banner519

Demirtaş: Ülkenin düşmanı, kan emici, terörist değiliz (2)

"DEVLET İÇİNDE IŞİD'İ TETİKÇİ KULLANAN ANLAYIŞ VAR" HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Batman'ın ardından geldiği Diyarbakır'da Ankara'daki patlamada ve merkez Sur İlçesi'ndeki olaylarda yaşamını yitirenlerin...

Demirtaş: Ülkenin düşmanı, kan emici, terörist değiliz (2)

"DEVLET İÇİNDE IŞİD'İ TETİKÇİ KULLANAN ANLAYIŞ VAR" HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Batman'ın ardından geldiği Diyarbakır'da Ankara'daki patlamada ve merkez Sur İlçesi'ndeki olaylarda yaşamını yitirenlerin...

14 Ekim 2015 Çarşamba 16:59
Demirtaş: Ülkenin düşmanı, kan emici, terörist değiliz (2)
banner625
banner605

"DEVLET İÇİNDE IŞİD'İ TETİKÇİ KULLANAN ANLAYIŞ VAR"
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Batman'ın ardından geldiği Diyarbakır'da Ankara'daki patlamada ve merkez Sur İlçesi'ndeki olaylarda yaşamını yitirenlerin taziyesine katıldı. Taziye çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş, Ankara'da patlamanın olduğu ilk andan itibaren, kesinlikle saldırının devlet bağlantılı olduğunu söylediklerini ifade ederek, şöyle dedi:
"Soruşturma ilerledikçe bu daha çok ortaya çıkacak. Yeter ki etkili adil bir soruşturma yapılsın. Bakın biz devlet düşmanlığı yaptığımız için söylemiyoruz. Devletin temizlenmesi için bunu söylüyoruz. Devletin demokratikleşmesi için bunu söylüyoruz. Şimdi devleti yönetenler, Cumhurbaşkanı'ndan hükümete kadar, eğer gerçekten ne olup bittiğinin farkına varırlarsa ve hem bunun özelleştirisini yaparak, hem de tedbirlerini alırlarsa, bütün bu belalardan birlikte kurtulabiliriz. Şu anda Türkiye büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Devlet içerisinde öyle gizli saklı, derin devlet değil. Devlet içerisinde aleni bir şekilde IŞİD'i, IŞİD'lileri hem Türkiye'de, hem Suriye'de tetikçi olarak kullanan, bir resmi anlayış, bir politika var. IŞİD'lilerin işini kolaylaştıran, onlara destek sunan, onları koruyan kollayan gerektiğinde eylem yaptıran anlayış var. Bunun ille de Başbakan tarafından, Cumhurbaşkanı tarafından talimatının verilmiş olduğunu söylemiyorum. Ama devlet içerisinde böyle bir yapı var. Bu yapı her seferinde Diyarbakır'da, Suruç'ta da, Ankara'da da, her üç katliamda da; devlet içindeki bu yapı harekete geçmiş, canlı bombaları kullanmış, korumuş, kollamış eylem yaptırmış, sonrasında da soruşturmayı karalamaya çalışmıştır. Şimdi bunların üstüne gidilecek mi göreceğiz."
"SAVCI BİZE İKİ GÜN ÖNCE SÖYLEMİŞTİ"
Demirtaş, Başbakan'ın saldırı ile ilgili IŞİD-PKK bağlantısı ile ilgili değerlendirmesi üzerine ise şunları söyledi:
"Başbakan ilk dakikadan itibaren bu işi sulandırmaya başladı. Canlı bombaların kimlikleriyle ilgili 2 gün önce, soruşturmayı yürüten savcı bize bilgi vermişti. 'Bomba da bombacı da Suruç'la bağlantılıdır, tespit ettik demişti' ve 'Yüzde 99 IŞİD bağlantılıdır' demişti. Bombacılar ile ilgili 'aşağı yukarı bilgiler elimizde nettir' demişti. Arkasından, 'her şeye ulaşmaya çalışacağız' demişti. Açıklandığı dakikada Başbakan ne diyor? 'Bu iş, atılan tweetlerden de anlıyoruz ki, PKK-IŞİD ortak işbirliğidir' diyor. İşte bu nedenle güvenmiyoruz bunlara. Daha ilk dakikada soruşturmayı başka bir yöne çekmeye çalışan bir Başbakan'a biz nasıl güvenebiliriz? Bahsettiği tweetleri atan kişiler de PKK'lı değil, AKP'lidir. Yani bombaların önceden patlayacağına dair şu veya bu şekilde, doğru mu yanlış mı bilmiyorum. Belki de bombayla alakalı değil tweetler, bilemem. Ama bomba ile ilgili gözaltına alınan kişiler, AKP'lidir. Buna rağmen olayı sulandırmaya çalışan bir Başbakan var."
'SURUÇ TALİMATINI BEN VERDİM DİYE BELGE İMZALATTIRILMAK İSTENİYOR'
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ellerinde olan yeni bir bilgiyide paylaşmak istediğini ifade ederek, şunları söyledi:
"Son günlerde özellikle Şanlıurfa bölgesi ve ilçelerinde HDP'li gençler gözaltına alınıyor ve onlara işkenceyle zorla Suruç katliamının talimatını, 'ben verdim' diye ifade imzalatılmaya çalışılıyor. Şu anda gözaltında olan Nusaybin Belediyesi Kültür Merkezi'nde çalışan 19 yaşındaki bir kadına şu dakikalarda, Urfa emniyetinde işkence yapılıyor. Avukatlardan aldığım net bilgi. Ve kendisine ağır işkencelerle bir belge imzalatılmaya çalışılıyor. Suruç katliamının talimatını, 'ben verdim' dedirtmeye çalışıyorlar. Yani değerli kardeşlerim demem o ki, bu hükümet katliamları ortaya çıkarmak değil, üstünü örtmek, sulandırmak ve soruşturmayı başka yöne çekmeye çalışıyor. Biz bunlara güvenmiyoruz. Ahlaklı, hukuka inanan, insani değerlere inanan savcılar, soruşturmayı yürütecek kişiler varsa ancak onlara güvenebiliriz. Eğer onlar da siyasi baskı ve engelleme ile karşı karşıya kalmazlarsa, arkasından çok daha büyük şeyler çıkacaktır. Sadece Ankara Emniyet Müdür ve Şube Müdürü değil, arkasından çok daha yetkili ve etkili devlet görevlileri çıkacaktır, göreceksiniz. Biz buna inanıyoruz. Bu yüzden üstüne gitmek istiyoruz. Devlet temizlensin diye üstüne gitmek istiyoruz, bu hepimizin yararına olur. Devletin her türlü pislikten arınması için uğraşıyoruz. Lütfen Türkiye toplumu bizim bu ısrarımızın nedenini anlasın. Devlet temizlenmezse her gün her yerde bizleri katletmeye devam edecekler."
"IŞİD ULUSLARARASI TEZGAHIN PİYONUDUR"
Demirtaş, karı koca IŞİD'e katılan bir çif için, "İyi ya birbirine destek olacaklar, karı koca olarak gitmişler" diyen bir Başbakan'ın IŞİD'le mücadele edemeyeceğini belirterek, "IŞİD İslam'ın da, insanların da insanlığın da, ülkemizin de başına gelmiş en büyük belalardan biridir. İslam ile de alakası yok. Her türlü uluslararası tezgahın piyonudurlar. Kim parasını, silahını verirse, onun için eylem yapacak bir taşeron örgüttür. Türkiye de parasını vermiştir, silahını vermiştir, o da hem Türkiye'de hem Suriye'de iş yapmıştır Türkiye adına. TIR'larla silah göndermiştir onlara, para göndermiştir. Lojistik, eleman sağlanmasına yardımcı olmuştur, bunlar olmuştu işte. Ve Diyarbakır'da Suruç'ta, Ankara'da patlayan bombalar bu anlayışın beslediği ortaya çıkardığı hatalardır"dedi.
"BANA SUİKAST İSTİHBARATINI RESMİ MAKAMLAR İLE PAYLAŞTIK"
Demirtaş, kendisine yönelik suikast iddiaları ile ilgili ise şunları söyledi:
"Bize gelen istihbaratı devletle paylaştım. Hepsi doğru. Çünkü çok somut, çok net, yüzde yüz net diyebileceğimiz bilgiler geldi bize. Türkiye'de eylem yapacaklarına, partimiz ve şahsımı hedeflediklerine dair bilgiler geldi. Biz de bunu resmi makamlara resmi olarak ilettik. İletilmesi gereken her yere ilettik. Tedbirimizi almaya çalıştık. Devletin tedbir alması için zorladık. Kendi şahsımla ilgili tedbirler alınıyor. Diyarbakır Emniyetinde de, gittiğim başka yerde de, gerekli hassasiyet gösteriliyor. Asıl önemli olan siyasi iradenin ortaya koyduğu siyasi bir gevşekliktir. Halk korunamıyor halk."
"PKK'LILAR DA ÖLDÜRSE KATLİAMDIR"
Diyarbakır'ın Sur İlçesi'nde uygulanan sokağa çıkma yasağı ve orada 12 yaşandaki bir kız çocuğun öldürülmesi ile ilgili Demirtaş, "Sur'da yaşananlarla ilgili bir soruşturma yürütülmesi gerekir. Ama kim yürütecek? aşbakan yapılan zulümlerin arkasında duruyor kendisi. vet şu and bir gladyo gücü var, bir kontra gücü var. AKP'ye bağlı çalışıyor. Sokaklarda infaz yapıyor. Onun medyadaki temsilcileri de bunu aklıyorlar. 10 yaşındaki Helin'i sokakta infaz ediyorlar. Babası diyor ki, 'Panzerden ateş açıldı', onun medyası diyor ki, 'PKK'liler öldürdü.' Bakın PKK'liler de öldürse, katliamdır, cinayettir. Devlette öldürse öyledir. Değil mi, 10 yaşındaki çocuk. Fakat bunu soruşturacak bir savcı yok" dye konuştu.
"KEŞKE CUMHURBAŞKANI, BAŞBAKAN VE LİDERLER BİR ARAYA GELSEYDİ"
Demirtaş, Ankara'da patlayan bombalar sonrasında siyasi liderlerin neden bir araya gelemediği ile ilgili soru ile ilgili şunları söyledi:
"Çok arzu ederdim. Cumhurbaşkanı, Başbakan'ın çağrısıyla bütün siyasi liderler bir araya gelseydi, halkın ortak bu acısı karışsında tek bir yürek olabilseydik. Ama kendileri bu zemini tahrip ettiler, ortadan kaldırdılar. Şimdi bunu tamir etmelerini istiyoruz, bunun için çaba sarfetmelerini istiyoruz. Ama maalesef. Ben devlet içerisinde bu cinayeti işlemiştir, bu katliamdan sorumludur diyorum, 'nasıl ilk dakikadan itibaren devleti suçluyorsun' diyorlar. Sen nasıl ilk dakikada devleti tertemiz ilan ediyorsun peki?"
Demirtaş, belediye başkanları, meclis üyelerimiz, genç arkadaşlarının hiç bir belge ve delil olmadan tutuklandığını belirterek, "Şu gün Türkiye'de tutuklanmamanın bir yolu var. Tutuklanmak istemeyen, 'ben canlı bombayım' desin.Başka hiç kimsenin hukuki güvencesi yok ne diyelim?" dedi.

Ferit ASLAN- Ahmet ÜN/DİYARBAKIR,()-

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388