banner622
banner595

Davutoğlu: Demokrasiyi kesintiye uğratmak için pusu kuruyorlar

BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, terör odakların 7 Haziran'dan sonra perde arkalarında işbirliği yaptıklarını belirterek, "Demokrasiyi kesintiye uğratmak için pusu kuruyorlar. Katilleri, canileri, terör örgütlerini çok iyi tanıyorsunuz....

Davutoğlu: Demokrasiyi kesintiye uğratmak için pusu kuruyorlar

BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, terör odakların 7 Haziran'dan sonra perde arkalarında işbirliği yaptıklarını belirterek, "Demokrasiyi kesintiye uğratmak için pusu kuruyorlar. Katilleri, canileri, terör örgütlerini çok iyi tanıyorsunuz....

29 Ekim 2015 Perşembe 17:55
Davutoğlu: Demokrasiyi kesintiye uğratmak için pusu kuruyorlar
banner587
banner605
BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, terör odakların 7 Haziran'dan sonra perde arkalarında işbirliği yaptıklarını belirterek, "Demokrasiyi kesintiye uğratmak için pusu kuruyorlar. Katilleri, canileri, terör örgütlerini çok iyi tanıyorsunuz. Ne yapmak istediklerini biliyorsunuz. Bu millete kast eden, mazlumun ahını alan, kötülük yapan herkes yalnız kalmaya mahkumdur. Siz bakmayın felaket tellallarına, siz bunların hevesini kursaklarına bırakacağınızdan eminim" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbakır'da İstasyon Meydanı'na 100 metre mesafedeki cadde üzerinde partisinin düzenlediği mitinge katıldı. Alana 'İnadına barış diyenlerin döktüğü kanı durduracağız' pankartı asılırken, mitingi yaklaşık 3 bin kişi izledi. Ak Parti Diyarbakır İl Başkanı Muhammed Akar'ın konuşmasında olaylarda ölen bazı kişilerin isimlerini okuması sırasında platformun ön tarafında bulunan bir grup tarafından, 'Kahrolsun PKK' sloganı atıldı. Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasından önce alanda Türkçe ve Kürtçe ilahiler çalındı. Konuşması sırasında da 'Kahrolsun PKK' slganları atıldı.
Diyarbakır'da olaylarda ölenlere değinen Davutoğlu, ölenler için fatihe okunmasını istedi. DBP'li belediyenin Hz.Muhammed'e hakaret eden afişe değinen Davutoğlu şunları söyledi:
BU ACILAR DİNECEK
"Avrupa'da Hz. Peygamber'e hakaret eden bir karikatür yayınlandığında milyonlarca Diyarbekirli sokağa çıkmıştı. Meydanlarda Hz. Peygamber'in onurunu korumuştu. Ama şimdi bu hainler en az Danimarka'daki karikatür kadar alçakça bir karikatür yayınladılar. Diyarbekirli bu hakareti kabul edecek misin? Diyarbekiri bunlara bıracak mıyız? Gür bir sesle Peygamberimize sahip çıkacak mısınız? Kimsenin inancıyla herhangi bir problemimiz yok. Ama Hz. Peygamber'e kim hakaret ederse, Diyarbekirli o ulu Peygamber'e hakaret edenlere karşı en güçlü şekilde karşı sesini verir. Terör saldırıları karşısında hep başımız dik durduk karşılarında dimdik durduk. Kime saldırı olmuşsa ister HDP'ye, ister CHP'ye saldırı olursa hep kınadık. Şehitler ölmez, bütün şehitlerimize bütün demokrasi şehitlerimize selam olsun rahmet olsun. Emanetleri emanetimizdir. Bir taziyemiz var ne MHP'den ne de CHP'den, ne HDP'den en ufak bir ses yok. Ama Medeni kardeşimiz yolda arabasının içinde haince, hunharca katledildi. Sayın Kılıçdaroğlu'dan Bahçeli'den o her fırsatta devlete katil diyen Demirtaş dönüpte Medeni kardeşimizi katledenlere katil diyemiyor. Saldırı Ak Parti'ye yapılırsa iyi oldu deyip kenardan seyrederler. Kendilerine yapılırsa hemen mağdur istismarı yaparlar. Elbet bu acılar dinecek. Bu sıkıntılar bitecek. Bu ülkenin istikrarı ve istikbali için hep beraber mücadele edeceğiz. Her türlü baskıya direnen yiğit Kürt gençleriyle gurur duyuyoruz. Bu acılar geçtiğinde emin olun pişman olacaklar. Ellerimiz kopsaydı da o silaha uzanmasakdık dilyecekler. Emin olun huzur ve barış günlerini hep birlikte göreceğiz."
SESSİZ DEVRİMİ GERÇEKLEŞTİRDİK 
Davutoğlu, zengin bir ülke olduğumuzu ancak zenginliğin yer altında değil üstünde olduğunu belirterek, "İşte bu zenginliğimize sahip çıkmalıyız. Bir daha eski hatalarımıza düşmemeli geçmişimizden ders çıkarmalıyız. Geçmişteki siyasetçiler, Türkiye'yi toptan iflasa sürüklediler. Türkiyeyi IMF yönetiyordu. Krizlerin faturasını suçsuz vatandaylarımız ödüyordu. Milletimiz devreye girdi ve yeter dedi söz artık milletindir dedi. Türkiyenin makus talihi 2002 yılında değişti. Sessiz devrimi gerçekleştirdik" dedi.
"TÜRK, KÜRT KARDEŞTİR"
Başbakan Davutoğlu, "Türk, Kürt kardeştir" derken meydanda bulunanlarda "Ayrım yapan kalleştir" diye karşılık verdi. Kürt sorununda yaptıkları hizmetleri anlatan Davutoğlu, "Nasıl o vesatyeçi sisteme karşı mücadele verdiysek, kardeşi kardeşe kırdırmaya çalışan bu teröristlere ders vermeye hazır mısınz Diyarbekir? Bir miyiz? Yürek yüreğe miyiz? Sandıklara yüreğimizi koyacak mıyız? Dirliğimizi kardeşlimizi sandıklara oy diye atacak mıyız. Ak Parti iktidarına tekrar tek başına iş başına diyecek misiniz? Ne diyoruz ilk günkü aşkla haydi bismillah. Aşkımız bitmez bizim Diyarbekire. Biz tabuları yıkmak, söylenmeyeni söylemek birileri hoşlanmasa da sizin Serok Ahmet demenizi çok seviyorum. Kürt, Türkmen hepsi bizim içindir. Ser sera, ser çava (Başım gözüm üstüne). Kaosu bir meslek olarak görenler, büyümeden rahatsız olanlar var. Demokratik özgürlüklerden rahatsız olanlar var. Darbeden medet umuyorlar. Dağa gençleri kaçırıyorlar Diyarbekir anneleri çocukları dağa kaçırldığı için Ankara ya yürüyen Diyarbekir anneleri hepsi azizdir" dedi.
"DEMOKRASİYİ KESİNTİYE UĞRATMAK İÇİN PUSU KURUYORLAR"
Davutoğu, bir kez daha "Türk, Kürt kardeştir" demesi üzerine alandakiler, "Ayrım yapan kalleştir" karşılığın verdi Davutoğlu şöyle devam etti:
"Kandil'dekiler de bütün dünya da duysun. İmanınıza kurban, kardeşliğinize kurban olayım. Şehitler ölmez, vatan bölünmez. İşte Türkiye'nin her yerinden bu yankılanıyor. Bu teröristler, milletin canına kanına kast edenler, kardeşliğimizin sembolü olan bu tekbirleri eksik etmesin. Buradan söylüyorum bütün bu terör saldırılarında ister DHPK, DEAŞ, ister PKK yapsın bütün bu terör saldırılarında ölen kardeşlerimize rahmet diliyorum. Bizim için her can önemlidir. Terör odakları perde arkalarında işbirliği yaparlar. 7 Haziran'dan sonrada işbirliği yaptılar. Suruç'ta DEAŞ harekete geçti. Aynı gün Adıyaman'da PKK harekete geçti. İki gün sonra Ceylanpınarda uyuyan 2 polisimizi şehit ettiler. Bu saldırılarda DEAŞ ile PKK'nın farkı var mı? Hepsi kaosu getirmek istiyorlar. Kardeşi, kardeşe kırdırtıyorlar. Hastanelerdi bomlayanlardan, bu hastanelerde Kürt vatandaşlarımıza hizmet edenlerin canına kast edenlerden bize bir fayda olur mu? Ambulansı tarayanlardan insani bir anlayış çıkar mı? Hendek kazıp günlük hayatımızı karartanlar sizin için çalışmış olabilirler mi?
KARDEŞİ KARDEŞİ KAVUŞTURMAYA GELİYORUZ
Demokrasiyi kesintiye uğratmak için pusu kuruyorlar. Katilleri, canileri, terör örgütlerini çok iyi tanıyorsunuz. Ne yapmak istediklerini biliyorsunuz. Bu millete kast eden mazlumun ahını alan kötülük yapan herkes yalnız kalmaya mahkumdur. Siz bakmayın felaket tellallarına, siz bunların hevesini kursaklarına bırakacağınızdan eminim. Sizden şundan emin olun hem Başbakan olarak, hem Ak Parti genel başkanı olarak size söylüyorum. Şundan emin olan Türk'ün olduğu kadar Kürt'ün, Arabın, Alevinin, Sünninin devletine olan Türkiye Cumhuriyet bütün vatandaşlarımızın namusunu hukukunu koruyacaktır. Biz Diyarbekir'in üzerine, Doğu'nun, Güneydoğu'nun üzerine ölü toprağı serpilmesine izin vermeyiz. Geldik sizle kucaklaştık. Bu ölü toprakları kaldırmadan bir yere gitmeyiz. Birileri kardeşi kardeşi kırdırmaya gelir, biz kardeşi kardeşe kavuşturmaya geliyoruz."
Hiç bir zaman Türk'ü, Kürt'ten ayırmadıklarını söyleyen Başbakan Davutoğlu, "Biz sizlerle beraber öylesine demokratik ve barışçıl bir Türkiye'yi gerçekleştireceğiz, herkes birbirine saygı duyacak. Kimse eline silah alıp bir başkasının canına kast edemeyecek. Anaların ağlamadığı, dağlarda çiceklerin açtığı biraz önce göndere gönderdiğimiz dağlarda barış güvercinlerinin gezdiği yeni Türkiye'ye var mısın Diyarbekir? Yeni Türkiye'de kardeşliği egemen kılmaya varmısınız? Yeni Türkiye'de bu hain odaklara karşı durmaya var mısınız? Bu ülkenin Doğu'sunda ne varsa, Batısı'nda da olacak dedik. Biz siyasi hayatımıza da mal olsa, bu cana bu tene mal olsa da Allah şahittir ki bir an bile kardeşlik yolundan ayrılmayacağız. Bize dediler ki risk olur. Diyarbekir'de acaba benzer terör saldırıları olabilir mi? Dedik ki eğer son nefesi Diyarbakırlılarla vermek mukadderse bu ancak bizim için şeref olur dedik. Siz o kadar mübarek insanlarsınız, mayanız Peygamber ve Bahabi mayasıdır. Biz Türk'ün terini, Kürt'ün teriyle birleştirmeye geldik. Biz bu aziz vatanı ebediyen özgür kılmaya geldik" dedi.
BUNLAR MİLLETİN GÖNLÜNÜ YARALIYOR
HDP Eş Genel Başkanı Selahatin Demirtaş'ın Ankara'da 102 kişinin öldüğü bombalı saldırının ardından kendilerini katillikle suçladığını belirten Davutoğlu, "Katil devlet dedi. Diyarbekirliler bizi yıllardır tanırsınız. Siz bizden hiç kardeşlik dışında söz duydunuz mu? Siz bizden hiç ırkçı ayrımcı bir dil duydunuz mu? Bunlar milletin gönlünü yaralıyorlar. Aslında siz ve biz yokuz biz Diyarbekiriz, Diyarbekir biziz" dedi.
"İÇ SAVAŞ DİYE AYAKLANMA ÇAĞRISINDA BULUNDULAR"
Kürt sorunu konusunda yaptıkları hizmetleri bir kez daha anlatan Davutoğlu, şunları söyledi:
"HDP'ye oy veren vatandaşlarıma sesleniyorum. 7 Haziran'a giderken bunlar size dedi ki, çözüm için, barış için bize oy verin dediler. Örgüte karşı bizi güçlü kılacaksınız dediler. HDP'li seçmene sesleniyorum. Onlarda sivil siyaset güçlensin, terör bitsin. silahlar sussun diye onlara oy verdiler. Bir kez daha değerlendirin. Bunlar sizin oyunuza, iradenize, amacınıza uygun haraket etmediler. Barışa sahip çıkmadılar savaş ilan ettiler. İç savş diyerek ayaklanma çağrısında bulundular. Oylarınızı desteğinizi sırtında yumurta küfesi olmayan üç beş karanlık zümrenin kullanımına sundular. Birliğimiz, refahımız üzerinde ameliyat yapmak için kullandılar. Yabancı bazı istihbaratçıların paralel apıların sesine kulak verip bu ülkede kaos çıkarmak için kullandılar. 7 Haziran'dan itibaren her gün ayaklanma çağrısı yaptıLar. Bu ülkeyi kana bulamak için tahriklerde bulundular. HDP'li seçmenin desteğini teröre, silaha vize olarak verdiler. Verdiğiniz desteği barış düşmanı odaklar için kullandılar. Türkiye ile birleşeceğiz dediler, Kandil ile kucaklaştılar. Kirli ittifaklara girdiler. Perde gerisinde biz hangi yabancı güçlerle ittifak yaptıklarını biz çok iyi biliyoruz. Kardeşi, kardeşten koparmak için planlar içinde olduklarını biliyoruz. Onlar bu oylarla terör baronlarını güçlendirdiler. Siz çözüm karşıtları zayıflasın diye oy verdiniz onlar ise çözüm karşıtları güçlensin diye kullandılar. Sokak çetelerine hakimiyet sağlamak için bu oylarınızı kullandılar.
TARİHİ KURŞUNLU CAMİİ'Nİ TARADILAR
7 Haziran'dan bu yana siz bu eş başkanlardan Türkiye'nin birliği beraberliği için bir söz duydunuz mu? Hendeklere karşı bir söz duydunuz mu? Şimdi de Diyarbakır'ın, bölgenin başına yeni bir bela musallat ettiler. Her yere hendek kazılayorlar, barikat kurup içine bomba yerkleştiriyorlar. Herkes kör bir kurşuna uğrasın da halk bu savaşa katılsın istiyorlar. Bölgeyi yaşanılmaz hale getirmek istiyorlar. Vatandaşlar göç etsin istiyorlar. Onun için saldırıyorlar. Onun için Ak Parti sandık kurulu başkanına saldırdılar. İstedikleri şu. Çekilip buraları terk edeceğiz istedikleri bu. Son nefesimize kadar burada olacağız. İşgal orduları bu topraklarda bunu başaramamışlar onlar da başaramayacaklar. Çıkmış bizi suçluyorlar. Neymiş DAİŞ'e'e destek veriyoruz. Biz hiçbir cinayet şebekesine asla farklı bakmayız. Bizin için hepsi canidir, katildir. Terör kimden gelirse gelsin insanlık suçudur. Diyarbakır'da önceki gün DEAŞ'e yapılan operasyonda canlı bombalar yakalandı. Allah korusun bir çok insanımızın canına kıyacak eylemler yapacaklardı. Sur İlçesi'nde PKK'ya karşı da operasyon yaptık. Bütün camiler burçlar size emanettir. Her bir burçta camide ecdadın mühra var. Ama bu tarih bilmezler, bu iman inanç tanımayan bunlar tarihi Kurşunlu Camii'ni taradılar, çevresine hendekler kazdılar. Kahramanmaraşta camiye saldıran Fransız ordusu ile Diyarbekir Kurşunlu Camii'ne saldıran arasında bir fark var mı? Nasıl bir vicdansızlık? Diyarbekirliler Ulu Camii hep söylerim benim için içinde Mekke kokusu Mescidi Aksa kokusu camisidir. Şimdi Kurşunlu Camii'nin onuru bizim onurumuzdur. Kurşunlu Camii artık bir semboldur. Hatırlarsınız o camiinin içine girip minaresine çıkıp kendi marşlarını çaldırdılar. Kurşunlu Cami'nden ezan sesinden başka ses çıkmasına izin verir misiniz? Bu camilerden bu minarelerden ancak Allahu ekber denir."
HALK GELECEĞİ HENDEKTE DEĞİL SANDIKTA ARIYOR
Gencecik çocukların dağa götürüldüğünü söyleyen Davutoğlu, "O gencecik çocukları dağa kaldırıp da, döndürüp Araplara, Türklere Zazalara, Kürtlere saldırtanlar katillerin ta kendisidir. Türkiye'de her şey konuşulabiliyorken şiddetin, nefret dilinin bir manası olur mu? O namluları kırarız, bu dağları temizleriz. Bu aziz vatandaşı Kürdü, Türk'e, Arabı, Zazaya kardeş kılarız. Bu halk geleceğini hendekte değil sandıkta arıyor. Bunların anlamadığı şu. Kürt halkı bugün de dün de serhıldan gibi halk savaşı gibi zırvalara prim vermedi. Bunların peşinden gider misiniz? Provakasyonlara kapılmadınız. Alah sizden razı olsun. Kürtler artık savaş istemiyor, huzur, barış emniyet, refah istiyor. Silah, mermi, dokça, mayın, hendek istemiyor, velhasıl terör istemiyor. Diyarbakır halkı gencecik çocukların eline silah vermenin ne tür felaket getireceğini biliyor. Sizler devletle halkı karşı karşıya getirmek isteyenlere fırsat vermediniz. İnşallah 1 kasımda oylarınızla bunların oyunlarını bozacaksınız. Biz analar ağlamasın yaralar kanamasın diylerek toplumsal barışın tesisi için bir irade ortaya koyduk bu duruşumuz bugün de değişmemiştir. Hem insanlarımız şehirlerimizin güvenini temin edeceğiz, hem de demokratik reformlarımıza devam edeceğiz. Türkiye'yi terörden, kavgadan şiddet ve düşmanlıklardan arındıracağız. Dağlarımız, şehirlerimiz teröristlerden temizleninceye kadar mücadeleye devam edececeğiz" diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591