banner519

Kurtulmuş: Bu toprakları parçalamak isteyenlerin temel amacı, düşmanlık tohumları ekmektir

 Bahar DEMİREL/ANKARA, () - BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, sağduyu çağrısında bulunarak "Bu toprakları bölüp parçalamak isteyenlerin...

Kurtulmuş: Bu toprakları parçalamak isteyenlerin temel amacı, düşmanlık tohumları ekmektir

 Bahar DEMİREL/ANKARA, () - BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, sağduyu çağrısında bulunarak "Bu toprakları bölüp parçalamak isteyenlerin...

09 Eylül 2015 Çarşamba 13:42
Kurtulmuş: Bu toprakları parçalamak isteyenlerin temel amacı, düşmanlık tohumları ekmektir
banner587
banner605

 Bahar DEMİREL/ANKARA, () - BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, sağduyu çağrısında bulunarak "Bu toprakları bölüp parçalamak isteyenlerin temel amacı bu memlekette insanların arasına düşmanlık tohumlarını ekmektir. Hepimiz uyanık olalım. Bu zor zamanlarda birbirimize daha fazla kenetlenerek terörün ve hainliğin karşısında dimdik durarak, evet içimiz kan ağlayacak ama bu vatanın birliği için hep beraber dostumuzu, düşmanımızı iyi bilerek yolumuza devam edeceğiz. Teröre inat, terör örgütlerine inat; hainlere inat, hainliklere inat daima barış diyeceğiz. Daima kardeşlik, demokrasi diyeceğiz" dedi.
Birilerinin terör örgütlerinin kumandasına basarak Türkiye'ye yönelik ciddi bir terör faaliyeti başlattığını savunan Kurtulmuş, Başbakanlık Yeni Bina'da yaptığı açıklamalarda "Türkiye bir günde tesadüfen bu noktaya gelmedi. Bu ortama girilmesini isteyen ne hükümettir ne devlettir. Bu ortama girilmesini isteyerek tercih ederek bilinçli şekilde ortaya koyan terör örgütüdür. Daha 11 Temmuz'da terör örgütü, Türkiye'de çatışmasızlık dönemini sona erdirdiğini ilan etmiş, 14 Temmuz günü de yetkili şahısları ağzıyla, eliyle yeniden silahlı çatışma ortamını başlattıklarını ilan ve ifade etmişlerdir. 20 Temmuz'dan sonra da 3 terör örgütünün birden kumandası kimlerin elindeyse kumandılarına basmışlar ve terör örgütleri Türkiye'ye karşı ciddi bir terör faaliyetine başlamıştır" diye konuştu.

"ÇATIŞMASIZLIĞI SONA ERDİREN BİZZAT TERÖR ÖRGÜTÜNÜN KENDİSİDİR"

Çözüm sürecini, terör örgütünün kendisinin bitirdiğini öne süren Kurtulmuş, "Bütün bunlar açık bir şekilde olurken birtakım kara propaganda merkezleri maalesef ciddi bir kara propagandayı ortaya koymaya başladılar. Her türlü yalanı meşru kabul ederek tek başına iktidar çıkmadığı için ya da seçim sonuçları istediği şekilde elde edilmediği için terör ortamını başlattılar şeklinde bir iftirayı başlattılar. Bunların açık bir yalan ve iftira olduğunu bütün milletimiz biliyor. Ne tek başına iktidar ne iktidar koltuğu ne bir saniyelik iktidar bile bir insanın canından daha değerli değildir. Terörün her halükarda sona ermesi için bütün gayretimizle mücadele ettik. Ama bu ortamı yeniden dirilten, çatışmayı yeniden başlatan ne hükümetin iradesidir ne devletin iradesidir. Bu çatışmasızlığı sona erdiren bizzat terör örgütünün kendisidir. O terör örgütlerine emir veren kumanda merkezleridir" ifadelerini kullandı.

"MEDYAYA YAPILAN SALDIRILAR HAKKINDA SORUŞTURMA AÇILACAĞININ BİLİNMESİNİ İFADE EDİYORUZ"

Basın kuruluşlarına yapılan saldırıları kınadıklarını ve ilgililer hakkında da soruşturma açılacağını kaydeden Kurtulmuş, "Son günlerde bazı basın organlarına yapılan son derece çirkin saldırıların varlığı hepimizi rahatsız ediyor. Hükümet olarak bunları telin ediyoruz. Bu olayların arkasındaki güçleri de kınadığımızı ifade ediyoruz. Basın organlarının her birisi demokrasinin ayrılmaz parçalarıdır. Basın organlarının da sorumluluk sahibi olması lazım. Hele bu ortamda basın organlarının söyledikleri her söze dikkat etmeleri, yazdıkları her cümleye dikkat etmeleri, bunlar basın organlarının sorumluluğu altındadır. Basın organlarının yayınları karşısında memnun olmayabiliriz. Memnun olmayan insanlar olabilir. Memnun olmayanlar, kendi memnuniyetsizliklerini kaba kuvvetle terörle, basın organlarına yaptıkları saldırılarla ortaya koyamazlar. Medyaya yapılan bu saldırıları kınıyoruz, kabul etmiyoruz ve medya kuruluşlarına yapılan bu saldırılara asla müsamaha etmeyeceğimizi, ilgililer hakkında da soruşturma açılacağının bilinmesini ifade ediyoruz" şeklinde konuştu.

"SİYASİ PARTİLERE ZARAR VERMEK, KABUL EDİLEBİLECEK ŞEY DEĞİLDİR"

Siyasi partilerin binalarına yapılan saldırıları da kabul etmediklerini ifade eden Kurtulmuş, "Herhangi bir siyasi partinin mensuplarını, herhangi bir siyasi partinin yapmış olduğu işleri benimsemiyor olabiliriz. Bunlara tepki koyabiliriz. Teröre karşı tepkimizi demokratik usuller içerisinde dile getirmek hepimizin hakkıdır. Ama bunları yaparken demokrasinin önemli unsurlarından diğeri olan siyasi partilere zarar vermek, halktan oy alarak parlamentoya gelmiş olan partilere zarar vermek kabul edilebilecek şeyler değildir. Bütün vatandaşlarımızı tepkilerini dile getirirken duyarlılık içerisinde hareket etmeye, herkesin hakkını hukukunu korumaya davet ediyoruz" açıklamasında bulundu.

"MÜCADELEDE SORUMLULUK DEVLETİN VE HÜKÜMETİNDİR"

Terörle mücadele kapsamında açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, "Oyunu kuranların, terörü kanlı bir maşa olarak milletin karşısına getirip bu milleti bölüp parçalamak isteyenlerin en önemli argümanlarından birisi komşuyu komşuya düşman kılmak, Türk'ü Kürt'e düşman kılmak, Alevi'yi Sünni'ye düşman kılmaktır. Bu oyuna gelmeyeceğiz. Bu memlekette yıllardır terörle mücadele veriyoruz. Bu mücadele milletin kendi arasında yaptığı bir mücadele asla olmadı. Terör örgütüyle verilen bu 30 küsür yıllık mücadele sırasında devlet ve hükümet güçleriyle terör örgütleri mücadele etti. Bugün de mücadelede sorumluluk devletin ve hükümetindir. Emniyet güçlerimizindir" dedi.

"TERÖRE İNAT, TERÖR ÖRGÜTLERİNE İNAT DAİMA BARIŞ DİYECEĞİZ"

Terörle mücadele konusunda birlik ve beraberlik çağrısı yapan Kurtulmuş, "Bu toprakları bölüp parçalamak isteyenlerin temel amacı bu memlekette insanların arasına düşmanlık tohumlarını ekmektir. Hepimiz uyanık olalım. Bu memlekette Türk'ün de Kürt'ün de Alevi'nin de Sünni'nin de birlikte yaşamaktan başka şansı yoktur. Ne Türk, Kürt'e; ne Kürt, Türk'e düşman olarak bu toprakları kendisine vatan kılamaz. Bu zor zamanları da atlatacağız. Bu zor zamanlarda birbirimize daha fazla kenetlenerek terörün ve hainliğin karşısında dimdik durarak, evet içimiz kan ağlayacak ama bu vatanın birliği için hep beraber dostumuzu, düşmanımızı iyi bilerek yolumuza devam edeceğiz. Teröre inat, terör örgütlerine inat; hainlere inat, hainliklere inat daima barış diyeceğiz. Daima kardeşlik, demokrasi diyeceğiz. Bu zor zamanları hep beraber milli dayanışma içinde birbirimizi incitmeyerek terör örgütlerinin oyununa gelmeyerek bu oyunları bozacağız. Terör örgütünün bu silahlı maşaları temizlenene kadar milletimiz, sabır içerisinde güvenlik kuvvetlerine destek olacağız. Terör örgütünün oyunlarının boşa çıkarılacağından milletimizin emin olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.

"TERÖRE KARŞI DİMDİK, HEP BERABER PAYDAŞ OLMAYA DAVET EDİYORUM"

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şunu da ifade etmek istiyorum ki, kanunsuz eylem yapanların, teröre destek olanların karşısına sivil halkımız değil; onların hakkından gelecek olan güvenlik güçlerimizdir. Bir ülkede demokrasi kuralları içerisinde, kurallardan vazgeçmeden, birilerinin söylediği gibi asla 1990’lara geri dönmeden, inşallah bu işi en kısa zamanda bitireceğiz. Ben milletimize baş sağlığı diliyorum. Teröre karşı dimdik, hep beraber paydaş olmaya davet ediyorum"

"'ÖRGÜT OPERASYONLARA KATILANLARA KARŞI BİR ŞEY YAPMIYOR' KÜLLİYEN YALANDIR"

Terörle mücadelenin seyrinin nasıl devam edeceği sorulan Kurtulmuş, "20 Temmuz’dan sonra ortaya çıkan terör; maalesef haince, kahpece işler yapıyor. Birisi bankadan para çekerken bir güvenlik görevlimizi şehit ediyor. Dün yine Tunceli’de kızıyla birlikte tatile giderken bir polisimizi şehit ediyor. Bir başka yerde binbaşımızı eşiyle birlikteyken şehit ediyor. Iğdır ve Dağlıca’da ise normal rutin faaliyetlerini sürdüren, herhangi bir operasyona giden değil, bazıları da şu propagandayı yapıyor 'Örgüt operasyonlara katılanlara karşı bir şey yapmıyor' külliyen yalandır. Dağlıca'da ve Iğdır'da güvenlik kuvvetleri operasyona gitmiyor. Yol temizliyor. Güvenlik güçlerimizi götürüyor. Öylesine hain bir saldırı ki insanın kanı donuyor. İçine misketini, demir parçasını koyarak; kuvvetlendirerek bombayı patlatıyor. Bu aynı zamanda terör örgütünün ne kadar iki yüzlü propaganda yaptığını da ortaya koyuyor" diye yanıt verdi.

"SİVİL VATANDAŞLARIMIZA ZARAR VERMEYECEK BİR OPERASYON YÜRÜTÜLMEYE GAYRET EDİLİYOR"

Iğdır ve Dağlıca'da yaşanan saldırılar üzerinden herhangi bir istihbarat zaafiyetinin söz konusu olup olmadığı sorulan Kurtulmuş, "Bunlarda bir istihbarat zafiyet var mı? Şunu ifade etmek isterim ki her gün emniyet kuvvetlerimize, polisimize gelen yüzlerce istihbarat var. Bunların içerisinde önemli bir kısmı olay olmadığı için duymuyoruz. Olayların çok büyük bir kısmı istihbarat alındığı için önleniyor. Ama maalesef bir kısmı da önlenemiyor. Bunların hepsi yeniden gözden geçiriliyor. Diyelim Cizre’de şu anda bir operasyon yapılıyor. Aynı sokağın içerisinde terör örgütüyle hiçbir ilgisi olmayan binlerce insanımız yaşıyor. Ama aynı sokakta nasıl pusu kurarım, diye bakan terör örgütü mensubu da var. Çok zor bir iş. Anında müdahale edeceksiniz, sivil vatandaşlarımızın kılına zarar vermemek için azami gayret sarf edeceksiniz. Hem istihbarat hem müdahale anlamında yapılacak ne varsa yapılıyor. Sivil vatandaşlarımıza zarar vermeyecek bir operasyon yürütülmeye gayret ediliyor" ifadelerini kullandı.

"BİLGİSAYARIN TUŞLARINA BASARAK ŞU KADAR ŞEHİT OLDU DEMEK, KOLAY İŞ"

Dağlıca'daki terör saldırısı sonrası muhalefet tarafından şehit sayısı ile ilgili bazı iddiaların ortaya atıldığı hatırlatılan Kurtulmuş, söz konusu iddiaları eleştirerek "Masa başında oturup bir bilgisayarın tuşlarına basıyorsunuz. Şu kadar şehit oldu demek kolay iş, şu kadar terörist öldü demek de kolay iş. Sorumluluk sahibi olmayanlar daha olay olur olmaz onlarca şehit olduğu haberini yaydılar ve kara propaganda yaptılar. Kamuoyunda infiali artırmak için yapılan tezgahın bir parçasıdır. Terör örgütü sadece yollara bomba döşeyerek bir mücadele yapmıyor. Terör örgütü aynı şekilde en az bunun kadar ciddi bir algı operasyonu yürütüyor. Dağlıca’dan sonra ortaya çıkan birtakım sayılar, birtakım hatta görüntüler, bunların hepsi bu propagandanın parçasıdır. Bunların tamamına yakını yanlıştır, yalandır. Örnek olarak söyleyeyim. Birtakım görüntüler var. Bunların önemli bir kısmının, geçmiş döneme ait görüntüler olduğu, Dağlıca’da puslu bir hava vardı o gün. Görüntülerin yayınlandığı medyaya servis edilen görüntüler ise bahar ortamında çekilmiş olan görüntülerdi" dedi.

"DAĞLICA'YLA İLGİLİ SİLAHLI KUVVETLERİMİZ BÜNYESİNDE BİR SORUŞTURMA YAPILIYOR"

Dağlıca'da yaşanan terör saldırısı hakkında olayın nasıl meydana geldiği ile ilgili bir rapor hazırlandığını açıklayan Kurtulmuş, "Ayrıca Dağlıca’yla ilgili silahlı kuvvetlerimiz bünyesinde bir soruşturma yapılıyor. Olayın nasıl cereyan ettiğiyle ilgili. Bu rapor da önümüzdeki günlerde belki önümüzdeki saatlerde kamuoyuyla paylaşılacaktır" şeklinde konuştu.

"PARTİ NASIL KARAR ALACAK BUNU GÖRECEĞİZ"

Hürriyet Gazetesi'nin İstanbul'daki binasına düzenlenen saldırı sırasında, olaylarda katılımı olduğu bilinen AK Parti Milletvekili Abdurrahim Boynukalın hakkında parti olarak bir soruşturma başlatmayı düşünüp düşünmedikleri sorulan Kurtulmuş, şöyle yanıt verdi: "Bu partinin alacağı bir karardır. Bu saldırıyı kınadığımızı en yüksek ortamda ifade etmek istiyorum. Gerekli uygulamalar partinin alacağı karardır. Parti nasıl karar alacak bunu göreceğiz"

"ÇÖZÜM SÜRECİNİ ORTADAN KALDIRAN TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BİRTAKIM UNSURLARIDIR"

Çözüm sürecine yönelik sorulan bir soru için Kurtulmuş, "Yaklaşık 35 yıldır sürdürülen terör saldırıları, Türkiye’ye çok ağır bir bedel ödetti. Yaklaşık 35 bin insanın öldüğü, son saldırılarla yaklaşık 7 bine yaklaşmış olan güvenlik güçlerimizin şehit edildiği süreçten bahsediyoruz. Çözüm sürecini ortadan kaldıran terör örgütünün birtakım unsurlarıdır. Hem çözüm sürecini bitireceksiniz hem ümitleri ortadan kaldıracaksınız. Sonra çözüm sürecini hükümet ortadan kaldırdi, diyerek propaganda mekanizması kullanacaksınız. Çözüm sürecinin ruhuna aykırı davranan, ortadan kaldıran bizatihi örgütün kendisidir. Bu süre içerisinde belli şekilde örgüt silahları elinden bırakmadığı için bugün silahlı çatışma içine girdiğini görüyoruz" diye konuştu.

"OHAL İLAN EDİLMESİ YÖNÜNDEKİ TEKLİFİ, DEMOKRATİK VE KAYDA DEĞER DAHİ BULMAYIZ"

Muhalefetten gelen sıkı yönetim çağrıları konusunda ne düşündüğü sorulan Kurtulmuş, "İnadına barış, inadına kardeşlik. Terör örgütü ne istiyor? Türkiye demokratik düzenle yönetilmesin. Terör örgütü bu ortamı sağladıktan sonra zaten istediği gibi faaliyeti gösterecek. Partiler arasında ayrımları, uçurumları daha fazla büyütmenin anlamı yok. Tabi ki farklı fikirlerimiz olacak. Ama hepimizin savunacağı en temel şey demokrasi ve demokratik kurallardır. Türkiye bir seçim geçirdi. Allah'a çok şükür seçimden sonra iyi kötü işleyen bir demokrasisi olduğu için Türkiye, bu süreçleri yönetilebiliyor. Sıkıyönetim teklifi, OHAL ilan edilmesi, yönündeki hiçbir teklifi demokratik teklif olarak bulmaz; bu teklifleri kayda değer dahi bulmayız. 1 Kasım’da Türkiye seçime gidiyor. Millet kendisinin kimlerin, ne şekilde yönetmesini söylerse, bunu başımızda tutmak durumundayız. Sıkı yönetim ilan etmek, çok kolay. Bu memlekette bir daha darbe ve vesayet dönemlerine geri dönülmeyecektir" ifadelerini kullandı.

"HDP BİNALARINA YAPILAN SALDIRILARDA HÜKÜMETİN YÖNLENDİRİCİ OLDUĞU SÖZLERİ, KÜLLİYEN YALANDIR"

HDP yetkililerinin, hükümetin kendilerini hedef gösterdikleri yönündeki açıklamaları sorulan Kurtulmuş, "Bu iddia tamamı ile asılsız bir iddiadır. Biz başından itibaren Türkiye’de bütün partilerin demokratik olarak bu süreçlerin parçası olduğunu, HDP’nin de meşru bir parti olduğu, TBMM varlığının, barışın sağlanması için de katkı sağlanabileceğini ifade ettik. HDP’den de şunu bekledik. HDP, terörle arasına mesafe koysun ve Türkiye'de barışı kurmaya yarayacak sözleri söylesin ve barışın kurulması için birlikte mücadele edelim. Hiçbir siyasi partiye yapılan saldırıyı da meşru kabul etmeyiz. Seçim sırasında, AK Parti bürolarına yapılan saldırılar, terör örgütü tarafından kaçırılan AK Partili yöneticilerin de olduğunu biliyoruz. Nasıl HDP’ye yapılan saldırılara karşı çıkıyorlarsa, diğerlerine yapılan saldırılara da karşı çıkması lazım. Dün akşam ve evvelsi akşam HDP binalarına yapılan saldırılarda, hükümetin yönlendirici olduğu sözleri külliyen yalandır. Aksine bütün gücümüzle olayları teskin etmeye çalışıyoruz. Güvenlik kuvvetlerimiz de elinden gelen gayreti sarf ediyor. Bu saldırıların arkasında esas ne istiyor terör örgütleri? Türk, Kürt'e; Kürt Türk'e düşman olsun. Buna asla müsaade etmememiz lazım" diye yanıt verdi.

"ABDURRAHİM BOYNUKALIN, SALDIRI KISMINDA ASLA YER ALMADIĞINI İFADE ETMİŞ"

Abdurrahim Boynukalın'la ilgili açıklaması için sözlerinin sonunda ekleme yapan Kurtulmuş, "Sayın Boynukalın da yaptığı açıklamada, zaten görüntülerde de ortaya çıkıyor. Protesto kısmında olduğu ve taşlama, taşkınlık, saldırı kısmında asla yer almadığını ifade etmiş. Kendisinin de böyle açıklaması var. Bizler bütün basın kuruluşlarımızın sorumluluk içerisinde hareket etmesini isteriz. Ama herhangi bir basın kuruluşu bizim istediğimiz şekilde yayın yapmıyorsa, o basın kuruluşuna karşı saldırının doğru olmadığını ifade etmek isterim" dedi.

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388