rağmen çocuk sahibi olamayan çiftlere tüp bebek tedavisi önerilir. Kısırlık; çiftlerin, doğum kontrol yöntemi uygulamadan bir yıl süreyle düzenli bir cinsellik yaşamasına rağmen kadının gebe kalamamasıdır. Kısırlığın sebepleri arasında dağılım genellikle şöyledir: Kısırlık problemi olan çiftlerde; erkeğe bağlı sebepler yaklaşık olarak yüzde 40, kadına bağlı sorunlar yüzde 30, her iki eşe de bağlı olarak gelişen problemler yüzde 20, açıklanamayan kısırlık ise yüzde 10 oranında görülmektedir. Çiftlerin yapılan ilk ön tetkiklerinde gebeliğe engel teşkil edecek herhangi bir sorun tespit edilmezse; bu grup, açıklanamayan kısırlık olarak tanımlanır."
TÜP BEBEK TEDAVİSİ
Tüp bebek tedavisinin, klasik yöntemler ile gebe kalamayan kadınlarda uygulanan bir tedavi şekli olduğunu kaydeden Taşdemir, şöyle devam etti:
"Tüp bebek tedavisi, yumurtlatma ilaçlarıyla geliştirilen yumurtaların yumurtalıklardan alınması ve erkek eşten alınan spermler ile vücut dışında döllenmesi ve elde edilen embriyoların anne adayının rahmine transfer edilmesidir. Erkek (sperm) ve dişi (yumurta) döl hücrelerinin laboratuvar koşullarında birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyoların, rahme transferi ilkesine dayanır. Embriyo, tek yumurta içine tek sperm verilmesi ile sağlanır. Bu işleme de 'Mikroenjeksiyon yöntemi tüp bebek uygulaması' denir. Tüp bebek tedavisi yöntemi ilk dönemlerde tüplerinde (yumurtalık kanallarında) tıkanıklık nedeni ile çocuk sahibi olamayan kadınlara uygulanmıştır. Günümüzde endometriozis, polikistik over, antisperm antikorlarına bağlı immunolojik kısırlık, kadında ileri yaş, erkeğe bağlı kısırlık ve nedeni bilinmeyen kısırlık vakalarında da tüp bebek tedavisi uygulanır."
KISIRLIK TEDAVİSİ ÇOK KOLAYLAŞTI
Op.Dr. Seval Taşdemir, kısırlık tedavisinin, günümüzde çok kolaylaştığını belirterek, geçmişte yumurta toplama işlemi laparoskopik yapıldığını, hastanın bu teknikten çok ağrı duyduğunu anlatırken, "Bugün, geliştirilmiş ultrasonlarla genel anestezi altında veya çok yüzeysel bir anestezi verilerek yapılmakta ve böylece hasta yumurta toplama işlemini takiben iki saat sonra evine gönderilmektedir. Gelişen ilaç teknolojisi, ilaçların kullanım kolaylığı, enjeksiyon yerindeki ağrının ve reaksiyonların az olması bu tedaviyi kolaylaştırır" ifadelerini kullandı.
TÜP BEBEK TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Op.Dr. Seval Taşdemir, tedavi yöntemleri ve tedavinin aşamalarını şöyle anlattı:
"Aşılama tedavisi sperm sayısı, yapısı ve hareketliliği normalin altında olan hastalara uygulanır. Düzenli adet gören, tüpleri açık, endometriozis hastalığı olmayan ve 35 yaşın altındakilerde kullanılır. Tüp bebek yönteminde, her yumurtanın yanına yaklaşık 50 bin tane sperm konulur. Bir spermin yumurtanın içine kendi başına girerek döllenme işleminin gerçekleşmesi beklenir. Döllenmiş yumurta hücreleri bölünerek embriyoyu geliştirir. Embriyolar her gün kontrol edilerek iki-üç gün laboratuvar şartlarında büyümeleri sağlanır. Mikroenjeksiyon işleminde ise seçilen tek bir sperm hücresi bir yumurtanın içine enjekte edilir. Bu işlemden önce çeşitli kimyasallar kullanılarak yumurtanın etrafındaki hücreler temizlenir. IMSI tekniğinde de spermler yaklaşık 6000-8000 kat büyütülüp mikroskoplar altında seçilerek mikroenjeksiyon tekniğinde kullanılır. Bu teknik sağlıklı spermlerin seçilmesine olanak verir."
TÜP BEBEK TEDAVİSİ 4 AŞAMADAN OLUŞUR
Op.Dr. Seval Taşdemir, tüp bebek tedavisinin 4 basamaktan oluştuğunu ifade ederken, bunlar hakkında şu bilgileri verdi:
* Yumurtaların geliştirilmesi: Yumurtalıkların uyarılması için hormon ilaçları kullanılır ve fazla sayıda yumurtanın olgunlaşması sağlanır. * Yumurtaların toplanması: Lokal anestezi ile ultrasonografi eşliğinde yumurtalar toplanır. * Yumurtaların laboratuvarda döllenmesi: Elde edilen yumurtalar ile erkek eşten elde edilen sperm, laboratuvar koşullarında özel besiyerleri içinde bir araya getirilir. * Embriyoların anne adayının rahmine transfer edilmesi: Oluşan embriyolar ince bir kateter aracılığı ile anne adayının rahmine transfer edilir.

FOTOĞRAFLI

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599