banner519

Davutoğlu; 'Türkiye'de siyaseti Kandil ya da perde gerisindeki aktörler yönetemez'

BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, istifa eden HDP'li bakanların davet üzerine, baskı olmadan kendi iradeleriyle geldiklerini ve kendi iradeleriyle istifa ettiklerini belirtti. İki bakanın da medeni bir şekilde ayrıldığını ancak daha sonra ellerine verilen...

Davutoğlu; 'Türkiye'de siyaseti Kandil ya da perde gerisindeki aktörler yönetemez'

BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, istifa eden HDP'li bakanların davet üzerine, baskı olmadan kendi iradeleriyle geldiklerini ve kendi iradeleriyle istifa ettiklerini belirtti. İki bakanın da medeni bir şekilde ayrıldığını ancak daha sonra ellerine verilen...

23 Eylül 2015 Çarşamba 15:07
Davutoğlu; 'Türkiye'de siyaseti Kandil ya da perde gerisindeki aktörler yönetemez'
banner587
banner605
BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, istifa eden HDP'li bakanların davet üzerine, baskı olmadan kendi iradeleriyle geldiklerini ve kendi iradeleriyle istifa ettiklerini belirtti. İki bakanın da medeni bir şekilde ayrıldığını ancak daha sonra ellerine verilen metni okuduklarını belirten Davutoğlu, ''O metnin de nerede ve nasıl yazıldığı herhalde herkesçe malumdur. Türkiye’de siyaseti Kandil ya da bir takım perde gerisindeki aktörler yönetemez. Yönetirse, halk bunu takdir eder. Halk, bunun farkını ortaya koyar'' dedi.
Dün gece memleketi Konya'ya gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu, bugün merkez Meram İlçesi'ndeki konutunun önünde basın mensuplarını sorularını cevapladı. Halkın, Kurban Bayramı'nı kutlayarak sözlerine başlayan Davutoğlu, terör olaylarının arttığı bir dönemde Kurban Bayramı'nın idrak edildiğini belirtti. Davutoğlu, şunları söyledi:
''Bayram, inşallah Ramazan Bayramı'ndan hemen sonra Suruç’ta olduğu gibi terör saldırılarıyla gölgelenmez. Ama kim ne yaparsa yapsın, bayramlarda idrak ettiğimiz gibi bu ülkenin kardeşliği ezelidir, ebedidir, sarsılamaz. Bu ülkeyi bölmek isteyenlere en güzel mesajı bayramda verelim. Bayram namazında saf saf duranlar arasında, kimlerin nereli olduğu, hangi kökenden, hangi mezhepten olduğu kimse tarafından sorulmayacak. Herkes birbirini kardeşçe kucaklayacak. Asırlardır böyle oldu bu kıyamete kadar da böyle olacak.''
HDP'Lİ BAKANLARIN İSTİFA ETMESİ
Seçim hükümetinde görev yapan HDP'li Kalkınma Bakanı Müslüm Doğan ile Avrupa Birliği Bakanı Ali Haydar Konca'nın dün Bakanlar Kurulu'nda istifa etmeleri ve istifa sırasında Bakanlar Kurulu'nda neler yaşadığını, ayrıca muhalefetin de eleştirileriyle ilgili soru üzerine Davutoğlu, mevcut hükümetin Anayasal zorunluluk sonucu kurulan bir hükümet olduğunu, istifa eden her iki bakanın da yaptığı mektuplu davet üzerine baskı olmadan, kendi iradeleriyle geldiğini ve kendi iradeleriyle istifa ettiğini belirtti.
Her iki bakanında medeni bir şekilde istifa nedenlerini bildirip, yine medeni bir şekilde Bakanlar Kurulu'ndan ayrıldıklarına dikkat çeken Davutoğlu, şöyle konuştu:
''Ayrılma gerekçelerini son derece medeni bir şekilde bize Cizre'deki olayları bahane göstererek bildirdiler. Hiçbir bakan arkadaşım müdahil olmadı. Çünkü onların muhatabı diğer bakanlarımız değil, muhatapları benim. Ben onları hükümete davet ettim. Kabul ederken de muhatapları bendim, ayrılmak isterken bendim. Bazı bakan arkadaşlarımız söz almak istedi. Ben 'hayır burada ben izahatte bulunacağım' dedim. Cizre'deki bazı uygulamaları kabullenemediklerini ifade ettiler. Ben de kendilerine, burada Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin mensupları ve Türkiye’de kamu düzeninin tesis edilmesiyle sorumlu olan bir hükümetin üyeleri olduklarını söyledim. Kendi iradeleriyle geldiklerini ve ayrılmaları halinde de iradelerine saygı duyacağımı ifade ettim.''
''CİZRE MAYIN DÖŞENMESİNİ NİYE SORGULAMADILAR''
Davutoğlu, ''Bir bakan olarak niye Cizre ve Varto'daki, güvenlik görevlilerinin tedbir aldığını değil, niye hendek kazıldığını, niye mayınlar döşendiğini, patlayıcılar yerleştirildiğini, niye uzun namlulu silahlar gündeme geldiğini, bunları sormalarını ve bunların olmaması için tedbir almakla hükümlü olduklarını ifade ettim. Bunlar varken bu tür illegal yapılanmalar sürerken Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin bakanları, hangi partiden gelirse gelsinler, öncelikli sorumlulukları vatandaşa karşıdır. Öncelikli sorumlulukları o tedbiri alan güvenlik güçlerini sorgulamak değil, o tedbirlere sebebiyet veren terör örgütleri mensuplarının yaptıklarını sorgulamaktır'' dedi.
''OPERASYONU NASIL TENKİT EDERSİNİZ''
Varto'da yapılan operasyonda patlayıcı madde ve silahların ele geçirildiğini belirten Davutoğlu, ''Yine Varto’da mezarlık görüntüsü altındaki bir takım yapılanmalarla ilgili cami, cemevi gibi ifadelerde kullandılar, hal bu ki, o yapılarda yaptığımız operasyonda, 35 kalaşnikof, biksi, kanas, bir çok patlayıcı yakalandı. 4 terörist etkisiz hale getirildi. Hatta rehin tutulan bir çocuk da kurtarıldı. Buraya yapılan operasyonu nasıl tenkit edersiniz. Dolayısıyla burada bir zihniyet farkı var. Biz Türkiye hükümetlerinin birinci görevinin vatandaşlarımızın huzuru, ülkemizin güvenliğini tesis etmek olduğuna inanırız ve bunun için çalışırız. Bütün bakanlar bununla yükümlüdür. Hiç kimse kamu düzenini bozanları meşru gösterecek bir tavır içinde olamaz. Bu izahatlarda bulundum'' diye konuştu.
''ELLERİNE VERİLEN METNİ OKUMAK, BAKANLIK YAPMIŞ ŞAHSİYETLERE YAKIŞMAZ''
İki bakanın müsteşar tarafından uğurlandığını ifade eden Davutoğlu, her iki bakanın daha sonra yaptığı açıklamalarına tepki gösterdi. Yapılan açıklamanın ellerine verilen bir metin olduğunu ifade eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Daha sonra yaptıkları açıklamalarda kendilerinin yazdığı bir metin olmadığı aşikar. Ellerine verilen bir metni okumak, hele hele bakanlık yapmış şahsiyetlere yakışmaz. İçerdeki üslup ile dışarıdaki üslup, içerdeki terminoloji ile dışarıdaki terminoloji, içerdeki söylem ile dışarıdaki söylem taban tabana zıt. İçerdeki söylemde, gayet nazik bir şekilde konuşan, teşekkür eden, vazifelerden affını rica eden, bu şekilde nazik şekilde davranan arkadaşlarımızın, HDP genel merkezinde kimlik değiştirmişçesine, Cumhurbaşkanımıza, bana, hükümetimize açık hareket içeren bir açıklama yapmalarına kendilerine yakıştıramadım. Ellerine verilen bir metni okumuşlardır. ''
''TÜRKİYE SİYASETİNİ KANDİL YÖNETEMEZ''
Davutoğlu, ''Ellerine verilen metni okuyan bakanlardan şuna beklerdim. Nasıl Bakanlar Kurulu'nda medeni bir şekilde kendi görüşlerini ifade ettiler. O metnin de nerede ve nasıl yazıldığı herhalde herkesçe malumdur. Türkiye’de siyaseti Kandil ya da bir takım perde gerisindeki aktörler yönetemez. Yönetirse, halk bunu takdir eder. Halk, bunun farkını ortaya koyar'' dedi.
MUHALEFETE ELEŞTİRİ ''HDP ARKASINA KİMSE SAKLANMASIN''
CHP ve MHP'ye de tepki gösteren Davutoğlu, ''Hükümetin, Ak Parti'den oluştuğunu iddia eden muhalefete gelince. Bu muhalefetin söz söyleme hakkı yok. Kendilerine hükümete katılın dedik. Bu hükümet, AK Parti hükümeti değil. Bu hükümet, Anayasal zorunluluk hükümeti dedik. CHP katılmayız dedi. Şimdi ne hakla, bu hükümeti sorgularlar. Biz de hükümet olmamış olsaydık Türkiye hükümetsiz mi kalacaktı. Anayasal sorumluluk gerektiği gün, Türkiye’yi yönetme söz konusu olduğu gün, bu sorumluğu reddedenlerin her şeye hayır diyen MHP, bu sorumluluğa ilk günden hayır diyen CHP'nin söz söyleme hakkı olabilir mi? Düşünün terörle mücadele sürüyor, her gün küresel ekonomi de dalgalanmalar oluyor. Bunlara tedbir alınması gerekir. Tedbiriniz ne? Gelin beraber elimizi taşın altına koyalım dediğimiz de, hayır elimizi değil tırnağımızı bile koymayız dediler. Şimdi diyorlar ki, siz niye hükümet kurdunuz. HDP arkasına kimse saklanmasın. Kendileri başta yola çıksalardı. Haksızlık yapıldığında sessiz kalmayız'' diye konuştu. AK Parti'nin hakkı olan sayıda milletvekili ile kabiniye temsil ettiğini belirten Davutoğlu, dün atanan bakanların bağımsız olduğunu ve bunu kamuoyunun de bildiğini belirtti.
Davutoğlu, ''Dün atanan sayın Beril Dedeoğlu'nu, herkes bilir. Beril hanım Türkiye çapında tanınmış, Avrupa’da bilinmiş, Avrupa uzmanı olarak bilinmiş, bir şahsiyet. Hangi partiye oy verdiğini bilmiyorum, bilmekte istemem. Kimi desteklediği beni ilgilendirmiyor. O işin uzmanı olması gerekir. Cüneyd Düzoy bey, yıllarca Kalkınma Bakanlığı'nda müsteşarlık yapmış. Kalkınma Bakanlığı'na bir ay içinde yeni bir görevlendirme yerine, işlerin aksamaması için müsteşara devrettik. Türkiye'de müsteşarlar siyasi kimlikler değildir'' dedi.
SEÇİM GÜVENLİĞİ
Davutoğlu, seçim güvenliği açısında hükümet olarak gerekli tedbirleri aldıklarını bazı şehirlere güvenlik kuvveti takviyesi yapılacağını belirtti. Yüksek Seçim Kurulu'nun Cizre'nin bazı mahalleri için alacağı kararı da değerlendiren Davutoğlu, ''YSK bağımsız kuruldur. Kendi kararlarını alırlar ve hükümetten de aldığı kararlarla ilgili her hangi bir telkin olmaz. Orada bütün partiler temsil edilir. Sadece hükümet olarak temsili söz konusu değildir. Partiler temsil edilir. YSK'nın aldığı her karar hukuken tarafsız ve bağımsız kararlardır, nihai kararlardır'' dedi.
Davutoğlu, açıklamanın ardından, kendisi bekleyen çocuklarla yakından ilgilendi. Ayrıca mahalle muhtarına çocuklarla bir futbol maçı ayarlaması talimatını verdi. Davutoğlu daha sonra helikopterle baba ocağı Taşkent'e geçti.

FOTOĞRAFLI
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591