banner519

Demirtaş: HDP olarak PKK'ya silah bıraktıramayız

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bir masada oturup Abdullah Öcalan ile konuşmanın savaşmaktan daha kötü olamayacağını belirterek, "Ülkenin gençlerinin ölümünden daha kötü olamaz. Türkiye'nin artık bu kibirli tavırlardan...

Demirtaş: HDP olarak PKK'ya silah bıraktıramayız

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bir masada oturup Abdullah Öcalan ile konuşmanın savaşmaktan daha kötü olamayacağını belirterek, "Ülkenin gençlerinin ölümünden daha kötü olamaz. Türkiye'nin artık bu kibirli tavırlardan...

13 Temmuz 2015 Pazartesi 13:03
Demirtaş: HDP olarak PKK'ya silah bıraktıramayız
banner587
banner605
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bir masada oturup Abdullah Öcalan ile konuşmanın savaşmaktan daha kötü olamayacağını belirterek, "Ülkenin gençlerinin ölümünden daha kötü olamaz. Türkiye'nin artık bu kibirli tavırlardan çıkması lazım"dedi. Demirtaş, "Biz HDP olarak PKK'ya silah bıraktıramayız, yani çağrı yapsak dahi PKK bunu anlamlı bulabilir, değerli bulabilir fakat kesinlikle bunu bir talimat olarak algılamaz. Çünkü PKK ile aramızda alt üst ilişkisi yok, hiyerarşi yok, bir organik ilişki yok" diye konuştu.
Diyarbakır'da yerel olarak yayımlanan Özgür Haber gazetesine konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, çözüm süreci, İmralı'da Öcalan ile yapılmasına izin verilmeyen görüşme ile ilgili açıklamalarda bulundu. HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, çözüm sürecinin, yaklaşık 3 aydır hükümet tarafından değil, Cumhurbaşkanı tarafından dondurulduğunu ifade ederek, "Dolmabahçe'de iyi bir noktaya gelindi bir mutabakat metni açıklandı ve tarafların o mutabakat metninde yazılı olan şeyleri gereğinin yapılması aşamasına geçilecekti. Neydi o, 10 maddelik Dolmabahçe Mutabakatı İmralı'da müzakere edilmeye başlanacaktı. Eş zamanlı olarak Öcalan PKK'ya silah bırakma kongresini toplama çağrısı yapacaktı. Aynı hafta içinde bunların gerçekleşmesi bekleniyordu. Ama şöyle bir şey yaşandı, cumhurbaşkanı bu maddelerin müzakere edilmeden PKK'nin bir an önce 'silahları bıraktım' şeklinde çağrı yapmasını dayattı. Bunu göremeyince de seçimde 'Dolmabahçe mutabakatı ne işimize yarayacak? diye sormaya başlayacak. Seçim anketleri de gösterdi ki Dolmabahçe mutabakatından AKP büyük bir siyasi rantla, karla çıkmıyor. Dolayısıyla hemen süreci bozup milliyetçiliğe oynamaya karar verdiler" dedi.
"ÖCALAN İLE KONUŞMAK SAVAŞMAKTAN DAHA KÖTÜ OLAMAZ"
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sürecin yeniden canlanması için önce kamuoyu desteğinin çok önemli olduğunu, halk barış istiyorsa hükümetler ve siyasetçilerin bundan kaçamayacağını ifade ederek, "Bunun için de halkın sadece Kürtlerin değil Türkiye'nin her yerinden barış sesinin daha yükselmesi lazım. Biz içeride ve dışarıda barış istiyoruz demesi lazım insanların. Medyadan sesin çok yüksek gür çıkması lazım. Ne Suriye'de ne içeride savaş istemiyoruz demesi lazım. Oturun bir masada ve bu işi bitirin demesi lazım. Yani bir masada oturup Abdullah Öcalan ile konuşmak savaşmaktan daha kötü olamaz herhalde. Ülkenin gençlerinin ölümünden daha kötü olamaz. Türkiye'nin artık bu kibirli tavırlardan çıkması lazım. Büyük devletler sorunlarını konuşarak çözebilen bu erdemi gösterebilen devletlerdir. Meseleye kan davası olarak bakamazlar" diye konuştu.
"BİZ HDP OLARAK PKK'YA SİLAH BIRAKTIRAMAYIZ"
Öcalan'ın çözüm sürecindeki rolünü de değerlendiren HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, şöyle konuştu:
"Çözüm süreci Abdullah Öcalan'ın hükümete yazdığı bir mektupla başladı. PKK üzerinde halen tek etkili liderdir. Kürt halkının önemli bir kısmı tarafından da halk önderi olarak görülür. Kendisi tümüyle Ortadoğu'da demokrasi, birlikte yaşamdan yana bir çizgi ortaya koymuş. Bu ağırlığının çözüm süreci için bir şans olduğunu görmek ve düşünmek gerekir. Biz HDP olarak PKK silah bıraktıramayız yani çağrı yapsak dahi PKK bunu anlamlı bulabilir, değerli bulabilir fakat kesinlikle bunu bir talimat olarak algılamaz. Çünkü PKK ile aramızda alt üst ilişkisi yok, hiyerarşi yok, bir organik ilişki yok. Ama Öcalan öyle değil. Öcalan PKK üzerinde çok etkilidir ve Sayın Öcalan'ın halk üzerindeki gücünü herkes bilir. Dolayısıyla müzakerelerin doğrudan onunla yürütülmesi, silahsızlanmasının da bu başlık altın ele alınması şarttır. HDP tüm bu çözüm sürecinin siyasi sorumluluğunu taşıyabilir. Parlamento ayağını, yasala anayasal zeminde yapılacakların tamamını muhatabıdır. Tüm bu görüşme trafiğinin de aynı zamanda mekanizmasını kuran HDP'dir. Hem Ankara, hem İmralı, hem Kandil ile görüşebilen tek güç HDP'dir. Bu görüşme trafiğini yeniden organize edebiliriz ama parlamento ayağında muhatap elbette ki HDP'dir. Sadece HDP de değil aslında tüm partiler kendini muhatap gibi görmeli ve sorunun çözümünde kendini sorumluluk sahibi görmeli. Biz silahlar konusunda Öcalan kadar etkili olamayız. Bu bir gerçektir. Bunun dışında bir gücümüz bir etkimiz olsaydı bunu kullanmakta elbette ki çekinmezdik. Ama gerçekçi olmamız gerekiyor. Yani buyurun gelin müzakereyi biz yürütelim dersek PKK bunu kabul etmezse bu durumda silahlar konusunda bizim yapabileceğimiz çok bir şey kalmaz. Ama siyasi muhataplık parlamento ayağında elbette ki muhatap olmaktan çekinmeyiz ve kaçmayız. O nedenle Öcalan'ın dışlayan bir müzakere formülü gerçekçi değildir. Herkes bu konuda gerçekçi davranmalı ve yıllarca Öcalan'sız çözüm arayışlarını sonuç almadığını görerek artık zaman kaybından vazgeçilmelidir. HDP önemli ve güçlü bir aktördür meşruiyetini halktan alan bir aktördür. Ama Öcalan'ı hiçleştirecek bir formül de gerçekçi olmadığı için HDP de böyle bir tutum içinde olamaz."

  FOTOĞRAFLI     

Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599

banner388