banner622
banner595

Çavuşoğlu-caferi Ortak Basın Toplantısı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İran ile 5+1 ülkeleri arasında süren nükleer müzakerelerden anlaşma kararı çıkmasının ve uygulanmasının bölgenin istikrarına katkı sağlayacağını belirterek, “İran’ın özellikle Irak, Suriye...

Çavuşoğlu-caferi Ortak Basın Toplantısı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İran ile 5+1 ülkeleri arasında süren nükleer müzakerelerden anlaşma kararı çıkmasının ve uygulanmasının bölgenin istikrarına katkı sağlayacağını belirterek, “İran’ın özellikle Irak, Suriye...

14 Temmuz 2015 Salı 17:23
Çavuşoğlu-caferi Ortak Basın Toplantısı
banner625
banner605
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İran ile 5+1 ülkeleri arasında süren nükleer müzakerelerden anlaşma kararı çıkmasının ve uygulanmasının bölgenin istikrarına katkı sağlayacağını belirterek, “İran’ın özellikle Irak, Suriye ve Yemen’deki rolünü de gözden geçirmesi gerekiyor. Pozitif rol oynaması gerekiyor. Mezhep temelli politikalardan vazgeçmemiz lazım” dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Irak Dışişleri Bakanı İbrahim Caferi görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Bakan Çavuşoğlu, Irak Dışişleri Bakanı İbrahim El Caferi ve beraberindeki heyeti kabul etmekten mutlu olduğunu belirterek, “Bugün kendisiyle hem baş başa hem de heyetlerarası görüşmelerimizde Türkiye-Irak arasındaki ikili ilişkileri değerlendirme fırsatı bulduk. Irak’taki kapsayıcı hükümeti destekliyoruz. Irak’ın karşı karşıya kaldığı sorunlar konusunda da Irak’a desteğimiz devam edecek. Bugün Irak’ın en büyük problemi DEAŞ terör örgütüdür. Dolayısıyla bu terör örgütüyle mücadelede her zaman Irak’ın ve Irak halkının yanında olduk, olmaya devam edeceğiz. Aynı şekilde terörle mücadele konusunda ve askeri destek eğit-donat desteği dahil birçok alanda desteğimiz devam edecek. Irak’ın siyasi istikrara kavuşması en büyük arzumuzdur. Irak’ta terör örgütü ve diğer sorunlardan dolayı yerinden edilmiş 5 milyondan fazla insan var. 200 bine yakın Irak’lı kardeşimiz de Türkiye’de. Ayırca Kuzey Irak’ta kurduğumuz üç kampta 40 bine yakın yerinden edilmiş insan yaşıyor” şeklinde konuştu.
“IRAK BİZİM İHRACATIMIZDA İKİNCİ SIRADA”
Irak ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin Irak’ın istikrara kavuştukça daha da ileri gittiğine dikkat çeken Çavuşoğlu, “Bugün Irak bizim ihracatımızda ikinci sırada. Türk firmaları da Irak’ta sorunlar çözüldükçe daha çok yer alıyor. Sınır ötesi su da Irak ile Türkiye arasında önemli bir bağ oluşturuyor. Su konusunda da her zaman işbirliğimiz vardır. Bu işbirliğini de giderek güçlendirme kararlılığımız var” dedi.
“KARDEŞ ÜLKE TÜRKİYE’DEN DESTEK BEKLİYORUZ”
Iraklı Bakan Caferi ise konuşmasına Türkiye halkının ramazan ayını ve Kadir Gecesi’ni kutlayarak başladı. Caferi şöyle konuştu:
“İki kardeş ülke arasında tarihin derinliklerine dönen sağlam ve köklü ilişkiler bulunmaktadır. İki ülkeyi ilgilendiren ortak öneme haiz bir tehlike söz konusudur. DAEŞ varlığı, Irak’a olduğu kadar bölge ülkelerine ve Türkiye’ye de tehlike teşkil etmektedir. Biz her iki ülke yetkilileri olarak işbirliğinin daha üst seviyelere çekilmesini arzu ediyoruz. Başta Irak polis teşkilatı olmak üzere bunun gelişmesi, güçlenmesi, donanması ve benzeri desteğe ihtiyacımız var. Kardeş ülke Türkiye’den destek bekliyoruz. Terör bütün bölge ülkelerini tehlikesi altına almıştır. Dışişleri Bakanlığı düzeyince yapılan görüşmeler diğer bakanlıkları da ilgilendirmektedir.”
Caferi, yaptıkları Türkiye ziyaretinde heyetinde yer alan Su Bakanının da Türkiye’de meslektaşıyla görüşeceğini vurgulayarak, Irak’taki tarım alanlarının sulamaya ihtiyacı olduğunu kaydetti.
“IRAK’A YAPACAĞIMIZ ASKERİ DESTEK ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE DE KESİNTİSİZ BİR ŞEKİLDE DEVAM EDECEKTİR”
Konuşmalarının ardından Çavuşoğlu ve Caferi gazetecilerin sorularını da cevapladı. Bir gazetecinin Caferi’nin Türkiye’ye askeri destek talebini yinelemesi hatırlatılarak, bu anlamda Türkiye’nin atacağı yeni bir adımın olup olmadığının sorulması üzerine Bakan Çavuşoğlu, “Irak’a askeri desteğimiz devam ediyor. Peşmergenin eğit-donat programı da devam ediyor. Bugüne kadar bin 600’den fazla peşmergeyi eğittik. Aynı şekilde Musul’da kurulan ulusal muhafızların eğitimini de devam ettiriyoruz. Yine bin 500’den fazla ulusal muhafızı eğittik. Bağdat’a bazı askeri yardımlarımız oldu. Bizim özellikle arzumuz Irak’ın ordusunun yeniden yapılanması ve de ülkenin güvenliğini sağlayacak hürriyete kavuşması. Şuandaki arazideki mücadeleyi yürüten bazı gruplar, tam anlamıyla DAEŞ’e karşı etkili mücadele yapamamaktadır. Toplumun özellikle Sünni kesiminde DAEŞ ile mücadele de tekrar kazanılması gerekiyor. Bunları biz dostça, Irak’ın geleceği için dostça düşüncelerimizi, tavsiyelerimizi paylaşıyoruz. Bunu özellikle vurguluyoruz. Irak’a yapacağımız askeri destek önümüzdeki süreçte de kesintisiz bir şekilde devam edecektir” ifadelerini kullandı.
“IRAK POLİSİNİN EĞİTİMİNİ TÜRKİYE’DE GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”
Caferi’nin Irak polisinin de eğitilmesini gündeme getirdiğine değinen Çavuşoğlu, “Hükümet kurulduktan sonra da Irak Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanı hem polisin hem de güvenlik güçlerinin eğitilmesi konusunda Türkiye’ye davette bulunmuştu. Bizde kendilerine olumlu cevap vermiştik. Bu süreci de hızlandıracağız. Irak polisinin eğitimini Türkiye’de gerçekleştireceğiz. Irak’a özellikle DAEŞ ile mücadelede hem ikili düzeyde hem de koalisyon içinde desteğimiz devam edecektir. Irak inşallah bu terör belasından DAEŞ belasından kurtulur. Aynı temenni Suriye içinde geçerlidir. Suriye’deki rejimden Suriye halkının kurtulması da temennimizdir” şeklinde konuştu.
“BU ANLAŞMANIN UYGULANMASI VE SÜRDÜRÜLMESİ BÖLGENİN İSTİKRARINA KATKI SAĞLAYACAKTIR”
İran ile nükleer anlaşmaya varılmasının bölgedeki dengeleri, ikili ilişkileri nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine Çavuşoğlu, şunları kaydetti:
“P5+1 ile İran arasındaki İran’ın nükleer programına ilişkin kapsamlı ortak eylem planı üzerindeki anlaşmayı memnuniyetle karşılıyoruz. Daha önce Lozan’da varılan bu siyasi anlaşma ya da siyasi çerçeve konusundaki anlaşmayı da memnuniyetle karşıladığımızı ve en kısa sürede kapsamlı bir anlaşmanın imzalanması konusundaki arzumuzu, temennilerimizi vurgulamıştık. Şimdi özellikle deklarasyonun tüm detaylarını gördükten sonra daha detaylı açıklamalarda yapacağız. Ama şuan gelinen aşamayı özellikle memnuniyetle karşıladığımızı vurgulamak isteriz. Önümüzdeki süreçte özellikle Uluslar Arası Atom Enerjisi Ajansı ve diğer uluslar arası örgütlerle işbirliği içinde şeffaf bir şekilde bu anlaşmaların uygulanması önemli. Tabi ki bu anlaşmanın uygulanması ve sürdürülmesi bölgenin istikrarına katkı sağlayacaktır. Aynı şekilde ambargoların kalkması da yine bölgemizin ekonomisine de katkı sağlayacaktır. Türkiye’yi de doğrudan etkileyecektir. Biz kardeş İran halkının da ambargolar sebebiyle zor şartlar da yaşamasını arzu etmeyiz. Umarım anlaşmanın sonu gelir. Uygulama devam eder. Bölgeye istikrar gelir. Şunu da vurgulamadan geçemeyeceğim; İran’ın özellikle Irak, Suriye ve Yemen’deki rolünü de gözden geçirmesi gerekiyor. Pozitif rol oynaması gerekiyor. Mezhep temelli politikalardan vazgeçmemiz lazım. Siyasi diyaloga önem vermemiz lazım.”
“DAEŞ’İN YOK EDİLMESİ GEREKLİ”
Irak ile ilgili soruya Caferi ise, “Gerçekten Irak şiddetli yoğun bir mücadele içindeyiz DAEŞ’e karşı. Büyük bir tehlike bölge ülkelerini tehdit etmektedir. 62 ülkeden bu çetenin içerisinde bu terör örgütünün içerisinde savaşanlar var. Bütün vatandaşlarımız bu mücadeleye katkıda bulunmaktadır. Sadece Irak için değil bu uğraşımız dünya ülkeleri için. DAEŞ’in yok edilmesi gerekli. Bunun için silaha ihtiyacımız var. Eğitime ihtiyacımız var. Polislerin eğitilmesi gerekmektedir. Vur kaç savaşı yapılıyor. Hali hazırda düzenli bir orduyla savaşmıyorsunuz. İşin zor tarafı da buradan kaynaklanıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“BÖLGENİN İSTİKRAR BÖLGESİ OLABİLMESİ İÇİN BU ANLAŞMANIN YAPILMASI VE UYGULANMASI GEREKİYOR”
İran’ın nükleer dosyası ile ilgili ise Caferi, “Bu sorun uzun süre aldı. Bizde Irak olarak varılan noktadan memnuniyet duyduğumuzu ifade ettik. Önemli olan diyalog kapılarının açık olması. Büyük adımlar atıldı. Varılan nokta önemli bir noktadır. Bunu desteklememiz gerekiyor. Bizde destekliyoruz. Fakat önemli olan sonuca ulaşmasıdır. Çünkü bunun bir sonucuna varılmazsa bu konunun uzun yıllardır çözüme kavuşturulmasına çağrıda bulunan ülkeler arasındadır Irak. Bölgenin istikrar bölgesi olabilmesi için bu anlaşmanın yapılması ve uygulanması gerekiyor" diye konuştu.
DAEŞ terör örgütünden en çok zarar gören Türkmenlerin Irak hükümetinin kendilerine destek vermediği iddialarına ilişkin Bakan Caferi, “Türkmenler bölünmez bir parçamızdır. DAEŞ sadece Türkmenleri değil, geçtiği bütün bölgeleri olumsuz etkisi altına almıştır. Ben bir heyeti kabul ettim. Hemen ne yapılması gerekiyorsa, nerelere talimat verilmesi gerekiyorsa devreye girip bunu yapmaya gayret ettim. Onlar bizim ihlaslı kardeşlerimiz. Onların zulüm gördüğünü biliyoruz. Bütün kardeşlerimize, yakınlarını kaybedenlere başsağlığı diliyoruz” yanıtını verdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner591