banner519

Dr. Osman Öztürk: "Her Kene Öldürücü Değil"

Isırdığında anestezik madde salgıladığı için acı hissettirmeyen keneler, bahar ve yaz aylarının gelmesiyle yeniden gündeme geldi. İnsan yaşamını tehdit eden kenelere ilişkin vatandaşları uyaran Manisa Halk Sağlığı Müdürü Dr. Osman...

Dr. Osman Öztürk: "Her Kene Öldürücü Değil"

Isırdığında anestezik madde salgıladığı için acı hissettirmeyen keneler, bahar ve yaz aylarının gelmesiyle yeniden gündeme geldi. İnsan yaşamını tehdit eden kenelere ilişkin vatandaşları uyaran Manisa Halk Sağlığı Müdürü Dr. Osman...

20 Mayıs 2015 Çarşamba 13:37
Dr. Osman Öztürk: "Her Kene Öldürücü Değil"
banner566
banner605
Isırdığında anestezik madde salgıladığı için acı hissettirmeyen keneler, bahar ve yaz aylarının gelmesiyle yeniden gündeme geldi. İnsan yaşamını tehdit eden kenelere ilişkin vatandaşları uyaran Manisa Halk Sağlığı Müdürü Dr. Osman Öztürk, “Her kene hastalık bulaştırmaz" dedi.
Manisa Halk Sağlığı Müdürü Dr. Osman Öztürk, kenelerle ilgili vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Dünyada 907 kene türü bulunduğunu kaydeden Halk Sağlığı Müdürü Öztürk, insanlardan kan emdiği belirlenen 222 kene türü olduğunu, ancak bunlardan sadece 28’inin doğrudan hastalık bulaştırdığını bildirdi. Bunların içinde özellikle Kırım-Kongo Kanamalı ateşinin (KKKA) ülkemiz için önemli olduğunu belirten Dr. Öztürk, "Her kene, her hastalığı taşıyamaz. Bunu belirleyen kenenin hastalık etkenlerine özgü bireysel yeteneğidir" dedi.
NASIL KORUNMALI?
Kenelerin uçma, sıçrama, havadan düşme veya kan emerken bir insanın üzerinden diğerine gitmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığına dikkat çeken Dr. Öztürk, dünyanın her yerinde kenelerle bulaşan hastalıklardan korunmanın temelinde insan-kene temasını kesmek yattığını söyledi. Bu bağlamda kişisel korunmanın önemini vurgulayan Dr. Öztürk, "Çalılıklar ve çok yapraklı yerler gibi riskli alanlarda bulunulan zamanlarda, kenelerin elbiselerin altına girebileceği muhtemel açıklıkları kapatmak çok önemlidir. Örneğin, uzun kollu kapalı elbiseler giymek ve pantolon paçalarını çorapların içine sokmak, basit görünse de, hayli etkili bir önlemdir. Elbiselerin açık renkte olması, gelen kenelerin kolayca görülmesini sağlar. Yine riskli alanlarda bulunulması durumunda, her 1-2 saatte bir vücudu kene yönünden gözden geçirmek, kırsal bölgede yaşayan ve günde bir kaç defa kene riski ile karşı karşıya olanların, özellikle akşamları eve geldiklerinde soyunup, kene yönünden genel vücut kontrolü yapmayı alışkanlık haline getirmeleri, KKKA hastalığının görülme sıklığını çok büyük oranda azaltacaktır" diye konuştu.
HAYVANLARDA KENEYLE MÜCADELE NASIL OLMALI?
Hayvanlar üzerinde bulunan kenelerin hayvanı bırakıp insana gelmesinin mümkün olmadığını belirten Dr. Öztürk, özellikle kırsal alanda yaşayanların sağım, tımar veya kırkım sırasında hayvanlar üzerinde buldukları keneleri elle toplamamaları konusunda uyardı. Öncelikle hayvanların amaca uygun ilaçlarla ilaçlanmasını öneren Dr. Öztürk, kenelerin elle uzaklaştırılması zorunlu olan hallerde bağırsak içeriğinin etrafa bulaşma durumu dikkate alınarak, el ile kene arasına sağlam bir bariyerin (eldiven, naylon poşet gibi) konulmasının önemine değindi.
VÜCUDUMUZDA KENE İLE KARŞILAŞTIĞIMIZDA NE YAPMALIYIZ?
Vücutlarında kene gören vatandaşların kısa sürede eldiven gibi bariyerler kullanarak keneyi çıkartmalarını söyleyen Dr. Öztürk, sonra ani başlayan ateş, bulantı, kusma, baş ağrısı gibi belirtiler yönünden kişilerin 10 gün süreyle kendilerini takip etmelerini, bu belirtilerden biri olduğunda kene ısırmasına maruz kaldıklarını belirterek hastaneye başvurmalarını istedi.
Dr. Öztürk, müdürlük olarak 2012 yılından bu yana sağlık personeline, okullarda öğretmen ve öğrencilere, muhtar ve din görevlilerine ve halka yönelik 272 bin 881 eğitim düzenlediklerini ifade etti. Dr. Öztürk, ayrıca bahar ve yaz aylarında basın yayın organları, afiş ve broşürlerle konuya ilişkin farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını dile getirdi. Kene ısırması sonucu oluşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının ülkemiz ve Manisa’daki rakamlarını da açıklayan Dr. Öztürk, Türkiye’de 2014 yılında 967 vakayla karşılaşıldığını ve bunlardan 44’ünün ölümle sonuçlandığını, Manisa’da 2014 yılında toplam 6 vakayla karşılaşıldığını, ancak ölüm vakası görülmediğini, 2015 yılında da Mayıs ayı itibarı ile herhangi bir vaka bulunmadığını kaydetti.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388