banner595

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın:

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Kobani düştü, düşüyor’ şeklindeki ifadesi hakkında, “Kobani düşmesin diye ne yapabiliriz kaygısı içerisindeki bir liderin çağrısıydı o”...

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın:

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Kobani düştü, düşüyor’ şeklindeki ifadesi hakkında, “Kobani düşmesin diye ne yapabiliriz kaygısı içerisindeki bir liderin çağrısıydı o”...

15 Temmuz 2015 Çarşamba 16:58
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın:
banner556
banner605
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Kobani düştü, düşüyor’ şeklindeki ifadesi hakkında, “Kobani düşmesin diye ne yapabiliriz kaygısı içerisindeki bir liderin çağrısıydı o” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde basın toplantısı düzenledi. Kalın, yaptığı açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Kobani düştü, düşüyor’ şeklindeki açıklamasının takla attırılarak kamuoyuna yansıtıldığını savunan Kalın, “Ona karşı bir husumet haline getirmenin iyi niyetle bağdaşacak bir tarafı yoktur. Cumhurbaşkanımız geçenlerde kendisi de buna bir cümle ile atıfta bulundu. Kobani düşüyor ifadesiyle neyi kastettiği çok açıktır. Kobani düşmesin diye ne yapabiliriz kaygısı içerisindeki bir liderin çağrısıydı o. Fakat bunu öyle bir noktaya getirdiler ki Suriye’de Kürtler ne olursa olsun başlarına ne gelirse gelsin bizim umrumuzda değil gibi çok çirkin alçakça, haince bir kara propagandanın unsuru haline getirildi. Biz gerek Tel Abyad’da gerek Kobani’de gerekse diğer konularda Suriyeli Kürt kardeşlerimizin bölgemizin Suriye’nin asli unsurlarıdır. Fakat bununla beraber onların ihtiyaçlarını karşılama noktasında Türkiye üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiği gibi bundan sonra da getirmeye elbette devam edecektir. Bu zamana kadar biz Suriye’den gelen kimseye etnik kimliğini sormadık, aşiretini, dilini, siyasi kimliğini sormadık. İhtiyaç sahibiyse, mağdur durumdaysa aldık. Öbür tarafta DAEŞ ile mücadele konusunda bölgede özellikle bizim sınırımızda fiili durum yaratılması, demografik yapının değiştirilmesi, diğer gruplara baskı yapılması, Arapların, Türkmenlerin ve diğer grupların göçe zorlanması gibi uygulamaları kabul etmemiz mümkün değildir” değerlendirmesini yaptı.
ANKARA VE WASHINGTON ARASINDA GÖRÜŞÜLEN PYD FAALİYETLERİ
Ankara ve Washington yetkililerinin geçen hafta gerçekleştirdikleri görüşmede PYD’nin Suriye’deki faaliyetleri konusunda ne gibi sonucun çıktığı ile ilgili soruya Kalın, “Suriye’de rejimin uyguladığı terör politikalarını sonlandırmak ve onun ürettiği DAEŞ belasından kurtulmak için bildiğiniz gibi özellikle Kuzey hattında son dönemde bir takım gelişmeler yaşanıyor. Eğit-donat, Türkiye’nin sınırda aldığı tedbirler, hava operasyonlarının o bölgeye yoğunlaşması bunun bir ayağıdır. Biz orada fiili bir durumun Suriye’nin bütünlüğüne zarar vereceğini açıkça ifade ettik. Bu konuda da Amerikalı müttefiklerimizin de dün, bugün yaptığı açıklamalar var. Orada yeni bir yapının Suriye’nin bölünmesinin ya da bu neticeyi doğuracak gelişmeleri desteklemediklerini kendileri de açıkça ifade ettiler. Bizim bütün amacımız Türkiye’nin çıkarları çerçevesinde sınır güvenliğini sağlamak DAEŞ ve benzeri grupları, sınırdan uzaklaştırmak tüm Suriye halkının birlik ve beraberliğini sağlamaktır” cevabını verdi.
“BU DELİ SAÇMASI HİKAYENİN ORTAYA ATILMASI HAKİKATEN UTANÇ VERİCİ BİR DURUM”
Kalın, CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından bin kadar yargı mensubuna takım elbise gönderdiği iddialarını içeren TBMM’ye verdiği soru önergesine ilişkin olarak ise şunları kaydetti:
“Neresini düzelteyim ben bunun diye bir hikaye var ya yani bu deli saçması hikayenin ortaya atılması hakikaten utanç verici bir durum. Cumhurbaşkanlığı makamının sürekli yıpratma malzemesi yapılmaya çalışılması özellikle böyle gider tutar bir tarafı olmayan çok komik iddialarla yapılmaya çalışılması ne meclisin onur ve itibarına yakışıyor ne de bir milletvekilinin itibarına yakışıyor. Böyle bir ciddiyetsizlik hakikaten Türkiye’ye de yakışmıyor. Böyle abuk subuk, nereden geldiği belli olmayan, saçma bilgilerle bir iddia olarak ortaya atmak dahi hele bayram öncesinde ancak bir komiklikle bir ciddiyetsizlikle tarif edilebilir. Bunlar Cumhurbaşkanımız üzerinde ve Cumhurbaşkanlığı makamı üzerinden Türkiye’de gündem olmak, popülizmi yakalamak gibi çabalardan başka bir şey ifade etmiyor. Bu arkadaşlarımız daha dün kendilerinin ortaya attığı yok altın klozet yok masa bilmem ne gibi yalanlarının ortaya çıktığını görmüyorlar mı? Bu yalanların iki günde nasıl çöktüğünü gördüler. Bunlar olmamış gibi şimdi yeni bir şey verelim diye böyle bir iddia atıyorlar. Böyle bir şey asla söz konusu değildir. Bu Cumhurbaşkanlığına makama karşı yapılmış bir hakarettir. İddianın dile getirilmesi bile yargı mensuplarına da yapılmış bir hakarettir. Adalet camiamıza karşı yapılmış bir haksızlıktır, hakarettir. Kesin bir dille reddediyoruz. Çocukça, komik iddialarla birileri gündem olmaya çalışıyor olabilir. Ama lütfen temsil ettikleri makam mütenasip tavır ve tutum içerisinde olsunlar.”
KOALİSYON ÇALIŞMALARINDA İLK TURUN TAMAMLANMASI HAKKINDA
Koalisyon için gerçekleştirilen ilk tur ve tamamlanan tur sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu’nun görüşmeleri ihtimali hakkında Kalın, “Koalisyon görüşmelerinin içeriği ve istikametiyle ilgili bir değerlendirme yapmam doğru olmaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın anayasal yetkileri çerçevesinde görevlendirmeyle yürüyen bir süreç var. Şu anda 45 günlük süreç başlamış oldu. Bu müzakereler tamamlandıktan sonra eğer bir hükümet kurulma ihtimali ortaya çıkarsa elbette gelinip Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilecek ve o çerçevede de değerlendirmemiz o zaman olacaktır” diye konuştu.
KASIM AYINDA YAPILACAK G-20 ZİRVESİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kasım ayında ev sahipliğini yapacağı G-20 zirvesine ilişkin Kalın, “Bütün G-20 liderleri katılıyorlar G-20 zirvesine. Türkiye’nin iç siyasi gündemiyle doğrudan ilgili değil. Erken ya da tekrar seçim olsa bile G-20 zirvesi ilan edildiği tarihte yapılacak. Sayın Cumhurbaşkanımız da imkan ölçüsünde G-20 zirvesi öncesi G-20 ülkelerini ziyaret ederek, ülkelerin görüşlerini, katkılarını almaya da devam edecek. Bu çerçevede bu ayın sonunda bir Çin ziyaretimiz olacak. G-20 ile ilgili hazırlıklarımız hem lojistik anlamında hem içerik anlamında aynen planlandığı gibi devam ediyor. Orada bir gecikme veya erteleme söz konusu değil” dedi.
Yükleniyor...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591

banner388