banner519

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ:

ANKARA (İHA) – HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, “Siyaset değerlerden koparılıyor, siyaset insandan koparılıyor, insani erdemden koparılıyor. İnsani değerleri, insanlığı yüce, soylu değerleri sırtlanan, bu değerler etrafında...

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ:

ANKARA (İHA) – HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, “Siyaset değerlerden koparılıyor, siyaset insandan koparılıyor, insani erdemden koparılıyor. İnsani değerleri, insanlığı yüce, soylu değerleri sırtlanan, bu değerler etrafında...

21 Temmuz 2015 Salı 17:21
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ:
banner556
banner605
ANKARA (İHA) – HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, “Siyaset değerlerden koparılıyor, siyaset insandan koparılıyor, insani erdemden koparılıyor. İnsani değerleri, insanlığı yüce, soylu değerleri sırtlanan, bu değerler etrafında siyasi tutum koymaya çalışanlar kim olursa olsun, bu soysuzlaşan siyasi iktidarın anlayışın katliamlarıyla karşı karşıya kalıyorlar” dedi.
HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ HDP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Merkez Yönetim Kurulu sonrasında gerçekleşen toplantıda Yüksekdağ, Suruç’ta vahşice ve alçakça bir saldırının gerçekleştirildiğini belirterek, 32 gencin katledildiğini söyledi. Yüksekdağ, şunları kaydetti:
“Bu kadar soylu bir hareketin önü, Suruç’ta bu soylu değerlerden nasibini almamış zihniyet ve siyasi yapı tarafından kesildi. Ne yazık ki siyasette soysuzlaşma yaşanabilecek olumsuzluklardan en kötüsüdür. Türkiye’de artık bu eşiğe doğru götürülüyor. Siyaset değerlerden koparılıyor, siyaset insandan koparılıyor, insani erdemden koparılıyor. İnsani değerleri, insanlığı yüce, soylu değerleri sırtlanan, bu değerler etrafında siyasi tutum koymaya çalışanlar kim olursa olsun, bu soysuzlaşan siyasi iktidarın anlayışın katliamlarıyla karşı karşıya kalıyorlar. IŞİD adı verilen çetenin gerçekleştirdiği saldırı işe böyle bir zihniyetin ürünüydü. IŞİD’i destekleyenlerin, kollayanların daha bir yıl öncesine kadar ona terör örgütü demeyenlerin zihniyeti böyle bir zihniyetti. Bir taraftan acımızı yaşarken, yasımızı tutarken, diğer taraftan o gençlerin ne yapmak istediklerini, ne için yola çıktıklarını daha fazla konuşmamız, anlamamız, hiç unutmamamız gerekiyor. 32 genç Türkiye’deki sorumsuz, aymazsız siyasi iktidarın yapmadığı, yapmamakta direttiği bir görevi yapmak için yola çıktı. Rojava’da, Kobani’de demokratik bir Suriye için direniyor. Karşısına çıkarılan IŞİD çetesine rağmen, çok kanlı ve ağır kuşatmalara rağmen demokratik bir Suriye, Ortadoğu için direniyor. Eğer Türkiye’deki siyasi iktidar Kobani’ye, Rojava’ya askeri yığınakla değil de, dostluk, kardeşlik, siyasi dayanışma, sahiplenme yaklaşımıyla gitseydi, bugün ne bölgenin başına bela olan IŞİD diye bir çeteyle uğraşıyor olacaktık, belki de bugün 32 kardeşimizi yitirmemiş olacaktık.”
Yüksekdağ, gençlerin bir işi başlattığını söyleyerek, “Onlar bir işi başlattılar ve bugün Türkiye’nin görevi onların başlattığı işi tamamlamaktır. Artık bizim için her oyuncak, kitap, ağaç o gençlerin anısını ve mücadelesini büyütmek ve yaşatmak için bir semboldür. Artık Türkiye halkları o gençlerin taşıdığı, ağaçları, oyuncakları, kitapları bir direniş ve barış sembolü olarak sahiplenmelidir. O kitaplar, fidanlar., oyuncaklar Kobani’ye gidecek. Kobani’de parklar inşa edilecek, Kobani’de kütüphaneler kurulacak, Kobani’de yaşam yeniden filizlenecek, yeşerecek” ifadelerini kullandı.
Katliam gerçekleştiği andan itibaren siyasi iktidarın tavrının ortada olduğunu öne süren Yüksekdağ, “ Bizi hedef haline getirmekten başka Halkların Demokratik Partisi, demokrasi güçlerine hedef haline getirmekten başka hiç bir siyasi sorumluluk tavrı sergilemediler. Bu zamana kadar sayısız saldırıyla karşı karşıya kalan biziz, Davutoğlu çıkıp adeta aklımızla alay edercesine teröre karşı ortak açıklama yapmaya davet ediyor. Bölgede ve Türkiye’de mücadele edilmesi gereken, bertaraf edilmesi gereken bir terör örgütü vardır IŞİD. Bu terörle en başa mücadele yürütmesi gereken de siyasi iktidardır. Bugüne kadar siyasi iktidar ne yapmıştır? Siyasi iktidar 13 yıl boyunca topluma karşı siyasi görevlerini yerine getirmedi ve geride bıraktığımız sürede aymazlık örneği olarak bizlere ihale etmeye, yıkmaya çalışıyor” şeklinde konuştu.
Yapılan açıklamanın ardından Demirtaş ve Yüksekdağ gazetecilerin sorularını cevapladılar. Demirtaş, bir soru üzerine saldırıyla ilgili olarak, ellerinde somut bir bilgi olmadığını söyleyerek, “O parçalanan cenazenin oraya giden ekipten olmadığı nettir. Bizim yaralı ve yaşamının yitiren arkadaşlarımızın tamamı tespit edildi. Sahipsiz bir ceset var. Kim olduğuna dair bizim de bilgimiz yok. Bu saldırı aynı zamanda HDP’nin Türkiye toplumuna seslenmiş olması ve bu seslenişe gösterilen bir reflekstir. Oraya gidenlerin büyük çoğunluğu Kürt değil. Karadeniz, Trakya’dan HDP’nin sesini yüreğinde hissetmiş vicdanlı insanlar o mesajı oraya götürdüler. ‘Biz hep birlikte barış içinde yaşayabiliriz. Aynı zamanda sınır ötesinde kardeşlerimizle doğru ilişkiler kurabiliriz’ demek için oradaydılar” dedi.
Demirtaş, vatandaşların dikkatli olmasını isteyerek, “Herkes bulunduğu yerde tedbirini arttırsın’ diyoruz. Mealen bile silahlanmayı ifade eden bir şey söylemedik” ifadelerini kullandı.
İsmine gelen çiçekle ilgili olarak ise Demirtaş, “Arkadaşlarımız araştırmış. Hem çiçeğin hem de çiçeğin temiz çıktığına dair bilgiyi verdiler bana” diye konuştu.
Demirtaş, medya emekçilerinin eşit olduğunu belirterek, bütün basın emekçilerine yönelik saldırıyı kabul etmediklerini ifade etti.
Yüksekdağ, bir siyasi partinin böyle bir çağrı yaptığında iktidarın düşünmesinin gerektiği söyledi. Yüksekdağ, “Güvenlik aygıtları demokratik siyasin güvenliğini almak için çalışmıyor. Baskı mekanizması olarak çalışıyor” şeklinde konuştu.
Yüksekdağ, yarın cenaze törenlerinde olacaklarını kaydederek, Demirtaş’ın bugün akşam saatlerinde Suruç’a gideceğini söyledi.
Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388