banner595

Gümrük Ve Ticaret Bakanı Canikli:

Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) aldığı, Türkiye’nin sözde Ermeni soykırımını tanıması yönündeki tavsiye kararıyla ilgili, “Bu karar, tarihi anlamda içler acısı, ibretlik bir karardır. Bu karar,...

Gümrük Ve Ticaret Bakanı Canikli:

Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) aldığı, Türkiye’nin sözde Ermeni soykırımını tanıması yönündeki tavsiye kararıyla ilgili, “Bu karar, tarihi anlamda içler acısı, ibretlik bir karardır. Bu karar,...

16 Nisan 2015 Perşembe 00:11
Gümrük Ve Ticaret Bakanı Canikli:
banner625
banner605
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) aldığı, Türkiye’nin sözde Ermeni soykırımını tanıması yönündeki tavsiye kararıyla ilgili, “Bu karar, tarihi anlamda içler acısı, ibretlik bir karardır. Bu karar, Avrupa Parlamentosu’nun yüz karasıdır. Buradaki kararda, dini faktörlerin, ideolojik düşünce ve yaklaşımların belirleyici olduğunu düşünüyorum. Aleyhine karar verilen ülke, Müslüman bir ülke olmasaydı, Avrupa Parlamentosu’ndan böyle bir karar çıkmazdı” dedi.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan “Neler Oluyor” programına konuk oldu. Program çıkışı basın mensuplarının sorularını cevaplayan Canikli, AP’nin, Türkiye’nin sözde Ermeni soykırımını tanıması yönünde aldığı tavsiye kararını eleştirdi. Avrupa Parlamentosu’nun aldığı kararın objektif olmadığına dikkat çeken Canikli, “Avrupa Parlamentosu bu kararı neye dayanarak verdi? Bununla ilgili bir araştırma mı yaptı, bu konuda bir tarihi analiz mi ortaya koydu, o araştırmanın sonucunda böyle bir olayın yaşandığını ispat etti de böyle bir karar mı verdi? Ben, öncelikle bunu merak ediyorum. Daha doğrusu verilen kararın hiçbir bilimseli, tarihi gerçeklerle örtüşmediğini söyleyebiliriz. Avrupa Parlamentosu bir siyasi mercidir. Böyle bir konuda karar vermek için, mutlaka ciddi bilimsel, tarihi araştırma ve analiz yapılması gerekiyor. Bunun da ilgili uzmanlar tarafından yapılması gerekiyor. Ben milletvekiliyim; bu konuyla ilgili, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) böyle bir karar vermesi halinde, benim oyum, benim kaldıracağım elin bilimsel bir anlamı olmayacaktır. Çünkü ben bu konuda hiçbir bilgiye sahip değilim. Bu olayların yaşanıp yaşanmadığına ilişkin, bu düzeyde, bu tanımlama içeriğine uygun şekilde, buna parmak kaldıran hiçbir Avrupa Parlamentosu üyesinin de bilgi sahibi olduğunu düşünmüyorum. Verdikleri kararın, kaldırdıkları parmağın kesinlikle böyle bir çalışma sonucu, bir bilgi neticesinde verildiğine inanmıyorum. Dolayısıyla, geriye ne kalıyor? Verdikleri karar siyasi bir karardır” ifadelerini kullandı.
“BU KARAR, AVRUPA PARLAMENTOSU’NUN YÜZ KARASIDIR”
“Kararı verenlerin bu konuyla ilgili bilgileri yoktur, bu konuya vakıf değiller” diyen Canikli, kararın verilmesinde dini ve ideolojik faktörlerin rol oynadığına vurgu yaparak, “Karar, gerçek anlamda bir fiyaskodur. Bu karar, tarihi anlamda içler acısı, ibretlik bir karardır. Bu karar, Avrupa Parlamentosu’nun yüz karasıdır. Buradaki kararda, dini faktörlerin, ideolojik düşünce ve yaklaşımların belirleyici olduğunu düşünüyorum. Aleyhine karar verilen ülke, Müslüman bir ülke olmasaydı, Avrupa Parlamentosu’ndan böyle bir karar çıkmazdı. Hiçbirinin bu konuda bilgi sahibi olmadığını biliyoruz. Bu önyargılı bir karardır, sübjektif bir karardır ve Müslüman Türkiye aleyhinde bir karardır” diye konuştu.
“AVRUPA PARLAMENTOSU’NUN KARARI YOK HÜKMÜNDEDİR”
Bakan Canikli, bir basın mensubunun, “Avrupa Parlamentosu’nun verdiği karar doğrultusunda, Türkiye’nin tavrı ne olur” sorusuna, “Avrupa Parlamentosu’nun bu kararının hiçbir ağırlığı, geçerliliği yoktur. Bilimsel araştırmalar neticesinde ortaya çıkmadığı için, siyasi bir karar olduğu için; hiçbir ağırlığı yoktur. Bu karar, hukuki, siyasi ve ekonomik olarak hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Bu butlandır, yok hükmündedir, hiçbir etkisi olmayacaktır. Türkiye, bu konuda gerekli tepkisini gösteriyor ve göstermeye de devam edecektir. Zaten Avrupa Birliği ile ilişkilerimizde, bugüne kadar Avrupa Birliği’nin ve Avrupa Parlamentosu’nun hiçbir üye ülke için aramadığı şartları tırnak içerisinde Müslüman Türkiye için aradığını biliyoruz. Türkiye ile verdikleri hiçbir kararın nesnel, objektif kriterler çerçevesinde alınmış kararlar olmadığını da biliyoruz. Avrupa Parlamentosu’nun, Avrupa Birliği’ne tam üye olma konusunda toplumsal irade koymuş Türkiye hakkında verdiği karar üzücüdür. Fakat hem veriliş biçimi itibariyle, hem de uluslararası hukuka belirleyicilik açısından hiçbir etkisi olmayan bir karar olması itibariyle, sonucu etkileyecek bir durumu yok. Dışişleri Bakanlığımız ve hükümetimiz gerekli tepkiyi gösteriyor ve göstermeye devam edecek” şeklinde cevap verdi.
“GERÇEKLER ER VEYA GEÇ ORTAYA ÇIKACAKTIR”
Tarafsız bilim adamlarından oluşacak bir heyetin gerçekleri ortaya çıkarmak için çalışmalar yapması gerektiğini ifade eden Canikli, Türkiye’nin böyle bir durumda ortaya çıkacak sonuçlara razı olacağını fakat Ermenistan’ın bu fikri kabul etmediğini dile getirdi. “Gerçekler er veya geç ortaya çıkacaktır; bunlar uzun süre kapatılamaz” diyen Canikli, sözlerine şöyle devam etti:
“Bizim Ermenistan’a ve diasporaya bir önerimiz olmuştu: Objektif olarak açalım bütün belgeleri, bilimsel bir çalışma yapalım, bu olayı bütün gerçekliğiyle ortaya dökelim, her şey açıklansın, her şey dökülsün, konuşulsun. Biz çıkacak olan sonuca razıyız. Objektif deliller bizi nereye götürecekse, hangi noktaya götürecekse biz şimdiden razıyız. Ama herkes gelsin; başta Türkiye ve Ermenistan olmak üzere, tarihçiler arşivlerini açsın, herkes gelsin, otursun, incelesin, değerlendirsin ve sonuçta çıkacak olan bu belgelerin götürdüğü nokta neresiyse Türkiye onun gereğini yapmaya hazırdır. Bundan daha olumlu bir yaklaşım olabilir mi? Gerçekten bu konuda bir gerçeğin ortaya çıkarılması noktasında başka bir tavır gösterilebilir mi? Ama biliyorsunuz, diaspora ve Ermenistan, bu konudaki teklifimizi kabul etmedi. Avrupa Parlamentosu’nun yapması gereken, gerçeğin ortaya çıkarılması yönünde adımlar atmak, bu konuda teşvik edici olmak olmalıydı. Ama maalesef Avrupa Parlamentosu bu konuda sübjektif ve ideolojik dünya görüşünün, dini görüşünün ağır baskısı altında bir karar vermiştir. Bu da sonuç itibariyle özellikle gerginliklerin arttığı, çatışmaların yoğunlaştığı bu dönemlerde, bu tür sübjektif ayrışmaların ortadan kaldırılması gerekir. Dini, ideolojik ve buna benzer farklılıklardan ortaya çıkan çatışmaların ortadan kaldırılması için farklı bir tavır alınması gerekirdi Avrupa Parlamentosu, bu kararıyla bu çatışmaları körüklemiş oluyor, daha da derinleştirmiş oluyor.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599