banner595

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (2)

- "Bu düzeni, bu ahlaksız düzeni sözüm söz yıkacağım. İnsanca, hakça bir düzen kuracağım" - "4 yılda Türkiye'nin kaderini değiştireceğim. 4 yılda hiçbir aile 'biz yoksuluz' demeyecek. 4 yılda hiçbir ailenin geliri 720 liranın altında olmayacak" - "İstiyorum ki bu güzel ülkede, caddede, sokakta, fabrikada, tarlada çatık kaşlı insanlarımız olmasın, herkes güleryüzlü olsun. Herkes birbirine selam versin, birbirini kucaklasın. En büyük arzum kimse aç ve açıkta kalmasın"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (2)

- "Bu düzeni, bu ahlaksız düzeni sözüm söz yıkacağım. İnsanca, hakça bir düzen kuracağım" - "4 yılda Türkiye'nin kaderini değiştireceğim. 4 yılda hiçbir aile 'biz yoksuluz' demeyecek. 4 yılda hiçbir ailenin geliri 720 liranın altında olmayacak" - "İstiyorum ki bu güzel ülkede, caddede, sokakta, fabrikada, tarlada çatık kaşlı insanlarımız olmasın, herkes güleryüzlü olsun. Herkes birbirine selam versin, birbirini kucaklasın. En büyük arzum kimse aç ve açıkta kalmasın"

21 Mayıs 2015 Perşembe 18:05
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (2)
banner625

TRABZON (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu düzeni, bu ahlaksız düzeni sözüm söz yıkacağım. İnsanca hakça bir düzen kuracağım" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisince Atatürk Alanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, 8 milyon emeklinin ayda bin liranın altında aylık aldığını belirterek, "Vay efendim, bunu nasıl söylersin? Ben de dedim ki 'gel kardeşim, çıkalım televizyona, sen emeklinin halini bana anlat, ben de sana anlatacağım. Ben mi haklıyım, sen mi haklısın' diye sordum. Çıkıyor mu televizyona, çıkabilir mi" ifadesini kullandı.

İktidarın, emeklinin halinden anlamayacağını iddia eden Kılıçdaroğlu, Trabzonlulara şöyle seslendi:

"İşsizin halinden, evde tencere kaynamadığı zaman o kadının halinden anlamazlar, çocuğu okula gönderen bir aile çocuğuna harçlık veremiyor, o ailenin, o babanın dramından anlamazlar. Onun için söyledim, ben sizden birisiyim. Benim 7 kardeşim var, köşeyi dönen bir kardeşim yok. Hepsi alın teri çalıştı. Hiçbirinin gemisi, gemiciği yok. Oysa ben devlet bütçesinden en büyük bütçeyi 9 yıl yönettim. Hiçbir Allah'ın kulu çıkıp da 'sen şuradan 5 kuruş para aldın' demedi, diyemez. Çünkü benim siyasi anlayışımda da ahlakımda da inancımda da kul hakkı yemek yoktur. Kul hakkı yenmesine izin vermem."

Kemal Kılıçdaroğlu, emekliye ramazan, kurban bayramında birer maaş ikramiye verecekleri vaadini yineleyerek, şöyle devam etti:

"Kıyamet kopuyor, parayı nereden bulacaksın. Bu parayı nereden bulacaksın sorusu emekliye hakarettir. Sen kaçak saraya parayı buluyorsun, kimse kaynak sormuyor. Bir taraftan diyorsun 'Türkiye zengin ülke', evet, ben ne diyorum 'zengin ülke'. 2 milyon Suriyeli'ye 5.5 milyar dolar para veriyorsun, kimse kaynak nerede diye sormuyor ama emekliye gelince 'bir dakika' diyorlar, 'kaynak yok.' Kaynak var, sen o parayı vermek istemiyorsun. Sözüm söz, o parayı bulacağız. Kaçak saraya bağlanan bütün hortumları keseceğiz ve parayı da millete vereceğiz. Sanıyorlar ki emekli parayı alırsa İsviçre'deki bankalara koşacak, hesap açacak. Onun için emeklilerden hiçbir fire istemiyorum. Sadece bir şey istiyorum, senin duanı istiyorum, duanı bekliyorum. Emekli şunu diyecek, 'sen bana kaynak yok diyorsan ben de sana diyorum ki kusura bakma oy yok.' Bu kadar basit."

Asgari ücret konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, "Asgari ücreti bin 500 lira yapalım dedik. Maliye Bakanı diyor ki asgari ücretin bin 500 lira olması işçiye zulümdür. Ben de kendisine miting meydanlarında sordum, kardeşim sen ayda 14 bin lira alırken zulüm değil de işçiye bin 500 lira verince mi zulüm oluyor?. Kıyameti koparıyorlar. Gitmişler beni TÜSİAD'a şikayet ediyorlar. 'Kılıçdaroğlu, asgari ücreti bin 500 lira yapacak niye siz itiraz etmiyorsunuz' diyor. Seni dinlemiyorlar. Sen işçinin nasıl geçindiğini biliyor musun? Biz yoksulu, asgari ücretliyi düşünüyoruz" dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, eski anlayış ve algıların bir tarafa bırakılması gerektiğini savunarak, şöyle konuştu:

"Ufkumuz değişiyor. İnsanlara bakışımız değişiyor. Sorunlarımız var. Siyasi kavgalardan bıktık ama yeniden güzel bir başlangıç yapalım. Huzurlu bir başlangıç yapalım. Sizi düşünen, milleti düşünen, yoksulu düşünen, garibanı düşünen ve herkese işi, aşı nasıl bulabiliriz diye düşünen bir siyasal anlayışı iktidar yapın. 'Yeter' artık diyelim. Yıllar yılı bizi kandırdılar, yıllar yılı belki hiçbir hükümete nasip değildir, 13 yıldır iktidardalar. 13 yıl, 2002'de doğan çocuk 13 yaşına geldi." 

Yaklaşık 13 yılın sonunda çıkan tabloda 6 milyon 250 bin işsiz olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, "Hani bir ara yazar kasadan atılıyordu ya kriz döneminde, o zaman bile bu kadar işsiz yoktu. O zaman bile. 17 milyon yoksul, bakın 17 milyon ayda 200 liranın altında 17 milyon yoksul, 3 milyon 750 bin hanede oturuyorlar. Aylığı bin liranın altında olan 8 milyon emekli. Atama bekleyen 350 bin öğretmen bekliyor 'ne zaman benim tayinim çıkacak' diye. Bu tablo, bizim kaldıracağımız bir tablo değil" dedi.

- "Sizden isteğim sandığa gidin, tepkinizi orada gösterin"

Kılıçdaroğlu, yeni bir kanunun Meclis'e getirildiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kanunun adı ne biliyor musunuz? Yabancıların çalıştırılması hakkında kanun tasarısı. Altında Başbakan Ahmet Davutoğlu ve bakanların imzası var. Sizden isteğim sandığa gidin, tepkinizi orada gösterin. 'Yeter artık' diyin, 'bıktık artık' diyin. 6 milyon 250 bin işsizimiz var, Meclis'e kanun getiriyorlar, 'yabancıları nasıl çalıştıracağız' diye. Hani güzel bir atasözümüz var ya 'Ayranı yok içmeye' diye başlar, aynen öyle. 6 milyon 250 bin işsiz var sen bırakmışsın bu işsizleri. Onlar sanıyorlar, her evde tencere kaynıyor, sanıyorlar ki ülkede yoksul yok. Bakın onlar unuttular sevgili Trabzonlular, ben Samsun'da açlıktan ölen Kübra bebeği unutmadım. Ben Konya'da bir gecekonduda, camı kırık olduğu için zatürreden ölen Ayaz bebeği unutmadım. Onlar bizim çocuklarımız. Biz onları yaşatmak zorundayız. Allah aşkına onlara hizmet etmeyeceksin de siyasette ne yapacaksın? Onlar düşünmediler. Yakınlarını, akrabalarını düşündüler, 'ihaleyi kime veririz' onu düşündüler. Onlarla bizim aramızda Ağrı Dağı kadar fark var."

Emekliyi, çiftçiyi ve esnafı düşündüğünü belirten Kılıçdaroğlu, alandakilere şöyle seslendi:

"Bakın etrafta esnaf kardeşlerim var, dükkanları var. Anlatayım, diyelim ki bir esnaf kardeşim sigorta prim borcunu iki ay ödeyemedi, olur ya insanlık hali. Hastaneye gittiği zaman diyorlar ki 'bir dakika borcun var, ben sana bakmam'. Hastayım, 'olsun ölebilirsin' diyor. Kim diyor? İktidar diyor. Niye diyor? Böyle bir kanun çıkardığı için doktor diyor ki 'bakamam, bakarsam suç işlerim'. Hadi diyelim onun borcu var, ona bakmadım, eşi hastalandı 'ona da bakmam' diyor. Yaşlı anne babası var, 'onlara da bakmam' diyor. Bana söyler misiniz bu Ankara'daki beylerin, Allah aşkına vicdanı var mı? Allah aşkına insanlığı var mı? Böyle bir düzen konulacak, düzen mi böyle bir düzen, değiştirilecek düzen mi?"

Konuşmasında, "O nedenle diyorum; bu düzeni, bu ahlaksız düzeni, sözüm söz yıkacağım. İnsanca hakça bir düzen kuracağım" ifadelerine yer veren Kılıçdaroğlu, "Daha acı olanı anlatayım, hadi bakmadı diyelim, gittin birisinden borç aldın, tedavi olmak için özel hastaneye gittin. Devlet şunu demiyor. 'Prim borcunu ödemedin, ben de sana bakmadım, helalleştik bitti' demiyor. Diyor ki 'bir dakika, ben sana bakmadım doğru ama senin borcun var. Faiziyle beraber bu borcu senden alacağım' diyor. 'Ödemezsen icraya vereceğim' diyor. Sen bana bakmadın, 'olsun' diyor 'bu parayı ben senden alırım'. Böylesine bir gayri adil düzen var. Böylesine bir tablo var. Bu tabloyu el birliği değiştirmek zorundayız" diye konuştu.

- "Türkiye'yi yarı açık cezaevine çevirdiler"

Kılıçdaroğlu, borç batağında yaklaşık 5 milyon insan bulunduğunu iddia ederek, "Taahhüdü ihlal suçundan ötürü 1 milyon 220 bini mahkemeye verildi. 550 bin vatandaşımız mahkemede hapse mahkum oldu. 98 bin vatandaşımız hapse girdi ve çıktı. 500 bine yakın vatandaşımız hapse girmek için sıra bekliyor" dedi.

Türkiye'nin yarı açık cezaevine çevrildiğini vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, "Dedim ki kredi kartlarında ve Türkiye'de kredisindeki faizlerin en az yüzde 80'inini sileceğim. Koro halinde bağırıyorlar, 'nasıl sileceksin, parayı nereden bulacaksın'. Devleti nasıl yönettiklerini biliyorum. Devletin ne olduğunu biliyorum. İyi ki 27,5 yılımızı devlete vermişiz. İyi ki 27,5 yıl devlet nasıl yönetilir, bunu öğrenmişiz. Burada devlete hiçbir yük yok arkadaşlar" değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, vatandaşı borç batağından kurtaracaklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bunu yapacağım. 500 bine yakın vatandaşımızı hapisten kurtaracağım. Ben bunu yapmadığım takdirde emin olun o zaman ben niye iktidar istiyorum ki vatandaşın derdine çözüm bulamadıysam. Ben niye iktidar istiyorum ki ben sizden sadece ve sadece 4 yıl için yetki istiyorum. Öyle 13 yıl değil, 4 yıl. 4 yılda Türkiye'nin kaderini değiştireceğim. 4 yılda hiçbir aile 'biz yoksuluz' demeyecek. 4 yılda hiçbir ailenin geliri 720 liranın altında olmayacak. 4 yılda değil, bir yıl içinde üniversitelerde yurt sorununu çözeceğim. 13 yılda çözemediler yılda çözeceğim." 

- "Huzurlu bir Türkiye, barış içinde yaşanan bir Türkiye'yi kurmak istiyoruz"

İktidara geldiklerinde ilk çıkaracağı kanunun da emekliler hakkında olacağı vaadinde bulunan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Bir numaralı kanun emekliye iki maaş ikramiye verilmesi hakkında kanun olacak, çünkü haziran geliyor, temmuzda emeklinin banka hesabına bu paranın yatması lazım. Bir numaralı kanun bu olacak. İki numaralı kanun, siyasi ahlak kanunu çıkaracağım. Siyaseti kirlilikten arındıracağım. Düzgün insanların, namuslu insanların, vatandaşına hesap veren insanların siyasete girmesini sağlayacağım. Bunu istiyorum. Bunun için sizden 4 yıl için yetki istiyorum. Diyorlar ki Kılıçdaroğlu, iktidar olmak istemiyor, 4 yıl istiyor. Ben 4 yıl istiyorum. 4. yılın sonunda memnun olmazsan başımın üstüne, memnun olursan devem edeceğiz zaten. 4 yıl yetki istiyorum."

Kılıçdaroğlu, ülkeyi huzura kavuşturacağını, yoksulluğu bitireceğini kaydederek, "21. yüzyılın Türkiye'sine yoksulluk yakışmıyor. 21. yüzyılın Türkiye'sinde çocuklar yatağa aç girmesin. 21 yüzyılın Türkiye'sinde anneler çocuklarını okullara gönderirken kaygı duymasın. Huzurlu bir Türkiye, barış içinde yaşanan bir Türkiye'yi kurmak istiyoruz. İstiyorum ki bu güzel ülkede, caddede, sokakta, fabrikada, tarlada çatık kaşlı insanlarımız olmasın, herkes güleryüzlü olsun. Herkes birbirine selam versin, birbirini kucaklasın. En büyük arzum, kimse aç ve açıkta kalmasın. Bunun için sizden yetki, söz, destek istiyorum" diye konuştu.

Güvenliği sağlayan polislerin de sorunlarını anımsatan Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"24 saat çalışıyorlar, mesai kavramları doğru dürüst yoktur. Dolayısıyla onların da sorunları var. En büyük sorunları da çalışırken aldıkları aylıkla, emekli olduklarında aldıkları aylık arasındaki farktır. Bu sorun çözülebilir mi? Evet, çözülebilir. Kim iktidar olursa olsun, hangi parti iktidar olursa olsun, polis kardeşlerimden istediğim tek şey var. İktidar polisi değil, halkın polisi olun. Halk için çalışın, halk sizi baş tacı edecektir. Halkın polisi olduğunuz sürece sizi baş tacı yapacağız. Hiç kimse bundan endişe etmesin." 

Türk halkından sadece 4 yıl yetki istediğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, "Bu kez oyumuzu değiştirelim, rengimizi değiştirelim 6 okun altına mührümüzü basalım, CHP'yi tek başına iktidara taşıyalım" dedi.

(Bitti)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner599