banner519

Her 100 kişiden ancak 5'i sağlıklı

Emre BAYLAN/ANTALYA, () - SON 10 yılda böbrek yetmezliği olan hasta sayısının 2.5 kattan fazla arttığını belirten Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof.Dr. Turgay Arınsoy, "Kızılay'dan Çankaya'ya giden bir otobüs düşünün; 100 yolcu...

Her 100 kişiden ancak 5'i sağlıklı

Emre BAYLAN/ANTALYA, () - SON 10 yılda böbrek yetmezliği olan hasta sayısının 2.5 kattan fazla arttığını belirten Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof.Dr. Turgay Arınsoy, "Kızılay'dan Çankaya'ya giden bir otobüs düşünün; 100 yolcu...

24 Ekim 2015 Cumartesi 15:26
Her 100 kişiden ancak 5'i sağlıklı
banner587
banner605

Emre BAYLAN/ANTALYA, () - SON 10 yılda böbrek yetmezliği olan hasta sayısının 2.5 kattan fazla arttığını belirten Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof.Dr. Turgay Arınsoy, "Kızılay'dan Çankaya'ya giden bir otobüs düşünün; 100 yolcu aldıysa 33'ünde hipertansiyon, yine 33'ünde obezite, 14'ünde şeker, 15'inde böbrek yetmezliği mevcut" dedi.
Nefroloji, hipertansiyon, diyaliz ve transplantasyon alanında Türkiye'de düzenlenen en geniş kapsamlı ve katılımlı 'Ulusal Nefroloji, Hipertansiyon, Diyaliz ve Transplantasyon Kongresi'nin 32'ncisi Antalya'nın turizm bölgesi Belek'te devam ediyor. 21 Ekim'de 1200'ü aşkın katılımcı ve 136 konuşmacıyla toplanan kongre yarın sona erecek.
Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Turgay Arınsoy, erken saptandığında önlenebilir ve durdurulabilir bir hastalık olan böbrek yetmezliğinin Türkiye'deki farkındalığının çok düşük olduğunu söyledi. Gelişmiş toplumlarda farkındalık oranı yüzde 10'larda iken Türkiye'de bu oranın yüzde 5'in altında kaldığına dikkati çeken Prof.Dr. Arınsoy, böbrek sağlığının kardiyovasküler sistem başta olmak üzere genel vücut sağlığı ile paralel olduğunu kaydetti. Prof.Dr. Arınsoy, şöyle dedi:
"Böbrek yetmezliği tanısından itibaren kişinin inme, enfarktüs, bacakta damar hastalığı gibi kardiyovasküler hastalık geçirme riski artmaktadır. Diyalize giren hastalarda bu risk kendi yaş grubuna göre 9-10 misli artmaktadır."
Türkiye'de böbrek yetmezliği sıklığının da artmakta olduğunun altını çizen Prof.Dr. Arınsoy, buna ilişkin şu rakamları verdi:
"Türkiye'de 2001 yılında milyon nüfus başına 314 olan son dönem böbrek yetmezliği olan hasta sayısı yaklaşık 10 yıllık sürede 2.5 kattan fazla artarak günümüzde 918'i aşmıştır. 2014 yılı sonu verilerine göre ülkemizde diyaliz uygulanan veya böbrek nakli yapılmış yaklaşık 71 bin hasta bulunmaktadır. Erişkin nüfusta böbrek hastası olma oranı yüzde 15'tir. Bu her 6-7 erişkinden 1'ine denk gelmektedir."
SAĞLIK BÜTÇESİNİN YÜZDE 5'İ BÖBREK HASTALARINA
Prof.Dr. Arınsoy, yüksek maliyetli diyaliz ve böbrek nakli tedavilerinin sağlık bütçesini ciddi biçimde tehdit ettiğini söyledi. Halen tüm dünyada 2 milyonu aşkın kişinin diyaliz ve böbrek nakli tedavileri ile yaşamını sürdürdüğünü kaydeden Prof.Dr. Arınsoy, gelecek 10 yıl içinde bu sayının 2 katına çıkması ve toplam tedavi maliyetinin 1.5 trilyon doları aşmasının beklendiğini dile getirdi. Türkiye'de toplam sağlık bütçesinin yüzde 5'den fazlasıın bu hastaların tedavisi için harcandığını belirten Prof.Dr. Arınsoy, erken evre hastaların dahil edilmesiyle kronik böbrek hastalığının toplam maliyetinin sağlık bütçesinin yüzde 20'sine ulaştığını aktardı.
BÖBREK HASTALARINDA ÖLÜM RİSKİ 4.5 KAT FAZLA
Prof.Dr. Arınsoy, dernek olarak yaptıkları bir çalışmanın sonuçlarına göre Türkiye'de ölüm oranının aylık geliri bin TL'nin altında olan kişilerde oldukça yüksek çıktığına dikkati çekti. Prof. Dr. Turgfay Arınsoy, yaş ilerledikçe ölüm riskinin belirgin olarak arttığını, erkeklerde ölüm riskinin kadınlardan 2.4 kat daha yüksek olduğunu ve kırsal kesimde yaşayanlarda ölüm riskinin kentlerde yaşayanlardan 2.8 kat daha yüksek olduğunu belirtti. Ölüm oranının coğrafik bölgeler arasında da farklılık gösterdiğini, Türkiye'de en yüksek ölüm oranının Güneydoğu Anadolu, en düşük ölüm oranı ise Marmara Bölgesi'nde olduğunu belirten Prof. Dr. Arınsoy, şöyle konuştu:
"Ölüm riski eğitim düzeyi ile anlamlı olarak ilişkili. Yüksek okul ve lise mezunlarında yüzde 0.5 olan ölüm oranı okur-yazar olmayanlarda yüzde 6.5'e yükseliyor. Düzenli egzersiz yapanlarda ve balık tüketenlerde ölüm oranı anlamlı olarak düşük. Sigarayı bırakmış olanlarda ölüm oranı, aktif içicilerden daha yüksek. Bu durum, yaşanan sağlık sorunları nedeniyle sigaranın bırakılması ile ilişkili olabilir. Hipertansiyonu olanlarda ölüm riski olmayanlardan 4.2 kat daha yüksek. Üstelik, kan basıncı arttıkça ölüm riski belirgin olarak artıyor. Diyabeti olanlarda ölüm riski 2.3 kat daha yüksek. Ölüm riski anemisi olanlarda 3.3 kat, kolesterol yüksekliği olanlarda 2 kat artıyor."
Prof.Dr. Arınsoy, obezlerde ölüm riskinde artış gözlemlenmediğini aktarırken ölüm riskini en belirgin olarak artıran faktörün kronik böbrek hastalığı olduğunu söyledi. Prof. Dr. Arınsoy, "Kronik böbrek hastalığı olanlarda ölüm riski 4.5 kat, böbreğin süzme işlevinde kayıp olanlarda ise 9.2 kat artıyor" dedi.
"TÜRKİYE'DE DİYALİZ VE TRANSPLANTASYON"
Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu üyesi Prof.Dr. Soner Duman ise, 2014 yılı sonu itibariyle Türkiye'de 55 bin 890'ı hemodiyaliz, 4 bin 306'sı periton diyalizi ve 11 bin 122'si böbrek nakilli olmak üzere son dönem böbrek hastalıklı 71 bin 313 hastanın mevcut olduğunu söyledi. 2012 yılı sonu itibariyle milyon nüfus başına 858 olan son dönem böbrek yetmezliği prevalansının 918'e yükseldiğine dikkat çeken Prof.Dr. Duman, "2014 yılı içinde hemodiyalize yeni başlayan hasta sayısı 9 bin 737'dir. 2012'de 48 bin 900 olan hemodiyaliz uygulanan toplam hasta sayısı 2014 yılında 55 bin 890'a yükselmiştir" dedi.
Türkiye'de 2014 yılı sonu rakamlarına göre 849 hemodiyaliz merkezi, 116 periton diyalizi merkezi ve 61 transplantasyon merkezinin mevcut olduğunu aktaran Prof. Dr. Duman, "Diyalize yeni başlayan 9 bin 737 hastanın 5 bin 546'sı erkek, 4 bin 191'i kadındır. Böbrek yetmezliği erkeklerde daha sık görülmektedir. Diyabete bağlı böbrek yetmezliği sıklığı giderek artmaktadır. 2014 yılı içinde diyabete bağlı böbrek yetmezliği tanısı ile diyalize başlayanların sayısı yüzde 37.1'dir. Bu oranı yüzde 28.4 ile hipertansiyon izlemektedir" dedi.
Prof.Dr. Duman, 2013 yılında 1150 yeni hastanın periton diyalizine başladığını söyledi. Periton diyalizi hasta sayısında son yıllarda gözlenen azalma eğiliminin devam ettiğini, 2012'de 4 bin 777 olan periton diyalizi uygulanan toplam hasta sayısının 2014 yılında 4 bin 306'ya düştüğünü belirtti.
BÖBREK NAKLİNDE GÜNCEL VERİLER
Türk Nefroloji Derneği 2'nci Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, Türkiye'de rakamların yılda 3 bine yaklaşmasına rağmen organ naklinde halen yeterli sayıda olmadığını söyledi. Türkiye'de yılda yaklaşık 10 bin civarında yeni diyaliz hastasının havuza eklendiğini belirten Prof.Dr. Türkmen, 3 bin organ naklinin dahi Türkiye'yi bu alanda ilk 5 ülke içine soktuğunu aktardı. Türkiye'nin en büyük sorununun organ kaynağı olduğunu belirten Prof.Dr. Türkmen, Sağlık Bakanlığı verilerine göre yılda 1500 beyin ölümü görülmesine rağmen ancak yüzde 25 oranında ailenin organ nakline olumlu yanıt verdiğini söyledi. Türkiye'de 2014 yılında toplam 2 bin 924 hastaya böbrek nakli yapıldığını belirten Prof.Dr. Türkmen, şöyle konuştu:
"Böbrek nakli sayısı 5-6 yıl öncesine göre belirgin olarak yüksek olmakla beraber, son üç yılda sayının 2 bin 900 - 3 bin arasına takıldığı gözlenmektedir. Önceki yıllarda olduğu gibi böbrek nakillerinin yüzde 80 gibi büyük bölümü canlı vericiden yapılmıştır. Kadavradan böbrek nakli sayısı yeterli değildir. Herhangi bir diyaliz tedavisine başlamadan da böbrek nakli yapılabilmektedir. 2014 yılında 741 kişi canlı ve kadavra nakil ile diyaliz tedavisi görmeden nakil olmuşlardır."
Diyaliz hastalarındaki en önemli ölüm nedeninin ise kardiyovasküler ölüm olduğunu aktaran Prof. Dr. Türkmen, 2013 yılı içinde yaklaşık 8 bin 500 diyaliz hastası hayatını kaybederken 2014'te ölüm sayısının 6 bin 955'e düştüğünü ekledi.

FOTOĞRAFLI

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388