banner519

Kılıçdaroğlu'ndan kadınlara: Eşinizi alıp oylarınızı kullanın, 1 oy altın değerinde (2)

TÜRKİYE'NİN AYDINLIĞA ÇIKMASI LAZIM CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Uşak Cumhuriyet Meydanı'nındaki Atatürk Anıtı önünde coşkulu kalabalığa seslendi. Kemal Kılıçdaroğlu, “Kemal Kılıçdaroğlu'nun başbakan olma...

Kılıçdaroğlu'ndan kadınlara: Eşinizi alıp oylarınızı kullanın, 1 oy altın değerinde (2)

TÜRKİYE'NİN AYDINLIĞA ÇIKMASI LAZIM CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Uşak Cumhuriyet Meydanı'nındaki Atatürk Anıtı önünde coşkulu kalabalığa seslendi. Kemal Kılıçdaroğlu, “Kemal Kılıçdaroğlu'nun başbakan olma...

08 Ekim 2015 Perşembe 18:28
Kılıçdaroğlu'ndan kadınlara: Eşinizi alıp oylarınızı kullanın, 1 oy altın değerinde (2)
banner587

TÜRKİYE'NİN AYDINLIĞA ÇIKMASI LAZIM
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Uşak Cumhuriyet Meydanı'nındaki Atatürk Anıtı önünde coşkulu kalabalığa seslendi. Kemal Kılıçdaroğlu, “Kemal Kılıçdaroğlu'nun başbakan olma vakti geldi mi?", sözleriyle sahneye çıktı. Vatandaşlar da, “Başbakan Kemal" sloganları attı. Kılıçdaroğlu'da konuşmasına, “Allahın izniyle olacağım" sözleriyle başladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Ülkemi seviyorum sizleri seviyorum, sizlere inanıyorum, güveniyorum. Bu ülkenin güzel insanları cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerinde birisini yaşıyoruz. Türkiye'nin aydınlığa çıkması lazım. Onun için bir sonraki seçimi değil, Türkiye'yi düşünmek lazım. Biz önce Türkiye dedik" dedi.
SİZİNLE GÜZEL BİR SOHBET YAPACAĞIZ
Alanı dolduranlara, “Sizinle güzel bir sohbet yapacağız" Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Şu soruyu kendimize soralım. 7 Haziran'da bir seçim yaptık. Hep beraber sandığa gidip oylarımızı kullandık. Milli irade tecelli etti. AKP'ye, 'sizi tek başına iktidar yapmıyorum yeter artık. Kendi aranızda uzlaşın. Adam gibi ülkeyi yönetin' dedi. Bu mesajı, iradeyi en iyi yöneten, okuyan parti bizim parti. Bize geldiler 'koalisyon kuralım' dediler. Biz de dünya kadar derdimiz var, beraber oturup bunları çözelim dedik. Ama 10 günlük görüşme sonunda bize dediler ki '4 yıllık koaliasyon istemiyoruz' dediler. 3 aylık seçim hükümeti istediklerini söylediler. Biz de kabul etmedik. Neden kabul etmedik diye sorabilirsiziniz. Eğer biz üç aylık seçim hükümetinde olsaydık, milli iradeye saygısızlık yapardık. Onlar diyordu ki, 'milli irade, milli irade' iradesini birilerine ipotek edenleri, Allah aşkına indirin ve Türkiye'nin iktidarını kurun. Hükümet kurulma görevi verildiği halde hükümeti kuramayan biri, bir yerlerden gelen telkinlerle hükümeti kuramayan birisi ülkeyi yönetemez."
VATANDAŞLARIMIN VİCDANINA SESLENİYORUM
Alanı dolduran ve televizyonlarının başındakilere, “Vatandaşlarımın vicdanına sesleniyorum" diye konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, “Sözlerimin başında söylüyorum. Bütün vatandaşlarım dinlesinler. O vatandaşlarımın vicdanına sesleniyorum. Türkiye artık siyasi gerginliklerden kavgalardan bıktı. İkide bir neden seçim sandığına gidiyoruz. 'İlla 400 milletvekili verin.' Eee vermiyor kardeşim vermiyor. '400 milletvekili vermezsiniz terörü azdırırım.' Her gün şehitlerimiz geliyor. Ne diyorlardı? Çözüm süreci. Dedik ki bu süreç tehlikeli bir süreç, bu sorun böyle çözülmez. Aileler gözyaşı döküyor. Hangi milletvekilinin oğlu orada? Ensesi kalın kimin çocuğu Doğu - Güneydoğu'da? Hangi bakanın çocuğu orada? Bulmuşlar gariban vatandaşı, 'hadi oğlum oraya git.' Ankara'ya gelen bütün şehit cenazelerine katılırım. Şehit cenazelerinde bir usul vardır. Şehit önde arkasında ailesi yakınları akrabalar onun arkasında devlet protokolü yürür. O manzarayı görmenizi isterim. Gariban halk çocukları bu ülkenin sade temiz insanları. Her gittiğim yerde anneler ağlıyor. Bir şehit annesi bana dedi ki 'Benin oğlum şehit oldu. Yüreğim yandı başkalarının ki yanmasın' dedi. Yine gittiğim bir şehit cenazesinde 'niye terörü önlemiyorsunuz?' diye sordu CHP ne zaman engel oldu? Siz çözdünüz de biz mi engel olduk? Siz başına bela ettiniz PKK'yı. Doğu, Güneydoğu'da adamlar mahkeme kurmuş, askere alma dairesi kurmuş. Senin Ankara'da gıkın çıkmıyor, valiye talimat veriyorsunuz, 'sakın sesini çıkarma' diye. Şimdi milliyetçilikten bahsediyorlar. Sen 'her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına alırım' diyen değil misin?" dedi.
DÜŞÜNEREK SANDIĞA GİDİN
Vatandaşlardan yaşananları düşünüp sandığa gitmelerini isteyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Sırada bir seçim değil. Bir dayatma seçimidir. 'Ya bana 400 milletvekili verirsin, ya da ben size acıyı gözyaşını kanı önünüzü koyarım' diyorlar. İndirin bunları, indireceğiz bunları. Güzel bir ülke, huzur içinde yaşayan bir ülke. Ne işimiz var bizim kavgayla? Toplumu böldüler, ayrıştırdılar. Niye beraber kardeşçe yaşamıyoruz. Neden kavga? Birisi gelir size etnik kimlik üzerinden siyaset yapılırsa, bilin ki o adama ülkesini sevmiyor. Din üzerinden siyaset yapıyorsa dine en büyük kötülüğü yapan odur. Biz CHP olarak açık net söylüyorum, 30 yıldır çözemediler. Benim sözüm söz. Ben bu sorunu çözeceğim. CHP dışında hiçbirisi çözemez. Açık ve net söylüyorum. Belki size şunu soracaklardır. 'CHP neyine güvenerek söylüyor?' diye. Onlara şunu söyleyin. CHP avukat bürolarında kurulan bir parti değildir. CHP savaş meydanlarından kuyavı milliye ruhunu taşıyan bir partidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu partisidir. Tabi çözmemiz için sizin yetki vermenizi gerekiyor" dedi.
DİGİTÜRK'ÜN KANALLARI KALDIRMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
Digitürk'ün bazı kanalları yayından çıkarmasına sert tepki gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“'Bir oyla bir şey olmaz. Hava güzel gidip oy kullanmasak da ne olur?' demeyin. Bir oy altın değerindedir. Ya demokrasi ya baskı rejimi tercih edeceğiz. Digitürk 7 kanalı çıkarmış platformundan. Buradan o savcı arkadaşa sesleniyorum. Sen cumhuriyetin savcısı mısın? İktidarın savcısı mısın? Mahkeme kararı olmadan nasıl olur da yasak getirirsin? Bunlara 3 Y ile savaşacaklarını söylüyorlardı. Yasak olmayacaktı, yasak olmayan ne kaldı? Gencecik çocuklarımız sokaklarda vuruldu, öldürüldü. Gazetecilere saldırı yapılıyor. Herkesin gözünün önünde gazeteciler dövülüyor. Eğer Digitürk mahkeme kararı olmadan atını çiziyorum. Mahkeme kararı olmadan '7 kanalı ben susturdum' diyorsa onun bir bedeli vardır ve onun bedelini ödeyecektir. Siz hangi gerekçeyle yasak getiriyorsunuz. Birisi yazı yazdı diye yasak mı gelir? Gazetecilere saldırıyorlar. Görüşü ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun. İster CHP'li olur, AKP'li, MHP'li olur olmaz hangi partide olursa olsun. Her gazetecinin özgürce yazı yazma hakkı vardır. Siyasetçi eleştiriye katlanacak. 'Beğenmedim, sustururum, dövelim' bu olmaz."
Star gazetesi yöneticisi Murat Sancak'a yapılan saldırıya da değinen Kemal Kılıçdaroğlu, “Star gaztesinin CEO'sunun 20'ye yakın kurşunla arabası kurşunlandı. Star iktidar yanlısı bir gazete ama ben bu kişiye, Murat Sancak'a telefon açtım. 'İnşallah failler yakın bir zamanda, mahkemenin önüne çıkar' dedim. Buradan sesleniyorum. Sayın Davutoğlu'na sesleniyorum. Size destek veren gazetenin üst düzey yöneticisi arabasında 20'ye yakın kurşunla kurşunlanıyor. Siz neden hangi gerekçiyle faillerini yakalamıyorsunuz? Bu gazete iktidar yanlısı bir gazete. Muhalefet partisinin genel başkanı olarak söylüyorum. Gazeteci kim olursa olsun, özgürce yazacak. Siz yasak getirirseniz, halk haber alamaz, baskı var gazetenin üzerinde, vatandaşın üzerinde. CHP iktidarında, her gazeteci özgürce CHP'yi eleştirecek. Bunu yapacağım, bu kulvarı açacağım. Herkese açacağım. Anayasamızda madde var. 'Basın hürdür sansür edilemez.' Gayet açık, açın bakın. İyi de 7 kanalı sansür ediyorsun. Gazetecileri dövüyorsun, ölümle tehdit ediyorsun. Niye birilerinin sesi çıkmıyor. Hani ülkede özgürlük, demokrasi vardı? Dilediğini söyleyecek dilediğini yazacaktı? Bir baskı rejimiyle karşı karşıyayız. Hitlerin baskı rejimini savunan Goebbels vardı. O; 'gazeteciler piyanonun tuşları gibi olmalıdır. Biz hangi tuşa basarsak o sesi çıkarmalıdır.' Şimdi 'gazetecilere benim dediğimi yazarsa sorunu yok. Ama benim değimimi yazmazsan sustururum, ölümle tehdit ederim' ediyorlar" dedi.
SEÇİM VAATLARİ
Konuşmasına ezan okunduğu için kısa bir ara verdikten sonra seçim vatlerini anlatıp AK partiyi eleştiren Kılıçdaroğlu, “7 Haziran öncesinde seçim bildirgesi hazırlayıp açıkladık. Emekliye iki maaş ikramiye vereceğiz, asgari ücreti bin 500 TL yapacağız. Taşeron işçilerin tamamına kadro vereceğiz, mazotun litresini 1.5 TL yapacağız. Söz verdik. Kıyameti kapardılar. 'Parayı nereden bulacaksınız? Siz devleti tanımıyorsunuz.' Onlar devleti tanımıyorlar. Ben bu devlete onurumda 27.5 yıl hizmet verdim. Devleti en iyi ben bilirim. Bütçe nasıl yapılır, vergi nasıl toplanır, nasıl harcanır? Eğer bu konuda iyi olan Türkiye'de 10 kişi varsa onlardan birisi benim. İstedikleri kişiye sorsunlar. Her vaadi kuruş kuruş hesapladık. Bakın o dönem mazot 1.5 TL olacak dedik, şimdi aynısını söylemiyoruz. Şimdi mazot 1.80 kuruş olacak. Dolar arttı ne yapalım, 30 kuruş zam geldi. Siz açık ve net birşeyden emin olun. Biz siyaseti zenginleşme aracı olarak görmüyoruz. Çocuklarımıza kaynak aktarma olarak görmüyoruz. Siyaseti halk için, sizin için yapıyoruz. Çünkü halka hizmet hakka hizmettir. Her kuruşun hesabını millete vermek bizim boynumuzun borcudur. Esnafa sesleniyorum. Emekli oluyorsunuz. Aylık alıyorsunuz, geçinemiyorsunuz. İşinize devam etmek istiyorsunuz ama aylığınızdan kesinti oluyor. Dünyada çalışanı cezalandıran tek ülke Türkiye. Sana söz. Bu uygulamayı kaldıracağım. 7 haziran öncesi ne diyorlardı, 'sakın CHP'ye oy vermeyin, dolar fırlar, faizler yükselir, borcunuzu ödeyemezsiniz.' Neden istikrar bozulurmuş. Allah büyük ya. İktidardalar, doları tut tutabilirseniz. İktidardalar faiz yüzde 18'lere çıktı. İşsizlik patladı. CHP iktirdar olsa ne olacaktı? Geçen kurban bayramında emekliler ilk ikramiyelerini alcaktı. Asgari ücret net bin 500 TL olacaktı. İlk yüz günde 800 bin taşerona kadroları verilecekti. Diyorum bunlar devlet nasıl yönetilir bilmiyorlar. Bir oyunuz çok önemli sandığa gidip oy kulanın" dedi.
CHP'Yİ ELEŞTİREMİYORLAR
Şehit yakınları ile gaziler için, milletvekillerinin yararlandıkları sosyal hakları yapacaklarını anlatan Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin artık CHP'yi eleştiremediğini söyleyip, “Şimdi bize eleştiri getiremiyorlar. Çekiniyorlar, eskide kıyamete kopartıyorlardı. Şimdi gördüler, Türkiye'nin sorunlarını en iyi bilen, çözüm getiren CHP. En nitelikli kadroların olduğu parti CHP. Onlar da artık bizim hakkımızı teslim ediyor" dedi.
ÖNCE HALK İLLE DE HALK
Ak Parti başta olmak üzere diğer partileri de eleştiren Kılıçdaroğlu, “Sandığa giderken şunu düşünün Türkiye'nin sorunlarını hangi parti çözer. Bunu düşünün. AKP 13 yılda Türkiye'yi nereye getirdi? Hepiniz görüyorsunuz. Bir başka parti var. Sağolsun o da herşeye hayır diyen parti. Her şeye hayır diyorsan seçime ne diye giriyorsun? Eee bir parti zaten denklemin dışında. Bir parti kalıyor geriye CHP, vatandaşını seven, ona güvenen o da CHP. Bir şeyi unutmayın, bir gerçeği unutmayın. Davutoğlu saray için çalışır, Kılıçdaroğlu halk için çalışır. Gayet açık ve net söylüyorum. Bunu zaten sayın Davutoğlu da kabul ediyor, saray da saray diyor. Biz ise, önce halk illa halk, önce millet sonra millet, diyoruz. Anayasayı dinlemediler. Davutoğlu'na görev verdiler, hükümet kurmak için bize geldi. Diğerlerine gitti ama hükümet kuramadı. Teamüllere göre görevi bana vermesi lazım ama dedi ki, 'Ben CHP'ye görev vermem. Ya hükümeti kurarsa' ne olacak. En büyük korkusu. Biz mağdur edebiyatı da yapmıyoruz. Çünkü biz yetkiyi sarayda değil yetkiyi millette arayan bir partiyiz, sandığa gidin dersini verini. Bu ülkeye birinci sınıf demokrasiyi getireceğiz" dedi.
TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASINI ELİŞTİRDİ
Türkiye'nin dış politikasını da ağır bir dille eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu ülkede devletin sopasını kimse görmeyecek. Mahkemeler adalet dağıtacak. Eli sopalı devlet mi olur. Suriye'de gördünüz. Defalarca gördünüz. 'Yanlış yapıyorsunuz neden silah gönderiyorsunuz? Müslüman kanının, kardeş kanının akmasına neden oluyorsunuz?' diye defalarca söyledim. 24 Ağustos 2012'de bir mektup gönderdim, dedim ki, 'Yanlış yapıyorsunuz' dedim. 'Demokrasi istiyorsak bunu seslendirelim, ama silah göndermek doğru değil' dedim. Dış politikada yapılan hatanın bedeli tüm ülke öder. Biz de ödüyoruz. Bizim çocuklarımız işsiz, Suriyeliler de iş bekliyor. Buranın derisi çok önemli Rusya'ya, İran'a deri ihraç ederdi. Ama iki kapı da kilitlendi. Niye? Kavga ediyorlar. Rusya'yla dalaşıyorlar. Mısır'la kavga ediyoruz. Niye ediyoruz? Sözüm söz, Güzel bir ülke inşa edeceğiz bütün komşularımızla iyi ilişkiler kuracağız. İşsizlik birinci önceliğimiz olacak. Herkes kazanacak. Sadece hortumcular kaybedecek" dedi.
Konuşmasının sonunda Kılıçdaroğlu, alandaki polislerin de sorunlarını bildiğini ama iktidarın değil halkın polisi olmalarını istedi.

Taylan YILDIRIM- Yavuz KUŞDEMİR/UŞAK, ()

FOTOĞRAFLI

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388